Kahramanmaraş’ta silahlarla girdiği Ayser Çalık Ortaokulu’nda 10 kişiyi öldürüp, 15 kişiyi de yaralayan İsa Aras Mersinli’nin (14) tutuklu babası polis başmüfettişi Uğur Mersinli (54) ile tutuklu annesi Peyman Pınar Mersinli (52) ilk kez hakim karşısına çıktı. Uğur Mersinli savunmasında, suçlamaları reddedip, failin oğlu olduğunu söyleyerek, “Fail İsa Aras Mersinli hakkında dava açılmalıdır” dedi.
İsa Aras Mersinli’nin 15 Nisan’da babası Uğur Mersinli’ye ait 5 silah ve 7 şarjörle Ayser Çalık Ortaokulu’nda gerçekleştirdiği saldırıda matematik öğretmeni Ayla Kara (56), öğrenciler Adnan Göktürk Yeşil (11), Almina Ağaoğlu (11), Bayram Nabi Şişik (11), Furkan Sancak Balal (11), Kerem Erdem Güngör (11), Yusuf Tarık Gül (12), Şuranur Sevgi Kazancı (12) ile Zeynep kılıç (11) hayatını kaybederken, 15 öğrenci de yaralandı. Saldırgan İsa Aras Mersinli ise silah seslerini duyup okula giren Necmettin Bekçi tarafından bıçakla etkisiz hale getirildi. İsa Aras Mersinli’nin babası polis başmüfettişi Uğur Mersinli ile annesi öğretmen Peyman Pınar Mersinli tutuklandı.
Soruşturma sonunda hazırlanan iddianame ile ‘Olası kastla öldürme’ suçundan 10 kez müebbet, ‘Olası kastla yaralama’ suçundan 30 yıla kadar hapsi istenen Uğur Mersinli ile ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 22,5 yıla kadar hapsi istenen anne Peyman Pınar Mersinli ilk kez hakim karşısına çıktı.
Aileler başsağlığına tepki gösterdi
Kahramanmaraş 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davanın ilk duruşmasına saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınları, yaralananlar ve aileleri ile avukatlar katıldı. Uğur Mersinli ile Pınar Mersinli ise duruşmaya tutuklu bulundukları cezaevinden Segbis sistemiyle bağlandı. Duruşma, Uğur Mersinli’nin savunmasıyla başladı. Mersinli savunmasına, “Ailelerimizin ve milletimizin başı sağ olsun” diyerek başladı.
Mersinli’nin bu sözleri salondaki aileler tarafından tepkiyle karşılandı. Aileler, “Bize hitaben konuşma yap. Her başsağlığı dileyene Allah razı olsun diyecek değiliz” dedi.
‘Silahlarımı çaldığı için oğlumdan şikayetçiyim’
Uğur Mersinli, savunmasının devamında suçlamaları reddederek, “Fail İsa Aras Mersinli için dava açılmalıdır. Fail İsa Aras Mersinli olduğuna göre azmettirme yok. Anne ve babalar cezalandırılsın, örnek olsun yaklaşımı son derece yanlıştır. Tck’daki kasten öldürme ve kasten yaralama suçlarının faili İsa Aras Mersinli’dir. İddianamede en az 90 defa failin İsa Aras Mersinli olduğu belirtilmiştir ve İsa Aras Mersinli’ye dava açılmamıştır. İsa Aras Mersinli hakkında kasten öldürme, kasten yaralama ve hırsızlık suçundan kamu davası açılmalıdır. Silahlarımı çaldığı için ben İsa Aras Mersinli’den şikayetçiyim. Oğlum silahları benden izinsiz ve rızam dışında almıştır. Kolluk kuvveti olmam ve silah taşıdığım için sorumlu tutuluyorum. Oğlum İsa Aras Mersinli’nin 32 defa rehberlik servisine gitme tarih ve sebepleri, rehberlik öğretmenin notlarının tespit edilmesini talep ediyorum. Olay anı ve öncesinde okulda yönetim boşluğu var mı? İsa Aras Mersinli’nin saldırgan tavırları olduğuna dair bir tanık beyanı yoktur” dedi.
'Çantanın İçerisinde Silah Olduğunu Nasıl Düşünebilirim'
Türkiye Büyük Millet Meclisi Okul Araştırma Komisyonu Sözcüsü ve Ak Parti İstanbul Milletvekili İsa Mesih Şahin ve üyesi Ak Parti Kahramanmaraş Milletvekili İrfan Karatutlu ile Milli Eğitim Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürü Emir Hasan Arslantaş'ın da katıldığı duruşmada, anne Peyman Pınar Mersinli de suçlamaları kabul etmedi.
Ağlayarak savunma yapan Mersinli, "Ben de başsağlığı dileyerek başlamak isterdim ama bir caninin annesi olarak gördüğünüz için ne diyeceğimi bilmiyorum. Olayın şoku içerisindeyim, ilaç kullanmaya başladım. Ne silahın sayısını ne de şekillerini bilmiyorum. Aras'ın baygınlık geçirip hastaneye kaldırılmasıyla ilgili eşim ilgilendi ve psikiyatriye gitmesi gerektiğinin söylendiğini söyledi. Biz de araştırma yaptık. Çok üzgünüm, herkes adına çok üzgünüm. Evden çıkarken gördüm ama çantanın içerisinde silah olduğunu nasıl düşünebilirim" dedi.
'Çantanın İçerisinde Silah Olduğunu Nasıl Düşünebilirim'
Türkiye Büyük Millet Meclisi Okul Araştırma Komisyonu Sözcüsü ve Ak Parti İstanbul Milletvekili İsa Mesih Şahin ve üyesi Ak Parti Kahramanmaraş Milletvekili İrfan Karatutlu ile Milli Eğitim Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürü Emir Hasan Arslantaş'ın da katıldığı duruşmada, anne Peyman Pınar Mersinli de suçlamaları kabul etmedi.
Ağlayarak savunma yapan Mersinli, "Ben de başsağlığı dileyerek başlamak isterdim ama bir caninin annesi olarak gördüğünüz için ne diyeceğimi bilmiyorum. Olayın şoku içerisindeyim, ilaç kullanmaya başladım. Ne silahın sayısını ne de şekillerini bilmiyorum. Aras'ın baygınlık geçirip hastaneye kaldırılmasıyla ilgili eşim ilgilendi ve psikiyatriye gitmesi gerektiğinin söylendiğini söyledi. Biz de araştırma yaptık. Çok üzgünüm, herkes adına çok üzgünüm. Evden çıkarken gördüm ama çantanın içerisinde silah olduğunu nasıl düşünebilirim" dedi.
TBMM Araştırma Komisyonu Sözcüsü: Tavsiye Niteliğinde Olacak Önemli Bir Rapor Olacağına İnanıyoruz
Kahramanmaraş’ta 10 kişinin öldüğü okul saldırısıyla ilgili duruşma devam ederken Türkiye Büyük Millet Meclisi Okul Araştırma Komisyonu Sözcüsü ve Ak Parti İstanbul Milletvekili İsa Mesih Şahin, Ayla Kara’nın eşi Ramazan Kara ile avukatlardan Zeki Arıtürk davayla ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Komisyon Sözcüsü İsa Mesih Şahin, komisyon adına davayı takip ettiklerini, 15 Nisan’da meydana gelen saldırının sadece Kahramanmaraş’a değil tüm Türkiye’ye travma yarattığını belirtti. O günden bugüne olayı TBMM’de yakından takip ettiklerini ifade eden Şahin, şunları söyledi:
“Bu olaydan hemen sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bir araştırma komisyonu kuruldu. Bu araştırma komisyonunda hem Kahramanmaraş'taki hem Şanlıurfa'daki okul saldırılarının sebeplerinin araştırılması, benzer olayların bir daha yaşanmaması için alınması gereken tedbirler ve dijital mecralarda yaşanan sorunların tespiti ve alınması gereken önlemlerle ilgili bir araştırma komisyonu idi bu. Araştırma komisyonumuzun çalışmalarının sonuna geldik, artık rapor yazım aşamasındayız. İnşallah Türkiye'de bu önemli soruna ilişkin tavsiye niteliğinde olacak önemli bir rapor olacağına inanıyoruz. Çok boyutlu bir mesele var önümüzde ve doğal olarak çözümü de paydaşları da çok boyutlu oluyor. Onun için biz raporumuzda çok boyutlu bir şekilde konuyu ele alıyoruz. İlk günden beri bu konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde de takip ettik. Ancak burada da hukuki süreci de, yargı sürecini de yakından takip ediyoruz. Bugün ilk duruşmada ailelerimizin yanında olmak, onların acısına burada ortak onlarla birlikte duruşmayı takip etmek için geldik. Tabii burada önemli olan şudur: Mesele sadece burada verilecek bir ceza değil, mesele bir daha benzer olayların Türkiye'de yaşanmaması adına, bir daha benzer acıların yaşanmaması adına verilecek kararın emsal niteliğinde olması. Onun için biz buradaki kararı önemsiyoruz. Buradaki verilecek karar sadece ailelerimizin yüreğine su serpmeyecek, bütün Türkiye'nin yüreğine su serpecek. İnşallah dediğim gibi biz bu sürecin de takipçisi olacağız.”
Emsal Bir Karar Olmak Zorunda
Avukat Zeki Arıtürk ise hem Türkiye Cumhuriyeti tarihi, hem de Türk İslam tarihinde örneği bulunmayan bir vahim olayla karşı karşıya olduklarını ifade ederek, “Bir tarafta pazarcılık yaparak çocuğunun eğitimine katkı sağlamak isteyen müvekkilim Tuğba Sancak; öbür tarafta ise birinci sınıf emniyet müdürü baba ve edebiyat öğretmeni bir annenin canavarca hislerle büyüttüğü ve katil olan 9 tane çocuğumuzun ve 1 tane hocamızı şehit eden bir insandan bahsediyoruz. Dolayısıyla bu olayda ne karar verirse verilsin emsal bir karar olmak zorunda. Çünkü bu karar sadece sıradan bir katil olayının olduğu bir olay olarak geçiştirilemez. Nihayetinde buradaki çocuğun yazışmalarında, dijital yazışmalarına baktığımızda, sosyal medyadaki yazışmalarına baktığımızda bu işin anbean hazırlandığı, bir anda oluşmadığı, bir süreç içerisinde ebeveynlerinin sorumsuz davranış neticesinde bu menfur olayın gerçekleştiğini gördük” dedi.
Oğlu Hakkında Suç Duyurusunda Bulunarak Üzerine Atılı Suçları Engellemeye Çalışıyor
Saldırıda yaşamını yitiren matematik öğretmeni Ayla Kara’nın eşi Ramazan Kara ise sanık Uğur Mersinli’nin suçtan kurtulmak için ölen oğlundan şikayetçi olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Saldırganın babası oğul hakkında suç duyurusunda bulunarak kendinin üzerine atılan suçları engellemeye çalıştığını düşünüyorum. Ve şu anda bu saate kadar yapılan savunmalarda gördüm ki; yani herkes biliyor sadece anne baba bilmiyor. Ama bir bakıyorsunuz ki anne eğitimci edebiyat öğretmeni, babası birinci sınıf emniyet müdürü insanın gözünden nasıl biri olduğunu anlayacak durumda. Şunu da söyleyeceğim; sırf okulda değil, Erasmus'a gidiyor orada sorun çıkıyor kimse bir şey yapamıyor. Mersin'de yazlıkta şikayet ediyorlar kimse bir şey yapamıyor. Okuldaki öğretmenler kaç defa şikayette bulunuyor arıyorlar. Katliam yapmaya giderken içeride 4-5 kişi var bu silahları hiçbiri görmüyor, hiçbiri bilmiyor ve giderken de gördüğü söylüyor annesi. Asansördeki bayan ‘Çanta yamuk yumuktu’ diyor, annesi nasıl bunu fark etmiyor. İçinde bir tane kitap olması gerekirken içinde 6-7 tane silah ve şarjörün olduğu bir şeyi nasıl fark etmiyor? Göz ardı mı ediyor, yoksa olaya çanak mı tutuyor bunların araştırılması konusunda taleplerimiz oldu. Bana göre bu olayda birinci derecede anne baba sorumlu bu kadar olaya göz yumuyorlar, kayıtsız kalıyorlar ve bu olayın gerçekleşmesine vesile oluyorlar. İkisinin de olası kastla yargılanması konusunda taleplerimiz oldu. İnşallah iyi bir şekilde araştırılır. Bir de şu var; annenin ve babanın oturduğu yerde alt ve üst komşuların dinlenmesini talep ettik. Çünkü orada bir sıkıntılar var, çekindikleri için de konuşmak istemiyorlar.”
Kantinci Saldırı Olacağını Biliyordu
Ramazan Kara, okulda saldırı olacağını kantincinin bildiğini ve bu konuda okul müdürünün de uyarıldığını iddia ederek, “O kantinci saldırı olacağını biliyor ve saldırıda akrabasını çağırıyor, ‘Okulda bir saldırı olacak. Okuldan çocuğunuzu alın’ diyor. Vicdan yapıyor, müdüre gidiyor söylüyor, müdür de ‘Cürmü kadar yer yakar’ diyor. Ben bunu söyledim. Yani belki sonradan da tekrardan bir hafta sonra eniştemin yanına geliyor, tekrar anlatıyor aynı şeyi. İfadelerinde yok böyle bir şey, ‘İfade vermem, ekmeğimden olurum’ diyor. Ben de dedim ki bu olayın ispatı açısından, o kamera kayıtları o anda kayıtta. Kayıtlara bakın, bu kantinci akrabasını almış mı? Müdürle görüşmüş mü? Görüştüyse demek ki bu olaylar gerçektir” diye konuştu.
'8’İnci Sınıfta Da Okul Çantasıyla Kendini Boğmaya Çalışmıştı'
Kahramanmaraş’ta İsa Aras Mersinli’nin Ayser Çalık Ortaokulu’nda gerçekleştirdiği silahlı saldırı sonucu 10 kişinin ölmesi, 15 kişinin de yaralanmasıyla ilgili Kahramanmaraş 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında tutuklu sanıklar Uğur Mersinli ile Peyman Mersinli’nin savunmalarının ardından aileler dinlendi. Aileler, çocuklarının ölümünde anne ve babanın da sorumlu olduğunu belirterek şikayetçi olduklarını söylerken, annenin de olası kasttan yargılanmasını talep ettiler.
Daha sonra tanıklar dinlendi. Okulun rehber öğretmeni E.İ, saldırgan İsa Aras Mersinli’nin psikolojik sorunları olduğunu, bunu da aileye söylediklerini belirterek, “7’nci sınıfta özellikle arkadaşlık kurma ilişkilerinde sorun yaşıyordu. Bu konuda kendisiyle görüştüm. Sonra aileyle görüştüm, çocuğun psikolog tavsiye almasını istedim. 8’inci sınıfta da okul çantasıyla boğazını sıkmıştı, kendini boğmaya çalışmıştı. Bu durumu kendisine sordum, bana dersten sıkıldığını söylemişti. Bu durumu aileye bildirdim, sorunlarını anlattım. Teknolojiden uzak durması gerektiğini bildirdim. Aile, bana emniyet ve özel psikoloğa gittiklerini ilettiler. Aras, bana genelde ağlama krizleriyle geliyordu. Arkadaş ilişkilerinde çok yalnız kalıyordu, bu da gün geçtikçe artıyordu” dedi.
Babası Geldiğinde Başmüfettiş Olduğunu Söyledi, Ben De Hekim Olduğumu Söyledim
İsa Aras Mersinli’nin okuldayken baygınlık geçirmesi sonucu götürüldüğü Ksü Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde Mersinli ile ilgilenen Doktor N.E.S. de, Ekg çekilirken İsa Aras Mersinli’nin kollarında çizikler olduğunu fark ettiğini söyledi. Çizikleri sorunca Mersinli’nin dün gece yaptığını, bazı zamanlar canı sıkıldığında kendisine kalemtıraş ile zarar verdiğini söylediğini dile getiren N.E.S., “Daha sonra adli vaka açılması yönünde talimat verip çocuk psikiyatra sevk ettim. Ardından çocuk psikiyatristi geldi, onun beyanları ve benim gözlemlerimle adli vaka dosyasını tamamladım. Veli gelmeden taburcu etmeyeceğimi söyledim ve velisi gelince taburcu ettim. Babası geldiğinde başmüfettiş olduğunu söyledi, ben de hekim olduğumu söylediğimde ‘Canın sağ olsun’ dedi” ifadelerini kullandı.
Anne Tahliye Edildi
Tanıkların dinlenmesinin ardından cumhuriyet savcısı sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti. 16 saat süren duruşma sonunda mahkeme heyeti oy birliği ile baba Uğur Mersinli’nin tutukluluk halinin devamına, oy çokluğu ile anne Peyman Pınar Mersinli’nin tahliyesine karar verip davayı 4 Aralık’a erteledi.
Aileler Tepki Gösterdi
Mahkeme başkanın açıkladığı karar, çocuklarını kaybeden aileler tarafından tepkiyle karşılandı ve adliye koridorlarında "Hak, hukuk, adalet” sloganı atarak dışarı çıktılar. Aileler, 16 saat sonunda böyle bir kararın çıkmasının kendilerini üzdüğünü söyledi.
Bu Karara İtiraz Edeceğiz
Aileler adına açıklama yapan avukat Özcan Kara, tahliye kararına itiraz edip reddi hakim talebinde bulunacaklarını belirterek şunları söyledi:
“Maalesef Kahramanmaraş 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, tarafsızlığını, adil yargılama hakkını burada ihlal etmiş ve caninin annesi Peyman Pınar Mersinli’nin oy çokluğuyla tahliyesine karar vermiştir. Bu karar, derhal Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bizim talebimizle itiraz edilecektir. Üye hakimlerin, muhalif üye hakim dışında diğerleri için de reddi hakim talebinde bulunacağız. Tarafsızlıklarını kaybettiğini düşünüyoruz. Bu kadar ihmaller zincirine neden olmuş birinin, bu aşamada tahliyesi hukuk skandalıdır. Bir ay önce tensip zaptında aynı başkan tutukluluğunun devamı görüşü vermişken, bir ay sonra ne değişmiştir? Hatta bu yargılamada ihmaller zinciri daha fazlasıyla ortaya çıkmıştır, annenin de ihmali ortaya çıkmıştır. Bu ihmaller zincirinde bu tahliye kararı hukuk skandalıdır. Biz yarın Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı’na müracaat ederek bu karara itiraz edeceğiz ve 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nden Peyman Pınar Mersinli’nin tutuklanmasını talep edeceğiz.”












