TBMM Genel Kurulu’nda konuşan İYİ Partili milletvekili, Türkiye’deki ekonomik krizi ve yatırım fonlarında yaşanan usulsüzlük iddialarını gündeme taşıdı.
Bartın ve Zonguldak’ta geçim sıkıntısı yaşayan emeklilerin fotoğraflarını gösteren milletvekili, yatırım fonlarına ilişkin soruşturmanın siyasi ve bürokratik bağlantılarının araştırılması gerektiğini söyledi. Fon işlemlerinde kamu kurumlarının sorumluluğuna dikkat çekerek, “Bu çete son derece grift ilişkileri olan, arkasında siyasi ayağı da olan bir çete” ifadelerini kullandı. Londra’da kurulan şirketler ve yurt dışına aktarıldığını öne sürdüğü milyarlarca liralık kaynaklar hakkında da dikkat çekici iddialarda bulundu.
TBMM Genel Kurulu’nda ekonomi politikaları, emeklilerin geçim sıkıntısı ve yatırım fonlarına ilişkin soruşturma gündeme geldi. İYİ Parti adına yapılan konuşmada, hükümetin enflasyon hedefleri ile gerçekleşen veriler arasındaki fark eleştirilirken, yatırım fonlarındaki usulsüzlük iddialarının yalnızca finans sektöründeki kişilerle sınırlı olmadığı savunuldu.
Konuşmasına Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin kız kardeşinin vefatı nedeniyle başsağlığı dileklerini ileterek başlayan İYİ Partili milletvekili, ardından ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“2026 enflasyon hedefleri yine tutmadı”
Hükümetin orta vadeli programlarda açıkladığı enflasyon hedeflerini eleştiren milletvekili, 2025 yılı için başlangıçta yüzde 14 olarak öngörülen enflasyonun, yıl içerisinde yapılan tahmin değişikliklerinin ardından yüzde 30,89’a ulaştığını söyledi.
2026 yılına ilişkin hedeflerin de değiştirildiğini belirten milletvekili, açıklanan son enflasyon oranının yüzde 29,77 olduğunu ifade etti.
Resmi enflasyon verilerinin vatandaşın yaşadığı ekonomik koşulları tam olarak yansıtmadığını savunan milletvekili, “Gerçek enflasyon, sahadaki enflasyon çok daha fazla, çok daha dramatik” dedi.
Türkiye’deki gıda enflasyonunu çevre ülkelerle karşılaştıran milletvekili, Bulgaristan’da gıda enflasyonunun yüzde 1,6 seviyesinde olduğunu belirterek Türkiye’deki yüksek fiyat artışlarından ekonomi yönetimini sorumlu tuttu.
Bartın’da emekli öğretmen simit satıyor
Konuşmasında Bartın ve Zonguldak’ta gerçekleştirdiği ziyaretlerde karşılaştığı vatandaşların yaşam koşullarını anlatan İYİ Partili milletvekili, emeklilerin geçim sıkıntısını fotoğraflarla gündeme taşıdı.
Bartın’da emekli bir sınıf öğretmeniyle karşılaştığını belirten milletvekili, öğretmenin ekonomik nedenlerle sokakta simit sattığını aktardı.
“Bu fotoğrafı Bartın’da çektim. Emekli bir sınıf öğretmeni. ‘Ne yapıyorsun?’ dedim. ‘Geçinemiyorum vekilim, simit satıyorum’ dedi” ifadelerini kullandı.
Zonguldak’ta karşılaştığı 52 yaşındaki bir emeklinin ise dokuz ameliyat geçirmesine rağmen geçimini sağlayabilmek için simit sattığını anlattı.
Bartın’da kestane satan bir emekliyle de görüştüğünü belirten milletvekili, vatandaşın emekli maaşıyla kira ve aile giderlerini karşılayamadığını söylediğini aktardı.
Zonguldak’ta 59 yaşındaki bir emeklinin kazı kazan satarak yaşamını sürdürmeye çalıştığını ifade eden milletvekili, emeklilerin ekonomik koşullarının giderek ağırlaştığını savundu.
“85 yaşında, gözlerinden rahatsız ama çalışmak zorunda”
Konuşmada, yaşlı vatandaşların karşı karşıya kaldığı ekonomik ve sağlık sorunlarına da dikkat çekildi.
Zonguldak’ta 82 yaşındaki bir kadının emekli maaşı bulunmadığı için pazarda ürün sattığını anlatan milletvekili, Bartın’da 77 yaşındaki bir kadının da geçirdiği iki ameliyata rağmen dağ çileği toplayarak geçimini sağlamaya çalıştığını belirtti.
Bartın’da karşılaştığı 85 yaşındaki bir kadının sağlık sorunlarını da aktaran milletvekili, kadının gözlerinden rahatsız olduğunu ve hastane randevusunun dört ay sonrasına verildiğini söyledi.
Kadının geçim sıkıntısı nedeniyle çalışmayı sürdüğünü belirten milletvekili, “Ne yapayım, aç kalırım” sözlerini aktardı.
Zonguldak’ta ameliyat olması gerektiğini söyleyen başka bir vatandaşın ise maddi imkânsızlıklar nedeniyle tedavi olamadığını ve pazarda ceviz satarak geçimini sağlamaya çalıştığını ifade etti.
Bu kişinin akşam saatlerinde pazarlarda kalan ezilmiş ve çürümüş ürünleri topladığını belirten milletvekili, iktidarın “Türkiye Yüzyılı” söylemini eleştirdi.
Fon soruşturmasına ilişkin dikkat çeken açıklamalar
Konuşmasının devamında yatırım fonlarında yaşanan usulsüzlük iddialarını gündeme getiren milletvekili, ekonomik sıkıntı yaşayan vatandaşlarla yüksek kazanç elde ettiği öne sürülen kişiler arasındaki gelir farkına dikkat çekti.
Adalet Bakanı’nın fon soruşturmasına ilişkin açıklamalarına değinen milletvekili, İYİ Parti’nin söz konusu iddiaları uzun süredir gündeme taşıdığını söyledi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun yaklaşık bir yıl önce yatırım fonlarında manipülasyon yapıldığı konusunda uyarıda bulunduğunu belirten milletvekili, yetkililerin bu uyarılara zamanında karşılık vermediğini savundu.
“Biz Sayın Bakan, aylardır söylüyoruz. Sayın Genel Başkanımız bir yıl önce uyardı sizi. Fonlarda manipülasyon yapılıyor, millet soygunla mağdur ediliyor diye uyardı sizi” dedi.
“Fon vurgunu örgütünün arkasında siyasi güç odakları var”
Fon soruşturmasının kapsamının genişletilmesi gerektiğini savunan milletvekili, usulsüzlük iddialarının arkasında siyasi bağlantıları bulunan organize bir yapı olduğunu öne sürdü.
Konuşmasında, “Ortada korkunç bir rant gerçekleştirmiş fon vurgunu örgütü var. Arkasında güç odakları var. Siyasi güç odakları, saray çevreleri var” ifadelerini kullandı.
Fon mağdurlarının, devletin denetim mekanizmalarına güvenerek birikimlerini yatırım fonlarına aktardığını belirten milletvekili, mağduriyetlerin giderilmesi ve sorumluların ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi.
SPK, BDDK, Takasbank ve MASAK’ı gündeme getirdi
Yatırım fonlarında yaşandığı iddia edilen usulsüzlüklerin kamu kurumlarının denetim sorumluluğundan bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirten milletvekili, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Takasbank, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK), Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’nı gündeme taşıdı.
Bu kurumlardaki bazı görevlilerin usulsüz işlemlere imkân sağladığını ve rüşvet ilişkileri içerisinde bulunduğunu iddia eden milletvekili, bankacılık sektöründeki bazı yöneticilerin de soruşturma kapsamında incelenmesi gerektiğini savundu.
Banka müdürleri, müdür yardımcıları ve müşteri temsilcilerinin olası rollerinin araştırılmasını isteyen milletvekili, fon ve portföy yöneticilerinin yanı sıra aracı kurumlar ile medya üzerinden gerçekleştirildiğini iddia ettiği yönlendirmelere de dikkat çekti.
Televizyon, yazılı basın ve dijital medya aracılığıyla yatırımcıların belirli fonlara yönlendirildiğini öne süren milletvekili, iletişim ve organizasyon ağlarının da soruşturulması gerektiğini ifade etti.
“Bu çetenin siyasi ayağı da var”
Fon işlemlerinde yalnızca finansal aktörlerin değil, siyasi bağlantıların da araştırılması gerektiğini belirten milletvekili, Adalet Bakanlığı’na seslendi.
“Bu çete son derece grift ilişkileri olan, arkasında siyasi ayağı da olan bir çete” diyen milletvekili, ilgili kurumların daha önce yapılan uyarılara rağmen harekete geçmediğini savundu.
Cumhurbaşkanlığı bünyesinde gerçekleştirilen bir toplantıya fon soruşturmasında adı geçen kişilerden bazılarının davet edildiğini de iddia eden milletvekili, söz konusu durumu eleştirdi.
Milletvekili, “Cumhurbaşkanlığı toplantısına katılıp bu vurgunla mücadele edecek adamların içerisinde bu çetenin üyeleri varmış. Böyle bir yönetim anlayışı olur mu?” ifadelerini kullandı.
Soruşturmanın siyasi bağlantılar da dahil olmak üzere bütün yönleriyle yürütülmesi gerektiğini savundu.
Londra’daki şirketlere ilişkin çarpıcı iddialar
Konuşmasının son bölümünde yurt dışında kurulan şirketleri gündeme getiren milletvekili, geçmişte “Türkiye Yüzyılı” söylemini destekleyen bazı eski milletvekillerinin Londra’da şirket kurduğunu öne sürdü.
Bu şirketlerin portföy yönetimi alanında faaliyet gösterdiğini iddia eden milletvekili, yurt dışındaki ticari bağlantıların araştırılması gerektiğini belirtti.
“Türkiye Yüzyılı diye milletin karşısına çıkmış, sizin propagandanızı yapan eski milletvekilleriniz. Baktık ki ta Londra’lara götürüp şirket kurmuş beyefendi. Portföy şirketleri kurmuş” ifadelerini kullandı.
Londra’da bir şirketin adresini tespit ettiğini ileri süren milletvekili, aynı adreste Türkiye’den milyarlarca lira transfer ederek Londra’nın lüks bölgelerinde gayrimenkul satın aldığını iddia ettiği başka kişilerle bağlantılı şirketler bulunduğunu savundu.
“Milyarlarca lira transfer edip Londra’da gayrimenkul almışlar”
Yurt dışındaki şirketler arasındaki bağlantılara ilişkin iddialarını sürdüren milletvekili, araştırdığı şirketin adresinde farklı kişi ve kuruluşlara ait şirketlerin bulunduğunu söyledi.
Konuşmasında, “Aynı şirketin adresinde oraya milyarlarca lirayı transfer edip Londra’nın en lüks muhitlerinde gayrimenkuller almış beşli çete mensupları var” ifadelerini kullandı.
Milletvekili, aynı adreste Türkiye’de geçmişte Dışişleri Bakanlığı görevinde bulunmuş bir kişinin şirketinin de olduğunu ileri sürdü. Söz konusu kişinin babasının geçmişte örtülü ödenekle bağlantılı bir görev üstlendiğini de iddia etti.
Bu ilişkilerin araştırılması gerektiğini belirten milletvekili, Türkiye’deki ekonomik sıkıntılar ile yurt dışında oluşturulduğunu savunduğu ticari bağlantılar arasındaki çelişkiye dikkat çekti.
“İşte sizin Türkiye Yüzyılı dediğiniz manzara”
İYİ Partili milletvekili, konuşmasını Türkiye’de geçim sıkıntısı yaşayan vatandaşların koşullarını ve fon soruşturmasına ilişkin iddiaları yeniden hatırlatarak tamamladı.
Emeklilerin, yaşlıların ve dar gelirli vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını savunan milletvekili, yatırım fonlarında yaşandığı ileri sürülen usulsüzlüklerin bütün bağlantılarıyla ortaya çıkarılması gerektiğini ifade etti.
Yurt dışındaki şirketler ve para transferlerine ilişkin iddiaların açıklığa kavuşturulması çağrısında bulunan milletvekili, iktidarın ekonomi yönetimini eleştirerek konuşmasını sonlandırdı.












