İBB’ye yönelik ‘Yolsuzluk’ davasında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 53’ü tutuklu 436 sanık, 93’üncü duruşmada hakim karşısına çıktı. Duruşma sanıkların tutukluluğa karşı tahliye taleplerinin alınmasıyla devam ediyor.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede ‘Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
‘ABİM TARAFINDAN ALİ SUKAS’A ARAÇ VERİLDİĞİNİ SONRADAN ÖĞRENDİM’
Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan tutuksuz sanık İsmail Sari, “Ali Sukas’ı Ağaç AŞ’nin genel müdürü olarak tanırım. Kendisiyle sadece ihale kazanıldıktan sonra operasyonel konularda konuşmam oldu. Abimin her işleminin benim tarafımdan bilinmesi ya da onaylanması söz konusu değildir. Abim tarafından 9 adet araç verildiği iddia ediliyor. Binlerce aracımız var. 9 adet araç operasyonu hiç etkilemeyeceğinden kimse bana bilgi vermez. Abim tarafından Ali Sukas’a araç verildiğini soruşturma sürecinde öğrendim. Öncesinde bilmiyordum. Eylem anlatımı içinde de adım hiç geçmiyor. Suçlamayı kabul etmiyorum. Pozisyonum gereği hak ediş işlemlerini bizzat takip etmiyorum. Takdir edersiniz ki il il, ilçe ilçe gezip tüm işlemlerimizin hak edişlerini evrak evrak takip edebilmem mümkün değil. Kışla mücadele işi kapsamında 10 bölge var. Çalışma verilerini bölge personeli tutuyor. Bölgelerin verileri bir araya getiriliyor ve neticesinde İSFALT hem İBB ile hem de kendi taşeronlarıyla ayrı ayrı hak edişler yapıyor. Bu nedenle hak edişlerde bilerek ve isteyerek sistemli bir usulsüzlük yapılabilmesi mümkün değildir. İBB ihalelerini uzun yıllardır kazanıyoruz. Piyasada büyük payımız varsa yaklaşık maliyeti analiz etmek zor değildir. Burak Korzay’ın Ertan Yıldız ile görüşmelerine ilişkin anlatımı hakkında bilgim yoktur” dedi. Mahkeme başkanı Sari’ya, “İddianamede Fatih Keleş ile ilgili bir kısım geçiyor. O kısım abinizden olan duyumlarınıza mı dayanıyor?” diye sordu. Sanık soruya “Evet” şeklinde yanıt verdi.
‘SUÇLARI BİLMEM, İŞTİRAK ETTİĞİM ANLAMINA GELMEZ’
Etkin pişmanlıktan yararlanan tutuksuz sanık Hasan Özsoy, “Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak savcılık aşamasında bildiğim hususları açıkça anlattım. Bu aşamada verdiğim ifadenin arkasındayım. Bugün hakkımda bazı iddialara ilişkin bildiğim gerçekleri ve yaşadığım olayları mahkemenize açıkça anlatmak istiyorum. Benim belirli ticari işlemler konusunda soruşturma aşamasında anlattığım hususlar vardır. Ancak bu durum herhangi bir suç örgütünün yapısını, amacını veya başka kişiler tarafından gerçekleştirildiği ileri sürülen suçları bildiğim ve bunlara örgütsel bir amaçla iştirak ettiğim anlamına gelmemektedir” dedi.
‘BÜLBÜLLÜ’YE 1,5 MİLYON DOLARI TESLİM ETTİM’
Tutuksuz sanık Furkan Remzi Ceylan, “Savcılığa vermiş olduğum etkin pişmanlık ifadem aynen geçerlidir, ifademin arkasındayım. İnşaat işinde çekirdekten yetişmiş bir kişiyim. Olay günü Ali Nuhoğlu benden yaklaşık 66 milyon TL tutarında bir borç para istedi. Bu parayı daha öncesinde kendisiyle birçok kez para trafiğine girdiğimden dolayı niye istediğini hiçbir şekilde sormadım. Parayı kendisine gönderdikten sonra Beylikdüzü’nde ofisi bulunan İbrahim Bülbüllü’ye teslim edip edemeyeceğimi sordu. Ben de o gün müsait olduğumdan dolayı bunu teslim edebileceğimi söyledim. Sonrasında onun yetkilendirdiği bir personelle bankadan parayı çekip Beylikdüzü’ndeki ofise Bülbüllü’ye gidip 1,5 milyon dolar gibi bir parayı kendisine teslim ettim. Daha sonrasında ofisten ayrıldım” dedi.













