En uzak yol: Kendine dönüş

Author: Hazal Kılınç

Published:

Last Modified:

“Kendim için en son nereye gittim?” Bu cümleyi yazarken bile insanın içinde bir sessizlik oluşuyor. Çünkü farkına varmadan kendimize uğramayı unuttuk. Sürekli bir yerlere gidiyoruz; işe, markete, telefona, başkalarının hikâyelerine… Ama en çok ihtiyacımız olan yere, yani kendimize, nedense yolumuz düşmüyor.

Zaman hızla akarken, biz de akışın içinde kayboluyoruz. Her gün “yetişmem gereken işlerim var” diyerek aslında kendimizden uzaklaşıyoruz. Oysa bir an durup düşünsek, en son ne zaman kendimiz için bir şey yaptığımızı hatırlayamayabiliriz.

Bir kahve içmek bile bazen bir lüks, bir nefes almak bile ertelenen bir ihtiyaç haline geldi.

Kendine gitmek demek; geçmişe gitmek, orada kalmış yanlarımızla yeniden tanışmak demek.

Unuttuğumuz, görmezden geldiğimiz hatalarla yüzleşmek, pişmanlıklarımızın içinden bugünü anlamaya çalışmak demek. Çünkü insan geçmişine dokunmadan, bugüne tam olarak varamaz.

Hepimiz hata yaptık. Yanlış insanlara güvenip yanlış yollara saptık. Ama o hatalar olmasaydı, bugün kim olduğumuzu da bilemezdik. Geçmişi unutmak değil, onunla barışmak gerekiyor. Çünkü ancak o zaman bugüne sağlam basabiliyoruz.

Belki de asıl bunalımımızın nedeni, kendimizden uzun süredir haber alamamamız. Kendimize dönmek için bir bahaneye, büyük bir değişime gerek yok. Bazen bir sessizlik, bir yürüyüş, bir iç dökme bile yeter.

Çünkü insan, kendine dokunabildiği sürece yaşadığını hisseder. Kendimizi yeniden gezelim, keşfedelim. Çünkü; kendimizi herkesten önce tanımalıyız..

Kendinize şu soruyu sorun: “Kendim için en son nereye gittim?”

Cevap yoksa üzülmeyin. Belki de şimdi tam zamanı.