TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti’nin iktidara gelişinin 24’üncü yıl dönümü dolayısıyla yapılan konuşmalar, iktidar ve muhalefet arasında yeni anayasa tartışmasına sahne oldu.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Cumhur İttifakı’nın yeni dönemdeki en büyük hedefinin sivil, demokratik ve çağdaş bir anayasa hazırlamak olduğunu açıkladı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ise iktidarın mevcut Anayasa’ya uymadığını savunarak, “Türkiye’de bir Anayasa vardır ama Türkiye gerçekte anayasasızdır” dedi. Genel Kurul’da fon soruşturması, emeklilerin geçim sıkıntısı, tarımsal üretimde yaşanan sorunlar ve kayyum uygulamaları da gündeme geldi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nun 3 Kasım 2026 tarihli birleşiminde, AK Parti’nin iktidara gelişinin 24’üncü yıl dönümü ve yeni anayasa çalışmaları üzerinden siyasi tartışmalar yaşandı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, partisinin 24 yıllık iktidar dönemini değerlendirerek Türkiye’nin önemli siyasi krizleri geride bıraktığını savundu.
Yayman’ın açıklamalarının ardından söz alan CHP Grup Başkanvekili ve Ankara Milletvekili Murat Emir ise Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren gerçekleştirilen kazanımların görmezden gelinemeyeceğini belirterek iktidarı eleştirdi.
Hüseyin Yayman: “AK Parti 24 yıldır kesintisiz iktidarını sürdürüyor”
AK Parti’nin 3 Kasım 2002’de tek başına iktidara gelişinin yıl dönümünü hatırlatan Hüseyin Yayman, 14 Ağustos 2001’de kurulan partisinin Türk siyasi tarihinde önemli bir başarıya imza attığını söyledi.
AK Parti’nin iktidarı boyunca çeşitli siyasi ve toplumsal krizlerle karşı karşıya kaldığını ifade eden Yayman, Danıştay saldırısı, darbe planları, 367 krizi, e-muhtıra, parti kapatma davası, MİT krizi, Gezi olayları, 17-25 Aralık süreci ve 15 Temmuz darbe girişimini hatırlattı.
Yayman, bu gelişmelerin AK Parti’nin iktidar döneminde yaklaşık iki yılda bir büyük krizle karşılaştığını gösterdiğini belirterek söz konusu süreçlerin milletin desteğiyle aşıldığını savundu.
“En büyük vaadimiz yeni, sivil ve demokratik anayasa”
Konuşmasında yeni anayasa çalışmalarına da yer veren Yayman, Cumhur İttifakı’nın önümüzdeki dönemdeki öncelikleri arasında anayasa değişikliğinin bulunduğunu açıkladı.
Yayman, “Yeni dönemde Cumhur İttifakı olarak en büyük vaadimiz yeni, sivil, demokratik ve çağdaş bir anayasanın yapılmasıdır” ifadelerini kullandı.
Mevcut Anayasa’nın 12 Eylül askeri darbesinin ardından hazırlandığını hatırlatan Yayman, Türkiye’nin yeni bir anayasa ihtiyacı bulunduğunu savundu.
AK Parti’nin ikinci 25 yıllık dönemine hazırlandığını belirten Yayman, dijitalleşme, yapay zekâ, aile politikaları, ekonomi ve sosyal refah alanlarında yeni hedefler ortaya koyacaklarını söyledi.
Yayman, Türkiye’nin 21’inci yüzyılda daha güçlü bir ülke hâline gelmesini amaçladıklarını ifade ederek demokrasi, refah ve toplumsal birlik vurgusu yaptı.
Murat Emir’den Yayman’a yanıt: “Bu topraklarda bir ihtilal yapıldı, o da Milli Mücadele’ydi”
Hüseyin Yayman’ın açıklamalarının ardından söz alan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, AK Parti’nin iktidara gelişini “Anadolu ihtilali” olarak nitelendirmesine tepki gösterdi.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecini hatırlatan Emir, Milli Mücadele’nin ve Cumhuriyet devrimlerinin önemine dikkat çekti.
Emir, “Bu topraklarda bir ihtilal yapıldı, o ihtilal Milli Mücadele’yle yapıldı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde yapıldı, 23 Nisan 1920’de bu yüce Meclis kurulduğunda yapıldı, 1923’te Cumhuriyet ilan edildiğinde yapıldı” dedi.
Türkiye’nin demokrasi tarihinin AK Parti iktidarıyla başlamadığını belirten Emir, Cumhuriyet’in kurucu kadrolarının gerçekleştirdiği devrim ve atılımların görmezden gelinemeyeceğini söyledi.
Emir, iktidarın Cumhuriyet’in önceki dönemlerini bir reklam arası gibi değerlendirdiğini savunarak buna karşı çıktıklarını ifade etti.
“Darbeci sizsiniz!”
AK Parti’nin siyasi krizler ve darbe girişimleri üzerinden yaptığı değerlendirmelere karşı çıkan Murat Emir, iktidarın muhalefet üzerindeki uygulamalarını eleştirdi.
Emir, muhalefetin cumhurbaşkanı adaylarına ve siyasi partilere yönelik yargı süreçlerine ilişkin görüşlerini dile getirerek iktidarı suçladı.
“Bakın, darbeci sizsiniz” diyen Emir, muhalefetin siyasi faaliyetlerinin yargı yoluyla engellendiğini ileri sürdü.
Emir, Cumhuriyet’in kurucu değerlerine sahip çıkılması gerektiğini belirterek mevcut yönetim anlayışının demokratik kurumları zayıflattığını savundu.
“Türkiye’de Anayasa vardır ama Türkiye gerçekte anayasasızdır”
Yeni anayasa tartışmalarına ilişkin açıklamalarını sürdüren Murat Emir, hükümetin öncelikle yürürlükteki Anayasa’ya uyması gerektiğini söyledi.
Emir, “Türkiye’de bir Anayasa vardır ama Türkiye gerçekte anayasasızdır” ifadelerini kullandı.
Anayasa hükümlerine ve yüksek yargı kararlarına uyulması gerektiğini vurgulayan Emir, temel hak ve özgürlüklerin korunmasının önemine dikkat çekti.
Emir, “Anayasa’ya uymayan bir siyasi iktidarın ‘Milletin anayasa talebi var’ demesi anlamsızdır” diyerek iktidarın yeni anayasa açıklamalarını eleştirdi.
Yargının siyasi amaçlarla kullanıldığını öne süren Emir, yeni anayasa tartışmalarının mevcut hukuki sorunları gündemden uzaklaştırmaması gerektiğini savundu.
AK Parti’nin 24 yıllık iktidarına muhalefetten eleştiriler
Genel Kurul’da AK Parti’nin iktidara gelişinin yıl dönümüne ilişkin farklı değerlendirmeler de yapıldı.
Muhalefet sıralarından yapılan konuşmalarda, AK Parti’nin 24 yıllık yönetimi ekonomi politikaları, kamu kaynaklarının kullanımı, işçi hakları, kadın ve çocukların güvenliği ile çevre sorunları üzerinden eleştirildi.
İktidarın başarı olarak sunduğu dönemin toplumsal ve ekonomik sorunlarla değerlendirilmesi gerektiği savunuldu.
AK Parti milletvekilleri ise 3 Kasım 2002 seçimlerinin Türkiye’de siyasi bir dönüşüm başlattığını belirterek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde hizmet ve yatırımların sürdürüleceğini ifade etti.
Fon soruşturması Meclis gündeminde: “Bu işin hiç siyasetçisi yok mu?”
TBMM Genel Kurulu’nda yatırım fonlarıyla ilgili yürütülen soruşturma da gündeme geldi.
CHP’li Cemal Enginyurt, fon işlemlerine ilişkin gözaltı ve tutuklamaların ardından soruşturmanın siyasi bağlantılarının da araştırılması gerektiğini savundu.
Enginyurt, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Fon soygunuyla birlikte gözaltılar, tutuklamalar var. Çaycı alındı, çorbacı alındı, bürokrat alındı, iş adamı alındı. Ama nasıl bir fon soygunu ki hiç siyasetçisi yok veya yok mu?”
Fon soruşturmasının yalnızca belirli kişilerle sınırlı kalmaması gerektiğini ifade eden Enginyurt, siyasi sorumluluğu bulunan kişilerin de ortaya çıkarılmasını istedi.
Enginyurt, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenerek soruşturmanın sonuna kadar götürülmesi çağrısında bulundu.
Emeklilerin geçim sıkıntısı gündeme taşındı
Genel Kurul’da emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunlar da gündeme geldi.
Muhalefet milletvekilleri, emeklilik döneminin ekonomik güvence ve dinlenme dönemi olmaktan uzaklaştığını, birçok emeklinin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını savundu.
Pazarlardan kalan ürünleri toplamak zorunda kalan, kira ve ilaç masraflarını karşılayamayan emeklilerin yaşam koşullarına dikkat çekildi.
Emekli maaşlarının insan onuruna yakışır düzeye yükseltilmesi gerektiği belirtilerek hükümete çağrıda bulunuldu.
Çiftçiler için destek çağrısı: “Ürünler dalda kalıyor”
Tarım sektöründeki maliyet artışları ve üreticilerin finansmana erişim sorunları da Meclis gündeminde yer aldı.
Adana ve Çukurova bölgesindeki çiftçilerin ekonomik koşullarına dikkat çeken milletvekilleri, limon, mandalina, yer fıstığı, mısır ve pamuk üreticilerinin artan maliyetler nedeniyle zor durumda olduğunu ifade etti.
Narenciye üreticilerinin ihracat ve nakliye sorunları yaşadığı belirtilerek destek mekanizmalarının güçlendirilmesi istendi.
CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut da tarımsal üretimde kullanılan sübvansiyonlu kredilerin limitlerinin artırılması gerektiğini söyledi.
Barut, gübre, ilaç, mazot ve işçilik maliyetlerinin yükseldiğini belirterek çiftçilerin borçlarının iki yıl süreyle faizsiz ertelenmesi çağrısında bulundu.
Diyetisyen atamaları ve sağlık politikaları tartışıldı
Sağlık alanında yapılan konuşmalarda ise diyetisyen atamaları ve obeziteyle mücadele politikaları gündeme geldi.
CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba, Türkiye’de obezite oranının yükseldiğini belirterek binlerce diyetisyenin atama beklediğini söyledi.
2025 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından 190 diyetisyen atandığını belirten Karaoba, 2026 yılı için belirlenen sözleşmeli personel kadrolarında diyetisyenlere yeterli kontenjan ayrılmadığını savundu.
Engelli diyetisyenlerin istihdamına da değinen Karaoba, EKPSS kapsamında kontenjanların artırılması ve diyetisyenlerin mesleki haklarını düzenleyen yasal çalışmaların tamamlanması çağrısında bulundu.
Kayyum uygulamaları ve basın özgürlüğü eleştirileri
Genel Kurul’da belediyelere yönelik kayyum uygulamaları ve basın özgürlüğü tartışmaları da öne çıktı.
Muhalefet milletvekilleri, Halfeti, Batman ve Mardin belediyelerine yapılan kayyum atamalarını eleştirerek seçilmiş belediye yöneticilerinin görevlerine dönmesi gerektiğini savundu.
Barış sürecine ilişkin değerlendirmelerde ise farklı siyasi görüşler dile getirildi. Bazı milletvekilleri demokratikleşme ve diyalog çağrısında bulunurken bazıları da terör örgütünün silah bırakmasının önemini vurguladı.
Basın özgürlüğüne ilişkin konuşmalarda gazetecilere yönelik yargı süreçleri, medya kuruluşlarına getirilen erişim engelleri ve basın üzerindeki baskı iddiaları gündeme taşındı.
Kamu arazileri ve sanayide istihdam sorunu
Aydın’daki kamu arazilerinin özelleştirilmesine ilişkin gelişmeler de Genel Kurul’da eleştirildi.
CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Karayolları 28. Şube Şefliği arazisinin satışa çıkarılmasına tepki göstererek söz konusu alanın yeşil alan ve kent parkı olarak korunmasını istedi.
Kırşehir’deki sanayi işletmelerinin ekonomik sorunları da gündeme getirildi. Bir üretim tesisinin kapanma ihtimalinin yaklaşık 60 çalışanı işsizlik riskiyle karşı karşıya bırakabileceği belirtilerek üretimin ve istihdamın desteklenmesi çağrısında bulunuldu.
TBMM’de yeni anayasa gündemi öne çıktı
AK Parti’nin iktidara gelişinin 24’üncü yıl dönümünde yapılan konuşmalar, yeni anayasa konusundaki siyasi görüş ayrılıklarını bir kez daha gündeme taşıdı.
AK Parti, yeni bir anayasanın Türkiye’nin demokratikleşme sürecine katkı sağlayacağını savunurken CHP, öncelikle mevcut Anayasa hükümlerine ve yargı kararlarına uyulması gerektiğini vurguladı.
Genel Kurul’daki açıklamalar, önümüzdeki dönemde yeni anayasa çalışmalarının yanı sıra ekonomik gelişmelerin, yatırım fonları soruşturmasının ve sosyal politikaların da Meclis gündeminde önemli yer tutacağını ortaya koydu.













