25 Eylül 2026, Cuma
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Dış Haberler - Milli İstihbarat Akademisi’nden ‘Almanya’da Aşırı Sağ’ analizi: Giderek derinleşen yapısal dönüşümün ürünü

Milli İstihbarat Akademisi’nden ‘Almanya’da Aşırı Sağ’ analizi: Giderek derinleşen yapısal dönüşümün ürünü

Haberton - Haberton
25 Eylül 2026
- Dış Haberler
Okuma Süresi:6 dakikalık okuma
A A
0
Milli İstihbarat Akademisi'nden 'Almanya'da Aşırı Sağ' analizi: Giderek derinleşen yapısal dönüşümün ürünü
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Milli İstihbarat Akademisi’nden Baki Laleoğlu’nun kaleme aldığı ‘Almanya’da Aşırı Sağ: Liberal Demokrasinin Temsil Krizi’ başlıklı analiz yayımlandı. Çalışmada, Almanya’da aşırı sağın yükselişi, belirli kriz dönemlerine verilen geçici bir tepkinin ötesinde, Batı dünyasında uzun süredir devam eden ve giderek derinleşen yapısal dönüşümün Almanya’daki yansıması olarak ele alındı.

Analizde, aşırı sağın yükselişinin bir sebep değil, liberal demokrasiler ile geleneksel siyasi aktörlerin temsil ve meşruiyet üretme kapasitesindeki zayıflamanın bir sonucu olduğu vurgulandı. Analizde Almanya’daki aşırı sağın yükselişinin yalnızca 11 Eylül sonrasında artan İslamofobi ve yabancı düşmanlığı, 2008 ekonomik krizi, 2015-2016 göç dalgası ve pandemi gibi gelişmeler üzerinden açıklanamayacağına dikkat çekildi. Bu krizler, aşırı sağın yükselişinin kaynağı olmaktan çok, uzun süredir var olan yapısal gerilimleri görünür kılan gelişmeler olarak değerlendirildi. Alman aşırı sağının yalnızca Nazizm temelinde ortaya çıkan marjinal bir sapma olarak değerlendirilmemesi gerektiği vurgulandı.

Aşırı sağın tarihsel sürekliliği, ‘Völkisch’ düşünce geleneği etrafında şekillenen modern Alman ulus fikri ve milliyetçiliği bağlamında ele alındı. Bu mirasın İkinci Dünya Savaşı sonrasında hukuken bastırılmasına rağmen kültürel ve sembolik düzeyde varlığını sürdürdüğü kaydedildi.

AfD’nin yükselişi

Almanya için Alternatif (AfD) partisinin siyasi başarısı, aşırı sağın yalnızca yükselişi değil aynı zamanda biçim değiştirmesi üzerinden değerlendirildi. Partinin açık ırkçı sembollerden kısmen kaçınarak popülist ve sistem karşıtı bir söylem aracılığıyla geniş ve heterojen bir seçmen tabanına ulaştığı belirtildi. AfD desteği ile işsizlik ve gelir eşitsizliği gibi klasik ekonomik göstergeler arasında tutarlı ve doğrusal bir ilişki bulunmadığı, belirleyici unsurun bireylerin hissettiği göreceli statü ve kayıp algısı olduğu aktarıldı. Bu kapsamda parti tabanının yalnızca düşük gelirli kesimlerle sınırlı olmadığı, kültürel statü kaybı hisseden orta sınıf ve kırsal seçmenler arasında da AfD’nin güçlü karşılık bulduğu kaydedildi.

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın yol açtığı enerji ve güvenlik sorunları ile dezenformasyon, yapay zeka ve otomasyona ilişkin gelişmelerin mevcut kırılganlıkları derinleştirdiği belirtildi. AfD tabanındaki seçmen hareketliliğinin ise partinin yükselişinin sabit bir ideolojik tabandan çok sistem karşıtı bir mobilizasyona dayandığına işaret ettiği ifade edildi.

Aşırı sağın etkileri Almanya sınırlarını aşıyor

Analizde, Almanya’da aşırı sağın güçlenmesinin etkilerinin ülke sınırlarının ötesine taşındığına dikkat çekildi. Avrupa Birliği açısından temel etkinin Almanya’nın AB’den ayrılması gibi tek ve radikal bir senaryodan ziyade Avrupa bütünleşmesinin siyasal mantığının içeriden dönüşmesi ve ‘Birlik’ fikrinin sarsılması olacağı değerlendirildi. Ana akım partilerin göç ve egemenlik gibi kritik konulardaki söylemlerini sertleştirmesi de bu dönüşüm kapsamında ele alındı. Avrupa’nın stratejik özerklik arayışı ile egemenlikçi ve ulus üstü karşıtı siyaset arasındaki yapısal gerilime de dikkat çekildi.

Savunma ve teknoloji alanlarında daha bütünleşik bir Avrupa ihtiyacının, bütünleşmeye direnen siyasi güçlerin yükseldiği bir dönemde ortaya çıktığı belirtildi.

Türkiye’ye bakışta ‘stratejik ortaklık’ öne çıkıyor

AfD’nin Türkiye’ye yaklaşımındaki ikili yapı da analizde ele alınan başlıklardan biri oldu. Partinin genel söyleminde Türkiye’nin kültürel olarak Avrupa’ya ait olmadığı belirtilirken, aynı zamanda Türkiye’nin ‘önemli bir stratejik ve ekonomik ortak’ olarak tanımlandığına dikkat çekildi. Böylece Türkiye’nin kültürel ve normatif anlamda Avrupa’dan ayrıştırılmasına karşın jeopolitik ve ekonomik açıdan stratejik önemi artan bir aktör konumunda olduğu belirtildi. Avrupalı aktörler nezdinde üyelik ve normatif bütünleşme perspektifinin gerilemesinin, Türkiye ile ilişkilerde ticaret, göç, güvenlik, enerji ve bölgesel krizlerin yönetimi gibi daha sınırlı alanlara dayanan seçici bir ortaklık modelini güçlendirebileceği değerlendirildi.

Bu dönüşümün, Türkiye ile Avrupa arasındaki ilişkiyi ‘Türkiye ne ölçüde Avrupa’nın bir parçasıdır’ sorusundan uzaklaştırarak ‘Türkiye ile hangi alanlarda ve hangi koşullarda iş birliği yapılmalıdır’ sorusu etrafında yeniden şekillendirebileceği ifade edildi.

Türk ve Müslüman topluluklar açısında aidiyet tartışması

Almanya’da yaşayan Türk ve Müslüman topluluklar açısından temel riskin, hukuki vatandaşlık ile kültürel aidiyet arasına mesafe koyan söylemin normalleşmesi olduğu belirtildi. Tartışmanın giderek ‘Kimler Alman vatandaşıdır’ sorusundan ‘Kimler gerçekten Almanya’ya aittir’ sorusuna kaydığına dikkat çekildi. Çifte vatandaşlık, aile birleşimi ve yabancı ülkelerle sürdürülen bağların güvenlik tartışmalarına dahil edilmesinin, özellikle ikinci ve üçüncü kuşak göçmen kökenli vatandaşlar açısından yeni bir tanınma sorunu üretme potansiyeli taşıdığı kaydedildi.

Alman demokrasisinin geleceğine ilişkin 3 senaryo

Laleoğlu’nun hazırladığı çalışmada Alman siyasetinin ve demokrasisinin geleceğine ilişkin üç olası senaryo ortaya konuldu. İlk senaryoda popülist ve aşırı sağ siyasetin kurumsallaşarak olağanlaşması ele alındı. İkinci senaryoda merkez siyasetin aşırı sağ ile rekabet etmek amacıyla merkezden uzaklaşması ve bu yolla aşırı sağın söylemini meşrulaştırma riski üzerinde duruldu. Üçüncü senaryoda ise temsil krizi, bölgesel eşitsizlikler ve kimlik temelli dışlanmışlık hissine yönelik uzun vadeli ve kapsayıcı politikaların geliştirildiği demokratik direnç ve meşruiyet üretiminin dönüşümü değerlendirildi.

Bu senaryoların birbirini dışlamadığı ve farklı düzeylerde eş zamanlı olarak ortaya çıkabileceği belirtildi. Alman demokrasisinin geleceğini belirleyecek temel unsurun aşırı sağ aktörlerin oy oranlarından ziyade liberal-demokratik sistemin bu meydan okumaya nasıl yanıt vereceği vurgulandı. Bu nedenle geleceğe ilişkin tartışmanın ‘Aşırı sağ iktidara gelir mi’ sorusundan çok, ‘Aşırı sağın söylemi ve siyasal mantığı ne ölçüde normalleşir’ sorusu etrafında şekillenmesi gerektiği ifade edildi.

Aşırı sağ sebep değil, sonuçtur

Analizin sonuç bölümünde Almanya’da aşırı sağın yükselişinin geçici bir siyasal dalgalanma veya belirli kriz anlarına verilen tepkiler bütünü olarak okunmaması gerektiği vurgulandı. Bu yükseliş, liberal-demokratik düzenin uzun süredir biriken yapısal sorunlarının görünür hale gelmesinin sonucu olarak değerlendirildi. Meselenin yalnızca belirli bir partinin veya aktörün başarısıyla açıklanamayacağı, sorunun liberal demokratik siyasal sisteminin temsil üretme, toplumsal meşruiyet sağlama ve ortak bir demokratik anlatı kurma kapasitesiyle ilgili olduğu belirtildi. Bu çerçevede çalışmanın temel yaklaşımı ‘aşırı sağ, Almanya’da sebep değil sonuçtur’ ifadesiyle ortaya konuldu.

Aşırı sağla mücadelenin yalnızca güvenlikçi ve hukuki önlemlerle yürütülmesinin yetersiz kalacağına da dikkat çekildi. Şiddet içeren aşırı sağ örgütlenmelere karşı istihbari ve cezai mekanizmaların işletilmesinin zorunlu olduğu belirtilirken aşırı sağın esas gücünü siyasal söylem, temsil boşluğu ve kültürel meşruiyet krizinden aldığı aktarıldı. Bu nedenle aşırı sağla mücadelenin demokratik siyasetin kapsayıcı biçimde yeniden inşasını da içermesi gerektiği ifade edildi. Analizin sonunda Almanya’nın önündeki temel tercih, liberal-demokratik düzenin kendi iç çelişkileriyle yüzleşerek kendini yeniden üretmesi veya postliberal paradigmanın, aşırı sağ iktidara gelsin veya gelmesin, siyasal düzeni dönüştürmesi olarak ortaya konuldu.

Etiketler: GöçmenRusyaŞiddetTeknolojiTürkiyeUkraynaYapay Zeka
PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Adana’dan acı haber: Kazada yaralanan motosiklet sürücüsü 26 gün sonra öldü

Sonraki Haber

Hayat böyle işte

Haberton

Haberton

Son dakika haberleri, güncel haberler, magazin, spor ve ekonomideki gelişmeler, yerel ve dünya haberleri haberton.com'da. Haberton, sizin için tonla haber! Türkiye’de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşabileceğiniz yeni mecranız.

İlgili Haberler

Kolombiya, İran ile diplomatik ilişkilerini kesti
Dış Haberler

Kolombiya, İran ile diplomatik ilişkilerini kesti

25 Eylül 2026
Katar Dışişleri Bakanlığı da Netanyahu'ya çıkıştı: "İddialarını kesin bir dille reddediyoruz"
Dış Haberler

Katar Dışişleri Bakanlığı da Netanyahu’ya çıkıştı: “İddialarını kesin bir dille reddediyoruz”

25 Eylül 2026
Şi'den Trump'a mesaj: "Çin-ABD ilişkisinin yeni vizyonunu eyleme dönüştürmeliyiz"
Dış Haberler

Şi’den Trump’a mesaj: “Çin-ABD ilişkisinin yeni vizyonunu eyleme dönüştürmeliyiz”

25 Eylül 2026
Trump: ABD ile Çin arasındaki ilişkiler hiç bu kadar iyi olmamıştı
Dış Haberler

Trump: ABD ile Çin arasındaki ilişkiler hiç bu kadar iyi olmamıştı

25 Eylül 2026
Dışişleri Bakanlığı, Kazakistan'da askeri tatbikat sırasında ölenler için taziye mesajı yayınladı
Dış Haberler

Dışişleri Bakanlığı, Kazakistan’da askeri tatbikat sırasında ölenler için taziye mesajı yayınladı

25 Eylül 2026
COP31 Başkanı Kurum, İklim Uygulama Köprüsü’nün ilk grup pilot ülkelerini açıkladı
Dış Haberler

COP31 Başkanı Kurum, İklim Uygulama Köprüsü’nün ilk grup pilot ülkelerini açıkladı

25 Eylül 2026
Sonraki Haber
Hayat böyle işte

Hayat böyle işte

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

En Güncel Haberler

Hayvanseverler soruyor: 4 milyon köpek nerede?
Gündem

Hayvanseverler soruyor: “4 milyon köpek nerede?”

25 Eylül 2026
Trabzon'da mahalle yolu çöktü; sürüklenen araçtaki 2 kişi yaralandı
Yerel Haberler

Trabzon’da mahalle yolu çöktü; sürüklenen araçtaki 2 kişi yaralandı

25 Eylül 2026
Halı sahada kalp krizi geçiren sağlık çalışanı kurtarılamadı
Yerel Haberler

Halı sahada kalp krizi geçiren sağlık çalışanı kurtarılamadı

25 Eylül 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

İletişim Başkanı Duran: ‘Dünya beşten büyüktür’ ilkesi her geçen gün daha güçlü karşılık buluyor

25 Eylül 2026
Yaşam

AK Parti’li Çelik’ten, Kazakistan’a taziye mesajı

25 Eylül 2026
Yaşam

Polisler, arızalanan otomobili iterek sürücüye yardım etti

25 Eylül 2026
Yaşam

HKÜ’de yeni öğrenciler için Oryantasyon’26 programı düzenlendi

25 Eylül 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

İkizler aynı gün itfaiyeci oldular aynı gün evlendiler

İkizler aynı gün itfaiyeci oldular aynı gün evlendiler

- Haberton
25 Eylül 2026

İzmir'de aynı gün itfaiyeci olarak işe başlayan ve aynı gün evlenen ikiz kardeşler Ahmet ve Mehmet Berber (56), 33 yıldır...

Türkiye telekomünikasyon sektöründe 5G dönemi: Mobil internet, fiber altyapı ve yeni nesil teknolojiler

Sonbahar bahçe bakımı rehberi: Kış öncesi bitki koruma, budama ve hazırlık

WhatsApp yazışmaları mahkemede delil olur mu? Ekran görüntüsü her zaman yeterli değil

Akünün bittiği nasıl anlaşılır? Aracınız çalışmadan önce bu belirtileri veriyor

Güncel Haber

İletişim Başkanı Duran: 'Dünya beşten büyüktür' ilkesi her geçen gün daha güçlü karşılık buluyor

İletişim Başkanı Duran: ‘Dünya beşten büyüktür’ ilkesi her geçen gün daha güçlü karşılık buluyor

25 Eylül 2026
AK Parti'li Çelik'ten, Kazakistan'a taziye mesajı

AK Parti’li Çelik’ten, Kazakistan’a taziye mesajı

25 Eylül 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton