Acı ve mutluluk

Author: Sümeyra Dal

Published:

Last Modified:

Sizi bilmem ama ben hayatı acıyla bağdaşlaştırıyorum. Doğarken ilk olarak ağlamamız, yürürken düşe kalka ilerlememiz, erginleşip acı verici o ilk aşkı yaşamamız ve  sonrasında ölmemiz.

Yaşadığımız zorluklar, geçirdiğimiz badireler, başarılarımız ya da başarısızlıklarımız fark etmeksizin tüm bunlar aslında mutluluğu elde etmek için acının içinde inşa ettiğimiz şeyler. Acı olmadan mutluluk olmaz, mutluluğun olduğu yerde ise acıdan söz edilemez. Bir bakıma bu iki şey terazinin iki kefesindeki farklı şeylermiş gibi görünüyor. Ama birinin varlığı mutlaka diğerine ağır gelmek zorunda. 

Bunu  Schopenhauer’ın dediği bir sözle açıklayayım: Ona göre mutluluk acının geçici yokluğudur. Yani acı bizim bir parçamız olarak hep vardır ve mutluluk ise  bu  acıyı yaşamın daha az hissettiğimiz bir  şeydir diyor. Burada tanımsal olarak mutluluğu daha minimalize ediyor olabilir. Çünkü kendi hayatımızda sandığımız gibi mutluluk: çok çalışmakla, beklentilerimizi kovalamakla yıpranarak elde edebileceğimiz bir şey değil. Aksine daha yalın  daha gerçekçi daha sakin ve yavaş şekilde… küçük rutinler küçük mutluluklar küçük zevklerin minimalist bir haliyle sahip olacağımız bir şey aslında mutluluk. Yani eğer hayat; başlangıcı doğum ve bitiş çizgisi ölüm olan maratonsa, bildiğinizin aksine hızlı koşarak yarışı bitiren kazanmış olmayacak. O yolun  ve  yolculuğun tadını çıkararak bitirebilen kazanmış, dolayısıyla mutlu olmuş olacak. Neticede hepimiz o çizgiye doğru koşmak zorundayız öyle değil mi?

Bir de burada mutluluğu  hazdan ayırmak lazım. Elde ettikten sonra  yeni şeyler için koşturmaya başlıyorsanız, bunu mutlu olduğunuzdan değil içinizdeki arzuyu doyurmaya  çalıştığınızdan yapıyorsunuz. Çünkü mutlu olduğunuzla mutlusunuzdur bunun için artık bir şey yapmanıza gerek yoktur. Oradasınızdır o hissi yaşıyorsunuzdur o hissin içindesinizdir. Ulaşmaya çalıştığınız bir şey değil artık içinde olduğunuz bir şeydir yani anın kendisidir mutlu hissettiren. Bu yüzden tam olarak mutlu olmak çabasızlık gerektiriyor. Çünkü onu hissederken artık aklınıza başka bir şey gelmez bir sonrakini düşünmezsiniz çünkü bir sonraki yoktur olduğunuz yer, varmak istediğiniz yerin ta kendisidir zaten.

Bize acı verecek deneyimlerden  kurtulmaya çalışmak  onu aşmak belli bir çaba gerektirir evet ama mutluluğun kendisini elde etmek: anda olup olanı hissetmek ve çabasızlık gerektirir. Başlangıçta sözünü ettiğim kadar mutluluk ve acı birbirleriyle iç içe olmalarına rağmen çok farklı şeyler. Bu noktada daha az acı çektiren şey de aslında bizi mutlu eden şey olmak zorunda. Ama biz mutluluğu hep böyle büyük şeylerde görüyoruz yine dediğim gibi. Piyangoyu tutturmak mutlu edici bir şey oluyorken  ay sonunu borçsuz görmek mutlu edici bir şey olmayıveriyor. Her ikisinde maddi bir kayıp olmamasına rağmen sadece piyangoyu tutturmak kazanç sayılıyor. Oysa her iki durum için de kaybın olmadığından dolayı kazançtan söz etmek gerekiyordu değil mi?

İşte Schopenhauer tıpkı bu gibi durumlar için şöyle bir tavsiyede bulunuyor: Sizi daha çok mutlu edecek değil daha az acı çektirecek seçimler yapın. Sandığımızın aksine çok mutlu olmanın değil daha az acı çekerek yaşamanın çabasına girmemiz gerektiğini vurguluyor.

Şöyle düşününce de bir yerde hem acıya hem de mutluluğa yani yaşadığımız bu duygu durumlarına haksızlık etmiş ve belli yerlerde de inkar etmiş olarak yaşıyoruz.

Can sıkıntısı ile yaptığınız bir aktivitenin sebebi varoluşsal olarak hiçbir şey yapmamanın verdiği acıdan kaynaklıdır mesela. Ve bu sıkıntı sizi sevdiğiniz bir hobiye ya da kendinizde yeni bir özelliği keşfetmeye sebep olabilir. İşinizde ve ilişkinizde yoluna gitmeyen şeyleri rayına sokmak için gösterdiğiniz emek ve  zaman da onları daha keyifli hale getirmenizi sağlayabilir. Bu durumda  acı bizi daha çok harekete geçirip etkin kılar. Mutluluksa tam  bir edilgenlik gerektirir ve koşup yakalamak istediğiniz ama ancak yaşamın, anın içinde bulacağınız hissedebileceğiniz bir şeydir. Bu nedenle hayatın kendisi acıdır. Acının kendisi bir okuldur ve mutluluk içindeki kısa teneffüslerdir. Ve siz o teneffüsleri görebilmek için o dersleri almak zorundasınız.