23 Ekim 2026, Cuma
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Politika - Ali Babacan’dan sert ekonomi eleştirisi: “Borsada 100 milyar doların üzerinde değer kaybı var”

Ali Babacan’dan sert ekonomi eleştirisi: “Borsada 100 milyar doların üzerinde değer kaybı var”

Haberton - Haberton
23 Ekim 2026
- Politika
Okuma Süresi:13 dakikalık okuma
A A
0
Ali Babacan’dan sert ekonomi eleştirisi: "Borsada 100 milyar doların üzerinde değer kaybı var"
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, hükümetin fon yolsuzluğuna karşı acemice davranarak gerekli adımları atmadığını ve bu yüzden kayıpların artmaya devam ettiğini söyledi.

Ali Babacan, “Ben geçen hafta bir rakam vermiştim biliyorsunuz. 100 milyar dolarlık bir toplam değer kaybı var. Şimdi geçen haftadan bu haftaya bakıyorsunuz rakam daha da büyüdü. Her geçen gün büyüyor. Yani borsa eridikçe toplamda şirketlerimizin değeri eriyor. Otuz yılın, kırk yılın, elli yılın emeği insanların gözü önünde eriyor. İnanın içim yanıyor. Yazık günah. Yüzlerce pırıl pırıl şirket bu işlere hiç bulaşmamış. Türkiye’nin gözde şirketleri, dev firmalar. 30 yılını, 40 yılını, 50 yılını Türkiye’ye vermiş, sanayiye vermiş insanların, şirketlerin değeri eriyor” dedi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, KRT TV’de yayınlanan Liderler Özel programında Şevval Şirin, Cem Özkeskin ve Nevra Öner’in sorularını yanıtladı. Babacan; fon dolandırıcılığını, sermaye piyasalarındaki krizi, kriz yönetimindeki hataları, resesyon tehlikesini, yolsuzlukla mücadeleyi, sanal kumar ve sanal bahsi, ittifak çalışmalarını ve cumhurbaşkanı adaylığını değerlendirdi.

Babacan’dan ekonomide durgunluk uyarısı

Güvenin yeniden inşa edilmesi gerektiğini belirten Babacan, ekonominin karşı karşıya olduğu tehlikeye işaret etti: “Yapılması gereken en önemli konu güveni tekrar inşa etmek. Şu anda bir numaralı mesele bu. Çünkü güven bir kere sarsıldığı zaman, hele hele insanlar birbirine güvenmezse, şirketler birbirine güvenmezse, bankalar şirketlere, şirketler bankalara güvenmezse, bankalar birbirlerine güvenmezse ekonomi durur, bakın durur. Ve şu andaki en önemli tehlike de bugün itibarıyla artık Türkiye’de bir resesyon tehlikesidir. Çünkü 7 milyon ailenin serveti erimiştir, 7 milyon ailenin yatırımı azalmıştır. Servet etkisi denen bir konu vardır iktisatta. İnsanların varlığı değeri azalınca insanlar harcama yapmaz, frene basar. Çünkü ‘Birikimim azaldı’ der, ‘Elimdekini bari tutayım’ der. Harcama yapmaz. Harcama yapmayınca da ekonomi durur. Şu anda Türkiye ekonomisi büyük bir durgunluk tehlikesiyle karşı karşıya. Eğer gereken yapılmazsa, eğer güven yeniden hızlı bir şekilde inşa edilmezse…”

“Kimini korursanız, bazılarını koruma altına alırsanız dolandırıcılık hadiselerinin önünün açılmasına da yol vermiş olursunuz”

Büyük krizlerde suçluların bulunup cezalandırılmasının önemine dikkat çeken Babacan şunları kaydetti: “Büyük krizlerde yapılması gereken en önemli işlerden birisi de çok ciddi bir şekilde bu işin suçlusu kimse o suçluyu bulup en ağır cezayla karşı karşıya bırakmaktır. Büyük bir hadisede, bu büyük bir dolandırıcılıkta eğer bu büyük işin boyutuna yakışan bir suçluyu bulma ve cezalandırma işlemi yapmazsanız, kimini korursanız, bazılarını koruma altına alırsanız, o zaman ileriye doğru bu dolandırıcılık hadiselerinin önünün açılmasına da yol vermiş olursunuz. Çünkü insanlar şöyle düşünür: ‘Ha demek ki ben Türkiye’deki sermaye piyasasında insanları dolandırırım. Kazandığım para da yanıma kalır ve fazla da bir ceza da ödemeden fazla bir cezayla da karşı karşıya kalmadan bu işten yırtarım.’ Bu ‘Suç işlerim, dolandırırım ve yırtarım’ hissi ileriye doğru benzer hadiselerin devamını da beraberinde getirir.”

“Sayın Erdoğan’ın önünde liste var, bu listenin açıklanması gerekiyor”

“Yine ilk gün söyledik bakın. Sayın Erdoğan’ın önünde bu liste var mı? Bu işin sorumlularının listesi var mı? Çünkü her şey kayıtlı. Merkezi Kayıt Kuruluşunda her şey kayıtlı. Bu diğer o imar meseleleri, kupon arsalar falan o işe benzemez bu. Çünkü o işlerde gayrimenkul işinde bir sürü kayıt dışı paralar olur, şu olur bu olur maalesef. Ama bu işte her şey kayıtlı. Dolayısıyla kim almış, kim satmış, kim ne kazanmış hepsi belli. Ve Sayın Erdoğan’ın önünde de bu liste var. Bu listenin açıklanması gerekiyor. Bu liste açıklanmadığı sürece kim suçlu kim değil, bunun açıklanması yapılmadığı sürece o zaman örtbas etme ile ilgili acaba bir çaba mı var diye yine koca bir soru işareti oluşur. Acaba bir şeyler örtbas mı edilecek, acaba çalanın yanında mı kalacak kuşkusu oluşur. Bu kuşkuyu ortadan kaldırmak gerekiyor.”

“Ucu kime dokunursa dokunsun biz bu işin üzerine gideceğiz deyip liste açıklanmıyorsa o zaman demek ki ucu birilerine dokunuyor”

Babacan, gazeteci Cem Özkeskin’in “O listeler dediniz, ucu demek ki bir yerlere dokunuyor ki liste açıklanmıyor diye bir açıklamanız olmuştu. O listeler neden açıklanmıyor? Ucu gerçekten bir yerlere mi dokunuyor?” sorusunu şöyle yanıtladı: “Devlet yönetimi yapmış, devlet yönetmenin ne kadar ciddi bir iş olması gerektiğini bilen bir insan olarak, çok sağlam bir kaynak, sağlam bir delil olmadıktan sonra isim telaffuz etmek doğru değil. Ne şirket ismi, ne fon ismi ne de şahıs ismi. Ama yine 8 yıl bu ülkenin Milli Güvenlik Kurulu üyesi olmuş, devletin bütün mahremine hakim olmuş, artı cumhuriyet tarihinde en uzun süre hükümette görev yapmış insan olarak devlet yönetiminde ne vardır, ne yoktur, ne olur ne olmaz onu bilmesi gereken bir insanım ben. Dolayısıyla Sermaye Piyasaları Kanunu’nu çıkartmış, Borsa İstanbul’u kurmuş insanım ben. Tabii ki ekibimizle yaptık, kadrolar yaptık ama o kadroların başında ben vardım. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası vardı biliyorsunuz eskiden. Borsa İstanbul oldu. Yeni bir şirket yapısı, yeni bir bilgi işlem sistemi şu bu. Dolayısıyla her şey kayıtlı, her şey bilgisayar kayıtlarında var. Ve bu böyle bir dolandırıcılık patladığı anda akşam saatinde o birim bütün listeyi bilir. Şu andaki başkanlık sisteminde her şeyin başı tek kişi değil mi? Dolayısıyla o işin başındaki kişilerin hemen o akşam cumhurbaşkanının önüne o listeyi koyması gerekir. Koyamadılarsa zaten felaket. Koydularsa, o liste varsa o listenin saklanmaması lazım. Ucu kime dokunursa dokunsun biz bu işin üzerine gideceğiz deyip kol kırılır yen içinde kalır diyemeyiz deyip liste açıklanmıyorsa o zaman demek ki ucu birilerine dokunuyor. Ben öyle anlarım. Ya da kol kırılıyor yen içinde, saklanmaya çalışılıyor. Öyle anlarım.”

“Nereden baksak tam bir devlet yönetimi krizi, köklerine indiğinizde de siyasi ahlak krizi”

Babacan, Cem Özkeskin’in “Bu fon krizi meselesi sizce devletin en tepesi için bir sürpriz miydi yoksa bir anda ayyuka çıktı?” sorusuna şu yanıtı verdi: “Sayın Erdoğan’ın bu işten haberi var mıydı yok muydu değil mi? Asıl soru bu. Bu kadar büyük bir dolandırıcılık hadisesini, yıllardır biriken bir sorunu, yıllardır şişen bir balonu Adalet Bakanı ‘Bize şikayet geldi’ diyor. Hazine ve Maliye Bakanı ‘Biliyoruz ne olduğunu’ diyor. Genel başkan yardımcısı, ekonomiden sorumlu eski ekonomi bakanı ‘Arkadaşlar bizi uyarıyor’ diyor. Bu kadar büyük bir hadise geliyor, büyüyor ve cumhurbaşkanının bundan haberi yok. Eğer böyleyse çok çok vahim. Bu nasıl devlet yönetimidir? Nasıl iştir bu? Bu insanlar öyle alt kademe insanlar değil, doğrudan cumhurbaşkanına bağlı çalışan insanlar. Cumhurbaşkanının haberi yoksa çok çok vahimdir. Ama eğer haber verdilerse, bilgisi varsa ve bu bilgisi olduğu halde eğer bu iş büyüdüyse o daha da vahim. Ne diyelim. Nereden baksak bu aslında tam bir devlet yönetimi krizi. Köklerine indiğinizde de siyasi ahlak krizi. Köklerine baktığınızda bu nereden nasıl oluyor? Bu bir siyasi ahlak krizi. Eğer siz siyasi etik yasasını çıkartmazsanız, siyasette, devlet yönetiminde ahlaki olan nedir, ahlaki olmayan nedir diye baştan yazılı şekilde tadat etmezseniz, yolsuzlukla mücadeleyle ilgili yasalar çıkartmazsanız bu olur. Bunlar olur.”

“Geçen haftadan bu haftaya rakam daha da büyüdü”

Sermaye piyasalarındaki değer kaybına dikkat çeken Babacan şunları vurguladı: “İnanın içim yanıyor. Yazık günah bakın. Yüzlerce pırıl pırıl şirket bu işlere hiç bulaşmamış. Türkiye’nin gözde şirketleri, dev firmalar. 30 yılını, 40 yılını, 50 yılını Türkiye’ye vermiş, sanayiye vermiş insanların, şirketlerin değeri eriyor bakın. Sadece bu 131 tane fondaki şirketlerin değeri erimiyor ki. Diğer sağlam çalışan, dürüst çalışan şirketlerimizin değeri de gözümüzün önünde eriyor. Ben geçen hafta bir rakam vermiştim biliyorsunuz. 100 milyar dolarlık bir toplam değer kaybı var. Geçen haftadan bu haftaya bakıyorsunuz rakam daha da büyüdü. Her geçen gün büyüyor. Borsa eridikçe toplamda şirketlerimizin değeri eriyor. 30 yılın, 40 yılın, 50 yılın emeği insanların gözü önünde eriyor.”

“50 yıl boyunca Türkiye’de üretilen bütün fındığın toplam değeri kadar borsadaki şirketlerimiz değer kaybetti”

Değer kaybının büyüklüğünü somut örneklerle anlatan Babacan şöyle konuştu:

“Bazen böyle 100 milyar dolar deyince insanlar hesap etmekte ya da karşılaştırmakta güçlük çekiyor. Bir de milyon milyar hep karışıyor maalesef. Milyar TL nedir, trilyon TL nedir, milyar dolar nedir? Milyar dolar nedir mesela? Şunu örnek vereyim. Türkiye’de Doğu Karadeniz’de bir yılda üretilen çayın toplam değeri 1 milyar dolardır. Bütün yüz binlerce çay üreticisi bir yıl boyunca çalışır. Alın teridir, emektir. Üretir. O satılan bütün çayın toplam değeri 1 milyar dolardır. Yılda 1 milyar dolar. Demek ki 100 milyar doları bile baz alsanız ki şimdi rakam büyüdü, 100 milyar doları bile baz alsanız demek ki bütün Doğu Karadeniz’deki çay üreticilerimizin 100 yıllık emeği, göz nuru, alın teri büyüklüğünde bir değer kaybı var şu anda şirketlerimizde. Fındık mesela, fındıkla hesap edin. Fındıkta da 2 milyar dolardır. Türkiye’deki bütün fındık üretiminin tamamı yılda 2 milyar dolardır. 2 milyar dolar büyük paradır. Milyar dolar büyük paradır. 50 yıl boyunca Türkiye’de üretilen bütün fındığın toplam değeri kadar borsadaki şirketlerimiz değer kaybetti bakın. Halka açık şirketlerimiz değer kaybetti. Yazık değil mi? Bu kadar yılların emeği, yılların göz nuru Türkiye eriyor, değerler eriyor. Ve güven olmadan bakın bu krizin çözülmesi mümkün değil. Güveni tekrar sağlamadan piyasaları ayağa kaldıramazsınız. İmkanı yoktur. Ama iktidarın bugüne kadar yaptıkları da güveni oluşturmaya yetmiyor, tam tersine şüpheleri büyütüyor ve ileriye doğru endişeleri artırıyor.”

“Şu anda bir yargı süreci var ama bizim yargımız bağımsız çalışabiliyor mu?”

Fon dolandırıcılığına ilişkin denetim sürecini değerlendiren Babacan, Meclis’te araştırma komisyonu kurulması önerisini yineledi. Ali Babacan, şunları ifade etti: Şu anda bir yargı süreci var. Ama bizim yargımız bağımsız çalışabiliyor mu? Yargı üzerinde siyasi bir etki var mı? Yoğun bir siyasi baskı var mı? Var. Yargı çalışıyor ama baskı altında çalışıyor. Peki Devlet Denetleme Kurulu görevlendirildi. Kurumsal yapı olarak doğrudur. Böyle dönemlerde devreye girer. Ama Devlet Denetleme Kurulu Başkanı daha düne kadar Borsa İstanbul’daki başkan yardımcısı. Borsa İstanbul’u Devlet Denetleme Kurulu nasıl denetleyecek? Devlet Denetleme Kurulunun bir önceki başkanı şu anda Takasbank’ın genel müdürü. Daha düne kadar amiri olduğu bir ekip gelecek, Takasbank’ta denetleme yapacak. Bu nasıl olacak? Onun için diyorum. Bütün bu yöneticilerin görevden alınması gerekiyordu ve tarafsız, bağımsız bir denetim mekanizmasının çalıştırılması gerekiyordu. Yargı yapamayacak. Devlet Denetleme Kurulu da rahat çalışamayacak bahsettiğim sebeplerden. Onun için yapılması gereken en önemli konulardan bir tanesi Meclis Araştırma Komisyonu. Meclis Araştırma Komisyonunda iktidar ve muhalefet beraber olduğu için, muhalefet milletvekilleri de olduğu için ve Mecliste de 600 kişilik Mecliste bu işten anlayan insanlar var, sermaye piyasalarını bilen insanlar var. Siz onlardan güzel bir komisyon oluşturursunuz ve dersiniz ki ‘Doğru hesaptan kaçmaz. Gidin arkadaş komisyona hesap verin.’ Varsa üçkağıt olan, kim dolandırdıysa komisyonun önünde rezil olsun. Tabii arkadan gerekli cezalar da verilsin. Ama dürüst temiz insanlar da yine gitsin komisyonda kendi derdini anlatsın, aklansın gelsin. Şeffaf çalışma böyle olur.”

“Avrupa’nın en büyük topraklarına, tarım alanlarına sahip Türkiye’nin tek bir odadan, tek bir kişinin yetkisiyle yönetilmesi diye bir şey yok”

Başkanlık sisteminin işleyişini eleştiren Babacan sözlerini şöyle sürdürdü: “Siz külliyeye gidin. İnsanlar külliyeye gidiyor. 1200 tane oda var. Oda oda dolaşıyorlar. ‘Şu büyük oda var ya’ diyorlar, ‘Ancak bu büyük odaya girebilirsen ancak işin çözülür.’ 86 milyonluk Türkiye. Avrupa’nın en büyük nüfusuna sahip olan Türkiye. Avrupa’nın en büyük topraklarına, Avrupa’nın en büyük tarım alanlarına sahip olan Türkiye’nin öyle tek bir odadan, tek bir kişinin yetkisiyle yönetilmesi diye bir şey yok. O zaman yönetilemeyen bir ülke olur. Bu ülkede krizler büyür, bu ülkede sorunlar büyür, çoğalır. Sistemimiz şu anda sorunlu. Bu başkanlık sisteminin kendisi problemli bir sistem, problem üreten bir sistem. Bakın 2018’de yürürlüğe girdi değil mi sistem? 2018. Aradan tam 8 yıl geçmiş. 8 yıl boyunca Türkiye’deki sosyal ve ekonomik göstergelerin çoğu kötüye gidiyor.”

“Ben bu ülkenin cumhurbaşkanı olsam, bugün gece saat 00.00’da sanal kumar iş biter”

Babacan, programın sunucusu Şevval Şirin’in Hüdâyi Vakfı’nın yaptığı açıklamayla ilgili sorduğu soruya şu yanıtı verdi: “Aslında gerçekten o vakıftan yapılan açıklama hepimizin özlediği bir açıklamaydı. Bakın o açıklama sadece mevcut bu fon dolandırıcılığıyla ilgili değil. O açıklamanın çerçevesi çok daha geniş bir açıklama. Arkasından başka vakıflardan, başka gruplardan da açıklamalar geldi. Bunların hepsi çok kıymetli gerçekten ama gecikmiş açıklamalar. Mesela sanal kumar, sanal bahis değil mi? O açıklamada, Aziz Mahmut Hüdâyi Vakfı’nın açıklamasında sanal kumar, sanal bahisle ilgili uyarılar da var mesela. Peki Sayın Erdoğan bu eleştiriler bizim için çok kıymetli dedi. Peki sanal kumar, sanal bahisle ilgili ne yaptı? Ne yapıyor? Bu izni veren kendisi değil mi? 6 tane sanal bahis firmasına izni veren kendisi. Şu anda sanal kumar bir firmanın tekelinde. O firmaya sanal kumar oynatma izni veren kendisi, aynı zamanda bir medya kuruluşu biliyorsunuz sanal kumar oynatan. Bu izinleri kendisi vermiş durumda. Her vatandaşımızın cep telefonuna bir kumarhane açma lisansını veren şu andaki iktidar. Aynı açıklamada sanal kumar, sanal bahisten bahsediliyor değil mi? Bu toplum için çok kötü, çok zararlı bir şey. Peki bakalım göreceğiz iktidar ne yapacak bununla alakalı? Milyonlarca gencimizi her gün zehirleyen bir mecradan bahsediyoruz bakın. Çünkü helal kazanma yolları kapanınca, helalinden dürüst bir şekilde alın teriyle iş yapıp geçim sağlama yolları zorlaştıkça bakıyoruz bu sefer kolay yoldan para kazanma teşvik edilmiş oluyor bir bakıma. Burada bir İstanbul’da bir psikiyatri hastanesini kuran bir dostumuz. Sordum, dedim ‘Sizin bu psikiyatri hastanesinde yatan hastaların şikayeti en çok ne? Hangi vakalar size geliyor?’ ‘Birincisi madde bağımlılığı, ikincisi sanal kumar, sanal bahis bağımlılığı’ dedi bakın. Bahsettiğim hastanede ikinci önemli psikiyatri tedavi alanı o haline gelmiş. Ben buradan Sayın Erdoğan’a sesleniyorum: Neyi bekliyorsunuz? Acaba kaç milyon gencimizin daha sanal kumar ve sanal bahisten zehirlenmesi gerekiyor? Kaç milyon insanımızın daha bu felaketin içine düşmesi gerekiyor ki bir tedbir alın? Ki bu işin tedbiri çok basit. Bakın ben bu ülkenin cumhurbaşkanı olsam bugün gece saat 00.00’da bu iş biter. Lisansı tek imzayla verdi ya, aynı imzayla lisansı iptal ettirecek. Bu kadar basit. Yok, bu kadar kolay.”

“Ben partimin cumhurbaşkanı adayıyım”

Babacan, Şevval Şirin’in “Geçtiğimiz haftalarda Liderler Özel’de Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan konuğumuzdu ve ‘Adayımızı açıklayınca tüm Türkiye oh be diyecek’ dedi. O adayın Ali Babacan olduğu iddia edildi. Kulislerde böyle bir iddia dolaşıyor. Ali Babacan peki bir ortak ittifakın cumhurbaşkanı adayı olur mu?” sorusunu şöyle yanıtladı:

“Biz yeni bir ittifak, yeni bir birliktelik inşa ediyoruz. Ve bu ittifakın, bu birlikteliğin bir ortak adayı da olsun isteriz. Ama o ortak adayın kim olacağına ittifakta beraber olduğumuz siyasi partilerle karar vermemiz gerekir. Biz bugünden ortak adaylıkla alakalı herhangi bir iddialı söz söylersek bu yakışık almaz, şık da olmaz.”

“Peki cumhurbaşkanı adayı mısınız?” sorusuna ise Babacan şu yanıtı verdi:

“Ben kendi partimin evet, cumhurbaşkanı adayıyım. Her siyasi partinin genel başkanının bugünkü sistemde zaten doğal bir cumhurbaşkanı adayı olma beklentisi vardır. İnsanlar öyle bekler. Ama bizimki sadece beklenti değil. Ben partimin cumhurbaşkanı adayıyım. Diğer partilerden de eğer böyle bir destek olursa tabii ki çok mutlu oluruz. O teveccüh olursa tabii ki çok memnun olurum. Ama bugünden ileriye doğru bunun ötesinde bir şeyler söylememiz doğru olmaz.”

“Şu anda önceliğimiz ittifak halkalarımızı genişletmek, vatandaşlarımızın karşısına güçlü bir alternatif olarak çıkmak”

“Şu anda bizim önceliğimiz bu ittifak halkalarımızı genişletmek, güçlü bir birliktelik oluşturmak ve vatandaşlarımızın karşısına güçlü bir alternatif olarak çıkmak. Bu güçlü alternatifin biz arzu ederiz ki mesela ortak listeleri olsun. Listelerde buluşalım, isteriz ki ortak bir aday olsun. Ama baktık olmadı. O dünyanın sonu değil. Demokrasi vardır, rekabet vardır, yarışma vardır. Farklı şekilde de seçime gidilebilir. Ama ne kadar meseleyi sadeleştirirsek, ne kadar insanların karşısında bir ve beraber çıkarsak o kadar başarı şansımız yükselir. Şu anda Türkiye’de 200 kadar siyasi parti var. Bu partilerden yaklaşık 40 tanesinin seçime girme hakkı var. O 40 partiden birisi de bizim partimiz. Ama nihayetinde eğer Mecliste 300’ü geçmek istiyorsak sandalye sayısı, cumhurbaşkanlığı seçiminde 50 artı biri yakalamak istiyorsak bu ancak birlikteliklerle olacak. Doğru kurulmuş ittifaklarla olacak. Ve sadece düz bir ittifak değil, daha ileri seçim iş birliği modelleri de olacak. Dediğim gibi bunun için de biz bugünden çalışmaya başlamış durumdayız ve şu anda Meclisteki bu Yeni Yol çalışmamız, Saadet Partisi ile beraber yürüyüşümüz aslında bu birlikteliğin belki ilk çekirdeği, ilk nüvesi. Ama genişletmek ve halkaları büyütmek, pergelin çapını gittikçe genişletmek bizim şu andaki hedefimiz.”

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Hız ihlali yaptığı görüntüleri sanal medyada paylaşan sürücüye 25 bin TL ceza

Sonraki Haber

Bakan Bayraktar Verona Avrasya Ekonomi Forumu’nda konuştu: “Güvenilir bir enerji merkeziyiz”

Haberton

Haberton

Son dakika haberleri, güncel haberler, magazin, spor ve ekonomideki gelişmeler, yerel ve dünya haberleri haberton.com'da. Haberton, sizin için tonla haber! Türkiye’de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşabileceğiniz yeni mecranız.

İlgili Haberler

Hakan Fidan, R4 Dışişleri Bakanları Toplantısı’na ev sahipliği yaptı
Politika

Hakan Fidan, R4 Dışişleri Bakanları Toplantısı’na ev sahipliği yaptı

23 Ekim 2026
Bakan Bayraktar Verona Avrasya Ekonomi Forumu’nda konuştu: "Güvenilir bir enerji merkeziyiz"
Politika

Bakan Bayraktar Verona Avrasya Ekonomi Forumu’nda konuştu: “Güvenilir bir enerji merkeziyiz”

23 Ekim 2026
Hakan Fidan, Fransa Avrupa ve Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot ile bir araya geldi
Politika

Hakan Fidan, Fransa Avrupa ve Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot ile bir araya geldi

23 Ekim 2026
Hakan Fidan, Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Ed Miliband ile bir araya geldi
Politika

Hakan Fidan, Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Ed Miliband ile bir araya geldi

23 Ekim 2026
Abdulkadir Uraloğlu açıkladı: Çankırı'ya 55,2 milyar liralık ulaşım yatırımı
Politika

Abdulkadir Uraloğlu açıkladı: Çankırı’ya 55,2 milyar liralık ulaşım yatırımı

23 Ekim 2026
Çiftçilere 877 milyar TL eksik destek iddiası! Ömer Fethi Gürer'den bütçe tepkisi
Politika

Çiftçilere 877 milyar TL eksik destek iddiası! Ömer Fethi Gürer’den bütçe tepkisi

23 Ekim 2026
Sonraki Haber
Bakan Bayraktar Verona Avrasya Ekonomi Forumu’nda konuştu: "Güvenilir bir enerji merkeziyiz"

Bakan Bayraktar Verona Avrasya Ekonomi Forumu’nda konuştu: "Güvenilir bir enerji merkeziyiz"

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

En Güncel Haberler

Aynı aileden 3 kişinin öldürülmesine ilişkin davada, olay öncesine ait görüntü dosyaya girdi
Yerel Haberler

Aynı aileden 3 kişinin öldürülmesine ilişkin davada, olay öncesine ait görüntü dosyaya girdi

23 Ekim 2026
Otomobilin çarptığı motosikletin sürücüsü ağır yaralandı
Yerel Haberler

Adıyaman’da otomobilin çarptığı motosikletin sürücüsü ağır yaralandı

23 Ekim 2026
Hakan Fidan, R4 Dışişleri Bakanları Toplantısı’na ev sahipliği yaptı
Politika

Hakan Fidan, R4 Dışişleri Bakanları Toplantısı’na ev sahipliği yaptı

23 Ekim 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Şanlıurfa’nın pul biberi, 85 ülkede sofralara lezzet katıyor

23 Ekim 2026
Yaşam

Hız ihlali yaptığı görüntüleri sanal medyada paylaşan sürücüye 25 bin TL ceza

23 Ekim 2026
Yaşam

Hava Kuvvetleri’nden Karadeniz semalarında eğitim uçuşu

23 Ekim 2026
Yaşam

Van’da TIR ile yolcu minibüsü çarpıştı! Şarampole yuvarlanan minibüste 1’i ağır 11 yaralı

23 Ekim 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Manisa'da 78 yıl hapis cezası ile aranan firari yakalandı

Manisa’da 78 yıl hapis cezası ile aranıyordu: Firari yakalandı

- Haberton
23 Ekim 2026

Manisa'da hakkında karşılıksız çek düzenleme ve benzeri suçlardan kesinleşmiş 78 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası bulunan S.B. (48)...

Zihnimiz bizi nasıl yanıltıyor? Günlük hayatta fark etmeden yaptığımız 12 düşünme hatası

Gürültü yapan komşuya karşı sessiz kalmayın! Apartmanda bu haklarınız var: Şikâyet nereye yapılır?

Kış yaklaşırken evlerde sessiz tehlike! Karbonmonoksit zehirlenmesine karşı 7 kritik önlem

Türkiye’de araştırma görevlisi olmak neden zorlaştı? Akademik kariyerde kadro, maaş ve gelecek kaygısı büyüyor

Güncel Haber

Aynı aileden 3 kişinin öldürülmesine ilişkin davada, olay öncesine ait görüntü dosyaya girdi

Aynı aileden 3 kişinin öldürülmesine ilişkin davada, olay öncesine ait görüntü dosyaya girdi

23 Ekim 2026
Şanlıurfa’nın pul biberi, 85 ülkede sofralara lezzet katıyor

Şanlıurfa’nın pul biberi, 85 ülkede sofralara lezzet katıyor

23 Ekim 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton