TRY - Türk Lirası
EUR
17,2154
USD
16,0705
GBP
20,0919
CNY
2,4128
21.2 C
Ankara
24.7 C
İstanbul
31.7 C
İzmir
24 Mayıs 2022, Salı
Diğer
    Ana SayfaHaberlerSpor Haberleri2010-11 şampiyonuyuz diyerek kendinizi kandırıyorsunuz

    2010-11 şampiyonuyuz diyerek kendinizi kandırıyorsunuz

    Haberton
    Habertonhttps://haberton.com/
    Son dakika haberleri, güncel haberler, magazin, spor ve ekonomideki gelişmeler, yerel ve dünya haberleri haberton.com'da. Haberton, sizin için tonla haber! Türkiye’de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşabileceğiniz yeni mecranız.

    Haftanın Öne Çıkanları

    Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, “Bugün tüm gerçeklere rağmen 2010-11 şampiyonuyuz diyerek kendinizi kandırıyorsunuz. Size önerim tez zamanda bir an evvel camianızı gerçeklerle tanıştırın ve onları gerçeklere alıştırın” dedi.

    Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, Ülker Stadyumu 1907 Tribünü’nde gündeme dair açıklamalarda bulundu. Düzenlenen basın toplantısına yönetim kurulu üyeleri ile Yüksek Divan Kurulu Başkanı Uğur Dündar katıldı.

    Aylardır sistematik şekilde 2010-2011 şampiyonluğu ile ilgili konuşulduğunu ifade ederek sözlerine başlayan Ali Koç, Trabzonspor ile Antalyaspor arasında, 30 nisanda oynanan maçta yaşananların tahammül sınırlarını zorladığını kaydederek, “Bir takımın 38 yıl sonra şampiyonluğu veya herhangi bir takımın şampiyonluğu bizi ilgilendirmez. Hiçbir şampiyonluk kuralları, hukuku çiğnemeye, başka kulüplere dil uzatma hakkı vermez. Kazanmanın da kaybetmenin de rekabet etmenin de asaleti vardır. Hayatın her alanında olduğu gibi saygı bekliyorsanız, saygılı olmayı bileceksiniz. 2010-11 şampiyonluğumuza göz diken kulübe ve garip duruşuna cevap vermeden önce konuyla ilgili 3 ayrı hatırlatma yapmak istiyoruz. Bunlardan ilki Cumhurbaşkanımızın konuyla ilgili duygu ve düşünceleri” dedi.

    “CUMHURBAŞKANIMIZIN LİDERLİĞİNDE BU TERÖR ÖRGÜTÜYLE VERİLEN BİR MÜCADELE VAR”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Fenerbahçe Kulübü’ne gönderdiği mektubu gösteren Ali Koç, sözlerini şöyle sürdürdü: 

    “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu terör örgütüyle verilen bir mücadele var. Kendisi ‘bu sürecin en canlı şahitlerinden, hem de en büyük mağdurlarından biri Fenerbahçe Spor Kulübü’dür’ diyor. Bizim gördüğümüz zarara dikkat çekiyor. Fenerbahçe o dik duruşu camia ve taraftarıyla sergiledi. ‘Fenerbahçe kendini kurtarmakla, kendi mücadelesini vermekle kalmıyor; bu vatanın, bu örgütten kurtulması ve etkilenmemesi için de katkı sağlamıştır’ diyor.

    2016 yılında Cumhurbaşkanlığı resmi internet sitesinde yer alan başlıkta 10 soruda 15 Temmuz darbe girişimi ile alakalı olan içerik mevcut. 15 Temmuz’a giden yolda aşağıda kutuda göreceğiniz gibi sözde şike davası da bu adımlardan biri. İçişleri Bakanlığı tarafından FETÖ’nün ön sözünü Fenerbahçe kongre üyesi olan bakan Süleyman Soylu’nun yazdığı kitaptır. İçişleri bakanımıza teşekkür etmemiz lazım. Kutlamalarda 38 yıl sonra gelen şampiyonluğu ifade etmesi de gerçeklerin devlet kademesinde teyit edilmesi olmuştur. Görüntüler ne kadar üzse de kongre üyemiz olarak en azından bunları söylemesi pozitif geri bildirimdir” diye konuştu.

    “2010-11 ŞAMPİYONUYUZ DİYEREK KENDİNİZİ KANDIRIYORSUNUZ”

    Trabzonspor yöneticilerine seslenen Ali Koç, bordo-mavili kulübün 7 şampiyonluğu olduğunu dile getirerek, “Ne kadar iddia ederseniz edin hayal dünyanızda yaşarken gelin ben size gerçekleri anlatayım. 3 Temmuz sözde şike davasında verilen Yargıtay kararı var. Fenerbahçe’ye saldıranların yargılandığı kumpas davasının kararları var. Bakın devletimizin duruşu, bir gram sapma yok. Mahkemelerin kararının ortak paydası 3 Temmuz’un bir FETÖ operasyonu olduğudur.

    Bu gerçek tüm mahkemelerce kanıtlanmıştır. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, İçişleri Bakanlığı, iktidarı, muhalefeti, tüm Türkiye tarafından kabul görmüştür siz hariç. Bütün bunlar yetmediyse başka pencereden bakalım. Söz konusu kulübün 10 yıl boyunca başvurdukları her kapıdan reddedildiği mahkeme kararlarını hatırlayalım. CAS, UEFA, FIFA İsviçre Federal Mahkemesi kararları. Her mahkemeye gidip kapı kapı dolaştınız. Yurtdışı ve yurtiçi avukatlara para harcadınız. Tuttuğunuz avukatların bazıları FETÖ’cü çıktı.

    Havaalanı banklarından yorgun fotoları servis ettiniz. Sahte umut pompaladınız. 80’li yıllarda hayali ihracatçılar var, sayenizde hayali şampiyonluk vadeden yöneticiler gördük. Kısacası hiçbir gidişinizden istediğiniz sonucu alamadınız. Neden? Çünkü haklı değildiniz. Olsaydınız o kupa bu müzede durmuyordu. Hatta 8 şampiyonluğunuzda bir kupanız eksik olacak, nasıl yerini dolduracaksınız bilmiyorum ama fiziken o kupa yanınızda olmayacak. Bugün tüm gerçeklere rağmen 2010-11 şampiyonuyuz diyerek kendinizi kandırıyorsunuz. Size önerim tez zamanda bir an evvel camianızı gerçeklerle tanıştırın ve onları gerçeklere alıştırın” diye konuştu.

    “BİR SUİKAST EYLEMİNE, AÇTIĞINIZ PANKARTLA SAHİP ÇIKTINIZ”

    Silah namlusundaki görselle Türkiye’ye mesaj verildiğini belirten Ali Koç, “Fenerbahçe takım otobüsüne hem de Trabzon il sınırında yapılan herkesi öldürmeye, ülkemizi karıştırmaya hedefleyen bize göre burada da FETÖ’nün parmağı olan ve hala faili meçhul olan bu seviyede önemde faili meçhul olay yok. Bir suikast eylemine, açtığınız pankartla sahip çıktınız. Konusu suç teşkil eden suçu ve suçluyu öven bu pankartı asanlar, yol verenler bu cesareti nereden buluyorsunuz? Bu hadsizliği neye göre yapıyorsunuz? Kulüp yönetiminin bu durumdan haberi olmaması söz konusu değildir.

    Maçın TFF temsilcisinin bundan haberi olmaması, üstlerine iletmemesi, bundan federasyon yöneticilerinin bilgisinin olmaması mümkün değildir. O süreçlerin nasıl işlediğini biliyoruz. Maçın güvenliğinden mesul olan kamu görevlilerinin bu durumu amirleriyle, amirlerin ilgili makamlarla paylaşmamış olmama ihtimali yoktur. Bu yapılan kural ve hukuk tanımazlığın kendini ayrıcalıklı hissetmenin başka bir örneğidir. Kendi taraftarlarına silahsız sevinin çağrısında bulunup o maçta silahlı pankartı asmak sadece dizginlenmeyen Fenerbahçe kompleksi parçası değil akıl tutulmasıdır. Hiç kimse durun ne yapıyorsunuz diyemedi mi?” dedi.

    “KİMSENİN FENERBAHÇE’NİN İZZETİ VE NEFSİ İLE OYNAMASINA, DEĞERLERİNE HAKARET ETMESİNE MÜSAADE ETMEYİZ”

    Ali Koç, İstanbul’da uygulanan kuralların Trabzonspor olduğu zaman uygulanmadığını kaydederek, “Emniyet müdürlüğünün kuralları şehirlere göre farklı mı işliyor? Oradaki yetkililer, devleti temsil edenler kuralları uygulama konusunda çekiniyorlar mı, korkuyorlar mı? Nereden çekinip korkuyorlar? Bakın Fenerbahçe Spor Kulübü camiasına, taraftarlarına sesleniyorum. Bizi en iyi sizler anlıyorsunuz. Söz konusu maçta açılan paçavradaki aşağılık mesajlar açıktır. Bize bu mesajı yollayanların selamını geçmişte olduğu gibi bugün de aldık, bir kenara not ettik.

    Merak etmesinler kendi küçük hesapları için ülkemize, insanımıza tahribat vermekten çekinmeyenler gayet iyi bilmelidir ki bu kavgaları vermekten geri durmayız. Bu camia hiçbir zaman başında kim olursa olsun kudretiyle, gücüyle bu işlere müsaade etmez. Her devirde her kurumdan bulabildikleri kullanışlı maşaları dahil olmak üzere maskelerini düşürür, dimdik ayakta kalırız. Devletimin en üstündeki insanlara sesleniyorum; durumların bu noktaya gelmesine müsaade etmeyin. Kimsenin Fenerbahçe’nin izzeti ve nefsi ile oynamasıyla değerlerine hakaret etmesine müsaade etmeyiz. Maçta, kutlamalarda verilen görüntüler sanki devletimizin de bu kutlamaların bir parçası, bir tarafı gibi algılanmasına ne yazık ki sebebiyet verdi. Ne yazık ki diyorum başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere tarafsızlığa önem veren devletimizin siyasetçileri vardır.

    Hatırlayacağınız gibi, Yüksek Divan Kurulu’na şeref verdiği zaman Cumhurbaşkanımızı maça davet ettik. ‘Ben sadece Avrupa maçlarına giderim’ dedi. O inceliği gösterdi. Ya siz? Bu duruma sebebiyet veren bakanlarımıza birkaç sözüm olacak. Herkesin olduğu gibi siyasetçilerinde bir takıma gönül vermeleri normaldir. Takımlara gönül verirken hangi meslekte olacağımızı bilmiyoruz. Özellikle son yıllarda Trabzonspor’u tutan bakanlarımız, milletvekillerimiz, belediye başkanlarının bunu açıkça sergilemeleri, açıkça şampiyonluk dilemeleri bu camianın kendini ayrıcalıklı hissetmesine sebep oluyor. Çok daha önemlisi Türk futbolunu yönetenler üzerinde etki ve baskı üreterek futbolun tüm dinamiklerini altüst ediyorsunuz. Böyle bir atmosferde Türk futbolunun başta TFF kurulları, hakemler olmak üzere tüm paydaşlarını medyası da dahil baskı altında bırakıyorsunuz” ifadelerini kullandı.

    2010-11 şampiyonuyuz diyerek kendinizi kandırıyorsunuz
    2010-11 şampiyonuyuz diyerek kendinizi kandırıyorsunuz

    “HER EYLEMİYLE TERÖR ÖRGÜTÜ OLDUĞU KABUL EDİLEN BU YAPI, SÖZ KONUSU FENERBAHÇE OLUNCA MI MEŞRULAŞIYOR?”

    Türk futbolunda zayıf olan rekabet ortamının tamamen ortadan kalkmasına sebebiyet verildiğini dile getiren Ali Koç, “Bana soruyorlar, niye hakemlere sahip çıkıyorsunuz diye. En çok zarar gören kulüp biziz ayrılan listedeki hakemler arasında bizzat operasyon hakemler olmasına rağmen. Biz sahip çıkmıyoruz, biz TFF’nin köhnemiş yapısına karşıyız. Çünkü orada operasyon dönmektedir.

    Herkesin bilip de kimsenin ifade edemediği, esas tehlike son yıllarda TFF ve Türk futbolunun Trabzonspor’un hakimiyetine geçirilme ve bir nevi Trabzonsporlulaştırma çabalarıyla karşı karşıya olduğumuz gerçeğidir. İnşallah Fenerbahçe bu mücadeleyi şu ana kadar olduğu gibi bundan sonra yalnız vermek durumunda kalmaz. Diğer takımları tutan devlet yetkililerimiz var ancak onların devletin sorumluluğuna ve ağırlığına yakışan, olması gerektiğini gibi tarafsız duruşları Trabzonspor olduğu zaman sergilenmiyor.

    Hangi takımı tutan bir bakanı, milletvekilini böyle gördünüz? Yok mu bu takımları tutan devlet en üst kademesinde insanlar? Uzun vadede en çok size zarar verecek. Onların menfaati her şeyin önündeymiş gibi durum çıkıyor. Ülke menfaatleri de giriyor. Sadece Trabzonspor’un değil tüm ülkenin bakanları olarak milyonlarca vatandaşın sorumluluğunu taşıyan sizlerin, Fenerbahçe’ye, Türkiye’ye yapılan suikast girişimini, 7 yıldır failleri bulunamayan suikastı, FETÖ’nün yaptıklarını destekleyen bu pankartı nasıl karşıladığını merak ediyoruz. Maç sırasında şampiyonluğun heyecanıyla bu pankartı fark etmemiş olabilirisiniz.

    Sonrasındaki infiali fark etmişsinizdir. Neden çıkıp suç teşkil eden bu pankartta tepki göstermediniz. Neden toplumu rahatlatacak adım atmadınız, söylemde bulunmadınız? Her eylemiyle terör örgütü kabul edilen bu yapı söz konusu Fenerbahçe olunca mı meşrulaşıyor? Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere devletimizin FETÖ ile cansiparane mücadelesine gölge düşürmüyor musunuz? 2 dakikalık zevk için yazıklar olsun. Sanki milyonlarca Fenerbahçe Spor Kulübü taraftarları yok gibi davranıyorsunuz. Buna dur diyecek kimse yok mu Türkiye’de?” dedi.

    “TÜRK FUTBOLU SAHA İÇİNDEN ZİYADE SAHA DIŞINDAKİ KURALLARLA YÖNETİLMEKTEDİR”

    “Bu davranışların nereden kaynaklandığını, bunun bir koruma kalkanından kaynaklandığına dikkat çekmiştim” diyen Ali Koç, “Perşembe yapacaktık ama cuma günkü cezalar çıksın diye bugüne çektik. Disiplin sevklerinden göreceksiniz. Aynen tahmin ettiğimiz gibi çıktı. Bu kadar kör göze parmak olur mu? Şampiyon olduk ettik, ceza verelim de bu kadar da olmaz diyemediniz.

    Şaşırdık mı hayır. Trabzonspor’un pervasızca sergilemiş olduğu bu tutum, kural tanımamazlık, şımarıklığa sahip oldukları koruma kalkanından dolayıdır. Bu noktaya bu sezon gelinmedi, bu bir süreç. Bu nasıl bir etkin koruma. Trabzonspor uzun yıllardır şampiyon olamadı. 2010-11 sezonunda bize kaybettikleri şampiyonluğun acısını hala hazmedememeleri, bazı siyasetçilerimizin gücünü Trabzonspor lehinde kullanması, son derece zayıf bir TFF mevcudiyetinden dolayı Trabzonspor lobisinin kibirli kural tanımaz hale gelmesine ve her geçen sezon büyüyerek gelişmesine sebebiyet vermiştir.

    Yıllar içinde bir nevi bugünün alt yapısı hazırlandı. Yaklaşmışlar ve bir kez daha kendi hatalarından dolayı 2019-2020’da Başakşehir’e kaybettiler. Kaybettikten sonra esas en agresif şekilde şehrin, medyanın, politikanın tüm gücünü kullanarak rakiplerini tebrik etmek yerine TFF’ye, sisteme, Başakşehir’e saldırmaya geçmişlerdir. Sistematik bir şekilde şampiyonluğu kaybettikten sonra daha sert yüklenerek, lobi yaparak bu sezonun altyapısı hazırlandı. Hakemlere kimse direkt gidip ‘şunu yap bunu yapma’ demez.

    Ancak siz sistemi istediğiniz gibi kendinize yontarsanız TFF’nin tüm kurulları sahadaki hakemlerde değil, bilinçaltı sorunlar yaşamaya başlarlar. Gördükleri şeyi yanlış yorumlamaya, yanlışlara inanmaya başlarlar. Onlar kendilerine zarar geleceğini bildikleri için yönetimin istediği kalıba girerek müsabakayı yönetirler. Bu sebeple Türk futbolu saha içinden ziyade saha dışındaki kurallarla yönetilmektedir. Bunun sonuçları her geçen gün artan şekilde gelmektedir” diye konuştu.

    “DÜNYANIN HER YERİNDE, HER SEVİYEDE MARKA HAKEM ÇAKIR, 1612 GÜNDÜR TRABZONSPOR MAÇINA ATANMADI”

    TFF’nin açıkladığı cezalar hakkında konuşan Ali Koç, “Görüldüğü gibi attığı her adımda skandal kararlar alan, legalliğini vicdanlarda yitirmiş federasyondan bahsediyoruz. TFF’nin özerkliği tartışılır hale gelmekten öte bir noktadadır. TFF’deki karar süreçlerinde Trabzonspor ağırlığı, herkesin bildiği kimsenin konuşmadığı bir unsurdur.

    Bu hakimiyet yeri geldiği zaman bir fiil Trabzonsporlu yöneticilerden, yeri geldiği zaman Trabzonsporlu olmayıp ama rüzgara göre hareket eden yöneticiler sayesinde sağlanmaktadır. Bu hakimiyet tüm kurullarda hakem atamalarında ceza sevklerinde pek çok konuda göstermektedir ve bu durum büyüyerek devam etmektedir. 2015 yılında 19 eylülde Trabzonspor-Galatasaray maçı var. O maçta olay yaşanıyor hakem Cüneyt Çakır, Denayer’in top eline çarpıyor, Trabzonspor lehine verilmeyen penaltı dolayısıyla dünyanın her yerinde her seviyede marka hakem Çakır, 1612 gün Trabzonspor maçına atanmadı.

    Bu lobinin bu gücü var. Hangi federasyon için adil ve eşit diyebilirsiniz? Bunu gören başka hakemler etkilenmiyor mu? 2019-2020 sezonu, 22 haziranda Alanya’da 2-2 biten Trabzonspor maçı. Başkan o maçtan sonra sahaya atlamış hoş olmayan görüntülere sebebiyet vermiş, biz yöneticiler çok büyük sorumluluk yaşıyoruz kendimizi kaybediyoruz ama o maçta da kurallar var. Fiziki saldırıda bulunmuş Alanyaspor yönetici ve çalışanlarına. Sadece mevcut kurallara baktığımızda ve o dönemde uygulanan korona talimatlarını eklersek aylarca en az 6 ay ceza alması gerekirken sadece 15 gün ceza almıştır. Şayet bırakın diğer başkanları ben sahaya atlayıp böyle bir şey yapsaydım ne kadar ceza alırdım? İşin çok daha garip tarafları var.

    O haftanın disiplin sevkleri 24 haziranda yapılıyor ancak bu hadiseye özel olarak özel sevk yapılıyor. TFF tarihinde görülmemiş deniyor. Bu olayın sevki kendi tek başına bir gün sonra yapılıyor. Herhalde bu konuyu da kılıfa uydurmak için zamana ihtiyaçları oldu. 27 Eylül 2021’de Trabzonspor-Alanyaspor maçı 1-1 bitiyor. Hakem bir müddet sonra görülmemiş şekilde hakemliği bırakacak Halis Özkahya. Trabzonsporlu futbolcu ikinci sarı kartla ihraç ediliyor. Sonrasında Trabzonspor çok ağır saldırgan bir açıklama yapıyor. Eşi benzeri görülmemiş ağır ithamların olduğu açıklamaya TFF cevap vermiyor.

    Fenerbahçe’nin yaptığı her açıklamaya dakikalar, saatler içinde cevap veren korkak zihniyet cevap dahi veremiyor. İşin acı tarafı bu federasyon ve o zamanki federasyon. Eşi benzeri görülmemiş ağır ithamlar karşısında söz konusu Trabzonspor olduğu için kendi hakemini, kurulunu savunma gereği duymuyor. Savunamıyor ya da korkuyor. Bu aslında TFF’nin kulüplere karşı farklı pek çok örneğinden bir tanesidir. Bu sert çıkış sonraki maç olan Fenerbahçe maçı o meşhur Kim Min-jae’nin atıldığı maç. Son derece yetersiz bir hakem o maça atanıyor,  orada neler olduğunu herkes biliyor” şeklinde konuştu.

    “NORMALDE HAKEMİN SOYUNMA ODASINA GİDEREK MAÇI TATİL ETMESİ GEREKİR”

    Karşılaşmada görevli temsilcinin o gece raporunu yazdığını, gördüklerini de belgeleyerek geri bildirimlerde bulunabildiğini belirten Ali Koç, “Statta o kadar olay oldu ki gidip incelemişler mi? Maç bitiminden 5 dakika sonra TFF tebrik mesajı yayımlıyor. Hukuk müşavirliğindeki avukatlar temsilciden gelen rapordaki ihlali sevk ederler. Kuralların üst alt sınırları vardır ve esasen temsilci raporu baz alınan sevklere göre PFDK belirler.

    Bu bağlamda bakıldığında disiplin cezaları üzerinde maçın temsilcilerinin müthiş tahakkümü bulunduğu aşikardır. Adil ve eşit paylaşıldığında sorunsuz işler ama ülkemizde böyle değil. Böyle olmadığı zaman manipülasyon olur. Olduğu zaman da sahaya girme örneğinde olduğu gibi garip, standardı olmayan saçma sapan cezalar ortaya çıkar. Temsilcilerin atamalarında müthiş torpil sistemi döner. Futbolla alakası olmayan insanları koyarlar. Hangi takımın maçına hangi hakemlerin atandığını bilmek isteseniz bilemiyorsunuz. KVKK mazeretiyle TFF’deki o sayfa kapalı.

    Biz de var, rakamların hepsi tuttuk. Orada da çarpıcı tablo ortaya çıkıyor. Hukuk kurullarına gelene kadar yıllardır disiplin cezalarına maç oynarken dahi etki edecek düzen var. Türk futbolunun en büyük tehditlerinden biri budur. Ülkemizdeki temsilci raporları sisteme girmeden önce temsilci işleri direktörü bazıları TFF kara kutusu olarak bilinen Baki Şahin’in onayından geçmektedir. Müdahaleye açıktır. Raporlar sisteme girmeden önce birinin filtresinden geçiyor demektir. Futbolumuzun pek çok noktasında olduğu gibi hukuki tarafında da perde arkasındakiler probleme neden olmaktadır. Görünmedikleri için kara düzenlerini devam ettirmektedirler. Bundan yararlanmaya çalışan kulüp söz konusu. 311 temsilcimiz var TFF’ye kayıtlı.

    Bunların 107’si emniyet müdürü. Emniyet müdürlerinin dışında devlet kademelerinde olmuş, milletvekilliği yapmış insanlar da var. O tabloları gördüğünüz zaman sonuçta emniyet müdürü olan insanlar da rapor yazarken 30 kere düşünmek durumundalar. O yüzdendir ki cezalar böyle çıkmaktadır. O raporlara göre ceza çıkıyor. Temsilcilere hakim olmak, Türk futbolunun konjonktüründe müthiş rekabet avantajı sağlar. Bir başkanvekili var temsilciler kurulunun. 2015 yılında Trabzonspor’da yönetici olabilir. Orada yönetim kurulu üyesiyken Trabzonspor-Gaziantep maçından sonra meşhur hakem alıkoymayı bilirsiniz. O olayda aktif rol oynamış hakemleri rehin tutması nedeniyle 28 Ekim 2015 tarihinde 1 yıl men cezası alıyor, üstüne 200 bin lira ceza: Bugün olduğu konuma bakın.

    Daha da kötüsü disiplin talimatlarına göre 6 aydan fazla ceza almış hiçbir kişinin kurulda görev alması yasaktır. Bu arkadaşı atıyorlar, sonra kılıfına uydurma sonra bu kişi başvuruyor TFF’ye yeniden yargılama için ve sessiz sedasız bu kişinin dosyasını temizliyorlar. Bundan sonraki başkan olarak düşünülüyor bu arkadaş. Kurulda bir kişi daha var. 2018 yılına kadar kurul üyesi olana kadar Fenerbahçe şike yapmıştır diye sosyal medya paylaşımı olan kişi temsilciler kurulu üyesi. Fenerbahçe nasıl rekabet etsin? Bu kişileri oraya tavsiye eden insanları söylesem hayret edersiniz. Bu kişi aynı zamanda bir bakanımızın iletişim danışmanı. Tüm taraftarlara sesleniyorum sadece Fenerbahçelilere değil. Tehlike sadece Fenerbahçe’ye değil.

    Temsilciler kurulunda hakimiyet sağlamanın bu kadar büyük bir rekabet ürettiği dönem Türk futbolunda olmadı. Durumun vahametini anlamamız için sadece cumartesi günü oynanan maça bakmak yeterli. Maçın bitimine birkaç dakika kala rakip takım baskısı artmışken kafa kafaya gidiyordu. Adana Demirspor maçında yaşananları hatırlayın. Bu yılların taşıdıkları paniklemenin ürünüdür. 11 kaldı 8’e inecek, 4 hafta var hoca geçmişte şampiyonluk kaptırdı. Bundan belki Trabzonsporlu yöneticilerin haberi de olmayabilir. 8 puan 6 puana inecekti 3 hafta kala. Adana maçındaki penaltıya bir kişi penaltıdır diyemez.

    Rakip baskısını artırdı, taraftarlar sahaya dalıyorlar. Antalyaspor’un başkanının söylemlerine göre birkaç futbolcusu darp ediliyor. Normalde hakemin soyunma odasına giderek maçı tatil etmesi gerekir. Tatil etse kimse bir şey diyemez normalde ama normal yerde yaşamıyoruz. Maç tabii ki içinde bulunduğumuz durumdan dolayı tatil edilemiyor. Son dakika Antalyaspor gol atsa o sahada neler yaşanacak. 2 dakika maç oynandı Antalyalı futbolcular binlerce insanın arasında kaldığı zaman nasıl psikolojiye girmişlerdir. Gol atacağı varsa atmaz. Antalyaspor’u dik duruşlarından dolayı kutluyorum .

    Müthiş mücadele ettiler. Belki de Türk futbolunu bir kaosun eşiğinden döndürdüler. Doğru yapmak kaos üretecekti. İçinde bulunduğumuz futbol konjonktüründe maçı tatil edebilecek bir tane hakem var mı?  2013-2014 Beşiktaş-Galatasaray maçı. Seyircilerin müsabakada sahaya girmesi nedeniyle hakem tatil ediyor maçı ve Beşiktaş’a 4 resmi müsabakayı seyircisiz oynama cezası veriyor ve hükmen kaybediyorlar. Burada Beşiktaş ile kupa maçında 3 resmi maç men ve 1 milyon TL ceza veriliyor. Hangi babayiğit kuralları uygulayabilirdi? Ben olsam sahadan çekerdim bugün söylemek kolay, o ortamda haksızda değiller, orada üretilen atmosfer ve baskı ortada. Oyuncuları darp edilmesine rağmen sahadan ayrılmıyorlar” dedi.

    “TAHKİM SONUCU ÇIKMADAN LİGİ TESCİL EDEMEZSİN”

    Ali Koç, Beşiktaş-Trabzonspor maçıyla ilgili kural hatası başvurusu olduğunu hatırlatarak “Bir pozisyonda iki kural hatası var nasıl yorumlarsanız. Buraya Beşiktaş başvuru yaptı, reddedildi. 7 gün tahkim süresi var. Bu maç oynandığı zaman tahkim süresi dolmamıştı.

    Dolayısıyla tahkim sonucu çıkmadan ligi tescil edemezsin. O gece oynanan maçta yaşananlarla ilgili temsilci raporlarına bakılmadan böyle bir skandal yok. Raporlara bakılmadan yangından mal kaçırır gibi TFF maç bittikten tam 5 dakika sonra Trabzonspor’a şampiyonluk kutlama mesajı giriyor. Burada kayırma, çifte standart, haksızlık var desek yanlış mı söylüyor oluruz? Bu ne cüret, ne skandal? Kutlayacaksın tabii ki. Aynı şey köprüdeki bayrak. Hangi lig bitmeden oraya bayrak asıldı? En erken asılan bayrak, en uzun kalan bayrak olacak. İstanbul dışında başka hiç bir takımın bayrağı asılmamalı.

    Trabzon’da Bursa’da başka takımların bayrakları çekiliyor mu? Bu kutlama mesajı kendi başına deşifre ediyor. Bunlar o kadar korkak ve akılsız ki bunları bile hesaplayamıyorlar. Her adımları, her kararları şaibe olay. Dün cezalar açıklandı. Olaylı maçın cezalarını gördük. Temsilci raporlarının eksik olacağını söyledim ve eksikti. O maçın temsilcilerinden biri eski milletvekili. Biri Rizeli eski emniyet müfettişi, biri Kocaeli’den bir iş insanı. Fenerbahçe’den başka kimse rahatsız olmuyor. Kimse sesini çıkartmayınca da meşrulaşıyor.

    Bir ülkede bir yanlışı, kuralsızlığı, haksızlığı kanıksayarak anormal durumu normal hale getirmek en tehlikelidir. Biz üstümüze düşeni yapıyoruz. Bu suçun ortağı değiliz. Cezalardan sonra haklı çıktığımızı gördük. Beşiktaş-Fenerbahçe derbisi var pazar günü. Yenikapı’ya Trabzonspor kutlaması koyuluyor. Nasıl bir zihniyet? En azından polise acıyın. Polis hangi yere yetişecek? Hadi bizim taraftarlar maça gelmiyor. Cumartesi günü yapamaz mıydınız? Pazartesi yapamaz mıydınız? Siz ne yapmaya çalışıyorsunuz? Aklınızı mı yediniz? Biz burada seyircisiz maç bekliyorduk. 6-8 maç ceza gelir bekliyorduk.

    Altay maçını İstanbul’a almak istiyorlar. Bu provokasyon değil midir? Beşiktaş şampiyon olacak, ben diyorum ki son maçını Trabzon’da oynayacağım. Böyle bir şey var mı? Bunu düşünmesi bile abesle iştigal. TFF’nin başındaki kişi devam etmek için her şeyi yapmaya hazır. Bizim hala süper kupa maçı oynansın talebimize cevap veremediler. Beşiktaş da başvurdu, korkuyorlar. ‘Biz buna evet dersek 2010-11 şampiyonu Fenerbahçe diyecekler’ Zaten sitende öyle, yazıklar olsun. İnşallah tez zamanda oradan ayrılırsınız. TFF’nin T’si Trabzon için değil Türkiye içindir bunu bir hatırlayın, adımlarınızı ona göre atın” ifadelerini kullandı.

    “İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ DURUM SADECE FENERBAHÇE’NİN DEĞİL TÜM TÜRK FUTBOLUNU SORUNUDUR”

    Sarı-lacivertli camiaya seslenen Ali Koç, “Başta şahsım olmak üzere bu kulübün her bir ferdine iş düşmektedir. Çünkü az önce size anlattığım, verdiğim mesajlar, anekdotlar, örneklere bakarak artık bunu çözmeye niyetli bir TFF’nin olmadığını yaşayarak görüyoruz. Bunların anlayacağı tek bir dil vardır, camianın gücüdür. Onun için 3 Temmuz’a dönme zamanıdır. TFF’yi başka bir kulübün hakimiyetinden kurtarmak için canımız çıktı. Oradan kaydı başka bir yere geçiyor. İçinde bulunduğumuz durum sadece Fenerbahçe’nin değil tüm Türk futbolunu sorunudur.

    Biz Fenerbahçe Spor Kulübü olarak Trabzonspor yönetim kurulu ve kimlikleri tarafımızca tespit olunamayan ancak savcılık makamı tahkikatıyla meçhul faillere dahil, Trabzon’daki yargı mercilerine güvenmiyoruz. Kameraların incelenmediğini biliyoruz. 200 kişi sahaya girdi demişler sadece. O yüzden tespit olunamayan ama olunacağını ümit ettiğimiz kişiler hakkında 6222 sayılı Sporda Şiddet Yasasından suç duyurusunda bulunduk. Şu ana kadar Fenerbahçe Spor Kulübü ve Fenerbahçe camiası 20 ilde 100’ün üzerinde suç duyurusunda bulundu. Bu rakam önümüzdeki günlerde artacaktır. Üyelerimizden kulübümüzün attığı hukuki adımları takip edip Fenerbahçe’ye destek olmalarını özellikle şu dönemde rica ediyorum” dedi.

    “TRABZONSPOR BAŞKANI, KULÜPLER BİRLİĞİ VAKFI BAŞKANI OLDUĞU MÜDDETÇE ÇALIŞMALARA KATILMAYACAĞIZ”

    Trabzonspor başkanının, Kulüpler Birliği Vakfı’nın başkanı olduğu müddet boyunca vakıf çalışmalarına katılmayacaklarını kaydeden Ali Koç, “Haziranda yapılacak genel kurulda çıkacak kararda üyeliğimize devam edip etmemeyi kararlaştıracağız. Ahmet Bey’in (Ağaoğlu) şahsına bir şeyimiz yok ancak baştaki kişi odur. Böyle bir pankarta izin veren kimsenin kulüplerin başında olması söz konusu olmamalıdır. Ülkemizin birlik ve beraberliğinde 25 milyonluk camianın sinir uçlarına dokunmayı, tüm yapılanların kimler tarafından yapıldığını Ankara’da bu ülke için mesai veren sağduyulu toplumun hassasiyetlerine önem veren tüm devlet büyüklerine anlatacağız.

    Fenerbahçe kulübü başkanı ali koç, “bugün tüm gerçeklere rağmen 2010-11 şampiyonuyuz diyerek kendinizi kandırıyorsunuz. Size önerim tez zamanda bir an evvel camianızı gerçeklerle tanıştırın ve onları gerçeklere alıştırın” dedi.
    Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, “Bugün tüm gerçeklere rağmen 2010-11 şampiyonuyuz diyerek kendinizi kandırıyorsunuz. Size önerim tez zamanda bir an evvel camianızı gerçeklerle tanıştırın ve onları gerçeklere alıştırın” dedi.

    Toplum içine nefret tohumları eken, parçalamaya çalışanlara Fenerbahçe camiasının gücüyle gücümüz yettiğince mücadeleyi sürdüreceğiz. Bu suç unsuru taşıyan pankart vesilesiyle devlete çağrıda bulunuyoruz. Bu pankartta FETÖ ağzıyla 2010-11 şampiyonluğunun kullanılmasına dair gerekli işlemlerin başlatılmasını, 4 nisan suikast girişimin faillerinin bulunmasını önemle talep ediyoruz. Bu sadece Fenerbahçe değil ülke sorumluluğudur. Faili ya da failleri muhakkak bulunmalıdır. Bulunmaması devletimizi zayıf göstermektedir. Türkiye Cumhuriyeti devleti, kudretli bir devlettir. İstediği zaman bu konunun dibine inebilir” şeklinde konuştu.

    BİZİM HAKSIZLIKLARDAN HAK BEKLEYEREK KAYBEDECEK BİR GÜNÜMÜZ DAHİ YOK”

    Ali Koç, TFF’den 427 gündür 28 şampiyonluğa dair cevap alamadıklarını belirterek, “Başka başvurular da var cevap alınmadık. Monolog yapıyoruz TFF ile. Birinci başvurumuz 6 Mart 2021. Süper Kupa başvurusu yapalım dedik, Beşiktaş da başvurdu 30 Aralık 2021’de.

    Üzerinden 127 gün geçti. Bu aralarında en basiti. Çat diye karar verilebilecek bir şey. Korkuyorlar, karar veremiyorlar. Yönetim kurulundaki ağır top ne yazık ki başka bir kulübün yanında. Trabzonspor resmi internet sitesinden 2010-11 şampiyonluğunun kaldırılması için 31 ocakta başvuruda bulunduk, 95 gün geçti. Bari yapamıyoruz, yapmayacağız deyin. 27 nisanda tekrar hatırlatma yazısı yazmışız 28 şampiyonluk için. Hazirana kadar bu yönetim devam edecek, inşallah gider. Gitmemesi içinde başta bazı kulüplerin lobisi var.

    Buna ciddi anlamda karşı olan kulüpler de var. Dolayısıyla topal ördek konumunda olan TFF bu kararı çıkartmayacak. TFF’nin resmi internet sitesinde ulusal şampiyonaların 1924’te başladığı yazıyor. UEFA’da da öyle yazıyor. Avrupa liglerinde bir sürü örnek var. Ancak buna rağmen hala cevap yok. Dolayısıyla yönetici arkadaşlarım ziyarette bulundular geçen hafta. Konuyu sordular, şu gerçekle yüzleştik. Tüm başvurulara, tüm gerçeklere rağmen TFF tarafından bu konuya dair tek bir adım atılmamış.

    TFF’ye sesleniyorum; 2023 sizin de yüzüncü yılınız. Belgesel yapacaksınız, bu belgesel 1959’dan mı başlayacak? Fenerbahçe ve diğer takımların şampiyonluklarını yok mu sayacaklar? TFF’nin düştüğü durumda adaletle zerre ilgilerinin olmadığı ortadayken, bizim haksızlıklardan hak bekleyerek kaybedecek bir günümüz dahi yok. Onlarda o yürek, cesaret yok. Yeni gelecek, yeni yapılacak seçimde ileriye dönük olarak bir umut, yeni bir sayfa açacak zemin oluşturulabilir” dedi.

    “2023-2024 SEZONUNDAN İTİBAREN FORMAMIZDA 5 YILDIZ OLACAK”

    2023-24 sezonundan itibaren sarı-lacivertli kulübün armasında 5 yıldız olacağını belirten Ali Koç, “Ne yaparsanız yapın koyacağız. Fenerium ürünlerine şimdiden başlayacağız. Her adımda bu gerçeği kullanacağız. Biz buna bizi şampiyon yapan sporcular için mecburuz. Onlar bize hakkını helal etmemiş olur sessiz kalırsak. Medeni bir şekilde başvuru yaptık, bekledik, sabrettik. Bir arpa boyu kadar çalışma yapmamışsınız, yazıklar olsun size. Şuan beni seyrederken nasıl bir konuşma yazıyorsunuz. Bu gece de benim için, Fenerbahçe için bir mesaj girin, girmezseniz kendimizi değersiz hissederiz” şeklinde konuştu.

    “CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN VE TÜM DEVLET BÜYÜKLERİNE GİDECEĞİZ”

    Ali Koç, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve tüm devlet büyüklerine gideceklerini ifade ederek, “Kongre üyemiz olan Sayın Soylu bizle görüşmek isterse ona da gideceğiz” dedi.

    “TEBRİK ETMEK İSTERDİM AMA KESİNLİKLE TEBRİK ETMEYECEĞİM” 

    3 Temmuz ruhunun; pes etmeme, isyan etme ruhu olduğunu kaydeden Ali Koç, “Fenerbahçe’yi farklı kılan da budur. Tarihe baktığımızda sadece 3 Temmuz sürecinde saldırılar olmamıştır. Geçmişe gelirseniz pek çok dönemde Fenerbahçeliler sokaklara çıkıp takıma sahip çıkmıştır. Son dönemde ise iki kere mevcudiyete kast edildi. Bir tanesi FETÖ saldırısıyla, öteki suikast girişimiyle. Ahmet Ağaoğlu ile görüştünüz mü dediniz, ben maça bakmıyordum.

    Pankart konusu gündeme geldi. Maç bittikten sonra bir iki başkan tebrik mesajı attı Kulüpler Birliği Vakfı grubundan. Ben de tebrik etmek isterdim ama kesinlikle tebrik etmeyeceğim. 4 nisan 2015’teki kurşunlama olayı hafızamızda kazılıyken bunu pankart ile göstermelerinden dolayı aynı masada olmayacağımı ifade ettim” diye konuştu.

    “İYİ OYNAMADIKLARI GÜNLERDE DE DEĞNEK BİR ŞEKİLDE YARDIMCI OLDU”

    Ali Koç, Trabzonspor ile ilgili daha önce yaptığı açıklamaların hatırlatılması üzerine, “Trabzonspor iyi top oynuyor, iyi transferler yaptı doğrudur. Ama ben şu soruya vereceğim cevapları dinleyen herkesi, 2020 ocak ayında Antalya kampında söz konusu kulüple ilgili açıklamalarım olmuştu.

    Özellikle taraftara rica ediyorum o açıklamalara bakın. İyi takım kurdular, çoğunlukla daha iyi top oynadılar. Son çeyreğe girdiğimizde yoruldular mı, rehavet mi bilmiyorum. Ama genelinde iyi top oynadıklarını söyledim. İyi oynamadıkları günlerde de değnek bir şekilde yardımcı oldu. Bu senenin liginde Trabzonspor’un hakem hatalarından kaybettiği puan var mı bana hatırlatın. Bizle oynanan iki maçta maçın ilk çeyreğinde kırmızı kart görmemiz, en önemli oyuncularımızın görmesi… Bunları dile getirirken üzülüyorum. Futbolcuların da hocanın da verdiği emek var. Onu da göz ardı etmiyorum.

    Ama büyük resimde oraya duyduğum saygıyla buraya duyduğum kızgınlık, rahatsızlık kabul etmem, isyan mukayese dahi götürmez. 6 kasımda oynanan Beşiktaş maçında, 22 kasımda Gaziantep-Trabzonspor maçı 4’üncü dakikada kırmızı kart gerekiyordu, olmadı. 44’te penaltı verilmedi, dönen top gol oldu. 7 ocakta Malatyaspor maçının 5’nci dakikasında Peres rakibinin suratına vurdu. 6 martta bizim statta oynanan maçta İrfan Can’ı biliyorsunuz. 23 nisan Adana maçında penaltı üretildi. Ben o toplantıda iki şey söyledim. Ama onlara hiç bakmadınız. Bununla beraber ‘Türkiye, Trabzonspor’dan büyüktür’ dedim. Dolayısıyla ben ne dediğimi gayet iyi biliyorum, arkasında duruyorum” diye konuştu.

    “BENİM KAFAMDA TFF BAŞKAN ADAYI YOK”

    Ali Koç, aklında TFF için bir başkan adayı olmadığını dile getirerek, “Biz bu işlere hiç girmedik. Fenerbahçe’den üyeler vermedik. Benim için süreç yönetimi önemli. Ben, bu güzel ülkemizin en çok ilgi gören, en yoğun insanları meşgul eden futbolunun, bir ülkenin marka değerine en çok hitap eden futbolun bu şekilde, bu sahiplerle yönetilemeyeceğini daha önce de söyledim. İnanıyorum ki bir gün bu değişim olacak. Önemli olan değişimi tercihen mi olacak mecburen mi? Futboldaki değişimi mecburen yapacak hale gelirsek toplumsal sıkıntı olur. Yol yakınken doğru yolu hep beraber aklı selim bir şekilde bulmalıyız” ifadelerini kullandı.

    “BEŞİKTAŞ DERBİSİNE GİTMEYECEĞİM”

    Ali Koç, Beşiktaş ile oynanacak derbi maça gidip gitmeyeceğinin sorulması üzerine, “Derbiden bağımsız, güvenim olmadığını anlayın. Güvenim varsa yalan söylüyorum. Vicdanlarda legalliğini yitiren bir federasyon. Pazar günü maça gitme konusu evde de konu oldu. Annem bile arıyor ‘aman oğlum maça gitme, biraz daha sabret’ dedi. Hayır maça gitmeyeceğim” dedi.

    “İMKANLARIMIZ ÇERÇEVESİNDE EN İYİYİ YAPMAK İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ” 

    “Mourinho, Guardiola’yı getir bu sistemde bir şey yapamazsınız” diyen Ali Koç, “Bu haksız bir düşünce değil. Ne yazık ki böyle. Hoca ararken de söyledim bunları. Biz söylemeye devam edeceğiz. İmkanlarımız çerçevesinde en iyiyi yapmak için mücadele edeceğiz. Hiçbir zaman kaybetmek istemediğimiz ilahi adalet inancını da aklımızda canlı tutmaya çalışacağız. Ondan sonrasında gerisini Allah bilir. Seçimler yapılacak, yapılmadan bir şeyin değişmeyeceğini düşünüyorum. Belki isyanlar sayesinde ‘yeter artık oyuncak haline getirmeyin futbolu’ denilecek” şeklinde konuştu.

    “BIÇAK KEMİĞE DAYANMIŞ VAZİYETTE”

    Fenerbahçe’nin ne yapıp ne yapamayacağının zaman içinde görüleceğini kaydeden Ali Koç, “Bıçak kemiğe dayanmış vaziyette. Bunu Fenerbahçe dile getiriyor, başka kulüpler de rahatsız. Beşiktaş, Galatasaray taraftarı da rahatsız. Onlar niye girmedi tebrik mesela? Hadi Ali Koç, Fenerbahçe isyanda. Pek çok takım niye tebrik girmedi. Hepsi değişecek” diye konuştu.  

    Haber Bültenimize Abone Ol

    En son haberler, teklifler ve özel duyurulardan haberdar olmak için.

    Çok Okunan Kategoriler

    Güncel Haberler