Sabahattin Ali nasıl öldürüldü, mezarı nerede? 1948 yılındaki cinayetin aydınlatılması için 5 meslek örgütü Adalet Bakanlığına başvurdu.
Türk edebiyatının önemli isimlerinden Sabahattin Ali’nin 1948 yılında öldürülmesinin üzerinden 78 yıl geçti. Ancak ünlü yazarın mezarının nerede olduğu ve cinayetin bütün ayrıntıları hâlâ kesin olarak aydınlatılamadı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin de aralarında bulunduğu 5 meslek örgütü, Sabahattin Ali’nin ölümüne ilişkin dosyaların yeniden incelenmesi ve mezar yerinin bulunması için Adalet Bakanlığına başvurdu. Peki, Sabahattin Ali nasıl öldürüldü, kim tarafından öldürüldü ve mezarı neden bulunamadı?
Kürk Mantolu Madonna, Kuyucaklı Yusuf ve İçimizdeki Şeytan romanlarıyla Türk edebiyatında önemli bir yer edinen Sabahattin Ali’nin ölümü, aradan geçen 78 yıla rağmen yeniden gündeme geldi.
12 Ekim 2026 tarihinde beş basın, yayın ve yazar örgütü tarafından Adalet Bakanlığına yapılan ortak başvuruda, 1948 yılındaki cinayetin bütün yönleriyle araştırılması istendi. Başvurunun en dikkat çekici talepleri arasında yazarın mezar yerinin belirlenmesi, geçmiş soruşturma dosyalarının yeniden incelenmesi ve devlet arşivlerindeki belgelerin araştırılması yer aldı.
Sabahattin Ali öldü mü, öldürüldü mü?
Sabahattin Ali, 1948 yılında doğal nedenlerle hayatını kaybetmedi. Yazar, Bulgaristan sınırına geçmeye çalıştığı dönemde Kırklareli yakınlarında öldürüldü.
Tarihsel kayıtlara göre Sabahattin Ali, 2 Nisan 1948’de 41 yaşındayken yaşamını yitirdi. Cesedi ise 16 Haziran 1948’de Kırklareli’nin Sazara köyü yakınlarında bulundu.
Cinayetin ardından Ali Ertekin hakkında dava açıldı. Ertekin, Sabahattin Ali’yi öldürmekten yargılandı ve mahkûm edildi.
Ancak cinayetin arka planında başka kişilerin bulunup bulunmadığı, olayın hangi koşullarda gerçekleştiği ve yazarın kalıntılarının akıbeti tartışılmaya devam etti.
Sabahattin Ali’yi kim öldürdü?
Sabahattin Ali’nin öldürülmesiyle ilgili yargılamada Ali Ertekin suçlu bulundu.
30 Nisan 1949’da Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinde başlayan dava, aynı yılın ekim ayında sonuçlandı. Ali Ertekin dört yıl hapis cezasına mahkûm edildi. Daha sonra af düzenlemesinden yararlanarak serbest kaldı.
Bu yargılama, cinayetin faili konusunda önemli bir tarihsel kayıt oluşturmasına rağmen olayın tüm yönlerine ilişkin soru işaretlerini ortadan kaldırmadı.
Özellikle Sabahattin Ali’nin ölümünden önce dönemin güvenlik ve istihbarat birimleriyle bağlantılı kişiler tarafından takip edilip edilmediği ve öldürülmesinin arkasında başka bir organizasyon bulunup bulunmadığı yönündeki iddialar zaman içinde gündeme geldi.
Söz konusu iddiaların kesinleşmiş yargı bulguları olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.
Sabahattin Ali’nin mezarı nerede?
Sabahattin Ali’nin mezarının kesin yeri bugün hâlâ bilinmiyor.
Yazarın Kırklareli yakınlarında öldürülmesi ve cesedinin bu bölgede bulunması, mezarının da aynı bölgede olduğu yönünde çeşitli değerlendirmelere neden oldu.
Ancak yazarın kalıntılarının nereye defnedildiğini kesin olarak ortaya koyan doğrulanmış bir mezar yeri bilgisi bulunmuyor.
Kırklareli’ndeki bazı anma alanları ve sembolik mezar düzenlemeleri, Sabahattin Ali’nin gerçek mezarının tespit edildiği anlamına gelmiyor.
Bu belirsizlik, meslek örgütlerinin Adalet Bakanlığına yaptığı son başvurunun temel gerekçelerinden birini oluşturuyor.
5 meslek örgütü Adalet Bakanlığına başvurdu
12 Ekim 2026 tarihinde yapılan ortak başvuruya şu kuruluşlar katıldı:
- Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC)
- Türkiye Yayıncılar Birliği
- Türkiye Gazeteciler Sendikası
- Türkiye Yazarlar Sendikası
- PEN Yazarlar Derneği
Beş kuruluş, Sabahattin Ali’nin ölümüne ilişkin soruşturma ve yargılama dosyalarının yeniden değerlendirilmesini istedi.
Ortak açıklamada, ölümün üzerinden 78 yıl geçmesine rağmen olayın tüm yönleriyle aydınlatılamadığına dikkat çekildi.
Adalet Bakanlığından hangi taleplerde bulunuldu?
Meslek örgütlerinin başvurusunda üç temel talep öne çıktı.
İlk talep, soruşturma ve dava dosyalarının yeniden incelenmesi. Ali Ertekin hakkındaki yargılama belgeleri ve af kararı dahil olmak üzere olayla ilgili bütün dosyaların yeniden değerlendirilmesi istendi.
İkinci talep, devlet arşivlerinin araştırılması. Emniyet, jandarma, istihbarat ve diğer devlet kurumlarının arşivlerinde cinayetle bağlantılı belgeler bulunup bulunmadığının araştırılması talep edildi.
Üçüncü talep ise mezar yerinin belirlenmesi. Sabahattin Ali’nin kalıntılarının bulunduğu yerin tespit edilmesi ve mümkün olması halinde ailesinin onayıyla DNA ve antropolojik inceleme yapılması istendi.
Kuruluşlar ayrıca araştırma sonucunda elde edilecek bilgilerin kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılmasını talep etti.
Sabahattin Ali işkenceyle mi öldürüldü?
Beş meslek örgütünün başvurusunda, Sabahattin Ali’nin dönemin güvenlik ve istihbarat mekanizmalarının denetimi altındayken yakalanmış ve kötü muamele ya da işkence sonucunda hayatını kaybetmiş olabileceğine ilişkin iddialara da yer verildi.
Ancak bu iddiaların bağımsız ve kapsamlı bir araştırmayla kesin olarak aydınlatılmadığı belirtildi.
Dolayısıyla Sabahattin Ali’nin işkenceyle öldürüldüğünü kesinleşmiş bir olgu gibi sunmak doğru değil. Bu konu, yeniden araştırılması istenen iddialar arasında bulunuyor.
Sabahattin Ali dosyası yeniden açılacak mı?
Beş meslek örgütünün Adalet Bakanlığına başvurmuş olması, cinayet hakkında yeni bir adli soruşturmanın resmen başlatıldığı anlamına gelmiyor.
13 Ekim 2026 itibarıyla doğrulanabilen gelişme, ortak başvurunun yapılmış olması.
Meslek örgütleri, Sabahattin Ali’nin ölümüne ilişkin belgelerin yeniden incelenmesini ve dosyanın ilgili araştırma birimlerinin çalışmaları kapsamına alınmasını talep ediyor.
Başvuruda zaman aşımı hükümlerinin gündeme gelebileceği, ancak bunun tarihsel gerçeklerin araştırılmasına ve mezar yerinin belirlenmesine engel olmaması gerektiği görüşü savunuluyor.
Sabahattin Ali kimdir?
25 Şubat 1907’de Gümülcine’de dünyaya gelen Sabahattin Ali, Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının önemli roman, hikâye ve şiir yazarlarından biridir.
Öğretmenlik ve gazetecilik de yapan Ali, eserlerinde toplumsal eşitsizlikleri, insan ilişkilerini, yalnızlığı ve bireyin iç dünyasını ele aldı.
En çok tanınan eserleri arasında Kürk Mantolu Madonna, Kuyucaklı Yusuf, İçimizdeki Şeytan, Değirmen, Kağnı ve Sırça Köşk bulunuyor.
Siyasi görüşleri ve yazıları nedeniyle çeşitli dönemlerde soruşturmalara ve tutuklamalara maruz kalan yazar, 1948 yılında henüz 41 yaşındayken öldürüldü.
78 yıl sonra yanıt bekleyen sorular
Sabahattin Ali’nin öldürülmesiyle ilgili bir kişi yargılanarak mahkûm edilmiş olsa da olayın bütün koşulları ve yazarın kalıntılarının nerede bulunduğu hâlâ açıklığa kavuşmuş değil.
Beş meslek örgütünün Adalet Bakanlığına yaptığı son başvuru, Türkiye’nin edebiyat ve basın tarihinde önemli bir yere sahip olan cinayetin yeniden araştırılması çağrısı niteliği taşıyor.
Başvurunun ardından gözler, Adalet Bakanlığının vereceği yanıta ve arşivlerin yeniden incelenmesi konusunda atılabilecek adımlara çevrildi.











