Tutuklanan ve görevinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, Hüseyin Gün ve Merdan Yanardağ’ın yargılandığı ‘Casusluk’ davasında duruşmanın görülmesine Silivri’de devam ediliyor. Duruşmada Merdan Yanardağ savunma yapıyor.
Tutuklanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Necati Özkan, Hüseyin Gün ve Merdan Yanardağ’ın yargılandığı, haklarında ‘Siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezaları istenen davanın duruşma İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısında bulunan duruşma salonunda yapılıyor.
‘SEHER ALAÇAM BİZİM DESTEKÇİMİZDİR’
Merdan Yanardağ savunmasında “Temel vatandaşlık haklarını suç sayan bir iddianameyle karşı karşıyayız. Siyasi casuslukta kanun, yabancı bir devletin yararına olmayı şart koşuyor. Nerede yabancı devlet, nerede örgüt. Amaçları Tele1’e el koymak ve arkadaşlarımı susturmak. Kanal çok uzun süredir medyada yer alan bir kuruluştur. Ticari bir kuruluş değil, gazetecilerin biraraya gelip oluşturduğu, tarafsız fakat siyasi tercihleri olan bir kuruluştur. Bu davaya konu olan Seher Alaçam ise, bizim on binlerce destekçimizden biridir. Yaşlı bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kadın izleyicimizdir. Ben Hüseyin Gün’ü çok tanımam. Seher Alaçam’ın yanında ve oğlu olarak tanıdım. Telefonumda da Hüseyin Alaçam diye kayıtlıdır. Gerçek oğlu diye biliyordum. Türkiye’nin her yerinden bize telefon gelir, bilemezsiniz. Bazı programlarda seyirciye görüşlerini sorarız. İzleyiciye soru sorulur ama talimat alınmaz. Casus olduğum iddia edilen Hüseyin Gün’ün talepleri doğrultusunda kanal üzerinden İmamoğlu için algı operasyonu yapmışım. Yerel seçimlerde CHP’nin ve CHP’de de Özel’in kazanmasını sağlamışım. Ben dünyada TV’de canlı yayında casusluk yapıldığını görmedim. Hangi belge, hangi bilgi ele geçirilmiş.” dedi.
‘HABERİM YOK’
Yanardağ, “Benimle ilgili birşey bulamamışlar. O zaman eşime gitmişler. Bakmışlar ki o bir şirketin ortağı. 2008’de kardeşiyle bir şirket kurmuşlar. Sosyal medya monitoring şirketi. Savcılık bu şirketlerin tamamına ‘İstihbarat firması’ diyor. Bunlar Ticaret Kanunu’na göre kurulmuş, sosyal medya araştırması yapan firmalar. Bir gıda firması bir çikolata çıkardı diyelim; bu çikolata hakkında insanlar ne konuşmuş, beğenmişler mi beğenmemişler mi, eleştirileri var mı, kim ne yazmış ona bakarlar. MASAK raporu şirketin 2008’de kurulduğunu kaydediyor fakat ayrıldığı tarih yok. Tarih 2012. Kanal daha kurulmamış, 5 yıl sonra kurulacak. İmamoğlu daha Beylikdüzü Belediye Başkanı bile değil; ama bu sosyal medya firmasına bir kere ‘İstihbarat firması’ dediği için bir algı oluşturuluyor. Eşim bir istihbarat firmasının ortağı, bu firmada böyle gizemli bazı işler yapmış. Mesela Lüksemburg’daki bir firmadan yazılım satın almış, oraya 65 bin dolar göndermiş. Onu da güya benim talimatımla yapmışlar. Haberim bile yok.” dedi.
‘KİMSE BANA DOĞRUDAN PARA VEREMEZ’
Yanardağ, “Seher Alaçam bize ufak tefek desteklerde bulundu. Ben bir kere kimseden doğrudan para almam. Bizim ön muhasebeyi yapan sekreterim Lale Hanım alır, ya muhasebeye verir ya da doğrudan muhasebeye yatırılır. Hüseyin Bey’i de ben, bilgili, saygılı bir iş insanı olarak tanıdım. Ne iş yaptığını da tam bilmiyorum. Hüseyin Bey’i bu dava sırasında ve dünkü ifadelerden tanıdım. Seher Hanım’ın şoförü güya bana 10 bin Euro getirmiş. Yalan söylüyor. Üstelik bana doğrudan vermiş. Kimse bana doğrudan para veremez. Önce 15 bin diyor, sonra 10 bin dolar getirmiş ve elden vermiş diyor. Bana sorularda 15 bin dediler, ‘Hayır’ dedim. Polis sorgusunda “Böyle bir para yok, böyle bir para gelmedi bana” dedim. Savcılıkta da ‘Hayır’ dedim. Sonra iddianamede 10 bin dolara indiriyorlar.” dedi.












