DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda gerçekleştirdiği 2027 yılı bütçe sunumunda kullandığı “dayanıklılık, refah ve dönüşüm bütçesi” ifadelerine tepki gösterdi.
Bütçede öngörülen 3 trilyon 868 milyar liralık açık ve 3 trilyon 975 milyar liralık faiz giderine dikkat çeken Şahin, iktidarın refah söylemiyle vatandaşın yaşadığı geçim sıkıntısı arasındaki çelişkiyi eleştirdi. Bütçeye verilen isimlerin milletin sofrasındaki eksikleri gidermediğini vurgulayan Şahin, ekonomi yönetiminin refah vaatlerini somut sonuçlarla ortaya koyması gerektiğini belirtti.
“Refah bütçesi diyorsunuz da bu refahın adresini bir türlü söylemiyorsunuz!”
2027 bütçesindeki enflasyon hedefleri, faiz ödemeleri ve bütçe açığı arasındaki çelişkileri gözler önüne seren Şahin, “Sayın Cevdet Yılmaz, 2027 yılı bütçesini ‘dayanıklılık, refah ve dönüşüm bütçesi’ olarak tanıtıyorsunuz. Refah bütçesi diyorsunuz da bu refahın adresini bir türlü söylemiyorsunuz. 2027 yılı için yüzde 21 enflasyon hedefliyorsunuz. 2026 yıl sonu tahminine göre faize ayırdığınız ödeneği ise yüzde 41 artırıyorsunuz. Milletin gelirine gelince enflasyon hesabı yapıyorsunuz, faize gelince kesenin ağzını açıyorsunuz. Bu ne yaman çelişki Sayın Yılmaz! Yani bugün milletin almakta zorlandığı ekmek, et, süt ve ödediği kira önümüzdeki yıl da artmaya devam edecek. Üstelik önümüze koyduğunuz bütçede 3 trilyon 868 milyar lira açık, 3 trilyon 975 milyar lira faiz gideri var. Bütçenin başlığında refah, hesabında faiz, milletin sofrasında eksik var! Çiftçinin üretim maliyetleri altında ezildiği, emeklinin maaşıyla geçinemediği, çalışanların ay sonunu getiremediği bir ülkede hangi refahtan söz ediyorsunuz? Sizin refah dediğiniz, milletin hayatında neden hep yokluk olarak karşılık buluyor?” dedi.
“Siz hedefleri tutturamayınca rakamları değiştiriyorsunuz, millet ay sonunu tutturamayınca hayatından eksiltiyor!”
Ekonomi yönetiminin sürekli değişen hedeflerle halkın gerçekliğinden kopuk bir tablo çizdiğini belirten Şahin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bir yılda değişen enflasyon hedefleriyle, sürekli yeniden yazılan ekonomi programlarıyla, tutmayan hesaplarla milletin karşısına çıkıyorsunuz. Rakamları değiştirince gerçeklerin de değiştiğini sanıyorsunuz. Oysa vatandaşın pazarda ödediği fiyatı, kirasını, elektrik faturasını bir kalem oynatarak düşüremiyorsunuz. Siz hedefleri tutturamayınca rakamları değiştiriyorsunuz, millet ay sonunu tutturamayınca hayatından eksiltiyor!
Sayın Yılmaz, bütçeye istediğiniz kadar güzel isim koyabilirsiniz. Milletin cebine girmeyen, sofrasına uğramayan, alın terinin karşılığında hissedilmeyen refah, kâğıt üzerinde kalır. Siz refahı bütçenin başlığına yazmışsınız, millet ise o refahı yıllardır pazarda, mutfakta, maaşında arıyor. İktidarın görevi millete refahın tarifini yapmak değil, refahı yaşatmaktır. Bütçenin adını değiştirmekle milletin kaderini değiştiremezsiniz. Türkiye’nin ihtiyacı, bütçenin gerçeklerini örten süslü isimler değil, vatandaşın hayatında karşılığı olan bir ekonomi yönetimidir.”












