ABD’de 3 Kasım 2026 tarihinde yapılan Kongre ara seçimleri, yalnızca Amerikan iç siyasetini değil, Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin geleceğini de ilgilendiriyor.
Temsilciler Meclisi ve Senatodaki yeni sandalye dağılımının savunma sanayisi iş birliği, F-35 programı, CAATSA yaptırımları, ticaret politikaları ve bölgesel gelişmeler üzerinde dolaylı etkileri olabilecek. Peki, ABD ara seçimlerinden sonra Türkiye-ABD ilişkilerinde hangi başlıklar önem kazanabilir?
Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleştirilen 2026 Kongre ara seçimleri, uluslararası ilişkiler açısından da yakından takip ediliyor. Başkan Donald Trump’ın görev süresinin kalan iki yılında Kongrenin nasıl şekilleneceği, Washington yönetiminin iç ve dış politika gündemini etkileyebilecek gelişmeler arasında yer alıyor.
Türkiye açısından seçimlerin önemi, iki ülke arasındaki savunma sanayisi ilişkileri, ticaret hacmi, yaptırımlar ve bölgesel güvenlik konularında Kongrenin sahip olduğu yetkilerden kaynaklanıyor.
Ancak seçim sonuçlarının Türkiye için doğrudan olumlu veya olumsuz sonuç yaratacağını bugünden söylemek mümkün değil. Ortaya çıkacak tablo, yönetimin politikaları ve Kongredeki yeni siyasi dengelerle birlikte değerlendirilecek.
ABD Kongresi Türkiye’yi ilgilendiren hangi kararları alabiliyor?
ABD Kongresi, ülkenin federal yasama organı olarak savunma bütçesi, dış ticaret ve yaptırımlara ilişkin birçok konuda önemli yetkilere sahip.
Temsilciler Meclisi ve Senato tarafından kabul edilen yasalar, Türkiye’yi ilgilendiren bazı ekonomik ve askerî iş birliği süreçlerini de etkileyebiliyor.
Özellikle savunma sanayisindeki belirli satış ve transfer işlemlerinde Kongrenin denetim mekanizmaları önem taşıyor.
Bunun yanında Senato, üst düzey diplomatik ve idari görevlere yapılan bazı başkanlık atamalarının onaylanmasında görev üstleniyor.
Bu nedenle Kongre çoğunluğunun değişmesi, Türkiye ile ilişkili konuların komisyonlarda ele alınma ve yasama gündemine taşınma biçimini etkileyebilir.
F-35 programı yeniden gündeme gelir mi?
Türkiye ile ABD arasında son yıllarda gündemde kalan önemli başlıklardan biri F-35 savaş uçağı programı oldu.
Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın almasının ardından ABD, Türkiye’nin F-35 programına katılımını askıya aldı ve süreç içerisinde programdan çıkarılmasına yönelik adımlar attı.
Bu gelişme iki ülke arasındaki savunma iş birliğinde önemli bir anlaşmazlık alanı oluşturdu.
ABD Kongre Araştırma Servisinin değerlendirmelerinde de S-400 meselesi ve F-35 programı, Türkiye-ABD ilişkilerindeki temel konular arasında yer alıyor.
2026 ara seçimlerinin ardından oluşacak Kongre yapısı, bu dosyalara yönelik yasama ve denetim süreçlerini etkileyebilir.
Ancak seçimde herhangi bir partinin çoğunluğu elde etmesi, Türkiye’nin F-35 programına otomatik olarak geri döneceği anlamına gelmiyor.
Böyle bir gelişme için yürürlükteki hukuki sınırlamalar, ABD yönetiminin tutumu ve iki ülke arasındaki görüşmeler belirleyici olacak.
CAATSA yaptırımlarında değişiklik olabilir mi?
ABD’nin Hasımlarına Yaptırımlar Yoluyla Karşı Koyma Yasası olarak bilinen CAATSA, Türkiye-ABD ilişkilerinde önemli bir yer tutuyor.
ABD, Türkiye’nin S-400 hava savunma sistemi alımı nedeniyle 2020 yılında ilgili Türk savunma kurumuna ve bazı yetkililere yaptırım uyguladı.
Söz konusu yaptırımlar, özellikle iki ülke arasındaki savunma sanayisi iş birliği kapsamında tartışılmaya devam ediyor.
Kongrede ortaya çıkabilecek yeni siyasi dengeler, yaptırımların geleceğine ilişkin girişimlerin değerlendirilme sürecini etkileyebilir.
Ancak bu tür kararlar yalnızca Kongredeki sandalye dağılımına bağlı değil.
Mevcut yasalar, yürütme organının yetkileri ve iki ülke arasındaki diplomatik süreçler de önem taşıyor.
ABD seçimleri dolar ve altın fiyatlarını etkiler mi?
ABD’deki büyük siyasi gelişmeler, uluslararası finans piyasaları tarafından yakından izleniyor.
Kongre ara seçimlerinin ardından oluşacak siyasi tablo, yatırımcıların ABD’nin maliye, ticaret ve ekonomi politikalarına ilişkin beklentilerini etkileyebilir.
Bu durum, doların uluslararası piyasalardaki değeri, ABD tahvil faizleri ve küresel risk iştahı üzerinden finans piyasalarına yansıyabilir.
Ancak ABD’de seçim yapılması, doların veya altının mutlaka yükseleceği ya da düşeceği anlamına gelmiyor.
Döviz kurları ve altın fiyatları üzerinde ABD Merkez Bankasının faiz politikası, enflasyon verileri, jeopolitik gelişmeler ve yatırımcı beklentileri gibi birçok faktör etkili oluyor.
Türkiye’de dolar/TL kuru da yalnızca ABD seçimlerinden değil, Türkiye’nin kendi para politikası ve ekonomik koşullarından etkileniyor.
Türkiye-ABD ticareti nasıl etkilenebilir?
ABD ile Türkiye arasındaki ekonomik ilişkiler, sanayi ürünlerinden savunma teknolojilerine kadar geniş bir alanı kapsıyor.
ABD’nin gümrük tarifeleri, ticaret kısıtlamaları ve ithalat politikalarına ilişkin kararları, Türkiye’den ABD’ye ihracat yapan şirketler açısından önem taşıyabiliyor.
Özellikle tekstil, otomotiv yan sanayi, makine, metal ve diğer sanayi ürünlerinin ihracatında ticaret politikalarındaki değişiklikler maliyet ve rekabet koşullarını etkileyebilir.
Kongrenin yeni yapısı, ticaret politikaları hakkındaki yasama girişimlerinin gündemini etkileyebilecek unsurlardan biri.
Bununla birlikte ABD’nin uluslararası ticaret kararlarında başkanlık yönetiminin ve ilgili federal kurumların da önemli yetkileri bulunuyor.
Bu nedenle seçim sonuçlarıyla Türkiye’nin ihracatı arasında doğrudan ve otomatik bir ilişki kurmak doğru değil.
NATO ilişkilerinde yeni bir dönem başlar mı?
Türkiye ve ABD, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütünün (NATO) iki üyesi olarak savunma ve güvenlik konularında iş birliği yürütüyor.
NATO’nun geleceği, Avrupa güvenliği ve savunma harcamaları gibi konular ABD iç siyasetinde de tartışılmaya devam ediyor.
Kongredeki siyasi dağılım, ABD’nin savunma bütçesi ve ittifak ilişkilerine yönelik yasama faaliyetlerini etkileyebilir.
Türkiye açısından NATO çerçevesindeki savunma iş birliği, hava savunması ve bölgesel güvenlik meseleleri önemini koruyor.
Ancak NATO içindeki karar alma süreçleri yalnızca ABD Kongresindeki çoğunluk dağılımıyla belirlenmiyor.
Suriye ve Orta Doğu politikaları etkilenebilir mi?
Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerde Suriye ve Orta Doğu’daki güvenlik gelişmeleri uzun süredir önemli bir yer tutuyor.
Sınır güvenliği, terörle mücadele, bölgesel istikrar ve ABD’nin bölgedeki askerî varlığı gibi konular iki ülkenin diplomatik gündeminde bulunuyor.
ABD Kongresinin bölgeye ilişkin bütçe kararları ve denetim faaliyetleri, yönetimin politikalarını etkileyebiliyor.
Bununla birlikte dış politikanın yürütülmesinde ABD Başkanı ve yönetimin ilgili kurumları temel rol üstleniyor.
Bu nedenle ara seçimlerin ardından bölge politikalarında yaşanabilecek değişiklikler, yeni Kongrenin faaliyeti ve yönetimin atacağı somut adımlar üzerinden değerlendirilmeli.
Türkiye açısından hangi gelişmeler takip edilmeli?
3 Kasım seçimlerinin ardından öncelikle Temsilciler Meclisi ve Senatoda oluşacak sandalye dağılımı önem taşıyor.
Ardından dış ilişkiler, silahlı hizmetler, savunma bütçesi ve ticaret alanında görev yapan Kongre komisyonlarının yeni yapısı izlenecek.
Türkiye’yi ilgilendiren savunma sanayisi düzenlemeleri, ticaret tarifeleri ve bölgesel güvenlik kararları bu çerçevede gündeme gelebilir.
Özellikle F-35 ve CAATSA dosyalarında resmî bir karar alınmadıkça mevcut hukuki durumun kendiliğinden değişeceği düşünülmemeli.
ABD ara seçimlerinin Türkiye üzerindeki etkisi ne zaman görülebilir?
ABD ara seçimlerinin Türkiye ekonomisi ve dış politikası üzerindeki olası etkileri, yalnızca seçim gecesi ortaya çıkan sonuçlarla sınırlı olmayacak.
Yeni Kongrenin göreve başlamasının ardından yasama gündemi, bütçe müzakereleri ve dış politika komisyonlarının faaliyetleri daha somut göstergeler sunacak.
Kongrenin yeni döneminin 3 Ocak 2027 tarihinde başlaması öngörülüyor.
Bu süreçte Türkiye açısından asıl belirleyici gelişmeler, savunma iş birliği, yaptırımlar ve ticaret alanlarında alınacak somut kararlar olacak.
Sonuç olarak 2026 ABD ara seçimleri Türkiye açısından takip edilmesi gereken önemli bir uluslararası gelişme. Ancak seçimlerin Türkiye ekonomisine veya diplomatik ilişkilerine etkisinin yönü, sandıktan çıkacak sonucun yanı sıra daha sonra uygulanacak politikalara bağlı olacak.












