Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin Kızılcahamam’da düzenlenen kampında PKK’nın silah bırakmasına ilişkin konuştu. AK Parti, MHP ve DEM Parti olarak süreci beraber yürütmeye karar verdiklerini açıklayan Erdoğan, “Biz, bir adım atana her türlü kolaylığı sağlarız” dedi.
AK Parti’nin Kızılcahamam’da düzenlenen 32. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, PKK’nın silah bırakmasının ardından, TBMM’de kurulacak komisyonun önemine vurgu yaparak, “Sürecin yasal ihtiyaçlarını meclis çatısı altında konuşmaya başlayacağız” dedi.
“1984’teki ilk eyleminden sonra ne yazık ki terör Türkiye’de her geçen gün tırmandı”
AK Parti, MHP, Dem Parti olarak süreci beraber yürütmeye karar verdiklerini açıklayan Erdoğan’ın konuşması şöyle:
Aziz milletim, MKYK ile diğer merkez kurullarımızın kıymetli üyeleri, değerli milletvekilleri aziz dava ve yol arkadaşlarım sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum.
Malumunuz altı gün önce 12 vatan evladını, 12 kahramanı şehit verdik. Milletçe yüreğimiz dağlandı. Konuşmamın hemen başında bir kez daha Pençe-Kilit bölgesindeki arama faaliyetleri sırasında metan gazına maruz kalarak şehit olan Mehmetçiklerimize Allah’tan rahmet yakınlarına ve aziz milletimize sabr-ı cemil diliyorum.
Çok değerli yol arkadaşlarım, ekranları başında bizi izleyen aziz vatandaşlarım; bundan 47 yıl önce 14 Ağustos 1984’te Siirt’in Eruh ve Hakkari‘nin Şemdinli ilçelerinde bölücü terör örgütü ilk eylemini yaptı. Bu terör saldırısında iki askerimizi şehit verdik, dokuz sivil vatandaşımız da yaralandı. Bu tarihten itibaren bölücü örgüt güvenlik güçlerimize ve sivillere yönelik saldırılar düzenledi. 10 bine yakın güvenlik görevlisini terörle mücadelede şehit verdik. 50 bine yakın vatandaşımız yine terör olaylarında hayatını kaybetti. Öncelikle şehitlerimize, hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Onları unutmadık, unutmayacağız vatanımız inşallah ebediyen var olacak, ay yıldızlı bayrağımız inşallah ebediyen semalarımızda özgürce dalgalanacak. Vatan toprağını kanıyla sulayan, ay yıldızlı bayrağımızı al kanlarıyla boyayan şehitlerimiz her zaman başımızın tacı olacak.
Değerli arkadaşlarım, aziz milletim 1984’teki ilk eyleminden sonra ne yazık ki terör Türkiye’de her geçen gün tırmandı. O günden sonra nice hükumetler geldi her biri terörün kökünü kazıyacağını söyledi ama terör ne topraklarımızda ne de üst edindiği başka ülke topraklarında bitirilemedi. Bunda elbette devletin bazı yanlış uygulamalarının da payı vardı. Beyaz toroslar bunlardan biriydi, fail-i meçhuller bunlardan biriydi, Diyarbakır cezaevi bunlardan biriydi, yakılan köyler bir gecede göçe zorlanan insanlar, evladıyla cezaevinde Kürtçe konuşamayan analar işte bu yanlış uygulamalardan biriydi. Hukuk ve meşruiyet dışı mücadele yöntemleri terörü bitirmek yerine tam tersine körükledi, büyüttü, terör örgütüne istismar edeceği elverişli bir zemin sundu. Hataların bedelini hep beraber ödedik. Sadece güvenlik güçlerimizi şehit vermekle kalmadık, sadece siviller hayatını kaybetmedi. Türkiye, bu terör saldırılarıyla istikrarsız hale geldi. Ekonomide 2 trilyon doları bulan bir faturayla karşılaştık. Her şeyden önemlisi terör örgütü ülkemizin huzuruna, dinginliğine, birliğine, bütünlüğüne, kardeşliğine çok ağır hasarlar verdi.
“Dün itibariyle 47 yıllık terör belası sona erme sürecine girmiştir”
Göreve geldiğimizde terör meselesini çok boyutlu ele aldık bir yandan terörle mücadele ederken bir yandan da teröre bahane oluşturan bataklığı kurutmanın mücadelesini verdik. Terör örgütünün, Kürt kardeşlerimizi tuzağa düşürmesini, devletten ve milletten uzaklaşmasını önlemek için tedbirler aldık. Birlikte yaşamanın, kardeşliğin, hukukunu yerine getirmek için tarihi nitelikte adımlar attık.
İttifak ortağımız Sayın Devlet Bahçeli’nin de tarihi çağrısıyla terörsüz Türkiye projemizi gerçekleştirmek için bir dizi adım attık. Güvenlik birimlerimiz tam bir koordinasyon içinde çalıştı. Ülkemizin önünde açılan bu fırsat penceresini değerlendirmek için çok hassas, çok temkinli bir süreç yönettik.
Biz Türkiye’nin hayrına olmayan hiçbir işin içinde olmadık, olmayız. Türkiye’nin hayrına olan her girişimde bizi en önde göreceksiniz.
Ne yapıyorsak Türkiye için yapıyoruz, ne yapıyorsak milletimiz için yapıyoruz, istiklalimiz için yapıyoruz istikbalimiz için yapıyoruz.
“AK Parti, MHP ve DEM Parti ile süreci pişirerek geleceğe taşıyacağız”
Türkiye Cumhuriyeti devleti dimdik ayaktadır. Türkiye Cumhuriyeti devleti dimdik ayaktadır.
İşte ilk adım olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir komisyon kuracak sürecin yasal ihtiyaçlarını meclis çatısı altında konuşmaya başlayacağız.
Cumhur İttifakı olarak ak Parti Milliyetçi Hareket Partisi ve DEM heyeti ile de birlikte bu süreci eyvallah pişirerek geleceğe taşıyacağız
DEM heyeti meclis başkanımızla dün görüştüler Gazi meclisimizin sürece sunacağı güçlü katkının yürütülen çalışmaların başarısı açısından kritik önemde olduğu kanaatindeyiz. İşte bu süreçte rahmetli Sırrı Süreyya kardeşimiz de ardından Pervin Buldan hanımefendi ile ve Mithat Sancar‘la yine bu hafta bir araya geldik oturduk, konuştuk beraber birlikte bu yürüyüş için neler yapabiliriz bunları konuştuk. Demek oluyormuş. Daha güzel şeyler olacak.
İnşallah mümkün olan en geniş katılımla yapıcı ve kolaylaştırıcı bir yaklaşımla meclisimizin de bu hayırlı süreci desteklemesini temenni ediyorum.













