Ankara’nın Mamak ilçesinde saz ustası Cengiz Erdoğan (52), topraktan, gazete kağıtlarından ve ağaç dallarından saz, keman ve zurnalar yapıyor. Erdoğan, son olarak 1 metre 35 santimetre uzunluğunda zurna yaptı.
Evli ve 1 çocuk babası Cengiz Erdoğan, lise yıllarında sanata duyduğu ilgiyle saz atölyesinde çıraklığa başladı. 4 yıl çıraklık yaptıktan sonra 19 yaşında kendi atölyesini açtı. Erdoğan, atölyede topraktan, gazete kağıtlarından ve ağaç dallarından saz, keman ve zurnalar yaparak, müşterilerine sattı. Erdoğan, saz atölyesinde son olarak 1 metre 35 santimetre uzunluğunda zurna yaptı.
Erdoğan’ın, üzerinde 10 gün çalışarak yaptığı dev zurna görenlerin ilgisini çekti.
“Her şeyi enstrümana dönüştürebiliyorum”
Enstrüman yapma merakının minyatür bağlamalar yaparak başladığını söyleyen Erdoğan, “4 sene bir ustanın yanında çırak olarak bulundum. Ustanın her adımını bir fiil izledim, beynime yazdım. Ve ‘ben bu işi yapabilirim’ dedim. İmalata ilk 17 yaşında bağlama yapımıyla başladım. 37 yıldır bağlama imalatı yapıyorum. Diğer müzik aletlerinin imalatı konusunda kendimi geliştirdim. Zamanla farklı arayışlara girdim. Sonra ‘Beni hatırlatacak bir şeyler olsun’ dedim, doğaya yöneldim. Doğayla bakış açım değişti. Doğayı dallarıyla budaklarıyla enstrümana dönüştürdüm. Elime geçen her şeyi enstrümana dönüştürebiliyorum” dedi.
“Müzeye bağışlamak istiyorum”
Erdoğan, şimdi de dünyada benzeri olmayan bir zurna yaptığını anlatarak, “Önce dallı budaklı bir zurna yaptım. Ağacın kökünü ve dalını kullandım. Direkt o doğadaki halini enstrümana dönüştürdüm. Sonra dedim ki bu enstrümanların en büyüklerini yapayım.
Benim kadar büyük olsun ebatları. Öyle bir zurna yapayım ki insan boyu kadar olsun. Tabi ki belli ebatlar var, o formun dışına çıktığınız zaman sesler biraz daha kabalaşıyor. O kabanın kabasını da yapmaya başladım. Biraz zor oldu ama başardım. O zorluğun neticesi de iyi oldu çünkü sanal medyada ses getirdi. Guinness dünya rekorları için arayanlar oluyor. ‘Başvuralım, bundan büyüğünü yapabilir misin’ diye soruyorlar.
Bir de insan boyutunda olması ilgi çekiyor. Eserlerimi müzeye bağışlamayı düşünüyorum. Benden sonra bu eserlere birilerinin sahip çıkması lazım. Yok olmaları beni çok üzer. İnsanlar için vakit her zaman değerlidir. Ben değerli vaktimi bunlar için harcadım. İstiyorum ki o değer bilinsin” diye konuştu.













