4 Ekim 2026, Pazar
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Bostan korkuluğu

Bostan korkuluğu

Cihan Küni - Cihan Küni
2 Mart 2023
- Yazarlar
Okuma Süresi:5 dakikalık okuma
A A
0
Bostan korkuluğu

Bostan korkuluğu

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Bir zamanlar; ücra bir memleketin, ücra bir köyünün, ücra bir bostanında kibirli mi kibirli bir bostan korkuluğu yaşarmış.

Korkuluğun yaşadığı bostanın toprağı, o yörenin en verimli toprağı olmasına rağmen bostan korkuluğu toprağı besleyen mineralleri, canlıları öyle bir sindirmiş ki bu mineraller, canlılar tüm güçlerini korkuluğun etrafındaki küçük bir alana harcadıklarından bostanın geriye kalan kısmında yetişen ürünler yeteri kadar olgunlaşmıyor, kimse tarafından talep görmüyormuş. Öyle ki kargalar dahi oranın üzerinden uçarken tenezzül edip bostanı yoklama gereği duymuyorlarmış.

Hâl böyle olunca o bostanda korkuluğa pek de ihtiyaç yokmuş aslında. Ama Korkuluk kendisinin gerekliliğini o kadar benimsetmiş ki, bostan sakinleri tüm sinmişliklerinin yanı sıra korkuluksuz bir bostanın yok olacağına, kendilerinin de yaşayabilmelerinin korkuluğun varlığına bağlı olduğuna ikna olmuşlar. Olan bitenin farkında olan bir iki bostan sakini ses yükseltecek gibi olsalar da korkuluğun yanında saf tutmuş, sadece korkuluğun çevresinde yetişen sebze, meyvelerden yiyip karınlarını tıka basa dolduran sayılı diğer bostan sakinleri tarafından bin bir tehditle susturulmuş, bastırılmışlar. 

Bu gidişata zaman zaman tümden bir tepki yükselmiyor değilmiş. Ancak böyle zamanlarda korkuluk bostan sakinlerini etrafına toplayıp her zaman yaptığı gibi üst perdeden, gür bir sesle konuşurmuş:

“Ey! Cennetten bir köşe olan bostanımın emektar sakinleri. Unutmayın ki ben yokken şu an huzur içerisinde yaşadığınız topraklarda toprak sahiplerinin kölesiydiniz. Toprağı onlar için işliyor, karın tokluğuna alın teri akıtıyordunuz. Oysa şimdi her birinize hayal dahi edemeyeceğiniz bir yaşam sundum. Hiçbir eksiğiniz yok. Kölelikten kurtulup özgür bireyler olarak yaşamın tadını çıkartıyorsunuz. Bu homurdanmalarınız neden? Şu gördüğünüz sulama kanalları benim eserim değil mi? O kanalları yaptırmamış olsaydım nice olacaktı haliniz hiç düşündünüz mü? Bre nankörler! Neniz eksik? Bilmez misiniz ki yokluğum yok oluşunuzdur? Bilmez misiniz ki ben buradan gittiğim gün şu tepenin ardında aç kurtlar gibi bekleyen bostan sahipleri sizi yine köle edecekler kendilerine?”

Konuşması böylece saatlerce sürer; en ağır küfürler, hakaretler ve tehditlerle son bulduğunda meydanda toplananların büyük çoğunluğu başları önlerinde yuvalarına dönerlermiş. Tüm bu gözdağına rağmen cılız da olsa ses çıkartmaya çalışanlar ise korkuluğun yanında saf tutmuşların hışmına uğrar, korkuluğun farelere kazdırdığı çukurlara atılırlarmış. 

Bu böylece sürüp giderken günün birinde bostanın içinden geçen bir tilki korkuluğun kibrini fark ederek önünde durup korkuluğa,

“Bu tenha bostanda devamlı ayakta durmaktan yorulmuşsundur.”

Demiş. 

Korkuluk, tilkinin söylediğine şaşırsa da kendinden emin bir şekilde,

“Her şeyi korkutuyor olmanın hazzı o kadar içten ve sürekli ki beni hiç yormuyor.”

Diye cevaplamış tilkiyi. 

Tilki, hiçbir şey demeden yoluna devam etmiş. Tam bostandan çıkacakken korkulukla konuştuğunu gören bostan sakinlerinden biri fısıldayarak durdurmuş tilkiyi. 

“Korkulukla konuşurken hiç korkmadın mı, çekinmedin mi?”

Diye sormuş. 

Tilki korkuluğun yanından ayrılmadan durumu fark etmiş olduğundan gülümsemiş. 

“Korkacak, çekinecek bir şey yok. Anlaşılan siz çok korkuyorsunuz şu korkuluktan?”

“Korkmak mı? Onun neler yapabileceğini bir bilsen şu an benimle konuşmak yerine tabanları yağlamış kaçıyor olurdun.” 

Tilki bu defe kahkahayı basmış. Tilkinin kahkahasını korkuluğun duyacağından korkan bostan sakini onu susturmaya çalışmış,

“Sus lütfen! Sesini duyup da seninle konuştuğumu görürse vay halime!”

Tilki, bostanda yaşayanların içlerine işleyen korkuyu o an daha iyi anlamış. Tek hamlesiyle korkuluğu yıkabilecekken ona daha esaslı bir ders vermeyi, verdiği dersi bostan sakinlerinin de ömürleri boyunca unutmamalarını isteyerek oradan ayrılmadan, 

“Yarın güneş tam tepedeyken korkuluğun yanında buluşalım. Bostanda yaşayanlara da haber ver, herkes orada olsun.”

Deyip uzaklaşmış. 

Tilkiyle konuşan bostan sakini, diğerlerine haberi ulaştırmış. Olacakların merakı ve korkuluktan kurtulacaklarının umuduyla hiçbirinin gözüne uyku girmemiş. Sadece korkuluk ve onun yamacında saf tutanlar derin bir uykuya mahzar olmuşlar o gece. 

Ertesi gün, güneş tam tepeye vardığında bostanda yaşayanlar işlerini güçlerini bırakıp korkuluğun önündeki meydana ilerlemeye başlamışlar. Korkuluğa yaklaştıkça kalabalıktan bir şaşırma nidasıdır almış başını gitmiş. Her bakan dönüp bir daha bakıyor, gözlerine inanamıyormuş. Hayretler içersinde bir birbirlerine, bir korkuluğa, bir korkuluğun karşısında durmuş, bıyık altından gülümseyen tilkiye bakıyor; sevinçle şaşkınlık arasında gidip geliyorlarmış. Önceki gün tilkiyle konuşan bostan sakini daha fazla dayanamayıp

“Benim gördüğümü siz de görüyor musunuz? İki karga korkuluğun şapkasının altına yuva yapmış.”

Diye haykırmış. 

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Kayseri’nin deprem bilançosu açıklandı

Sonraki Haber

Oldu mu canınız yanar gibi, ya da yakan gibi oldunuz mu hiç?

Cihan Küni

Cihan Küni

İnönü Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği bölümünü 2013’te bitirdi. Dört öyküden oluşan Aşk Manifestosu adlı kitabının ilk baskısı 2013 yılında yapıldı ve kitap satış listelerinde ilk 10 sırada yer aldı. Aynı kitabın ikinci baskısı 2021’de yapıldı. Yazarımız hali hazırda Türkçe Öğretmenliğinin yanı sıra edebi çalışmalarına devam etmektedir.

İlgili Haberler

Nadasa bırakamayanlar
Yazarlar

Nadasa bırakamayanlar

4 Ekim 2026
Prof. Dr. İoanna Kuçuradi’ye vefa: Felsefeye ve insan onuruna adanmış bir ömür
Yazarlar

Prof. Dr. İoanna Kuçuradi’ye vefa: Felsefeye ve insan onuruna adanmış bir ömür

4 Ekim 2026
Yazarlar

Serpil Koçar ile şiirden hayata: Sözün, sesin ve vefanın izinde

3 Ekim 2026
Budizm -Budan'nın- öğretisi
Yazarlar

Budizm -Budan’nın- öğretisi

2 Ekim 2026
Şiddetin gürültüsünde Gandhi’nin sessiz gücü
Yazarlar

Şiddetin gürültüsünde Gandhi’nin sessiz gücü

2 Ekim 2026
Tarihin direksiyonuna geçenler: Medici’den Meiji’ye dünyayı yeniden kurmaya çalışan insanlar
Yazarlar

Tarihin direksiyonuna geçenler: Medici’den Meiji’ye dünyayı yeniden kurmaya çalışan insanlar

1 Ekim 2026
Sonraki Haber
Oldu mu canınız yanar gibi, ya da yakan gibi oldunuz mu hiç?

Oldu mu canınız yanar gibi, ya da yakan gibi oldunuz mu hiç?

En Güncel Haberler

Sarıyer’de ablasıyla ilişkisine karşı çıkan motokuryeyi darp etti: Şüpheli tutuklandı
Yerel Haberler

Sarıyer’de ablasıyla ilişkisine karşı çıkan motokuryeyi darp etti: Şüpheli tutuklandı

4 Ekim 2026
Selçuk Bayraktar: 40 ülkede faaliyet gösteriyoruz, 7 ülkede tesisimiz var
İş Dünyası

Selçuk Bayraktar’dan ihracat açıklaması: “40 ülkede faaliyet gösteriyoruz, 7 ülkede tesisimiz var”

4 Ekim 2026
Brezilya, devlet başkanlığı seçimleri için sandık başına gitti
Dış Haberler

Brezilya, devlet başkanlığı seçimleri için sandık başına gitti

4 Ekim 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Tokat’ta kediler için güzellik yarışması: ‘En Bakımlı’ ve ‘En Güzel’ kedi seçildi

4 Ekim 2026
Yaşam

Hatay’da uğursuz sanılıp vurulan puhu cinsi baykuş, tedaviye alındı

4 Ekim 2026
Yaşam

KPSS sınavına 1 dakika geç kalan aday, içeri alınmayınca sinir krizi geçirdi

4 Ekim 2026
Yaşam

Ardahan’ın yüksek kesimlerine kar yağdı

4 Ekim 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

İletişim Başkanı Duran'dan Adana ve Osmaniye'deki depremler için 'geçmiş olsun' mesajı

İletişim Başkanı Duran’dan Adana ve Osmaniye’deki depremler için ‘geçmiş olsun’ mesajı

- Haberton
4 Ekim 2026

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Adana ve Osmaniye'de meydana gelen, çevre illerde de hissedilen depremler için geçmiş olsun mesajı yayımladı. İletişim...

Bir günlük değil, bir ömürlük sorumluluk

Çocuğunuzun ekranında ne var? Tek tıkla başlayan dijital riskler

Sonbaharda Vitamin D eksikliği neden artar? Güneş ışığı azaldığında ne yapmalı?

Emeklilerin birikimleri hedefte: Dolandırıcıların kullandığı yeni yöntemlere dikkat

Güncel Haber

Sarıyer’de ablasıyla ilişkisine karşı çıkan motokuryeyi darp etti: Şüpheli tutuklandı

Sarıyer’de ablasıyla ilişkisine karşı çıkan motokuryeyi darp etti: Şüpheli tutuklandı

4 Ekim 2026
Selçuk Bayraktar: 40 ülkede faaliyet gösteriyoruz, 7 ülkede tesisimiz var

Selçuk Bayraktar’dan ihracat açıklaması: “40 ülkede faaliyet gösteriyoruz, 7 ülkede tesisimiz var”

4 Ekim 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton