Yeni Parti Grup Başkan Vekili Murat Emir, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un, ‘Seçimin 2028 Mart veya Nisan’da yapılması büyük oranda netleşti’ sözleri ile ilgili, “Biz böyle bir işin içinde olmayız. Sandığı hemen istiyoruz, seçimi hemen istiyoruz” dedi.
Yeni Parti Grup Başkan Vekili Murat Emir, TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Emir, fon piyasalarındaki gelişmelere ilişkin, “Mscı, Borsa İstanbul’u dondurmuş, takibe almış ve ona göre karar verecek. Şimdi bunu duyan yatırımcılar bu şartlar altında Türkiye’ye gelmeyeceği için Borsa İstanbul büyük bir çöküş yaşıyor. Ancak Türkiye’yi yönetenler, bugüne kadar o vurguncularla el ele verenler, iç içe geçenler, görevini yapmayan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başta olmak üzere bir karar vermek zorundalar. 1 aya yaklaştı ve gerçekte hiçbir adım atılmadı. Bizimkileri koruyalım, birkaç ismi ortaya atalım. ‘Merak etmeyin çözeceğiz’ diyelim ama arka planda götüren götürdü, satanlara hiçbir şey yapmayalım. Hatta ‘lekelenmeme’ adı altında isimlerini de saklayalım. Eğer bu kafayla devam edecekseniz ki bakın bu sizin daha önceki yerli ve milli krizlerinize benzemez. Borsa ciddi iştir. Orada milyarlarca dolarlık yatırım var, reel sektör, Türkiye’nin gerçekten üreten fabrikaları, holdingleri var. Bu çöküşe seyirci kalırsanız bunun bedelini herkesle birlikte siz de ödersiniz ama iş işten geçer. Ciddi, açık ve gerçekten ucu nereye giderse gitsin gereğini yapacaksınız” ifadelerini kullandı.
Hani meclis karar verecekti
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un, ‘Seçimin 2028 Mart veya Nisan’da yapılması büyük oranda netleşti’ sözlerini değerlendiren Emir, “Biz konuşana değil, konuşturana bakıyoruz. Onu kim konuşturuyor? Birincisi Tayyip Erdoğan, ikincisi Meclis’teki Cumhur milletvekilleri. Buradaki milletvekillerinin şahsiyeti, iradesi, kararı yokmuş gibi orada seçimin 2028 Nisan ayında yapılmasının kesin olduğunu söylüyor. Peki, kim karar verdi? Hani Meclis karar verecekti, milletvekilleri iradeleriyle gidip oy verecekti. Buradaki milletvekillerinin iradesini yok sayan, üstenci, küstahlaşmış bir dil. Soruyoruz; biz böyle bir işin içinde olmayız. Biz sandığı hemen istiyoruz, seçimi hemen istiyoruz. Bu milletin sizi sırtında taşıma olanağı kalmamıştır ama siz Tayyip Erdoğan bir kez daha aday olması için seçimlere bir ya da iki hafta kala ‘Hadi erken seçim yapalım.’ Bu kirli planı hazırladıysanız kimlerle yaptığınızı da açıkça söyleyin. Bu plan varsa eğer kimlerle yürürlüğe koyulacağını, tasarlandığını bu milletin bilmesi lazım. Milletin kafasını bulandırmayın” diye konuştu.
Emir, CHP’deki ihraçlarla ilgili soruya şu yanıtı verdi:
“Türkiye bir kayyım ve tedbir rejimi olmuştur. Siyasi iktidar ele geçirmek istediği her yeri tedbir kararı uygulaması yapmakta ve kayyım ile de o kurumu çökertmektedir. İmamoğlu Cumhurbaşkanı adayı oldu ve ‘yenecek’ diye tedbiren tutuklandı. Şu anda İmamoğlu hakkında verilen bir mahkeme kararı yok ama tutuklu çünkü ayak altında olmaması lazım. Aynı şey partide yaşandı. Partinin başına tedbiren kayyım atadılar, butlancıları getirdiler. Niye; amaç partiyi çökertip saraya bağlamak ve bunu da az kalsın başarıyorlardı. Ancak millet buna müdahale etti. Millet, ‘Sen bizim partimizi, 100 yıllık yürüyüşü, birkaç muhterisi, eski koltuğunu özlemiş piyonu kullanarak saraya bağlayamazsın’ dedi ve Yeni Parti’yi kurdu. O butlancılar, kayyımlar, sarayda tasarlanan kirli planın parçaları geldikleri günden itibaren mevcut yapıyı tasfiye ederek siyasetin dışına itmek ve kendilerine göre bir parti dizayn edip, mış gibi yapan ama gerçekte sarayın değirmenine su taşıyan bir siyaset izliyorlar. İl başkanları, parti meclisi üyeleri ve milletvekilleri de dahil olmak üzere ihraç edebilecekleri herkesi ihraç ediyorlar. Bugün yaptıkları da bunun devamıdır. Şaşırmıyoruz, biliyoruz, onlar zaten bunun için görevlendirildiler. Onlar partiyi saraya bağlamak, Erdoğan’ın istediği gibi muhalefet partisi olmak ve gerçekte onun talimatlarına uymak için oraya oturtuldular.”












