7 Kasım 2026, Cumartesi
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - İş Dünyası - Prof. Dr. Üner Çolak: Nükleer sanayinin oluşması çapraz etki yaratıyor

Prof. Dr. Üner Çolak: Nükleer sanayinin oluşması çapraz etki yaratıyor

Haberton - Haberton
7 Kasım 2026
- İş Dünyası
Okuma Süresi:9 dakikalık okuma
A A
0
Prof. Dr. Üner Çolak: Nükleer sanayinin oluşması çapraz etki yaratıyor
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Enerji Enstitüsü Nükleer Araştırmalar Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Üner Çolak, Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) ile Türkiye’nin karbon salımının sınırlandırılması ve enerjide dışa bağımlılığın azaltılması yolunda önemli bir adım atıldığını belirtti.

Bu iki başlığı ‘santralden elde edilecek ilk faydalar’ olarak değerlendiren Çolak, “Bu santral ile, elektrik üretiminin yanı sıra, nitelikli istihdam yaratılması ve ülkemizde mevcut sanayinin nükleer alanda kullanılacak malzeme ve ekipman üretimi konularında da yetenek ve yetkinlik geliştirmek konularında da fayda sağlaması söz konusudur. Nükleer sanayinin oluşması çapraz etki yaratıyor” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin uzun dönemli enerji politikalarında toplam nükleer kapasitenin önümüzdeki 25 yılda toplam 20.000 Mw elektrik gücüne kadar ulaşmasının hedeflendiğini hatırlatan Çolak, “Dünyada 31 ülkede 417 reaktörle toplam elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 9’u nükleer kaynaklıdır. Toplamda kömürün yüzde 34, doğal gazın ise yüzde 22 payı bulunmaktadır. Nükleer, Fransa, Çin, ABD, Rusya gibi pek çok ülkede ekonomik büyüme ve endüstriyel faaliyetleri destekleme açısında itici güç oluşturmuştur. Baz yük elektrik üretimi açısından fosil kaynaklara ciddi bir alternatif oluşturan nükleer enerji, yenilenebilir kaynaklara göre oldukça avantajlıdır. Nükleer, karbon emisyonlarının azaltılması açısından da önemli bir potansiyel taşımaktadır. Alan kullanımı çok daha az olan nükleer reaktörler yenilenebilir enerji kaynakları rüzgar ve güneş enerjisine göre ayak izi açısından da avantaj sağlamaktadır. Türkiye de kurulmakta olan Akkuyu Ngs’nin devreye girmesi ile nükleer elektrik üretimine başlayacaktır. Tamamı 1200 Mw elektrik gücünde olacak dört üniteden oluşacak bu santral, tamamı işletmeye alınınca ülkemizde elektriğin yüzde 10’luk kısmını üreterek önemli bir rol üstlenecektir” dedi.

Nükleer santraller elektrik üretmekten fazlasını yapıyor

Hacettepe Üniversitesi Nükleer Enerji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şule Ergün de nükleer enerjinin yalnızca bir elektrik üretim teknolojisi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, bu alanın ülkelerin enerji arz güvenliğine, sanayileşmesine, teknolojik gelişimine ve nitelikli insan kaynağı yetiştirmesine doğrudan katkı sağladığını söyledi. Ergün, dünyadaki örneklerde de nükleer santrallerin yalnızca elektrik üretmekle kalmadığını, çevrelerinde mühendislik, araştırma ve sanayi ekosistemleri oluşturduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Şule Ergün, şunları söyledi:

“Bunun en çarpıcı örneklerinden biri Fransa’dır. Fransa, 1970’li yıllardaki petrol krizinin ardından enerji arz güvenliğini güçlendirmek amacıyla nükleer enerjiye büyük yatırımlar yapmıştır. Bugün bu stratejinin sonuçlarını çok açık biçimde görebiliyoruz. 2025 yılında Fransa’da üretilen elektriğin yaklaşık yüzde 68’i nükleer santrallerden sağlanmıştır.

Yenilenebilir enerji kaynaklarıyla birlikte değerlendirildiğinde, ülkedeki elektrik üretiminin yüzde 95’inden fazlası düşük karbonlu kaynaklardan gerçekleştirilmiştir. Daha da önemlisi, Fransa’da elektrik üretiminin ortalama sera gazı emisyon yoğunluğu kilovatsaat başına yaklaşık 20 gram karbondioksit eşdeğeridir; bu, Avrupa’nın en düşük değerlerinden biridir. Fransa örneği bize nükleer enerji ile yenilenebilir kaynakların birbirinin alternatifi olmak zorunda olmadığını, aksine birlikte çok düşük karbonlu bir elektrik üretim sistemi oluşturabildiğini gösteriyor. Japonya ise nükleer enerjiden vazgeçmenin enerji sistemi ve çevre üzerindeki etkilerini göstermesi açısından önemli bir örnektir.

2011 yılında yaşanan Fukuşima kazasının ardından Japonya’daki reaktörlerin büyük bölümü durduruldu; ortaya çıkan üretim açığı ağırlıklı olarak doğal gaz, kömür ve diğer fosil yakıtlarla karşılandı. Japonya’nın 2010 yılında yaklaşık 1 milyar 258 milyon ton olan yıllık sera gazı emisyonları, 2013 yılında yaklaşık 1 milyar 408 milyon tona yükseldi. Üç yıl içinde yaklaşık 150 milyon tonluk bir artış yaşandı. Bu örnek, enerji politikalarında yalnızca hangi kaynağın kullanılacağına değil, o kaynak devreden çıkarıldığında yerine neyin konulacağına da bakmak gerektiğini hatırlatıyor.

Ekonomik etkiyi en net gösteren örneklerden biri de Kanada’dır. Ontario’daki Bruce Nükleer Güç Santrali, eyalette tüketilen elektriğin yaklaşık yüzde 30’unu karşılarken, doğrudan ve dolaylı olarak 22 bin kişiye istihdam sağlamakta ve bölge ekonomisine yılda yaklaşık 4 milyar Kanada doları katkı sunmaktadır. Santralin bulunduğu belediyenin yıllık vergi gelirine katkısı tek başına 30 milyon doları aşmaktadır. Bu rakamlar, bir nükleer santralin bulunduğu bölge için ne anlama geldiğini somut biçimde ortaya koyuyor.”

Nükleer enerjinin sanayi ve teknoloji geliştirme kapasitesine sağladığı katkı konusunda Rusya’nın dikkat çekici örneklerden biri olduğunu söyleyen Ergün, “Rusya, nükleer enerjinin dünyadaki gelişiminde lokomotif görevi üstlenen ülkeler arasında yer alıyor. Ülkede onlarca yıldır sürdürülen çalışmalar; reaktör tasarımından yakıt teknolojilerine, malzeme geliştirmeden kontrol sistemlerine, ağır ekipman imalatından bakım ve işletme hizmetlerine kadar çok geniş bir sanayi altyapısı oluşturmuştur. Bu dönüşümün en somut göstergesi santral yerleşimleridir. 1960’lı yıllarda yaklaşık 3 bin nüfuslu bir kasaba olan Novovoronej, bugün 30 bini aşkın nüfuslu bir kente dönüşmüş, 4 binden fazla santral personeline ve onların ailelerine ev sahipliği yapan önemli bir merkez haline gelmiştir. Leningrad Ngs’nin bulunduğu Sosnovy Bor’un nüfusu ise 70 bine ulaşmıştır. Bu yerleşimler, nükleer tesislerin çevresinde teknik uzmanlık ve istihdam birikiminin uzun yıllar içinde nasıl geliştiğini gösteriyor” dedi.

Nükleer santrallerin uzun işletme ömürlerinin bu ekonomik yapının devamlılığına katkı sağladığını ifade eden Ergün, gerekli değerlendirmeler ve izinlerle bir santralin 60 yıl, hatta daha uzun süre işletilebileceğini, bu nedenle nükleer santral yatırımının inşaat döneminde ortaya çıkan ekonomik hareketlilikten fazlasını yarattığını belirtti. Ergün, “Santraller; işletme, bakım, mühendislik, teknik hizmetler ve tedarik faaliyetleriyle nesiller boyunca devam eden bir ekonomik yapı oluşturuyor” ifadelerini kullandı.

Türkiye, uluslararası nükleer camianın kalıcı bir parçası oldu

Akkuyu Ngs’nin Türkiye açısından bu geniş çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini belirten Ergün, şunları söyledi:

“Akkuyu’da her biri yaklaşık 1.200 megavat elektrik gücünde dört reaktör inşa edilmektedir. Santral tam kapasiteyle işletmeye alındığında yılda yaklaşık 35 milyar kilovatsaat elektrik üretmesi öngörülmektedir. Bu, ülkemizin elektrik üretiminde önemli miktarda fosil yakıt kullanımının ikame edilebilmesi anlamına geliyor. Tek bir ünite üzerinden örnek vermek gerekirse: Akkuyu’daki bir ünitenin yılda yaklaşık 8,8 milyar kilovatsaat elektrik üretmesi durumunda, bu üretimin doğal gaz santrallerindeki üretimin yerini aldığı varsayımıyla yılda yaklaşık 3,5 milyon ton karbondioksit emisyonu önlenebilir.

Bu miktar, belirli büyüme koşullarındaki yaklaşık 58 milyon ağacın bir yılda atmosferden uzaklaştırdığı karbondioksite eşdeğerdir. Üstelik burada yalnızca tek bir reaktörden söz ediyoruz.

Ancak benim açımdan Akkuyu’nun önemi yalnızca üreteceği elektrikle veya sağlayacağı emisyon azaltımıyla sınırlı değil. Bu projeyle ülkemiz, nükleer enerji kullanan ülkeler sınıfına dahil oldu ve enerji arz güvenliği açısından etkisi uzun yıllar sürecek kalıcı bir kazanım elde etti. Türkiye artık uluslararası nükleer camianın kalıcı bir parçasıdır. Çok sayıda uzman ve uluslararası ortak, Türkiye’nin nükleer alanda geliştirdiği kapasiteyi ve yürüttüğü çalışmaları yerinde görmek üzere ülkemize geliyor.

Bu temaslar, Türkiye’nin bu alandaki gelişiminin uluslararası düzeyde yakından takip edildiğini gösteriyor” dedi.

Mersin’de yeni bir kalkınma dinamiği

Ergün, santralin etkisinin ülke ölçeğiyle sınırlı kalmadığını, kurulduğu bölgeyi de dönüştürdüğünü belirtti: “Akkuyu sahasında çalışmaların en yoğun döneminde 30 bin kişinin çalıştığını biliyoruz. Bu, Mersin için tek bir yatırımın yarattığı en büyük istihdam hareketlerinden biridir. Gülnar, Büyükeceli ve çevresinde ulaşım altyapısı yenilendi; yeni okullar, sağlık birimleri ve sosyal tesisler hizmete girdi. Bölgede konut ve hizmet sektörü canlandı, yerel esnaf ve taşımacılık işletmeleri santral kaynaklı kalıcı bir talep kazandı. Eğitim tarafında da somut bir adım atıldı: Milli Eğitim Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Akkuyu Nükleer A.Ş. arasında imzalanan protokol kapsamında Silifke’de Nükleer Enerji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi kuruldu. Bugün Mersinli bir öğrenci, lise çağında nükleer sektöre yönelik bir eğitim programına girebiliyor. Novovoronej ya da Sosnovy Bor örneklerinde onlarca yılda oluşan bu yapı, Mersin’de şimdiden şekillenmeye başladı” dedi.

2 bin şirket, 14 milyar dolarlık yerli katkı

Projenin Türk sanayisine etkisini değerlendiren Ergün, Akkuyu Ngs’nin nükleer santral inşası, işletmeye alma, kalite güvencesi, nükleer güvenlik ile bakım ve işletme alanlarında Türkiye’ye önemli bir deneyim kazandırdığını söyledi. Açıklanan verilere göre yaklaşık bin Türk şirketi projede yer alarak yetkinlik kazandı ve nükleer sektörün temel taşları arasında yer alan kalite ve güvenlik kültürüyle tanıştığını ifade etti.

Ergün, bu birikimin nükleer sektörle sınırlı kalmadığını belirterek şöyle devam etti: “Bir firma Akkuyu için üretim yapabilmek üzere uluslararası nükleer kalite standartlarına uyum sağladığında, bu yetkinliği yalnızca o proje için kazanmıyor. Aynı kalite güvence sistemi, aynı izlenebilirlik ve aynı denetim kültürü, o firmanın savunma sanayiinden havacılığa, basınçlı kaptan ağır makineye kadar bütün üretim hatlarına taşınıyor. Akkuyu’nun Türk sanayisine en kalıcı katkılarından biri budur: yüksek standartların tek bir sektörde kalmayıp yaygınlaşması” dedi.

Teknoloji, eğitim ve bilimde kaydedilen ilerleme

Türkiye çapında Akkuyu ile açılan yolda teknoloji, eğitim ve bilim alanlarında da önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirten Ergün, bunun en somut örneğinin Rusya’da eğitimlerini tamamlayarak Akkuyu Ngs’de görev almaya başlayan Türk uzmanlar olduğunu söyledi. “Türkiye’nin ilk nükleer santralinde görev yaparak bu alanda öncü olan genç mühendisler şu anda santralde çeşitli departmanlarda çalışıyor ve Türkiye’nin ilk nükleer enerji eğitim merkezi olan saha içindeki merkezde yetkinliklerini geliştirmeye devam ediyor. Nükleer santrallerde çalışmak üzere yetiştirilen mühendislerin ve teknik personelin bilgi birikimi, ülkemiz açısından uzun vadeli bir kazanımdır” ifadelerini kullandı.

Akkuyu’nun asıl önemi kazandırdığı deneyim

Ergün, teknoloji transferinin tanımına da dikkat çekti: “Teknoloji transferi, yalnızca bir teknolojinin ülkeye getirilmesiyle gerçekleşmez. Asıl teknoloji transferi; o teknolojiyi anlayabilecek, değerlendirebilecek, geliştirebilecek ve gelecekte kendi tasarımlarını ortaya koyabilecek insan kaynağının yetiştirilmesiyle mümkündür. Akkuyu, bu insan kaynağının yetişmeye başladığı ilk ve en büyük okul oldu. Üniversitelerimizin, araştırma kuruluşlarımızın, düzenleyici kurumlarımızın ve sanayimizin bu süreçte birlikte çalışması son derece önemlidir” dedi.

Türkiye’nin nükleer enerji alanındaki hedefinin yalnızca nükleer santral sahibi olmakla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Ergün, şunları söyledi: “Gerekli bilimsel, teknik ve endüstriyel yetkinlikleri geliştirerek nükleer teknolojileri tasarlayabilen, gerekli ekipmanları üretebilen, güvenlik analizlerini gerçekleştirebilen ve uluslararası nükleer sanayiye ürün ve hizmet sunabilen bir ülke haline gelmemiz mümkündür. Bu yolda en zor adım atılmış, ülke nükleer sanayinin içine girmiştir. Nükleer enerjinin gerçek kazanımı yalnızca üretilen kilovatsaatlerle değil; yetiştirilen insan kaynağıyla, geliştirilen teknolojilerle ve oluşturulan sanayi kapasitesiyle de ölçülmelidir. Türkiye açısından asıl fırsatın burada olduğunu düşünüyorum” dedi.

Etiketler: ABDÇinDenetimEğitimİstanbulKonutMersinOkulRusyaTeknoloji
PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Annesini ve kardeşini bıçaklayarak öldüren şüpheli tutuklandı

Sonraki Haber

Tuzla’da Hayvan Rehabilitasyon Merkezi’nin 95’i bitti

Haberton

Haberton

Son dakika haberleri, güncel haberler, magazin, spor ve ekonomideki gelişmeler, yerel ve dünya haberleri haberton.com'da. Haberton, sizin için tonla haber! Türkiye’de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşabileceğiniz yeni mecranız.

İlgili Haberler

SANKON’dan Letonya Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği’ne ziyaret
İş Dünyası

SANKON’dan Letonya Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği’ne ziyaret

7 Kasım 2026
Tuzla’da Hayvan Rehabilitasyon Merkezi'nin 95'i bitti
İş Dünyası

Tuzla’da Hayvan Rehabilitasyon Merkezi’nin 95’i bitti

7 Kasım 2026
MKE mühimmat ve silah teslimatlarını sürdürdü
İş Dünyası

MKE mühimmat ve silah teslimatlarını sürdürdü

7 Kasım 2026
Ülker, dokuz aylık finansal sonuçlarını açıkladı
İş Dünyası

Ülker, dokuz aylık finansal sonuçlarını açıkladı

7 Kasım 2026
Kapadokya Üniversitesi COP31’de 4 çalışmasını tanıtacak
İş Dünyası

Kapadokya Üniversitesi COP31’de 4 çalışmasını tanıtacak

7 Kasım 2026
Yunus Emre Enstitüsü ile Güney Kore Müslüman Federasyonu arasında kültürel iş birliği protokolü imzalandı
İş Dünyası

Yunus Emre Enstitüsü ile Güney Kore Müslüman Federasyonu arasında kültürel iş birliği protokolü imzalandı

6 Kasım 2026
Sonraki Haber
Tuzla’da Hayvan Rehabilitasyon Merkezi'nin 95'i bitti

Tuzla’da Hayvan Rehabilitasyon Merkezi'nin 95'i bitti

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

En Güncel Haberler

Denizli Basket zorlu sınavda
Spor Haberleri

Denizli Basket zorlu sınavda

7 Kasım 2026
Bodrum FK deplasmanda Boluspor'la oynayacak
Spor Haberleri

Bodrum FK deplasmanda Boluspor’la oynayacak

7 Kasım 2026
Göztepe filede zorlu sınavda
Spor Haberleri

Göztepe filede zorlu sınavda

7 Kasım 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Karabük’te kar yağışı

7 Kasım 2026
Yaşam

Bolu Dağı’nda kar ve sis

7 Kasım 2026
Yaşam

Aile Danışma Merkezleri Yönetmeliği, Resmi Gazete’de

7 Kasım 2026
Yaşam

Uludağ’da kar yağışı

7 Kasım 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Mantar toplamaya gittikleri dağda mahsur kalan 2 kardeşi ekipler kurtardı

Mantar toplamaya gittikleri dağda mahsur kalan 2 kardeşi ekipler kurtardı

- Haberton
7 Kasım 2026

Muğla'nın Dalaman ilçesinde mantar toplamak için gittikleri dağda mahsur kalan 2 kardeş, ekipler tarafından kurtarıldı. Olay, dün akşam saatlerinde Dalaman'ın...

İnsanlar neden cenazelerde siyah giyer? Yasın rengi her kültürde aynı mı?

Kanser tedavisinin görünmeyen kahramanları! Hayat kurtaran ışınların arkasında kimler var?

Avustralya’nın çizgili hazinesi numbatlar için koruma çağrısı: Nesli tükenme tehlikesi tamamen geçmedi

Mezarlara neden su dökülür? Yüzyıllardır süren geleneğin asıl nedeni ne?

Güncel Haber

Karabük’te kar yağışı

Karabük’te kar yağışı

7 Kasım 2026
Denizli Basket zorlu sınavda

Denizli Basket zorlu sınavda

7 Kasım 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton