Eskişehir’deki toryum ve nadir toprak elementleri ruhsat sahasında 2 milyon 650 bin metrekarelik alan için alınan acele kamulaştırma kararı, Prof. Dr. Saleh Sultansoy’un yıllardır dile getirdiği toryumdan enerji üretimini yeniden gündeme taşıdı.
Prof. Dr. Sultansoy, Türkiye’nin belirlenmiş 540 bin tonluk toryum kaynaklarının, teorik olarak yaklaşık 4 bin yıl yeterli olabileceğini hesapladı. Sultansoy, temel meselenin toryuma sahip olmaktan çok, bu kaynağı enerjiye dönüştürebilecek teknolojiye sahip olmak olduğunun da altını çizdi.
Dünyanın en önemli toryum yataklarının bulunduğu, Türkiye’nin önemli toryum kaynaklarına sahip bölgelerinden Eskişehir’de, Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü uhdesindeki toryum, barit, florit ve nadir toprak elementleri ruhsat sahasında madencilik faaliyetleri ile endüstriyel tesis ve altyapı yatırımları için acele kamulaştırma kararı alındı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı 31 Ağustos 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan kararla birlikte fizikçi Prof. Dr. Saleh Sultansoy’un uzun yıllardır Türkiye’nin enerji geleceği açısından önemine dikkati çektiği toryum yeniden gündeme geldi.
“Isparta tek başına 100 yıl yeter”
Prof. Dr. Saleh Sultansoy, Eskişehir-Sivrihisar bölgesinde yaklaşık 380 bin ton toryum rezervi tespit edildiğini, Isparta’nın Aksu bölgesinde bulunan 20 bin tonun üzerindeki toryumun ise tek başına Türkiye’nin 100 yıllık enerji ihtiyacını karşılayabilecek potansiyele sahip olduğunu söyledi. Isparta’daki toryumun Sivrihisar’daki kaynaklardan farklı olarak daha kolay işlenebilir nitelikte olduğunu belirten Sultansoy, Türkiye’nin gerçek toryum potansiyelinin ortaya çıkarılması için ayrıntılı çalışmalar yapılması, toryum yakıtlı hızlandırıcı sürümlü sistemler konusunda ulusal Ar-Ge programı başlatılması ve Türkiye’nin bu alandaki uluslararası iş birliklerine dahil olması gerektiğini anlattı.
6-7 Ocak 2003’te Eskişehir’de bilim insanlarının katılımıyla ‘Toryum Yakıtlı Nükleer Teknolojiler Çalıştayı’ düzenlendiğini, ardından Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu’nda toryumun enerji kaynağı olarak potansiyelinin araştırılmasına yönelik karar alındığını anlatan Sultansoy, Türkiye’nin bu alandaki çalışmalarını sürdürmesi gerektiğinin önemine vurgu yaptı.
Toryum sahasına acele kamulaştırma
Aradan geçen yılların ardından Eskişehir’deki toryum kaynaklarına ilişkin yeni bir karar alındı. 31 Ağustos 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 11690 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Sivrihisar ve Beylikova ilçeleri sınırlarındaki Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü uhdesinde bulunan Sicil: 1075 sayılı IV. Grup ‘Toryum + Barit + Florit + Nadir Toprak Elementleri’ ruhsat sahasında açık ocak proje alanları, dekapaj pasa döküm alanları, bağlantı yolları, cevher stok alanları, atık barajı, endüstriyel üretim ve altyapı tesisleri ile idari bina yerleşim alanları için ihtiyaç duyulan bazı taşınmazların acele kamulaştırılması kararı alındı.
258 taşınmaz kamulaştırma kapsamında
Kararın ekindeki listeye göre, Sivrihisar’ın Karkın Mahallesi ile Beylikova’nın Okçu ve Kızılcaören mahallelerindeki tarla ve meyve bahçelerinin de aralarında bulunduğu toplam 258 taşınmaz kamulaştırma kapsamına alındı. Yaklaşık 2 milyon 650 bin metrekareyi aşan alanı kapsayan kamulaştırma işlemlerinin Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmesine karar verildi.
Eskişehir’de 380 bin 141 ton
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın toryuma ilişkin güncel verilerine göre, geçmiş yıllarda Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü tarafından Eskişehir-Sivrihisar’da yüzde 0,2 tenörlü 380 bin ton toryum rezervi belirlendi. MTA tarafından 2020 yılında Malatya-Kuluncak’ta yapılan çalışmalarda ise ortalama 2,032 ppm toryum içeren 3,8 milyon ton kaynak materyal tespit edildi. Bakanlık, bu kaynağın ekonomikliği ve teknolojik olarak kazanımına yönelik henüz çalışma yapılmadığını açıkladı.
Beylikova’da 694 milyon ton kaynak
Eti Maden’in Beylikova-Sivrihisar sahasındaki çalışmalarında ise ortalama 788 ppm ThO2 içeren 694 milyon ton kaynak materyal belirlendi. Bu rakam 540 bin ton toryum anlamına gelirken, Türkiye’de Malatya-Hekimhan-Kuluncak, Kayseri-Felahiye, Sivas, Diyarbakır ve Burdur-Çanaklı’da da toryum oluşumlarının bulunduğu belirtiliyor.
1 ton toryuma karşı 3,5 milyon ton kömür
Prof. Dr. Saleh Sultansoy, ‘Türkiye’nin Stratejik Enerji Kaynağı: Toryum’ başlıklı çalışmasında, enerji yoğunluğundaki farkı rakamlarla ortaya koydu. Prof. Dr. Sultansoy’un hesaplamasına göre, 1 yıl boyunca 1 gigavatlık kesintisiz güç üretimi için yaklaşık 3,5 milyon ton kömür veya 200 ton uranyuma karşılık 1 ton toryum gerekiyor. Kömürün yüksek karbondioksit salımına, uranyumun uzun ömürlü radyoaktif atıklarının depolanması ve nükleer silahların yayılmasıyla ilgili risklere dikkati çeken Sultansoy, toryum temelli sistemlerde karbondioksit etkisinin düşük, uzun ömürlü zararlı atık miktarının ve yarı ömürlerinin daha az olduğunu belirtti.
Asıl mesele teknolojiye sahip olmak
Türkiye’nin 126 Gw’lık kurulu gücünün tamamının nükleer santrallerle karşılandığı teorik bir hesaplamada 7 bin 300 tonluk belirlenmiş uranyum rezervinin 1 yıllık ihtiyacı dahi karşılamayacağını belirten Sultansoy, belirlenmiş 540 bin tonluk toryum kaynaklarının ise teorik olarak yaklaşık 4 bin yıl yeterli olabileceğini hesapladı. Türkiye’nin toryum potansiyelinin dünya elektrik ihtiyacı açısından da büyük bir enerji kaynağı oluşturabileceğini belirten Sultansoy, temel meselenin toryuma sahip olmaktan çok, bu kaynağı enerjiye dönüştürebilecek teknolojiye sahip olmak olduğunu aktardı.



















