Ak Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, “Devletin içine girmiş çeteleri bertaraf ettik. Özgürlükler konusunda en azından şu mutabakatı sağladık; daha fazla demokrasinin kimseye bir zararı yok, herkese faydası var. Onun için gelişmiş bir demokrasiyi inşa etmenin ve onu garantiye almanın yolu, sivil bir toplum sözleşmesi, bir sivil anayasadır” dedi.
Uludağ Üniversitesi 2026-2027 akademik açılış töreni, ‘Terörsüz Türkiye’ konulu ilk ders ile Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde düzenlenen programla yapıldı. Törene, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Ak Parti Genel Başkan Vekili ve Milletvekili Efkan Ala, Ak Parti Bursa milletvekilleri Refik Özen ve Emine Yavuz Gözgeç, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk, Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, İl Emniyet Müdürü Kadir Gökçe, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz ile çok sayıda akademisyen, öğrenci ve davetli katıldı. Programda ‘Terörsüz Türkiye’ konulu ilk derste konuşan Ak Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, “İnanılmaz başarılara imza atabiliriz, çünkü bu gelenek ve özgüven de bizde var. Arkadaşlarım, kardeşlerim; yaşadıklarımızdan şunu gördük ve biliyoruz. İnsanların kendilerine özgü karakterleri ve birtakım nitelikleri vardır. Toplumlar için de aynı durum geçerlidir. Bazı toplumların özgüveninin daha düşük olduğunu, bazılarının ise inanılmaz bir özgüvene sahip olduğunu görüyoruz” diye konuştu.
Devletin içine yerleşmiş yapılar süreci sabote etti
Bursa’nın 20 milyar dolarlık ihracatıyla dünyadaki yüzü aşkın ülkeden daha fazla ihracat yapabilen bir şehir olduğunu vurgulayan Efkan Ala, “Artık şehirler, başka ülkelerin şehirleriyle yarışıyor. Dolayısıyla bu potansiyel bizde var. Daha önce burada bazı denemeler yaptığımızda, ‘Aradaki fark ne?’ diye sorabilirsiniz. ‘Şimdi bunun başarılı olacağını söylüyorsunuz. Daha önce de denediniz ama olmadı. Peki, şimdi neden başarılı olsun?’ diyebilirsiniz. Evet kardeşlerim, bunları daha önce hep birlikte yaşadık. Herkesin bildiği gerçekleri saklamanın, gizlemenin veya bunları dile getirmemeyi bir politika haline getirmenin faydası yok. Herkes her şeyi biliyor. Daha önce devlet kurumlarının içine yerleşmiş olan yapılanmalar, ister FETÖ olsun ister başka saiklerle hareket eden çeteler, siyasetçilerin bir çözüm ortaya koyması durumunda bu çözümü sabote etmek için devletin bütün kaynaklarını kullanıyordu ve kullandı. Süreci sabote ettiler. Ancak şu anda bu yapılanmalar, en azından uygulamada, büyük ölçüde temizlendi. Provokasyon ve sabotaj imkanlarını kaybettiler. Dolayısıyla devlet kurumları, artık halktan aldığı güçle halkın iradesini yansıtan siyasi iradenin aldığı kararları uygulama konusunda tereddüt göstermiyor. Bu, son derece önemli bir gelişmedir” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin potansiyeli bütünüyle harekete geçecektir
Temel hedeflerinin terör örgütünün tasfiyesi ve silahlarını tamamen teslim etmesi olduğunu belirten Ala, “Kıymetli kardeşlerim, bu süreç de tamamlandıktan sonra elbette diğer birçok sorunu da birlikte ele alacağız. Türkiye’nin önünü daha da açtığımızda ülkemizin katedeceği mesafeler çok daha fazla olacaktır. Türkiye’nin potansiyeli bütünüyle harekete geçecektir. Böylece içeride enerjimizi tüketmek yerine 87 milyonluk nüfusumuzla hedeflerimiz doğrultusunda ilerleyebileceğiz. Ekonomi ve siyaset alanında çalışan, bu alanlarda eğitim gören veya bu konulara ilgi duyan arkadaşlarımız dünyanın ekonomik gelişimini yakından takip ediyordur” diye konuştu.
Türkiye bu konuda başarılı olacaktır
Devletin içerisine giren çete ve yapıları bertaraf ettiklerini söyleyen Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Ala, “Özgürlükler konusunda da en azından şu mutabakatı sağladık; daha fazla demokrasinin kimseye zararı yok, aksine herkese faydası var. Bu nedenle gelişmiş bir demokrasiyi birlikte inşa etmenin, yaptıklarımızı güvence altına almanın ve yapacaklarımızın önünü açmanın yolu, Türkiye’nin kendisine ve geçmişine layık, geleceğini güvence altına alan ve önünü açan sivil bir toplum sözleşmesinden, yani sivil anayasadan geçiyor. Bütün bunları güvence altına alacak, önümüzü açacak ve bu iklimi daha sağlam temellere oturtacak bir sivil anayasa çalışması yapmalıyız. Nitekim bu çalışmayı yürütüyoruz. Umuyorum ve ümit ediyorum ki Türkiye bu konuda da başarılı olacaktır” dedi.
Eşit hakları güvence altına alalım
Herkesin düşüncülerini özgürce ifade edebilmesi gerektiğini vurgulayan Ala, “Herkes masanın etrafına gelsin ve düşüncelerini özgürce ifade etsin. Birçok konuda anlaşamayabiliriz. Bu konuları bir kenara bırakır, anlaştığımız konularda bir metin ortaya koyar ve bir anayasa hazırlarız. Böylece ülke içindeki bu tartışmaları artık geride bırakırız. Bu memlekette her bir gencimizin, her bir akademisyenimizin ve her bir vatandaşımızın eşit haklara sahip olduğunu söylüyoruz. Öyleyse bunu hazırlayacağımız bir metinle güvence altına alalım. Aynı zamanda herkesin önünü açalım. Düşüncelerin korkulardan arındığı bir ortamı hep birlikte oluşturalım. Böylece zihinlerin yarıştığı ve bilginin en önemli faktörlerden biri haline geldiği dünyada artık geri kalmayalım” ifadelerini kullandı.
Hedeflerimize ulaşabileceğimize inanıyorum
Temel sorunları çözmenin ana politikaları olduğunu söyleyen Ala, “Bu sorunları çözmeliyiz ki rahatlayalım ve özgürleşelim. Temel sorunlarımızdan biri ‘Terörsüz Türkiye’ hedefiyse, bir diğeri de özgürlükleri ve demokrasiyi güçlendirmektir. Ekonomi başta olmak üzere birçok alanda da siyasi mutabakat bulunuyor. Uygulamada sorunlar yaşanabilir ancak Türkiye’nin piyasa ekonomisi ve girişimcileriyle hedeflerine ulaşması, ihracatını artırması ve üretimini yükseltmesi gerektiği konusunda genel bir mutabakat var. Bu konularda hepimiz hemfikiriz. Nasıl yapılacağı konusunda ise tartışmalar yaşanıyor. Bu tartışmalar her zaman olacaktır ve olmalıdır da. Ancak genel siyasi hedefler konusunda bir mutabakatın bulunduğunu görmek bana huzur ve güven veriyor. Bu mutabakat sayesinde hedeflerimize ulaşabileceğimize inanıyorum” dedi.
Katılımcı demokrasiyi güçlendirmeliyiz
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Efkan Ala, “Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu başarıya ulaşmasının yolu, bütün kesimlerin hep birlikte hareket etmesinden ve herkesin bulunduğu yerde yapabileceği katkıyı sunmasından geçiyor. Bunun yolu da hep birlikte, herkesin kendisini iyi hissedeceği bir yönetim iklimi oluşturmaktan geçiyor. Sizler akademide bu iklimi oluşturmaya çalışacaksınız. Biz siyasette bunu gerçekleştirmek için çaba göstereceğiz. Çalışanlar, iş yeri sahipleri ve fabrikatörler de kendi iş yerlerinde aynı iklimi oluşturmaya çalışacaklar. Bütün bunları hep birlikte tartışacak ve konuşacağız. Elbette en büyük sorumluluğun siyasi kanatta olduğunu da belirtmek istiyorum. Çünkü bütün bu çalışmaların temel çerçevesini oluşturacak yetki, görev ve sorumluluk siyaset kurumuna aittir. Bununla birlikte akademinin de siyaset kurumuna katılımıyla destek vermesinin önemli bir sorumluluk olduğunu hatırlatmak istiyorum. Arkadaşlar, katılımcı demokrasiyi güçlendirmeliyiz” ifadelerini kullandı.





Kentsel Dönüşüm Projesinin Temeli Atıldı
Ak Parti Genel Başkanı Efkan Ala, Uludağ Üniversitesi’ndeki programın ardından, Yıldırım Belediyesi tarafından sürdürülen Davutkadı Kentsel Dönüşüm Projesi 2’nci Etap Temel Atma Töreni’ne katıldı. Törene ev sahibi, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanı sıra Ak Parti Bursa milletvekilleri Emine Yavuz Gözgeç, Ahmet Kılıç, Refik Özen ve Mustafa Yavuz, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, Ak Parti İl Başkanı Davut Gürkan, Ak Parti ilçe başkanları ile çok sayıda davetli katıldı.
Törenin açılışında konuşan Ak Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, “Sizlere sunulacak hizmetlerde asla tereddüt göstermeyiz. Ankara'da, bakanlıklarda, Cumhurbaşkanlığımızda ve devlet kurumlarında yürütülen hizmetlerin ihtiyaç duyduğu eksikliklerin giderilmesi ve gerekli katkının sağlanması için bizler de hem Ankara'da hem de burada sizler için çalışıyoruz. Çünkü sizlerin daha fazlasını hak ettiğinizi biliyoruz. Daha fazlasını birlikte yapma iradesini ortaya koymamız için bize güç veren de sizlersiniz. Kıymetli kardeşlerim, biz de sizlerden aldığımız güçle Türkiye'nin çok temel sorunlarına el atıyoruz. Dünyada olup bitenler karşısında söylenmesi gerekenleri söylüyor, bölgemizde yaşanan gelişmelere müdahil oluyoruz. Bakın, birkaç hafta önce Sayın Cumhurbaşkanımız, Birleşmiş Milletler'de bütün dünyanın ilgiyle takip ettiği ve çok ciddi sorunlara değindiği bir konuşma yaptı. Gazze'deki soykırımı ve dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşanan zulümleri gündeme getiren, bunlara karşı çıkan ve Türkiye'nin duruşunu ortaya koyan bir konuşmaydı” ifadelerini kullandı.
İslam dünyası ve özellikle Orta Doğu’nun büyük sorunlar yaşadığını vurgulayan Ala, “Gözümüzün önünde bir millet yok ediliyor. Türkiye ise yalnızca sözle itiraz etmekle kalmıyor, bu itirazın somut bir belgesi ve sesi olarak da hareket ediyor. Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye arasında Mekke Anlaşması imzalandı. Mekke Anlaşması, yaklaşık 1 haftadır, 10 gündür dünya basınının gündeminde yer alıyor. Bütün dünya, ‘Bunlar ne yapıyor’ diye soruyor. Peki, o imzayı kim atıyor, o iradeyi kim ortaya koyuyor? Cumhurbaşkanımız bu gücü kimden alıyor? Sizden alıyor. Bu nedenle sizi tebrik ediyorum. Çünkü kadir kıymet bilen, devletin ne olduğunu bilen ve arkasında duran bir milletle birlikte yürümek bizlere güç, onur ve gurur veriyor. Kıymetli kardeşlerim, sizlere hizmet etmeyi bu nedenle ibadet sayıyoruz. Çünkü siz hak yolundasınız, doğru yoldasınız ve istikamet üzere yürüyenlerle birlikte hareket ediyorsunuz” dedi.
Yanlış Bilgiler Ve İftiralar Var
Ala, gündemdeki konulara değinerek, “Bu olaylar ortaya çıktığından, özellikle ‘fon’ meselesi gündeme geldiğinden beri yalan yanlış bilgilerle ve çeşitli iftiralarla hareket edenler de var. Ancak biz daha ilk gün açıklamamızı yaptık. Cumhurbaşkanımız da ilk gün gerekli talimatı verdi. Önemli olan, öncelikle bu sorunların yaşanmaması için gerekli tedbirleri almak ve bir sorun yaşandığında devlet ciddiyetiyle hareket etmektir. Olayın bütün yönleriyle soruşturulacağını, gerekenin yapılacağını ve sorumluluğu bulunan herkesin hesap vereceğini belirtti. İlk ciddi bulgular ortaya çıktığında da sorumlular hakkında işlem yapıldı ve bu kişiler görevlerinden uzaklaştırıldı. Bundan sonra da benzer bir durum ortaya çıkarsa gereken yapılacaktır. Soruşturmalar devam ediyor ve etmeye de devam edecek” ifadelerini kullandı.
Türkiye’yi Karıştırmak İçin Ellerinden Geleni Yapıyorlar
Devlet kurumlarının görevinin başında, talimatların ise açık ve kesin olduğunu belirten Ala, “Bir Bakanımız hakkında akla hayale gelmeyecek kurgularla saldırılar düzenleniyor. Oysa ortaya atılan iddiaların gerçekle hiçbir ilgisi bulunmuyor. Söz konusu kişinin olayla hiçbir bağlantısı olmadığı, ilgili yerin yakınından bile geçmediği ve olağan bir işlemde dahi bulunmadığı görülüyor. Buna rağmen isim benzerliğini bile ayırt edemeyen, gerekli hassasiyeti göstermeyen bazı kişiler, Türkiye'yi karıştırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Kardeşim, bizim bu konularda kimseden ders alacak durumumuz yok. Biz başkalarına örnek olacak bir anlayışla hareket ediyoruz. Yanlış yapanların cezalandırılması için gerekli talimatları veriyor ve bu talimatların uygulanmasını sağlıyoruz. Bunun için gerekli talimatlar zaten verilmiştir. Doğru işler yapanlarla da yolumuza devam ediyoruz” diye konuştu.
Daha Güvenilir Bursa’yı İnşaa Edeceğiz
Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba ise konuşmasında, “Deprem gerçeğiyle yaşayan bir şehir olarak güvenli yapılaşmanın ne kadar hayati olduğunu çok iyi biliyoruz. Bu nedenle dönüşüm çalışmalarını bilimsel esaslara ve doğru şehircilik ilkelerine bağlı olarak sürdürmek zorundayız. Bugün temelini attığımız bu proje ile çocuklarımızın güvenle oyun oynayabileceği parklar, ailelerimizin nefes alabileceği yeşil alanlar ve ulaşımı kolaylaştıracak yeni yollarla mahallemiz çok daha yaşanabilir bir görünüme kavuşacak. Ortak gayemiz, daha güvenli ve yaşanabilir Bursa’yı hep birlikte inşa etmek. Bursa’mızı daha dirençli bir geleceğe hazırlamakta kararlıyız. Bizim önceliğimiz, afetlerden sonra yaraları sarmanın ötesinde, o yaraların hiç açılmaması için bugünden çalışmaktır” ifadelerini kullandı.
Yıldırım’ı Geleceğe Hazırlıyoruz
Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz da Davutkadı Kentsel Dönüşüm Projesi’nde kasım ayı itibarıyla dairelerin teslim edilmeye başlanacağını belirterek, “Vatandaşlarımızı mümkün olan en kısa sürede yeni ve güvenli yuvalarına kavuşturmuş olacağız. Bizim için asıl önemli olan rakamlar değil, burada yaşayacak insanlarımızın güvenli, sağlıklı ve nitelikli yapılara kavuşmasıdır. Çünkü kentsel dönüşüm sadece beton üretmek değildir. Yeşili, sosyal alanı, ulaşımı, yaşam kalitesini ve komşuluk kültürünü birlikte yeniden inşa etmektir. Biz Davutkadı’nın sadece bugününü değil, yarınını da planlıyoruz. Hedefimiz günü kurtarmak değil, Yıldırım’ın geleceğini inşa etmek. Çocuklarımızın, gençlerimizin ve ailelerimizin yaşayacağı yarının Yıldırım’ını hazırlıyoruz. Yıldırım’ı geleceğe güvenle hazırlıyoruz” dedi.













