DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Adana Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Sadullah Kısacık, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2027 yılı bütçe görüşmelerinde yaptığı konuşmada esnafın SGK borçları, emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısı, kademeli emeklilik beklentileri ile iş sağlığı ve güvenliği sistemindeki sorunları gündeme getirdi.
Bakanlığın sorumluluk alanındaki sorunların yıllardır çözülemediğine dikkat çeken Kısacık, “Esnaf borç kıskacında, emekli ölüm sınırının altında, çalışan can güvenliği derdinde” dedi.
“Hazine ve Maliye Bakanlığı ile SGK esnafı canından bezdirdi”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2027 yılı bütçe görüşmelerinde söz alan DEVA Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, esnafın SGK borçları nedeniyle büyük sıkıntılar yaşadığını belirtti. Esnafın borçlarının yapılandırılmasında uygulanan ağır şartları ve hesaplarına konulan blokeleri eleştiren Kısacık, “Esnafımız yıllardır SGK borçlarından dert yanıyor. Ama SGK da Hazine ve Maliye Bakanlığı ile esnafı canından bezdirmiş durumda. SGK, Hazine ve Maliye Bakanlığı gibi esnafın hesabına, kredi kartına bloke koyuyor. Müşterisine yazı yazarak alacağını esnafa değil, kuruma yapmasını istiyor. Bakanlık bugün ‘borçlarını siliyorum ama işletmeni kapat’ dese, esnaf kilidi vurup gidecek ama gidemiyor. Çünkü borçlarını ödemek zorunda. Esnaf kendisine nefes aldıracak bir yapılandırma bekliyor. Ama borcunun 3’te 1’ini ödemeden yapılandırmaya gidilmiyor. Borcu 250 bin TL üzerindeyse teminat isteniyor. TOBB nefes kredisi çıkarıyor ama %36 faizle, ancak krediyi de borcu olan esnafa vermiyor. Şu anda fon vurgunu krizinde 800 milyar TL gibi devasa bir kayıp var. İnsanlar dolandırıcıların ağına takılıp kalmış, piyasalar dönmüyor. Ama hala canını çıkarırcasına esnafın üzerine yük oluyoruz” ifadelerini kullandı.
“Emeklilerimiz ölüm sınırının altında yaşamaya çalışıyor”
Emekli aylıkları ve asgari ücret ile açlık ve yoksulluk sınırı arasındaki makasın giderek daha da açıldığını ifade eden Kısacık, emeklilerin en temel ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlandıklarını söyledi. “Son yıllarda emekli maaşları ve asgari ücret ile açlık ve yoksulluk sınırı arasındaki makas giderek açıldı. Emeklilerimiz artık açlık sınırının altında değil, ölüm sınırının altında yaşamaya çalışıyor. Yıllarca çalışmış, prim ödemiş insanlar bugün Ulus’un arka sokaklarındaki otellerde tek başına hayatını sürdürmeye çalışıyor. Emeklimiz çok şey istemiyor. Sadece ‘son yaşımda kimseye muhtaç olmadan yaşamak istiyorum’ diyor. Ama biz bunu bile sağlayamıyoruz. Emeklilerimiz yıllarca prim ödedi, şimdi de uyguladığınız yanlış politikaların bedelini ödüyor. Bakanlığın, 1 Ocak 2027’den sonra bir düzenleme yapacağı söyleniyor. Peki, bugüne kadar emeklilerimizin çektiği sıkıntıların, yaşadığı yoksulluğun bedelini kim ödeyecek? Emeklilerimizin ihtiyacı geçici, seçim amaçlı iyileştirmeler değil, insanca yaşamalarını sağlayacak kalıcı bir emeklilik düzenlemesidir” diyerek Kısacık, emeklilerin maaş ve hayat şartlarının seçim takvimi beklenmeden acilen düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.
“Kademeli emeklilik bekleyen vatandaşlarımızın sesini duyun!”
Emeklilikte yaşa takılanlara yönelik düzenlemenin yeni bir adaletsizlik doğurduğunu belirten Kısacık, kademeli emeklilik bekleyen vatandaşların taleplerinin dikkate alınması gerektiğini vurguladı. “EYT düzenlemesi yapıldı ama bu kez başka bir mağduriyet ortaya çıktı. Bir gün farkla emekliliği yıllarca ertelenen insanlar var. Primini tamamlamış, kendisinden daha az prim ödeyenler emekli olmuş ama kendisi hala yaşını bekliyor. Bu insanların sorunlarına çözüm bulmak zorundayız. Üstelik bu vatandaşlarımız seslerini duyurmak için örgütleniyor, haklarını arıyor ama bakanlıktan randevu bile alamıyor. Bir dernek 74 kez randevu talep ettiğini söylüyor. Üç buçuk yıldır görüşme bekleyen insanlardan söz ediyoruz. Ülkenin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak bu vatandaşlarımızla görüşün, taleplerini dinleyin, imkanlarınızı ve kısıtlarınızı anlatın. Devlet kurumları vatandaşın sesini duymak ve sorunlarına çözüm aramak için vardır” şeklinde konuşan Kısacık, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a, kademeli emeklilik bekleyen vatandaşların görüşme taleplerinin karşılanması gerektiğini iletti.
“İş güvenliğinde bütün sorumluluk uzmanlara yüklenemez”
İş sağlığı ve güvenliği sisteminin mevcut yapısıyla iş kazalarını önlemekte yetersiz kaldığını dile getiren Kısacık, sistemin baştan sona yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi. “İş kazaları azalmıyor, iş güvenliği uzmanları bütün sorumluluğun üzerlerine yüklenmesinden dolayı mesleklerini yapmak istemiyor. Uzman riskleri tespit etmiş, gerekli uyarıları yapmış, tutanakları tutmuş ama bir iş kazası olduğunda yine uzman sorumlu tutuluyor. İşveren ise iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi çalıştırınca bütün sorumluluğunun ortadan kalktığını düşünüyor. Oysa işverenlere ve yöneticilere iş güvenliği bilinci kazandırmadan bu sistemi düzeltemeyiz. İş sağlığı ve güvenliği sadece denetimden ibaret olmamalıdır. İşvereninden çalışanına kadar herkesi kapsayan bir bilinçlendirme ve farkındalık seferberliği başlatılmalıdır. Aksi halde iş kazalarında insanlarımızı kaybetmeye devam ederiz” sözleriyle Vedat Işıkhan’a bilinçlendirme ve farkındalık seferberliği çağrısında bulundu.












