8 Kasım 2026, Pazar
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Politika - Arıkan’dan çarpıcı iddia: “BlackRock, Aselsan’ı mı almak istiyor?”

Arıkan’dan çarpıcı iddia: “BlackRock, Aselsan’ı mı almak istiyor?”

Haberton - Haberton
1 Temmuz 2026
- Politika
Okuma Süresi:16 dakikalık okuma
A A
0
Arıkan’dan çarpıcı iddia: “BlackRock, Aselsan’ı mı almak istiyor?”
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan TBMM’de gerçekleştirilen grup toplantısında konuştu.

Üretici ve emeklinin yaşadığı ekonomik darboğaza dikkat çeken Arıkan, NATO zirvesi hazırlıklarını işaret ederek “İktidar sorunları brandayla kapatıyor” dedi. İl il yayılan NATO protestosu yasaklarına “Brüksel’de serbest, Ankara’da yasak” sözleriyle tepki gösteren Arıkan’ın en çarpıcı çıkışı ise savunma sanayisi üzerinden oldu. Trump’ın Türkiye’den taleplerinin konuşulmadığını vurgulayan Arıkan, kürsüden “BlackRock adlı Amerikan fonu, Aselsan’ı mı almak istiyor?” sorusunu yöneltti.

Mahmut Arıkan’ın konuşmasında öne çıkan başlıklar şu şekilde;

“BU İKTİDAR BRANDA İKTİDARIDIR!”

“Her hafta emeklimizden üreticimize bu grup toplantımızda toplumun bütün kesimleriyle bir araya gelmeye gayret ediyoruz. Bir taraftan da onların gelmesini beklemeden her fırsatta Anadolu’yu karış karış dolaşıyoruz.

Her ne kadar iktidar işi gücü bırakıp Ankara’daki NATO toplantısına odaklanmış olsa da; bizim gündemimiz Anadolu, bizim gündemimiz milletimiz. Bu hafta sonu da üzerinden üç buçuk yıl geçmesine rağmen hala depremin yaralarını sarmaya çalışan Adıyaman ilimizdeydik. Ankara’da; NATO toplantısı için, yoksulluğun üzeri brandalarla kapatılmaya çalışılırken, bizler Adıyamanlı hemşehrilerimizin dertleri ile hemhal olduk. 

Esnafımızla, çiftçilerimizle, gençlerimizle bir araya geldik. Ama bir dokunduk bin ah işittik. Bitmeyen yollar, bitmeyen sulama projeleri, devam eden altyapı sorunları, toz toprak içerisinde bir Adıyaman gördük.

Biz bunları gördük ama Sayın Cumhurbaşkanı Adıyaman’a gittiğinde bunlar görülmedi. Neden? Çünkü o zaman da Adıyaman’ı brandalarla kapatmışlardı. 

Bu iktidar branda iktidarıdır! Neden branda iktidarı diyoruz? Çünkü bu iktidar; sorunları çözmeyi değil, örtmeyi marifet sayıyor.

Sayın Cumhurbaşkanı Hatay’a gidecek branda, Adıyaman’a gidecek branda, şimdi de Trump gelecek diye bütün Ankara brandalarla örtülüyor.

Ey AK Partililer; beceriksizliğinizi, ayıbınızı brandalarla örtemezsiniz. 25 yılın sonunda AK Parti iktidarının ülkemizi getirdiği nokta budur.

Sorunları branda ile örteceklerini sanıyorlar. İşte bizler o brandaların arkasında saklanmaya çalışılan Adıyaman’ın feryadını dinledik.”

“BU ÜLKENİN ÜRETİCİSİNİ, KÜRESEL SERMAYENİN İNSAFINA TERK ETTİLER”

“Bakınız, Adıyaman’dan buraya elimde bir emanetle geldim rengini, kokusunu Adıyaman’ın bereketli topraklarından, değerini Adıyamanlının alın terinden alan tütünü getirdim.

Bu elimde gördüğünüz sadece bir tarım ürünü değildir; bu ülkenin alın teridir, hafızasıdır, üretim iradesidir.

Peşinen söyleyeyim elbette bizler de en az cumhurbaşkanı kadar tütün kullanımına karşıyız.

Ancak buradaki mesele vatandaşın cebindeki sigara paketini almak değil, bu ülkenin üreticisini, küresel sermayenin insafına terk etmektir.

Bu ülkede AK Parti iktidarından önce 500 bine yakın insan, tütün üretiminden geçimini sağlıyordu. Bugün bu rakam 35 binlere kadar düştü.

Peki üretim dip yaparken, tüketim ne olmuş; Sayın cumhurbaşkanı tüketim konusunda çok hassas, Biliyorsunuz sigara içenlere kızıyor, azarlıyor, hatta cebindeki paketi alıp içmeme sözü verdiriyor. Bunlar güzel hareketler.

Ama bir de madalyonun öbür yüzü var.

Yine AK Parti iktidarı döneminde, Türkiye’de yıllık sigara tüketimi 160 milyar adedi aşarak tarihin en yüksek miktarına ulaştı.

Bu arkadaşlar; Faize karşılar, ülke faiz rekoru kırılıyor.

Enflasyona karşılar, ülkede enflasyon rekoru kırılıyor.

Sigaraya karşılar, ülkede sigara tüketiminde rekor kırılıyor.

Tam da bu noktada iktidara bir ricada bulunmak istiyoruz;

Allah rızası için siz bir şeye karşı olmayın.

Bu ülkeye gölge etmeyin, başka ihsan istemiyoruz.”

“ADIYAMANLI MUHLİS KAYBETTİ, VİRGİNİALI MORRİS KAZANDI”

“Bu ülkede TEKEL vardı. Bu toprakların çiftçisinden tütünü alır, bu ülkenin fabrikalarında işlerdi. Samsun vardı, Bafra vardı, Maltepe vardı.

TEKEL tasfiye edildi. Sonuçta ne oldu?

Adıyamanlı Muhlis kaybetti, Virginialı MORRİS kazandı.

Samsun’un yerini Monte Carlo, Bafra’nın yerini Winston markaları aldı.

Allah aşkına; bu mu sizin yerliliğiniz?

Bu mu sizin milliliğiniz?

Yabancı karteller pazara hâkim Kendi çiftçimiz kendi toprağında kaçakçı muamelesi görüyor, hapis cezası alıyor.

Bu mu sizin adaletiniz?

Ahmed Arif’in dediği gibi;

“Tütün işçileri yoksul,

Tütün işçileri yorgun,

Ama yiğit Pırıl- pırıl namuslu.” 

“UYUŞTURUCU BELASINDA, ATEŞ SADECE DÜŞTÜĞÜ YERİ DEĞİL, TÜM ÜLKEYİ YAKIYOR”  

“Gittiğimiz her şehirde gençlerimizin dertlerine kulak veriyoruz. Gençlerimizin işsiz, umutsuz ve karamsar olduğunu görüyoruz.

Hatırlayacaksınız; Sayın Cumhurbaşkanı geçtiğimiz günlerde, “Kendisini akışa bırakan değil, akışa yön veren bir gençlik yetiştireceğiz” dedi.

Bunu 24 yılın sonunda söylüyor.

AK Parti iktidara geldiğinde doğan çocuklar bugün 24 yaşında.

Türkiye’de bugün 13 milyon genç bulunuyor. Bu gençlerin yarısından fazlası ne eğitimde ne istihdamda yer bulabiliyor.

Dönüp TÜİK’e bakıyorsunuz, gençlerimizin büyük bir kısmı hem mutluymuş, hemde işinden ve gelirinden memnunmuş.

Bu TÜİK; iktidarın yanlış politikalarını makyajla örtmeye çalışan, bir kozmetik firmasına dönmüş durumda. Ama sahadaki gerçekler TÜİK’in makyajıyla kapatılamayacak kadar derin. 

Yüzde 63’ü ülkeyi terk etmek istiyor.

Yüzde70’i ülkenin geleceğinden endişe duyuyor.

Yüzde 82,9’u gelir dağılımını adaletsiz buluyor.

Bir başka acı gerçek; pazartesi günü genel merkezimizde önemli bir buluşma gerçekleştirdik. Bağımlılıkla mücadele eden Sivil Toplum Kuruluşu temsilcileri ve evlatları uyuşturucu belasına bulaşan ailelerle bir araya geldik.

Acı gerçeği bizzat kendilerinden dinledik. Öyle şeyler anlattılar ki şaşırmamak, sarsılmamak elde değil.

Türkiye’de bağımlı sayısı 16 milyona ulaşmış durumda.

Uyuşturucu kullanım yaşı DOKUZA kadar düşmüş arkadaşlar dokuza!

Okulların önünde “Jelibon” formunda tanesi 50 liraya, 100 liraya uyuşturucu satılıyor. Cezaevlerine peçeteye emdirilmiş uyuşturucu sokup içeride satılıyor.

Bir parçasını bin liraya satıyorlar.

Cezaevlerinde uyuşturucu borsası oluşmuş. 

Öyle bir hale gelmişiz ki; anne-babalar evlilik şartı olarak gençlerden uyuşturucu kullanmadığına dair rapor istiyor!24 yılın sonunda gençliği getirdiğiniz nokta bu! Şunu kimse unutmasın; Uyuşturucu belasında, ateş sadece düştüğü yeri değil, tüm ülkeyi yakıyor. Soğancılara, patatesçilere operasyon yapıyorsunuz.

Civciv çetelerine operasyon yapıyorsunuz.

Tavuk üreticilerine operasyon yapıyorsunuz.

Peki…

Uyuşturucu baronlarına ne zaman operasyon yapacaksınız, Baronların inlerine ne zaman gireceksiniz? Bugün gençlerimiz sadece işsizlikle, umutsuzlukla ve gelecek kaygısıyla mücadele etmiyor; Uyuşturucu, şiddet, dijital bağımlılık ve suç örgütlerinin tehdidiyle de karşı karşıya bırakılıyor.

Böyle bir durumda, hangi gençlik akışa yön verecek? Sizin bütün yanlış uygulamalarınıza rağmen, biz gençlerimize güveniyoruz. Bu ülkenin gençleri çok yetenekli. Akışa da yön verir; geleceğe de yön verir.

Ama önce iktidar, gençlerin önüne set çekmekten, gerçeklerin üzerine branda örtmekten vazgeçmelidir.”

“EMEKLİNİN BEDDUASI AĞIRDIR”

“Dün dünya emekliler günüydü. Biz bugün bu kürsüde; eczane önünde ilacının parasını avucunda sayan emeklimizin sözcüsüyüz. Biz bugün; et reyonunun önünden başını eğip geçen emeklimizin sözcüsüyüz. Biz bugün; her ayın sonunda kira ile maaş arasındaki uçuruma, yeniden düşen emeklimizin sözcüsüyüz.

Hatırlayınız; bütçe görüşmelerinin son gününde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz şöyle demişti: “Birtakım yoksulluk, açlık göstergelerini muhalefet çokça kullanıyor; böyle bir resmî istatistiğimiz yok, altını çizmek isterim” demişti.

İşte o ‘resmî olmayan’ açlık göstergesi, bugün 36.000 liradır! Adı vardır, rakamı vardır, ailelerin boğazından geçmeyen ekmek vardır.

Siz emekliye 20 bin lira uzatıp diyorsunuz ki: “Git, açlık sınırının 16 bin lira altında bir maaşla hayatta kal.” “Kira 30 bine dayanmış; çaresine bak.” “Et senin için hayal, torununa harçlık vermek senin için hayal; alış buna.” diyorsunuz.

Biz bugün bu cümlelerin altını tek tek çiziyoruz ve inanıyoruz ki zamanı geldiğinde, emekliye bunu reva görenlerin üstünü de emeklilerimiz çizecektir.

‘Emekliyi enflasyona ezdirmedik’ diyorlar. Hangi enflasyon? Pazarın gerçeğini değil, kâğıdın yalanını anlatan o makyajlı enflasyon mu? 2001’in o ağır kriz günlerinde, ‘yazar kasaların fırlatıldığı’ günlerde bile en düşük emekli maaşı asgari ücretin 1,6 katıydı.

O oranı bugüne taşıyabilseydik, en düşük emekli maaşı 45.000 lira olurdu. İktidara soruyorum: 45 bin lira nerede, 20 bin lira nerede? Aradaki 25 bin lirayı kim aldı? Faiz lobisine mi gitti? Kur Korumalı Mevduatın baronlarına mı gitti? Yoksa garantili köprünün, garantili yolun müteahhidine mi gitti?

Saadet Partisi olarak diyoruz ki: Emeklilik, yoksulluğa açılan bir kapı değil; emeğe ödenen bir şeref borcudur. Bu, bir bütçe meselesi değil; bir kul hakkıdır.

Kul hakkının hesabıda hem bu dünyada hem ahirette sorulur.

Bu ülkede emekli, dul ve yetim aylığı alan 16 milyonu aşkın insan vardır. Bu, bir bireyin değil; topyekûn bir milletin meselesidir. İktidara çağrımız şudur: Gelin bu meseleye hesapla değil, vicdanla bakalım. Temmuz ayındayız; Gelin bu ay, en düşük emekli maaşını asgari ücrete eşitleyecek kalıcı bir kanuni düzenleme yapalım.

Getirin bu teklifi sonuna kadar destekleyelim. Unutmayın: emeklinin bedduası ağırdır; gelin, emeklimizin bedduasını değil, hayır duasını kazanalım.”

“NATO’NUN MERKEZİ BRÜKSEL’DE; NATO PROTESTOSU SERBEST, ANKARA’DA YASAK”

 “Biliyorsunuz, iktidarın gündeminde şu an ne emekli ne asgari ücretli ne uzman çavuş ne fındık üreticisi ne de tütün üreticisi var…

İktidar, ülkenin bütün sorunlarını bir kenara bıraktı, varsa yoksa NATO diyor başka da bir şey demiyor. NATO için yapılan hazırlıklara bakıyoruz; Manzara tam anlamıyla, aziz milletimiz ve devletimiz için utanç verici bir hal aldı.

Sırf eylem yapabilirler diye insanlar tutuklanıyor, Matbaalara bile, eylemlerle ilgili hiçbir şey basılmayacak diye talimatlar gidiyor, Gazetecilere ambargo konuluyor, Aziz milletimizin yaşadığı yoksulluk görülmesin diye evler boyanıyor, yol kenarlarına branda çekiliyor.

Şimdi biz iktidara sormak istiyoruz; siz birçok kez ABD’ye gittiniz, siz ABD’ye gidince kaç park kapatıldı? Kaç kişi günler öncesinden tutuklandı? Kaç cadde, kaç kavşak, kaç yol kapatıldı sizin için? Kaç gazeteciye, size istemediğiniz sorular sorulmasın diye akreditasyon verilmedi? Sizin ziyaretleriniz için kaç milyar dolar harcandı? Biz söyleyelim; sıfır…

Hiç kusura bakmayın; Aziz milletimize ve devletimize reva gördüğünüz bu utanç; Hiçbir brandayla kapanmayacak, Hiçbir boyayla üstü örtülmeyecek, Hiçbir yasakla gizlenemeyecektir.

Bu meseleyi gereksiz yere o kadar abarttılar ki;

NATO’nun merkezi Brüksel’de; NATO’yu protesto etmek serbest,

Ama Başkent Ankara’da yasak.

Olmaz da… hadi Başkenti anladık;

Afyonkarahisar’da ne oldu ya…

Ne diye yasak getiriyorsunuz?

Karabük’te, Mersin’de, Eskişehir’de, Bolu’da, Antalya’da neden yasak koyuyorsunuz?

Sizin aklınızdan ne geçiyor Allah aşkına?

Kimden neden bu kadar korkuyorsunuz?

Yoksa… Memleketi sıkı yönetime mi hazırlıyorsunuz?

Sakın ha.

Siz vatandaşın en tabi anayasal hakkını elinden alacaksınız sonra da kalkıp sivil Anayasa yapacağız teranesi anlatacaksınız…

HADİ ORADAN… HADİ ORADAN… HADİ ORADAN…”

YÜZDE YÜZ YERLİ VE MİLLİ DEDİĞİNİZ JETİN MOTORUNU NEDEN TRUMP BİZE HEDİYE EDİYOR?

“Öncelikle şunu ifade edeyim; Savunma sanayimiz bizim göz bebeğimiz. Biz, Milli ve yerli savunma sanayinin ilk tohumlarını atan, ilk motor fabrikasını kuran bir hareketin mensuplarıyız.

Bu alanda atılan her adımı ortaya konulan her çabayı yürekten destekliyor ve bununla gurur duyuyoruz. Ancak; NATO hazırlıkları devam ederken iktidar medyasında sürekli aynı haberleri görüyoruz. Efendim Trump elinde büyük bir hediye paketi ile geliyor.

Peki ne varmış paketin içerisinde? KAAN jetlerinin motorları varmış!

Şimdi one minute diyoruz, bir dakika:

Yüzde yüz yerli ve milli dediğiniz jetin motorunu neden Trump bize hediye ediyor?

Kaportası bizden, motoru Amerika’dan gelen bir jetin kullanım izni; bizde mi, yoksa ABD’de mi olacak? Neden bunu soruyoruz?

Arkadaşlar Temmuz 2018’de; Pakistan ile Atak Helikopteri satışı için sözleşme imzalanmıştı. Hatırlarsınız, bu Türkiye’nin en büyük savunma sanayi ihracatı olarak manşetlerde yer bulmuştu. Fakat bütün bu hamasetten sonra ABD onay vermediği için satışın iptal olduğunu öğrendik. Meğer seçim boyunca reklam panolarını süsleyen, yerli ve milli helikopterimizin, jetimizin motoru Amerika’ya aitmiş. Biz bunu nereden öğreniyoruz? Trump’ın hediye paketinden öğreniyoruz.

Yani biz herhangi bir ülkeye KAAN jetlerini satmak istediğimizde önce Amerika’dan izin almamız gerekiyor! Aynı durum fırtına obüslerinde de yaşanmıştı. Motoru yabancı olması nedeniyle ihraç edilememişti. Milletimiz algı değil, gerçekten icraat istiyor. Sadece adı değil; motoru da yüzde yüz yerli, yüzde yüz milli olan Atak Helikopteri, Kaan Jeti istiyor. Kaan jeti için TF35000 motoru çalışmalarını bir an önce bitirin ve ABD’ye muhtaçlığımızı ortadan kaldırın.”

Meselenin bir de şu boyutu var; Hep Trump’ın getireceği hediyeler konuşuluyor. Peki iktidar, Trump’a ne hediye ediyor? Trump’ın Türkiye’ye getireceklerini manşetlerine taşıyanlar, Nedense Türkiye’den götüreceklerinden tek kelime bahsetmiyorlar.

“BLACKROCK ADLI AMERİKAN FONU, ASELSAN’I MI ALMAK İSTİYOR?”

“Aselsan, bu paketin içerisinde var mı? Aselsan ile ilgili günlerdir yazılıp çizilenler bu paketin neresinde?

Bakınız, daha geçtiğimiz hafta, ASELSAN ülkemizin, ilk yerli Kalp Akciğer Makinesi ile ilk başarılı kalp ameliyatını gerçekleştirdi. Emeği geçenleri tebrik ediyorum. Böylesi bir başarıdan dolayı millet olarak büyük gurur duyduk.

Ancak Bizler daha bunun sevincini yaşayamadan kamuoyunda bir iddia dolaşmaya başladı.

Bu iddiaya göre BlackRock adlı Amerikan Fonu, ASELSAN’ı almak istiyor. Ve görüşmeleri yürütmesi için de Tom Barack görevlendirilmiş.

Hatırlayacaksınız Mart ayında BlackRock Fonunun Başkanı Lary Fink Türkiye’ye gelmiş, Dolmabahçe’de Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmüştü.

Bizler o gün de sorduk şimdi de soruyoruz; Siz Lary Fink ile Dolmabahçe’de ne görüştünüz? Siyonizm’in savunucu olan bu şahıs size ne vaat etti, vaatler karşısında siz neyin sözünü verdiniz? Bu görüşmede ASELSAN var mıydı?

50 yıllık birikime sahip olan, büyüklük olarak dünyanın 43. savunma şirketi konumunda bulunan, 90’dan fazla ülkeye ihracat yapan ASELSAN pazarlık konusu oldu mu?

Bu iddialara cevap bekliyoruz. Buradan açıkça söylüyoruz: ASELSAN, bir bilanço kalemi değildir. ASELSAN, herhangi bir ticari kurum değildir.

ASELSAN, bu milletin bağımsızlık iradesidir. Bu nedenle bizler için mesele nettir: Türkiye’nin stratejik savunma sanayii şirketleri, küresel sermaye hesaplarının değil; bu milletin egemenlik hakkının konusudur. Ve bu topraklarda kurulan her milli değer, yine bu toprakların iradesiyle korunacaktır.”

“KIBRIS’TA BİR ÇAKIL TAŞININ BİLE PAZARLIĞINI YAPAMAZSINIZ!”

“Bir başka vahim iddia daha var; Bakınız, Türkiye’de milletimizin dikkati suni tartışmalarla dağıtılırken; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hakkında da son derece vahim iddialar gündeme gelmeye başladı. İlginç olan bunları bizim medyamızdan değil; Rum medyasından öğreniyoruz.

Birleşmiş Milletler Kıbrıs Özel Temsilcisi Maria Angela’ya atfedilen bir planın ayrıntıları çarşaf çarşaf Rum basınında yer alıyor. Sözde plana göre; Maraş ve Güzelyurt’un Rum tarafına bırakılması karşılığında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için tanınma, siyasi eşitlik, doğrudan temas gibi vaatler masaya getiriliyor.

Hatta bu sürecin garantörlüğü için NATO’nun devreye sokulacağı ifade ediliyor. Buradan net bir şekilde söylüyorum.

Şehitlerimizin emaneti olan Kıbrıs’ta bırakın Maraş’ı, Güzelyurt’u, bir çakıl taşının dahi pazarlığı yapılamaz. Kıbrıs Türkü’nün, Mehmetçiğimizin kanıyla kazanılmış vatan toprağı hiçbir müzakerenin konusu olamaz.

Vatan; vaatlerle değiş tokuş edilecek bir meta değildir. Bizim için Kıbrıs, sadece bir ada değil; Milli davamızın, bağımsızlığımızın ve tarihî sorumluluğumuzun adıdır.

Eğer bu iddialar doğru değilse; İktidar derhal milletimizi aydınlatmalıdır. Eğer böyle bir hazırlık varsa, Bundan derhal vazgeçilmelidir.

Kıbrıs’ta verilecek en küçük taviz, sadece Kıbrıs değil; Türkiye için de bir beka meselesidir.

“SOYKIRIMCI ARIYORSAN AYNAYA BAK”

“Bizler Türkiye’nin gündemi ile meşgul olurken terörist İsrail kabinesi; Tarihi vesikalarla asılsız olduğu ispatlanan, 1915 olaylarını “soykırım” olarak tanıma önerisini oybirliğiyle kabul etti.

Kararın altında kimin imzası var?

Mazlumları katleden, Filistin’de soykırım yaptığı bütün dünya tarafından tescillenen, 55 ülkede tutuklanması yönünde karar alınan soykırım suçlusu Netenyahu’nun imzası var.

Şimdi; çağımızın Hitler’ine hatırlatmakta fayda var. Bizim ceddimiz, çok şükür size hiç benzemiyordu.

Sizler Avrupa’da katledilirken size kucak açan devletimiz, aziz milletimiz soykırımcı olsaydı bugün siz olmazdınız.

Soykırım oldu dediğiniz 1915 yılında, İlk Cumhurbaşkanınız David Ben Gurion İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde öğrenciydi.

Bundan dolayı diyoruz ki; Soykırım arıyorsan, Gazze’ye bak. Soykırım arıyorsan Lübnan’a bak Suriye’ye bak. Okul sıralarında katlettiğiniz Minaplı kız çocuklarına bak. Soykırımcı arıyorsan aynaya bak.” 

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Askeri hastanesi olmayan tek bir NATO üyesi yoktur

Sonraki Haber

Milletimizin onuru NATO’dan büyüktür

Haberton

Haberton

Son dakika haberleri, güncel haberler, magazin, spor ve ekonomideki gelişmeler, yerel ve dünya haberleri haberton.com'da. Haberton, sizin için tonla haber! Türkiye’de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşabileceğiniz yeni mecranız.

İlgili Haberler

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan, Güney Kore ile nükleer enerji ve teknoloji iş birliği vurgusu
Politika

Cumhurbaşkanı Erdoğan yarın Karabağ’ı ziyaret edecek

7 Kasım 2026
Burhanettin Duran: Yönümüzü algoritmalara teslim etmek yerine, algoritmalara insani ve etik bir yön vermeliyiz
Politika

Burhanettin Duran’dan yapay zekâ ve algoritma uyarısı: “Gerçek görünmez kılındığında dezenformasyon güçlenir!”

7 Kasım 2026
Dervişoğlu: Açıklayın haramzadelerin kimler olduğunu
Politika

Dervişoğlu’ndan Erdoğan’a fon soruşturması çağrısı: “Haramzadelerin kimler olduğunu açıklayın!”

7 Kasım 2026
AK Parti’li Ala: Kim emanete ihanet ederse AK Parti'de barınamaz
Politika

Efkan Ala’dan sert mesaj: “Emanete ihanet eden AK Parti’de barınamaz!”

7 Kasım 2026
Politika

Bakan Fidan, Mısırlı mevkidaşı Abdülati ile görüştü

7 Kasım 2026
DEM Parti'li Bakırhan: Sürecin ağırlığına uygun adımlar atılmalıdır
Politika

Tuncer Bakırhan’dan ‘Terörsüz Türkiye’ açıklaması: “Süreç tıkanmadı, somut adımlar atılmalı”

7 Kasım 2026
Sonraki Haber
Milletimizin onuru NATO’dan büyüktür

Milletimizin onuru NATO’dan büyüktür

En Güncel Haberler

Muğla’da esnaf ile müşteriler arasında kavga: 1’i ağır, 4 yaralı
Yerel Haberler

Muğla’da esnaf ile müşteriler arasında kavga: 1’i ağır, 4 yaralı

8 Kasım 2026
Ankara'da gece saatlerinde kar yağışı etkili oldu
Öne Çıkan

Ankara’da gece saatlerinde kar yağışı etkili oldu

8 Kasım 2026
Bursa'da otomobil takla atarak ters döndü: 3 yaralı
Yerel Haberler

Bursa’da otomobil takla atarak ters döndü: 3 yaralı

8 Kasım 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

İzmir’de Jandarma 2’nci Savaşçı Yarışması sona erdi

7 Kasım 2026
Yaşam

Tokat’ta mevsimin ilk karı yağdı çocuklar kar topu oynadı

7 Kasım 2026
Yaşam

Kütahya Domaniç’te kar yağışı

7 Kasım 2026
Yaşam

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Bayraktaroğlu askeri birliklerde incelemelerde bulundu

7 Kasım 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Bakan Ersoy: Hedefimiz Türk dünyası sinemasının daha güçlü bir konuma ulaşması

Bakan Ersoy: Hedefimiz Türk dünyası sinemasının daha güçlü bir konuma ulaşması

- Haberton
7 Kasım 2026

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Hedefimiz; festivalimizin her yıl daha geniş bir katılımla gerçekleştirilmesi, ortak yapımların artması ve...

Miras kalan evde kim oturabilir? Kardeşler arasında anlaşmazlık çıkarsa ne olur? İşte yasal haklar!

Saatler neden sağa doğru döner? Saat yönünün belirlenmesinin arkasındaki binlerce yıllık sır!

İnsanlar neden cenazelerde siyah giyer? Yasın rengi her kültürde aynı mı?

Kanser tedavisinin görünmeyen kahramanları! Hayat kurtaran ışınların arkasında kimler var?

Güncel Haber

Muğla’da esnaf ile müşteriler arasında kavga: 1’i ağır, 4 yaralı

Muğla’da esnaf ile müşteriler arasında kavga: 1’i ağır, 4 yaralı

8 Kasım 2026
Ankara'da gece saatlerinde kar yağışı etkili oldu

Ankara’da gece saatlerinde kar yağışı etkili oldu

8 Kasım 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton