3 Kasım 2026, Salı
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Özel Haber - Mount&Blade’den Witcher’a, oyun geliştirmeden küresel başarıya: 23 Studios CEO’su Osman Erkol ile röportaj

Mount&Blade’den Witcher’a, oyun geliştirmeden küresel başarıya: 23 Studios CEO’su Osman Erkol ile röportaj

Seda Gökdemir - Seda Gökdemir
3 Kasım 2026
- Özel Haber
Okuma Süresi:10 dakikalık okuma
A A
0
Mount&Blade'den Witcher'a, oyun geliştirmeden küresel başarıya: 23 Studios CEO'su Osman Erkol ile röportaj
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Türkiye’de oyun lokalizasyonu ve Türkçe dil desteği denince akla gelen ilk marka olan 23 Studios’un CEO’su Osman Erkol ile şirketin lise yıllarındaki doğuşunu, The Witcher gibi dev projelerin zorlu mutfak süreçlerini ve yerelleştirmeden kendi oyunlarını geliştirmeye uzanan 17 yıllık serüvenlerini konuştuk.

Türk oyuncu kitlesinin dil konusundaki haklı taleplerinden sektörde kalıcı olmanın altın kurallarına kadar pek çok konuyu masaya yatıran Erkol, RPG sever oyuncuları heyecanlandıracak sürpriz projelerin de müjdesini verdi.

23 Studios, Türkiye’de oyun lokalizasyonu denince akla gelen ilk ve en güvenilir stüdyolardan biri haline geldi. Bu yolculuk ilk nasıl başladı ve bugün geldiğiniz noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Bu yolculuk şirketin kuruluşundan çok öncesine, lise yıllarına dayanıyor aslında. Şirketin kurucusu Semih Sancar, lise yıllarında oynadığımız oyunlarda yayıncıların Türkçe dil desteği koymamasına ve oyuncuların dışarıdan üretilen yamalara muhtaç kalmasına o zamanlardan tepki duyuyordu. Kendisinin ürettiği dil dosyalarını şirketlere göndererek resmî dil desteği talep ediyordu. Olumlu dönüş yapan ve oyunlarına Türkçe dil desteğini bu vesileyle ekleyen şirketler de oldu. Daha sonra bir röportaj için gittiği Tale Worlds’ün o sırada çıkarmaya hazırlandıkları Mount&Blade: Warband oyunu için yerelleştirmeyi yapacak bir ekibe ihtiyaçları olduğunu öğrendi. Semih’in ben ve birkaç arakadaşımızı bir araya getirmesiyle, o sırada bir ismi olmasa da, 23 Stüdyoları’nın ilk ekibi şekillenmiş oldu. Büyük bir kısmını el yordamıyla çözdüğümüz, büyük bir azim ve adanmışlıkla çalıştığımız Mount&Blade: Warband yerelleştirmesi; daha sonra küresel çaptaki şirketler için rüştümüzü ispatlayan bir referans noktasına dönüştü. Böylece 2009 yılında 23 Stüdyoları bir şirket olarak kimliğine kavuştu. Her proje, bir yenisi için sağlam referanslar üretti. Projeler büyüdükçe daima dile, kültüre ve oyunlara büyük bir tutku besleyen yeni ekip arkadaşlarıyla ekibimiz de büyüdü. Bugün geldiğimiz noktayı da başta ekip yapımızın ve kültürümüzün, bununla birlikte sevdiğimiz alanda çalışabilmenin şevkinin ve her uzun soluklu öyküde olduğu gibi bir miktar şansın sonucu olarak değerlendiriyorum. 23 Stüdyoları’nın faaliyete başladığı günden bugüne Türkiye’nin oyuncu kitlesi ve oyun kültürü çok değişti. Dil desteğine olan yaklaşım ve beklenti de bir bilinçlenmeyle beraber ‘jest yapılıyor’ gibi algılanmak yerine talep hâline geldi. Bu dönüşme yakından tanıklık etmek bizim için büyük bir kıvanç oldu.

    Global çapta milyonlarca satan dev yapımları Türkçe’ye kazandırıyorsunuz. Bir oyunun lokalizasyon süreci metinlerin önünüze gelmesiyle başlayıp oyuna entegre edilene kadar nasıl bir mutfak sürecinden geçiyor?

      Yerelleştirme sürecinin temelini geliştirici şirketlerin hazırlıkları oluşturuyor. Titiz hazırlanan oyun tasarımı dosyaları; yerelleştirme sürecinin ne kadar sorunsuz geçeceğinde belirleyici oluyor. Elimize ulaşan metinlerin oyunun hangi kısımlarında yer alacakları, eşya tanımları, karakter betimlemeleri, dünya tasviri, sıralaması ve karakter limiti gibi teknik detayları özenli hazırlandıysa süreç çok hızlanıyor. Aksi taktirde hareketli bir soru cevap akışı yaşanıyor. Dosyalar elimize ulaştıktan sonra ilk okumasını proje yöneticimiz yapıyor. Oyunun sanat tarzına göre kullanılacak dil yaklaşımı, ton ve tarz belirleniyor. Sonra oyunda sabit bir karşılıkla kullanılması gereken, örneğin karakter yetenekleri ya da eşya isimleri gibi, terimleri topladığımız bir sözlük çıkarıyoruz. Proje yöneticisi projede çalışacak olan tüm yerelleştirme uzmanlarına doyayı bölüştürüyor. Yerelleştirme yapılırken de yerelleştirme uzmanları arasında iletişim kanallarından fikir alışverişi ve aktif diyalog devam ediyor. Her yerelleştirme uzmanı kendi parçasını bitirdikten sonra tekrar proje yöneticisine gönderiyor ve orada birleştiriliyor. Tamamlanan dosyalar kalite kontrol aşamasına geçiyor ve orada yazım ya da çeviri hataları denetleniyor. Kalite kontrol aşaması bittikten sonra proje yöneticisi son okumayı yaparak ton ve tarzdaki bütünlüğü sağlıyor. Tüm süreç tamamlandıktan sonra dosya geliştiriciye gönderiliyor ve geliştirici oyun içerisinde yerelleştirmeyi deneyerek bir uyumsuzluk olup olmadığını kontrol ediyor. Hata çıkması durumunda düzeltilmek üzere dosyayı geri yolluyor. Yine de pek çok sefer nihai sonucu hepimiz oyunun içerisinde görebiliyoruz.

      Oyun çevirisi sadece dili bilmekle bitmiyor; oyuncu kültürüne, mizahına ve oyun içi evrenin jargonuna hakim olmayı gerektiriyor. Lokalizasyonda “birebir çeviri” ile “yerelleştirme” arasındaki o hassas dengeyi nasıl kuruyorsunuz?

        Buradaki dengeyi kurmayı metotlaştırmayı ve analitik kurallara bağlamayı başardığımız gün otomatikleştirmeyi de başaracağız aslında ama sanırım o gün asla gelmeyecek. Dil yaşayan ve çok hızlı değişen bir araç. Her bir oyuncunun, oyunun ve topluluğun katkısıyla oyun dünyasındaki dil de aynı şekilde hızlı değişiyor. Bir parçası olmadan yakalama şansı düşük. Dolayısıyla bu denge çoğunlukla yerelleştirme uzmanının kendi becerilerini ve yaratıcılığını; kurumsal kimliklere saygı duymak, oyunun dünya ve kültürünü önceliklendirmek, bağlamdan uzaklaşmamak kuralları çerçevesinde ne kadar kullanabildiğine göre değişiyor. O dengeyi ne kadar başarılı kurduğumuzu ise ancak oyuncuların tepkileri ölçüsünde geriye dönük olarak anlayabiliyor, her defasında da yeni dersler çıkarmış oluyoruz.

        Bugüne kadar yerelleştirmesini yaptığınız oyunlar arasında sizi ekibinizi en çok zorlayan ama bir o kadar da gurur duyuran proje hangisi oldu?

        Buna ekipteki herkesin cevabı farklıdır. Witcher serisi hem çok kafa yorduğumuz hem de çok gurur duyduğumuz bir seri olarak öne çıkabilir sanırım. Kelime sayısının fazlalığı, özenle yazılmış metinleri aynı şekilde Türkçeye aktarmak için gereken yaratıcılık, oyundaki terimlere başka bir dille alışan oyunculara yeni bir dil tanıtmanın telaşı derken kendi içerisinde pek çok zorluk da barındırdığını söyleyebiliriz sanırım.

        Yıllarca dünya çapındaki oyunların metinlerini ve kültürünü inceledikten sonra “Artık kendi oyunumuzu üretme zamanı geldi” dediğiniz o kırılma anı neydi?

          Aslında en başından beri aklımızın bir köşesinde bu fikir vardı. Fakat bize tamamen yabancı olan yazılım ve grafik gibi süreçler konusunda cesaret edebileceğimiz bir hareket alanı göremiyorduk. Yerelleştirme yaparak geçirdiğimiz ilk 10 yıldan sonra bir kırılmadan çok bir birikimin farkına vararak o cesareti gösterdik. İyi ki de daha fazla oyalanmamışız, o 10 yılın üzerine geçen 7 yıldan beri oyun geliştirmenin de tecrübe etmeden öğrenilemeyecek bir zanaat oluşunu yaşıyoruz.

          Bir yanda küresel oyun devleriyle çalışan dev bir lokalizasyon ekibi, diğer yanda kendi oyununu sıfırdan inşa eden bir geliştirici stüdyo… İki farklı şapkayı aynı çatı altında taşımak operasyonel ve vizyonel anlamda nasıl bir deneyim?

            İkisi de aynı tutkunun farklı cepheleri gibi, dolayısıyla kesiştikleri ya da paralel gittikleri çok nokta var. Elbette birbirinden tamamen farklı operasyonlar olmaları, farklı ihtiyaçlar taşımaları sebebiyle gereken dikkat ve emek ikiye katlanıyor. Fakat gerek ikisinin de aynı fuar ve etkinliklerde mevcudiyet göstermesi gerek ekiplerin algı ve yaklaşımlarının benzerliği yönetimsel süreçleri kolaylaştırıyor. Oyunların yerelleştirme ihtiyaçları ve yaratıcı süreçlerde ekiplerin birbirine geri bildirim verebilmesi de güvenli alanlar oluşturuyor. Tüm avantajlarına rağmen ekiplerin tecrübelerine ve kabiliyetlerine göre yeterli otonomi veren bir sistem tasarlamadan mümkün olmazdı diye düşünüyorum. Yapılar büyüdükçe ve dallandıkça ne kadar çok kararın ekiplerde kendiliğinden alınabildiği, hızlı ve sürdürülebilir bir çalışma ortamı oluşturmanın temel belirleyicisine dönüşüyor. Tüm bunlarda bir vizyon birliğiyle hareket etmek de büyük önem taşıyor. Kültürü ve vizyonu oturmamış bir yapılanmada karar alma süreçleri dağınıklaşır ve hantallaşır. Benim için bu iki şapkayı aynı anda taşımak, öğrenmenin ve büyümenin sınırı olmadığına dair inancımı pekiştiren bir süreç olarak devam ediyor.

            Yıllarca oyuncuların neye tepki verdiğini ve global projelerin nasıl kurgulandığını en ön sıradan izlediniz. Bu birikim, kendi oyunlarınızı geliştirirken size nasıl bir avantaj sağlıyor?

              Öncelikle bütün birikimimize rağmen hayalperestliğimizin ağır bastığı pek çok tecrübe yaşadığımızı belirtmeliyim. Yıllarca gördüklerimizden öğrendiğimiz en büyük ders de burada devreye girdi, bir şeylerin daima ters gideceğine, mühim olanın pes etmemek olduğuna defalarca tanıklık ettik. Pek çoğumuza kusursuz görünen o yapımların arkasında defalarca düşülüp yeniden ayağa kalkıldığını, çok güvenilen projelerin oyuncudan teveccüh almadığını, özenle hazırlanan planların olmadık duvarlara çarptığını gördük. En büyük avantajımız, bu sektöre yeni başlayan pek çok stüdyonun yaşadığı heves kaybına kapılmamak oldu. Hayal ettiğimiz gibi olmadığında hayallerimizi imkânlarımıza göre yeniledik. İstediğimiz sonuçlara ulaşana kadar motivasyonumuzu kaybetmedik. Bunu içten içe çoğumuz biliriz fakat uygulayacak kararlılığa ancak pek çok örneğini görerek ulaşıyoruz.

              Türkiye son yıllarda mobil oyunda yakaladığı büyük başarıyı yavaş yavaş PC ve konsol tarafına da taşımaya başladı. Bir CEO gözüyle, Türkiye’deki oyun geliştirme ekosisteminin şu anki durumunu ve potansiyelini nasıl görüyorsunuz?

                Türkiye’deki oyun geliştirme ekosisteminin potansiyeli devasa. Mobil oyun ekosistemi bunu ispatladı. Ülkemizdeki insanlar buradaki hayatın doğal bir sonucu olarak hem çok yaratıcı hem de motive oldukları alanlarda çok çalışkan. Tek ihtiyaçları tecrübe edinerek doğru planlar yapmayı öğrenmek. Bunu hem finansal hem de operasyonel planlar için söyleyebiliriz. Oyun üretmenin sermaye ihtiyacı, aynı ölçekte gelir getirebilecek bütün diğer sektörlerden kıyaslanamaz derecede daha düşük. Elbette oyunu üretmek işin yarısı. Bir de onun nasıl pazarlanacağı konusu var. Bu noktalarda da ekosistemin giderek büyümesi, yatırımcıların da stüdyoların da bu konuda daha gerçekçi bakmaya başlaması çok umut verici. Tıpkı mobil oyunlarda olduğu gibi her başarı, bir sonrakine ön adım oluyor. Tecrübeli çalışan sayısı arttıkça ekosistem de sağlam merkezlere oturmaya başlıyor. Şu anda oyun sektöründe ülkemizin geliştiricileri sıkça konuşuluyor. Önümüzdeki yıllarda bunun sektör dışına da taşmasını ve Türkiye’nin oyun dünyasında markalaşmasını bekleyebiliriz.

                Türk oyuncu kitlesi “Türkçe dil desteği” konusunda son derece tutkulu ve haklı olarak talepkâr. Global firmaların Türkiye pazarına ve Türkçe dil seçeneğine bakışı son yıllarda nasıl değişti?

                  İlk başladığımız yıllardaki ilgilerini birkaç sene öncesinde kaybetmeye başlamışlardı diyebilirim. Bu noktada devreye gerçekten de oyuncuların kendileri girerek bu gidişatı değiştirdiler. Yerel fiyatlandırmanın nadiren uygulandığı ve yabancı dil anlama oranının düşük olduğu ülkemizde oyunları kendi dilinde oynamak kesinlikle bir ayrıcalık değil bir hak. Bu bakış açısı ve oyuncuların haklı talepleri, firmaları yeniden Türkçe dil desteğini ciddiye almaya yönlendirdi. Oyuncular seslerini duyurmasaydı Türkçe yavaş yavaş gözden çıkarılıyordu diyebilirim.

                  Oyun sektörüne adım atmak isteyen genç yazılımcılara, çevirmenlere ve oyun tasarımcılarına “Sektörde kalıcı olmanın altın kuralı şudur” diyeceğiniz tavsiye ne olurdu?

                    Büyük bir ilgi duymadan devam etmesi zor bir sektör. Çalışma şartları değişken, üretim süreçleri uzun, sonuçlar hiçbir zaman garantili değil. Eğer oyunlara içtenlikle ilgi duyuyorsanız, sonunda ürettiğiniz oyun ya da yerelleştirmeden kendiniz tatmin oluyorsanız kalıcı da olursunuz. Yaptığınız işe bir yazılımcı, tasarımcı ya da çevirmenden önce bir oyuncu gözüyle bakın.

                    Yakın gelecekte 23 Studios imzasıyla göreceğimiz yeni projeler, sürpriz yerelleştirmeler veya kendi oyunlarınızla ilgili oyunculara verebileceğiniz ufak bir ipucu var mı?

                      Kendi oyunlarımızdan Pongcremental ve Kedi: Living Desktop Cat, Steam’de şu an erişilebilir durumda. Dilimiz, tarihimiz ve geleceğe bakış açımızdan beslendiğimiz diğer oyunumuz için ise yayın tarihi bizim için de sürpriz henüz. Yerelleştirme alanında ise yalnızca çok genel bir ipucu verebilirim, rol yapma oyunu sevenler bu sene güzel bir yıl geçirecek.

                      PaylaşTweetPaylaşGönder
                      Önceki Haber

                      Haber alınamayan kadının, ATV ile yaptığı kazada öldüğü ortaya çıktı

                      Seda Gökdemir

                      Seda Gökdemir

                      İlgili Haberler

                      Kasım gribi kapıda! İnfluenza virüsüne karşı nasıl korunmalı? Belirtiler, tedavi ve aşı rehberi
                      Özel Haber

                      Kasım gribi kapıda! İnfluenza virüsüne karşı nasıl korunmalı? Belirtiler, tedavi ve aşı rehberi

                      3 Kasım 2026
                      Sürekli yorgunluk ve saç dökülmesi neden olur? Hangi vitamin ve tiroid testleri istenebilir?
                      Özel Haber

                      Sürekli yorgunluk ve saç dökülmesi neden olur? Hangi vitamin ve tiroid testleri istenebilir?

                      3 Kasım 2026
                      Kış faturalarında tasarruf rehberi! Kombiyi kapatıp açmak mı, düşük sıcaklıkta çalıştırmak mı avantajlı?
                      Özel Haber

                      Kış faturalarında tasarruf rehberi! Kombiyi kapatıp açmak mı, düşük sıcaklıkta çalıştırmak mı avantajlı?

                      3 Kasım 2026
                      Ev sahibi ve kiracılar dikkat! 5 yılı dolduran kira sözleşmelerinde hangi haklar değişiyor?
                      Özel Haber

                      Ev sahibi ve kiracılar dikkat! 5 yılı dolduran kira sözleşmelerinde hangi haklar değişiyor?

                      3 Kasım 2026
                      Deprem sonrası eviniz güvenli mi? Bina dayanıklılığı nasıl öğrenilir, riskli yapı tespitini kim yapar?
                      Özel Haber

                      Deprem sonrası eviniz güvenli mi? Bina dayanıklılığı nasıl öğrenilir, riskli yapı tespitini kim yapar?

                      3 Kasım 2026
                      Özel Haber

                      Bir bağış, birden fazla hayat! Organ bağışı hakkında bilinmesi gerekenler

                      3 Kasım 2026

                      Bir yanıt yazın

                      E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

                      Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

                      En Güncel Haberler

                      Mount&Blade'den Witcher'a, oyun geliştirmeden küresel başarıya: 23 Studios CEO'su Osman Erkol ile röportaj
                      Özel Haber

                      Mount&Blade’den Witcher’a, oyun geliştirmeden küresel başarıya: 23 Studios CEO’su Osman Erkol ile röportaj

                      3 Kasım 2026
                      Yerel Haberler

                      Haber alınamayan kadının, ATV ile yaptığı kazada öldüğü ortaya çıktı

                      3 Kasım 2026
                      Emine Erdoğan, Seul'de 'Bir Dostluğun Doğuşu' sergisinin açılışını yaptı / Geniş haber
                      Dış Haberler

                      Emine Erdoğan, Seul’de ‘Bir Dostluğun Doğuşu’ sergisinin açılışını yaptı

                      3 Kasım 2026

                      Günün Popüler Haberleri

                      • Tümü
                      • Sağlık Haberleri
                      • Kültür ve Sanat
                      Yaşam

                      Kampanyası tamamlanan SMA’lı Efrayim bebek, Duabi’ye uğurlandı

                      3 Kasım 2026
                      Yaşam

                      Meriç Nehri’nde göçmen ailenin botu alabora oldu; 2 çocuk kayıp

                      3 Kasım 2026
                      Yaşam

                      Hakkâri’nin karlı dağlarından Berlin’e: 86 yaşındaki adamın ilham veren hayat mücadelesi!

                      3 Kasım 2026
                      Yaşam

                      Tekirdağ’da sağanak yağış etkili oldu! Vatandaşlar sığınacak yer aradı

                      3 Kasım 2026
                      Önceki Sonraki
                      Haberton

                      Haberton

                      Sizin için tonla haber!

                      Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

                      Son Dakika

                      Kampanyası tamamlanan SMA'lı Efrayim bebek, Duabi’ye uğurlandı

                      Kampanyası tamamlanan SMA’lı Efrayim bebek, Duabi’ye uğurlandı

                      - Haberton
                      3 Kasım 2026

                      Bingöl’de SMA Tip-1 hastası Efrayim Gökalp’ın (1,5) tedavisi için yaklaşık 1 yıldır sürdürülen yardım kampanyası tamamlandı. Efrayim bebek, tedavisi için...

                      Mount&Blade’den Witcher’a, oyun geliştirmeden küresel başarıya: 23 Studios CEO’su Osman Erkol ile röportaj

                      Kasım gribi kapıda! İnfluenza virüsüne karşı nasıl korunmalı? Belirtiler, tedavi ve aşı rehberi

                      Sürekli yorgunluk ve saç dökülmesi neden olur? Hangi vitamin ve tiroid testleri istenebilir?

                      Kış faturalarında tasarruf rehberi! Kombiyi kapatıp açmak mı, düşük sıcaklıkta çalıştırmak mı avantajlı?

                      Güncel Haber

                      Mount&Blade'den Witcher'a, oyun geliştirmeden küresel başarıya: 23 Studios CEO'su Osman Erkol ile röportaj

                      Mount&Blade’den Witcher’a, oyun geliştirmeden küresel başarıya: 23 Studios CEO’su Osman Erkol ile röportaj

                      3 Kasım 2026

                      Haber alınamayan kadının, ATV ile yaptığı kazada öldüğü ortaya çıktı

                      3 Kasım 2026
                      • Hakkımızda
                      • Yayın İlkeleri
                      • İletişim
                      • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
                      • Güvenlik Politikası

                      © 2026 Haberton

                      Tekrar Hoş Geldiniz!

                      Aşağıda hesabınıza giriş yapın

                      Şifrenizi mi unuttunuz?

                      Şifrenizi alın

                      Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

                      Giriş Yap

                      Yeni Çalma Listesi Ekle

                      Sonuç Yok
                      Tüm Sonuçları Göster
                      • Öne Çıkanlar
                      • Özel Haber
                      • Gündem
                      • Politika
                      • Dış Haberler
                      • İş Dünyası
                      • Kültür & Sanat
                      • Sağlık
                      • Yaşam
                      • Yerel
                      • Spor
                      • Yazarlarımız

                      © 2026 Haberton