27 Eylül 2026, Pazar
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - İş Dünyası - ‘Akkuyu, Türkiye açısından küresel nükleer tedarik zincirine açılan bir kapıdır’

‘Akkuyu, Türkiye açısından küresel nükleer tedarik zincirine açılan bir kapıdır’

Haberton - Haberton
13 Ağustos 2026
- İş Dünyası
Okuma Süresi:7 dakikalık okuma
A A
0
'Akkuyu, Türkiye açısından küresel nükleer tedarik zincirine açılan bir kapıdır'

'Akkuyu, Türkiye açısından küresel nükleer tedarik zincirine açılan bir kapıdır'

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Uzmanlar, devreye alma çalışmaları süren Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin (NGS) Türkiye için teknolojik ve stratejik önemini, Rus nükleer teknolojilerinin oluşturacağı iş birliği fırsatlarını ve küçük modüler reaktörlerin enerji sistemlerinin geleceğindeki rolünü değerlendirdi. Hacettepe Üniversitesi Nükleer Enerji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şule Ergün, “Akkuyu, Türkiye açısından küresel nükleer tedarik zincirine açılan bir kapıdır” dedi.

Hacettepe Üniversitesi Nükleer Enerji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şule Ergün, “VVER-1200 teknolojisine sahip reaktörler Rusya ve Belarus’ta işletiliyor, Çin’deki Tianwan ve Xudapu nükleer güç santrallerinin yanı sıra Mısır’daki El-Dabaa ve Bangladeş’teki Rooppur nükleer güç santrallerinde de aynı teknoloji ailesi kullanılıyor. Yani Türkiye, dünya genelinde aktif bir biçimde kullanılan modern bir reaktör teknolojisini işletmeye hazırlanıyor. Aynı teknoloji ailesini kullanan ülkeler arasında işletme tecrübesinin paylaşılması, personel eğitimi, bakım süreçleri ve teknik iş birlikleri çok daha hızlı gelişebilir. Türkiye’nin VVER-1200 kullanan ülkelerle kuracağı bu bağlar, nükleer bilgi birikiminin artmasına ve uluslararası iş birliklerinin güçlenmesine katkı sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin bu iş birliği ağını yalnızca santral işletmeciliğiyle sınırlı tutmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Ergün, Türk mühendislerin ve şirketlerin aynı teknolojinin kullanıldığı farklı ülkelerdeki projelere katılabilecek bir kapasiteye ulaşmasının hedeflenmesi gerektiğini söyledi. Ergün, Akkuyu projesi sayesinde bu standartlara ulaşan Türk şirketlerinin uluslararası nükleer projelerde görev alabileceğini ifade ederek, “Bir şirket nükleer standartlarda ekipman üretmeyi ve kalite güvencesi süreçlerini yönetmeyi öğrenirse yalnızca Akkuyu’da değil, aynı teknolojiyle inşa edilen farklı ülkelerdeki projelerde de yer alabilir. Bu nedenle Akkuyu, Türkiye açısından aynı zamanda küresel nükleer tedarik zincirine açılan bir kapıdır” diye konuştu.

‘AKKUYU’NUN ASIL DEĞERİ TÜRKİYE’Yİ NÜKLEER TEKNOLOJİ EKOSİSTEMİNE TAŞIMASI’

Prof. Dr. Şule Ergün, Akkuyu NGS’nin Türkiye’ye sağlayacağı katkıların yalnızca elektrik üretimiyle ölçülmemesi gerektiğini de belirterek, “Akkuyu’nun asıl önemi, Türkiye’nin nükleer teknoloji ekosistemine girmiş olmasıdır. Nükleer santral dediğimiz yapı yalnızca elektrik üreten bir tesis değildir. İleri malzeme teknolojileri, yüksek hassasiyetli üretim, kontrol sistemleri, kalite güvencesi, siber güvenlik ve yapay zeka destekli izleme sistemleri gibi onlarca ileri teknoloji aynı projede bir araya gelir” ifadelerini kullandı.

Nükleer santral projelerinin ülkelerde yeni bir sanayi ve araştırma altyapısı oluşturduğunu ifade eden Prof. Dr. Ergün, Akkuyu NGS’nin mühendis yetiştirilmesi, üniversitelerde yeni araştırma alanlarının açılması ve Türk şirketlerinin yüksek kalite standartlarına ulaşması açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirtti.

Prof. Dr. Ergün, “Türkiye’nin Akkuyu’ya yalnızca bir enerji yatırımı olarak bakmaması gerekiyor. Bu proje aynı zamanda uzun vadeli bir teknoloji kazanımıdır. Burada edinilecek bilgi ve tecrübenin üniversitelere, araştırma merkezlerine ve yerli sanayiye aktarılması gerekir” diye konuştu.

‘SMR’LER VERİ MERKEZLERİNİN YANINDA KURULABİLECEK’

‘Önümüzdeki yıllarda enerji sektörünün en önemli dönüşüm alanlarından biri olacak’ dediği yeni nesil küçük modüler reaktörler (SMR) konusuna da değinen Ergün, SMR’lerin yalnızca küçük ölçekli nükleer santraller olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.

Modüler yapıları sayesinde bazı parçaları fabrikalarda üretilebilen SMR’lerin daha kısa sürede kurulabileceğini ve ihtiyaç doğrultusunda birden fazla modülün aynı tesiste bir araya getirilebileceğini anlatan Ergün, bu teknolojilerin elektrik üretiminin yanı sıra sanayiye proses ısısı sağlanması, hidrojen üretimi ve deniz suyunun tuzdan arındırılması gibi alanlarda da kullanılabileceğini kaydetti.

Yapay zeka uygulamalarının yaygınlaşmasıyla veri merkezlerinin elektrik tüketiminin hızla arttığına dikkat çeken Prof. Dr. Ergün, bu tesislerin yalnızca yüksek miktarda değil, günün 24 saati kesintisiz elektriğe ihtiyaç duyduğunu söyledi. Ergün, “SMR’ler veri merkezlerinin yakınında kurulabilecek güvenilir, kesintisiz ve düşük karbonlu enerji kaynakları olarak ciddi biçimde değerlendiriliyor. Yapay zekâ yatırımlarının artmasıyla birlikte veri merkezlerinin enerji ihtiyacı da büyüyecek. Bu nedenle SMR teknolojileri dijital ekonominin enerji altyapısında önemli bir rol üstlenebilir” dedi.

‘TÜRKİYE BU DÖNÜŞÜMÜN DIŞINDA KALMAMALI’

ABD, Kanada, İngiltere, Fransa, Rusya, Çin ve Güney Kore başta olmak üzere birçok ülkenin SMR teknolojilerine yatırım yaptığını belirten Ergün, Türkiye’nin de bu alanda yalnızca gelişmeleri izleyen bir ülke olmaması gerektiğini söyledi.

Ergün, Türkiye’nin güçlü üniversiteleri, mühendislik kapasitesi ve gelişen sanayi altyapısıyla SMR teknolojilerinin geliştirilmesinde rol alabileceğini ifade ederek, “Türkiye bu dönüşümün dışında kalmamalı. Hedefimiz yalnızca SMR satın alan veya işleten bir ülke olmak değil, tasarım ve üretim süreçlerine katılan, kendi teknolojisini geliştiren ülkeler arasında yer almak olmalıdır” diye konuştu.

PROF. DR. KAM: AKADEMİK LOMONOSOV, SMR TEKNOLOJİSİNİN HAYATA GEÇTİĞİNİ KANITLIYOR

İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erol Kam da SMR’lerin nükleer enerji sektöründeki en önemli yeni gelişmelerden biri olduğunun altını çizerek, bu teknolojilerin artık yalnızca proje veya tasarım aşamasında olmadığını söyledi. Rusya’nın Pevek kentinde faaliyet gösteren Akademik Lomonosov yüzer nükleer güç santralini örnek gösteren Kam, tesisin iki küçük ölçekli reaktörle zorlu Arktik koşullarında elektrik ve ısı ürettiğini belirtti.

Kam, “Akademik Lomonosov örneği, küçük modüler reaktörlerin yalnızca geleceğe yönelik bir fikir olmadığını, gerçek koşullarda işletilebildiğini gösteriyor. Rusya bu teknolojiyi hayata geçirmiş durumda. Bu örnek, SMR’lerin uzak bölgelerde, zayıf şebekelerde ve özel enerji ihtiyacı bulunan alanlarda nasıl kullanılabileceğini ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.

SMR’lerin modüler üretim, daha esnek yer seçimi ve farklı ihtiyaçlara göre ölçeklenebilme özellikleriyle öne çıktığını kaydeden Prof. Dr. Kam, bu reaktörlerin sanayi tesisleri, maden bölgeleri, veri merkezleri ve büyük elektrik şebekelerine erişimi sınırlı yerleşimler açısından önemli bir alternatif sunduğunu söyledi.

‘AKKUYU ÖNEMLİ BİR BAŞLANGIÇ NOKTASI’

Türkiye’nin SMR teknolojilerini yalnızca dışarıdan satın alan bir pazar haline gelmemesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Kam, Akkuyu’da edinilecek mühendislik ve işletme tecrübesinin yerli reaktör çalışmalarına aktarılması gerektiğini ifade etti.

Prof. Dr. Kam, “Türkiye’nin hedefi yalnızca hazır teknolojiyi kullanmak olmamalıdır. Reaktör tasarımı, güvenlik analizleri, kontrol sistemleri, malzeme teknolojileri ve nükleer standartlarda ekipman üretimi gibi alanlarda kendi kapasitemizi geliştirmeliyiz. Akkuyu bu açıdan önemli bir başlangıç noktasıdır” dedi.

Gerçek teknoloji transferinin yalnızca bir santralin kurulması anlamına gelmediğini belirten Prof. Dr. Kam, bağımsız güvenlik analizleri yapabilme, nükleer standartlarda ekipman üretme, kontrol yazılımları geliştirme ve atık yönetimi politikalarını ulusal kurumlarla yürütebilme kapasitesinin oluşturulması gerektiğini söyledi.

‘AKKUYU’NUN ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİNE KATKISI’

Prof. Dr. Kam, Türkiye’nin nükleer enerji programının Akkuyu’dan sonra da devam edeceğini vurgulayarak Sinop ve Trakya’da planlanan santrallerin yanı sıra yerli SMR çalışmaları ve Nükleer Teknopark projeleriyle de ülkenin teknoloji geliştirme kapasitesinin güçlendirileceğine dikkat çekti. Kam, konuyla ilgili olarak şunları söyledi:

“Nükleer yakıtın enerji yoğunluğu yüksektir, küçük hacimlerde uzun süre stoklanabilir ve üretim maliyeti içindeki payı fosil yakıtlara kıyasla daha düşüktür. Bu durum Türkiye’yi küresel enerji fiyatlarındaki dalgalanmalara ve olası tedarik krizlerine karşı daha dirençli hale getirecektir. Akkuyu, Türkiye’nin enerji arz güvenliğini güçlendirecek, karbon emisyonlarını azaltacak ve ülkeyi nükleer teknoloji ekosistemine taşıyacak büyük bir adımdır. Ancak asıl başarı, burada edinilen deneyimin yerli sanayiye ve millî teknolojiye dönüştürülmesidir. Türkiye, büyük reaktörlerden küçük modüler reaktörlere uzanan bu dönüşümde yalnızca teknoloji kullanan değil, teknoloji geliştiren ve ihraç eden ülkeler arasında yer almalıdır.”

Etiketler: ABDÇinİngiltereİstanbulRusyaTeknolojiTürkiyeYapay Zeka
PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Tekirdağ’da fırtına; eğitim uçuşları iptal, 3 ilçede denize girmek yasak

Sonraki Haber

Fındık yüklü TIR’ın çarptığı otomobilin sürücüsü öldü

Haberton

Haberton

Son dakika haberleri, güncel haberler, magazin, spor ve ekonomideki gelişmeler, yerel ve dünya haberleri haberton.com'da. Haberton, sizin için tonla haber! Türkiye’de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşabileceğiniz yeni mecranız.

İlgili Haberler

'Pembe maskeli’ kadın arıcılar hasada başladı
İş Dünyası

‘Pembe maskeli’ kadın arıcılar hasada başladı

26 Eylül 2026
İzmir'de 'His Urla' projesinin lansmanı yapıldı
İş Dünyası

İzmir’de ‘His Urla’ projesinin lansmanı yapıldı

26 Eylül 2026
Karaburun’un nergis üretimine büyük destek
İş Dünyası

Karaburun’un nergis üretimine büyük destek

26 Eylül 2026
Kardeşinin tavsiyesiyle başladığı aronya yetiştiriciliğinde 10 bin köke ulaştı
İş Dünyası

Kardeşinin tavsiyesiyle başladığı aronya yetiştiriciliğinde 10 bin köke ulaştı

26 Eylül 2026
Garanti BBVA’dan COP31 öncesi kritik mesaj: “Hedeflerin ötesine geçip uygulamayı hızlandırmalıyız”
İş Dünyası

Garanti BBVA’dan COP31 öncesi kritik mesaj: “Hedeflerin ötesine geçip uygulamayı hızlandırmalıyız”

26 Eylül 2026
Türkiye’nin Girişimci Kadınları Antalya’da buluştu
İş Dünyası

Türkiye’nin Girişimci Kadınları Antalya’da buluştu

25 Eylül 2026
Sonraki Haber
Fındık yüklü TIR’ın çarptığı otomobilin sürücüsü öldü

Fındık yüklü TIR’ın çarptığı otomobilin sürücüsü öldü

En Güncel Haberler

Bakan Fidan: İsrail'in uluslararası yalnızlaşması giderek artıyor
Politika

Bakan Fidan: İsrail’in uluslararası yalnızlaşması giderek artıyor

27 Eylül 2026
Güngören'de metruk binada çıkan yangın söndürüldü
Yerel Haberler

Güngören’de metruk binada çıkan yangın söndürüldü

27 Eylül 2026
AK Parti'li Kaya: Tüm görevlerimden affımı Sayın Genel Başkanımızdan istedim
Politika

AK Parti’li Kaya: Tüm görevlerimden affımı Sayın Genel Başkanımızdan istedim

27 Eylül 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Hava Kuvvetleri Komutanı Dalkıran, Birleşik Krallıklı mevkidaşı ile uçuş yaptı

26 Eylül 2026
Yaşam

‘Aile Festivali’ Rami Kütüphanesi’nde başladı

26 Eylül 2026
Yaşam

Sıfır Atık Hareketi 9 yaşında

26 Eylül 2026
Yaşam

Yola saçılan sebze ve meyveleri sürücüler toplayıp kamyonete taşıdı

26 Eylül 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası'nın kazananı Başpehlivan Orhan Okulu oldu

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası’nın kazananı Başpehlivan Orhan Okulu oldu

- Haberton
26 Eylül 2026

Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu organizasyonuyla 57 yıl sonra ilk kez düzenlenen Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası'nın sahibi Başpehlivan Orhan...

İnternetten aldığınız ürün gelmediyse dikkat: Satıcının “kargo gecikti” demesi yetmiyor! Tüketicinin hakları neler?

Ekmeği tamamen bırakanların vücudunda neler oluyor? İlk günlerden itibaren değişim başlayabilir

Dolandırıcıların yeni yöntemi: “Ödeme yaptım” deyip ekran gösteriyorlar! Sahte ödeme ekranı nasıl anlaşılır?

E-Devlet şifresi başkasının eline geçerse ne olur? Sandığınızdan daha büyük risk: Hemen bu adımları uygulayın

Güncel Haber

Bakan Fidan: İsrail'in uluslararası yalnızlaşması giderek artıyor

Bakan Fidan: İsrail’in uluslararası yalnızlaşması giderek artıyor

27 Eylül 2026
Güngören'de metruk binada çıkan yangın söndürüldü

Güngören’de metruk binada çıkan yangın söndürüldü

27 Eylül 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton