Antalya’nın Side ve Sorgun sahillerinde uygulanan kırmızı LED aydınlatma sistemi sayesinde, 95 yuvadan çıkan 5 bin 500’den fazla caretta caretta yavrusu güvenli şekilde denize ulaştı.
İnsan-doğa uyumu açısından Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyan uygulama, elde edilen başarılı sonuçların ardından Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. ile DEKAFOK Kıyı Koruma Derneği arasında imzalanan protokolle sürdürülebilir bir koruma modeline dönüştürüldü. AEDAŞ ve DEKAFOK iş birliğiyle nisan ayında Antalya’nın Manavgat ilçesine bağlı Side ve Sorgun sahillerinde hayata geçirilen kırmızı LED uygulaması, deniz kaplumbağalarının yaşam alanlarının korunmasına katkı sağladı.
Yaklaşık 1 kilometrelik sahil bandındaki sokak aydınlatmalarının kırmızı LED sistemine dönüştürülmesiyle, 95 yuvadan çıkan yavru kaplumbağaların yönlerini kaybetmeden denize ulaşması sağlandı. Sahada elde edilen sonuçların ardından iki kurum arasında koruma protokolü imzalandı.
İnsan-doğa uyumuna örnek model
Side ve Sorgun’da ilkbahar aylarında devreye alınan kırmızı LED uygulaması, insan-doğa uyumu açısından da örnek bir çalışma olarak öne çıktı. Yumurtadan çıkan yavruların yönlerini şaşırarak deniz yerine karaya ilerlemesine neden olabilen sarı ve beyaz ışıklar, kırmızı LED aydınlatmalarla değiştirildi. Uygulama kapsamında yol ve bölge aydınlatma standartları da gözetildi. Kamu kurumlarından alınan özel izinler doğrultusunda hayata geçirilen projede trafik emniyeti ve sürüş güvenliği kriterleri de dikkate alındı. Böylece hem ulaşım güvenliğinin korunması hem de deniz kaplumbağalarının doğal yaşam alanlarının desteklenmesi amaçlandı.
5 bin 500’den fazla yavru denize ulaştı
DEKAFOK Başkanı Seher Akyol, uygulamanın başka bölgelere de örnek olabileceğini belirterek, “AEDAŞ iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz kırmızı LED uygulaması sayesinde bu sezon 5 bin 500’den fazla caretta caretta yavrusunun güvenli şekilde denize ulaşmasına katkı sağladık. Deniz kaplumbağalarında her 1000 yavrudan sadece 1 tanesinin erginliğe ulaşabildiği göz önüne alındığında, kurtarılan her bir yavru türün geleceği için hayati önem taşıyor” dedi. 2025 yılından bu yana sürdürülen görüşmelerin ardından nisan ayında uygulamanın hayata geçirildiğini aktaran Akyol, “Sahadan elde ettiğimiz sonuçlar, doğru planlanan ve bilimsel yaklaşımla uygulanan çalışmaların doğanın korunmasıyla insan yaşamının ihtiyaçlarını bir arada gözetebileceğini gösterdi. İmzaladığımız koruma protokolüyle bu örnek çalışmayı gelecek yıllarda da sürdürmeyi ve farklı kıyı bölgelerine ilham olmasını hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
Aydınlatma ihtiyacı korunarak çözüm geliştirildi
AEDAŞ Genel Müdürü İlkay Baydar da çalışmayla caretta carettaların beyaz ışık nedeniyle doğal yönlerini kaybetmelerinin önüne geçmeyi ve yavruların denize ulaşmasını kolaylaştırmayı hedeflediklerini söyledi. Baydar, “Sahil hattında aydınlatma ihtiyacı ortadan kaldırılmadan, kullanılan ışığın niteliğinin değiştirilmesiyle hem ulaşım ve sürüş güvenliğinin korunması hem de deniz kaplumbağalarının doğal yaşamının desteklenmesini amaçladık” dedi. Uygulamanın ilk sezonunda elde edilen sonuçların ardından imzalanan protokolle çalışmanın sürdürülebilir bir koruma modeline dönüştürüldüğünü belirten Baydar, insan yaşamının gerektirdiği aydınlatma ihtiyacı ile doğal yaşamın korunmasını aynı noktada buluşturduklarını ifade etti.
Beyaz ışık yerine kırmızı LED
Deniz kaplumbağası yavruları, yumurtadan çıktıktan sonra denize ulaşırken doğal ışık kaynaklarından yararlanıyor. Yapay ve parlak ışıklar ise yavruların yönlerini şaşırmasına neden olabiliyor. Sarı ve beyaz ışıkların etkisiyle deniz yerine karaya yönelen yavrular, yuvalama alanlarından uzaklaşarak yaşamlarını tehdit eden koşullarla karşı karşıya kalabiliyor. Kırmızı LED aydınlatma sistemiyle bu etkinin azaltılması hedefleniyor. DEKAFOK ve AEDAŞ tarafından yürütülen çalışmayla sahillerdeki aydınlatmalar, deniz kaplumbağalarının doğal yönelimlerini mümkün olduğunca bozmayacak şekilde düzenlendi.
Manavgat’ın Side ve Titreyengöl-Sorgun sahillerinde yürütülen çalışma kapsamında klasik aydınlatmalar özel kırmızı LED armatürlerle değiştirildi. Böylece yavruların doğal ışığı takip ederek denize yönelmeleri ve yapay ışık kaynaklarına doğru hareket etmelerinin önüne geçilmesi amaçlandı.












