17 Ekim 2026, Cumartesi
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Özel Haber - Kilo verememenizin nedeni yavaş metabolizma olabilir mi? İşte metabolizma hızını etkileyen faktörler

Kilo verememenizin nedeni yavaş metabolizma olabilir mi? İşte metabolizma hızını etkileyen faktörler

Nilay Uğuroğlu - Nilay Uğuroğlu
17 Ağustos 2026
- Özel Haber
Okuma Süresi:9 dakikalık okuma
A A
0
Kilo verememenizin nedeni yavaş metabolizma olabilir mi? İşte metabolizma hızını etkileyen faktörler
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Kilo vermek için beslenmesine dikkat eden ve fiziksel aktivitesini artıran bazı kişiler, tartıda beklediği değişimi göremeyebiliyor. Bu noktada en sık gündeme gelen nedenlerden biri ise “yavaş metabolizma” oluyor. Ancak kilo verme sürecinin beklenenden uzun sürmesinin tek nedeni metabolizma hızı değil.

Vücudun dinlenme halinde dahi yaşamını sürdürebilmesi için enerjiye ihtiyacı bulunuyor. Solunumdan kan dolaşımına, hücrelerin yenilenmesinden vücut sıcaklığının korunmasına kadar birçok işlem gün boyunca enerji harcanmasına neden oluyor. Bu nedenle metabolizma hızı, günlük enerji ihtiyacının ve kilo kontrolünün önemli parçalarından biri olarak kabul ediliyor.

Peki metabolizma gerçekten kilo vermeyi engelleyecek kadar yavaşlayabilir mi? Metabolizma hızını yaş, kas miktarı, hormonlar ve günlük yaşam alışkanlıkları nasıl etkiliyor? İşte kilo verme sürecinde metabolizma hakkında bilinmesi gerekenler…

Metabolizma nedir?

Metabolizma, vücudun yaşamını devam ettirmek için gerçekleştirdiği kimyasal süreçlerin tamamını ifade ediyor. İnsan vücudu günün her saatinde enerji harcıyor. Uyurken bile kalbin çalışması, nefes alınması, beynin faaliyetlerini sürdürmesi ve hücrelerin yenilenmesi için enerji gerekiyor.

Günlük enerji tüketiminin önemli bölümü, kişinin herhangi bir fiziksel aktivite yapmadığı durumda harcadığı enerjiden oluşuyor. Bunun yanında yürümek, spor yapmak, merdiven çıkmak, çalışmak ve günlük hareketlilik de toplam enerji harcamasını artırıyor.

Besinlerin sindirilmesi ve vücutta işlenmesi sırasında da belirli miktarda enerji tüketiliyor. Dolayısıyla günlük enerji harcaması yalnızca yapılan egzersizden ibaret değil.

Yavaş metabolizma kilo vermeyi zorlaştırır mı?

Metabolizma hızı kişiden kişiye değişebiliyor. Aynı yaş ve kilodaki iki kişinin günlük enerji ihtiyacı birbirinden farklı olabiliyor. Bu farklılığın ortaya çıkmasında vücut yapısı, kas miktarı, yaş, genetik özellikler, hormonal durum ve günlük hareketlilik gibi birçok faktör rol oynuyor.

Metabolizma hızı görece düşük olan bir kişinin günlük enerji ihtiyacı da daha düşük olabiliyor. Bu durum, kilo vermek için oluşturulması gereken enerji açığını etkileyebiliyor.

Ancak kilo verememenin doğrudan ve yalnızca “yavaş metabolizmaya” bağlanması yanıltıcı olabiliyor. Gün içerisinde fark edilmeden tüketilen kaloriler, porsiyonların büyümesi, içeceklerden alınan enerji, düşük fiziksel aktivite ve uzun süre hareketsiz kalmak da kilo verme sürecini etkileyebiliyor.

Metabolizma hızını hangi faktörler etkiliyor?

Metabolizma üzerinde kişinin değiştirebildiği ve değiştiremediği birçok faktör bulunuyor. Bunların başında yaş geliyor. Yaş ilerledikçe vücut kompozisyonunda meydana gelen değişiklikler ve özellikle kas kütlesinin azalması günlük enerji harcamasının düşmesine katkıda bulunabiliyor.

Kas miktarı da önemli faktörlerden biri. Kas dokusu, enerji tüketimi açısından vücudun aktif dokuları arasında bulunuyor. Bu nedenle vücuttaki kas oranının korunması, enerji harcamasının sürdürülmesi açısından önem taşıyor.

Genetik özellikler, vücut büyüklüğü, biyolojik cinsiyet ve hormonal durum da metabolizma hızında farklılık yaratabiliyor. Bunun yanında günlük fiziksel aktivite seviyesi toplam enerji tüketiminde ciddi değişikliklere yol açabiliyor.

Çok az yemek metabolizmayı yavaşlatabilir mi?

Kilo vermeye çalışanların yaptığı yaygın hatalardan biri, günlük besin tüketimini kontrolsüz biçimde çok düşük seviyelere indirmek olabiliyor. İlk dönemde hızlı kilo kaybı görülse bile uzun süre devam eden aşırı enerji kısıtlamasına vücut çeşitli uyum mekanizmalarıyla karşılık verebiliyor.

Kilo kaybıyla birlikte vücudun enerji ihtiyacı azalırken günlük hareketlilikte de fark edilmeden düşüş yaşanabiliyor. Vücut daha düşük enerji alımına uyum sağladıkça beklenen kilo kaybı zaman içerisinde yavaşlayabiliyor.

Aşırı kısıtlayıcı beslenme programları kas kaybına da yol açabiliyor. Kas kütlesinin azalması ise günlük enerji harcamasını olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle yalnızca mümkün olduğunca az yemek yerine sürdürülebilir bir beslenme düzeninin oluşturulması önem taşıyor.

Kilo verdikçe neden kilo vermek zorlaşıyor?

Diyetin ilk haftalarında hızlı şekilde kilo veren kişilerin ilerleyen dönemlerde aynı hızın devam etmediğini görmesi oldukça yaygın bir durum. Bunun birden fazla nedeni bulunuyor.

Vücut ağırlığı azaldıkça kişinin günlük enerji ihtiyacı da genellikle düşüyor. Örneğin daha yüksek vücut ağırlığıyla günlük yaşamını sürdüren bir kişinin hareket ederken harcadığı enerji, kilo kaybettikten sonra aynı olmayabiliyor.

Aynı zamanda uzun süre enerji açığında kalınması, vücudun enerji kullanımında çeşitli adaptasyonlar geliştirmesine neden olabiliyor. Bu nedenle başlangıçta kilo verilmesini sağlayan beslenme ve egzersiz düzeni ilerleyen aylarda aynı sonucu vermeyebiliyor.

Bu durum her zaman metabolizmanın “bozulduğu” anlamına gelmiyor. Kilo verme sürecinde değişen vücut ağırlığına ve yaşam biçimine göre enerji ihtiyacının yeniden değerlendirilmesi gerekebiliyor.

Kas kütlesi metabolizma için neden önemli?

Kas dokusu yalnızca hareket etmek için değil, enerji metabolizması açısından da önem taşıyor. Özellikle kilo verme döneminde kas kütlesinin mümkün olduğunca korunması, vücut kompozisyonunun sağlıklı şekilde değişmesine yardımcı olabiliyor.

Yalnızca tartıdaki rakama odaklanan ve çok düşük kalorili beslenen kişilerde yağla birlikte kas kaybı da yaşanabiliyor. Bu nedenle kilo verme programlarında yeterli protein alımı ve kişiye uygun egzersiz programları önem kazanıyor.

Direnç egzersizleri ve kuvvet antrenmanları kas kütlesinin korunmasına veya artırılmasına katkıda bulunabiliyor. Bununla birlikte egzersiz programının kişinin yaşı, sağlık durumu ve fiziksel kapasitesine göre belirlenmesi gerekiyor.

Uyku metabolizmayı ve kilo kontrolünü etkiliyor mu?

Kilo kontrolünde yalnızca beslenme ve egzersiz değil, uyku düzeni de önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Yetersiz veya düzensiz uyku, kişinin gün içerisindeki hareketliliğini, iştahını ve besin tercihlerini etkileyebiliyor.

Gece geç saatlere kadar uyanık kalmak, atıştırma süresinin uzamasına ve günlük enerji alımının artmasına neden olabiliyor. Yetersiz uyuyan kişiler ertesi gün daha yorgun hissedebildiği için fiziksel aktivite miktarı da azalabiliyor.

Bu nedenle kilo vermeye çalışan kişilerin yalnızca yediklerini değil, uyku sürelerini ve günlük yaşam düzenlerini de değerlendirmesi önem taşıyor.

Hormonlar kilo vermeyi zorlaştırabilir mi?

Bazı sağlık sorunları kilo kontrolünü etkileyebiliyor. Özellikle tiroid hormonları metabolizma ve enerji kullanımında önemli görevler üstleniyor. Tiroid bezinin yeterli hormon üretemediği bazı durumlarda metabolik süreçlerde yavaşlama görülebiliyor.

Bununla birlikte hormonal bir sorunun bulunup bulunmadığı yalnızca kilo değişimine bakılarak anlaşılamıyor. Halsizlik, üşüme, kabızlık, cilt ve saç değişiklikleri gibi başka belirtiler de görülebiliyor.

Kilo vermekte uzun süredir güçlük yaşayan ve buna eşlik eden farklı şikayetleri bulunan kişilerin kendi kendine tanı koymak yerine sağlık kuruluşuna başvurması gerekiyor. Gerekli görülmesi halinde hekim tarafından yapılacak değerlendirme ve laboratuvar testleriyle altta yatan neden araştırılabiliyor.

“Metabolizma hızlandırıcı” ürünlere dikkat

Kilo verme isteğinin artmasıyla birlikte “metabolizmayı hızlandırdığı” iddiasıyla pazarlanan çaylar, karışımlar ve çeşitli takviyeler de ilgi görüyor. Ancak tek başına bir yiyecek veya içeceğin metabolizmayı dramatik şekilde hızlandırarak kalıcı kilo kaybı sağlamasını beklemek gerçekçi değil.

Özellikle içeriği belirsiz ürünlerin kontrolsüz kullanılması sağlık açısından risk oluşturabiliyor. Takviye ürünleri kullanılan ilaçlarla etkileşime girebildiği gibi bazı kişilerde istenmeyen etkilere de yol açabiliyor.

Kilo kontrolünde kısa yollar yerine beslenme, fiziksel aktivite, uyku ve günlük hareketlilik gibi temel faktörlerin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Tartı değişmiyorsa gerçekten kilo verilmiyor mu?

Kilo verme sürecinin değerlendirilmesinde yalnızca tartıdaki rakama bakmak da yanıltıcı olabiliyor. Vücuttaki sıvı miktarı gün içerisinde ve günler arasında değişebiliyor. Tuz tüketimi, karbonhidrat alımı, egzersiz ve hormonal değişimler tartı sonucunu etkileyebiliyor.

Egzersize yeni başlayan kişilerde vücut kompozisyonu değişirken tartıdaki düşüş beklenenden daha sınırlı kalabiliyor. Bu nedenle uzun dönemli değişimin takip edilmesi, günlük kilo dalgalanmalarından daha anlamlı bir tablo sunabiliyor.

Bel çevresi ve vücut kompozisyonundaki değişiklikler de kilo yönetimi sürecinin değerlendirilmesinde dikkate alınabilecek göstergeler arasında yer alıyor.

Metabolizmayı desteklemek için neler yapılabilir?

Metabolizmayı bir anda hızlandıran mucizevi bir yöntem bulunmuyor. Buna karşılık günlük enerji harcamasını ve sağlıklı vücut kompozisyonunu destekleyen alışkanlıklar bulunuyor.

Düzenli hareket etmek, gün içerisinde uzun süre kesintisiz oturmamak ve kişiye uygun egzersiz yapmak toplam enerji harcamasına katkı sağlayabiliyor. Kas kütlesini korumaya yönelik egzersizler de kilo yönetimi açısından önem taşıyor.

Yeterli ve dengeli beslenme, uygun miktarda protein tüketimi, düzenli uyku ve sürdürülebilir bir enerji açığı oluşturulması kilo verme sürecinin temel unsurları arasında bulunuyor.

Kilo verememenizin nedeni gerçekten metabolizma mı?

Kilo verme sürecinde metabolizma önemli bir role sahip olsa da sonuç üzerinde tek başına belirleyici değil. Günlük enerji alımı, fiziksel aktivite, kas kütlesi, uyku düzeni, yaş, genetik özellikler, kullanılan bazı ilaçlar ve sağlık durumu birlikte etkili olabiliyor.

Bu nedenle uzun süredir kilo vermeye çalışan ancak sonuç alamayan kişilerin çözümü yalnızca “metabolizmayı hızlandırmakta” araması yerine sürecin tamamını değerlendirmesi gerekiyor.

Beslenme ve hareket alışkanlıklarına rağmen açıklanamayan kilo değişikliklerinin yaşanması veya kilo sorununa başka belirtilerin eşlik etmesi durumunda ise uzman değerlendirmesi önem taşıyor. Böylece kilo verme güçlüğünün yaşam tarzından mı yoksa araştırılması gereken farklı bir durumdan mı kaynaklandığı daha doğru şekilde belirlenebiliyor.

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Amedspor’dan Süper Lig’e fırtına gibi başlangıç! Erzurumspor’a 3 gollü tarife

Sonraki Haber

Sosyal medya hesabınız çalındıysa ne yapmalısınız? İlk dakikalarda bu adımlara dikkat

Nilay Uğuroğlu

Nilay Uğuroğlu

İlgili Haberler

Türkiye'de şehirlerin gizli sakinleri: Beton binaların arasında yaban hayatı nasıl varlığını sürdürüyor?
Özel Haber

Türkiye’de şehirlerin gizli sakinleri: Beton binaların arasında yaban hayatı nasıl varlığını sürdürüyor?

16 Ekim 2026
Markette aldığınız her ürün güvenli mi? Gıda etiketlerinde gözden kaçan 10 kritik ayrıntı!
Özel Haber

Markette aldığınız her ürün güvenli mi? Gıda etiketlerinde gözden kaçan 10 kritik ayrıntı!

16 Ekim 2026
Zayıflama iğneleri sanıldığı kadar masum mu? Uzmanları endişelendiren yan etkiler ve bırakınca yaşananlar!
Özel Haber

Zayıflama iğneleri sanıldığı kadar masum mu? Uzmanları endişelendiren yan etkiler ve bırakınca yaşananlar!

15 Ekim 2026
Türkiye’de dondurulmuş gıda sektörü büyüyor: Soğuk zincir ve lojistikte yeni dönem
Özel Haber

Türkiye’de dondurulmuş gıda sektörü büyüyor: Soğuk zincir ve lojistikte yeni dönem

15 Ekim 2026
21 Ekim gecesi gökyüzünde görsel şölen! Halley Kuyruklu Yıldızı'ndan gelen meteor yağmuru başlıyor Spot: Gökyüzü meraklıları için yılın dikkat çeken doğa olaylarından biri yaklaşıyor. Halley Kuyruklu Yıldızı'nın geride bıraktığı parçacıkların oluşturduğu Orionid meteor yağmuru, 21-22 Ekim gecesi zirveye ulaşacak. Türkiye'den de izlenebilecek doğa olayında uygun koşullarda saatte 10 ila 20 meteor görülebilecek. Ancak bu yıl Ay ışığı gözlem koşullarını zorlaştıracak. Ekim ayının en dikkat çekici gökyüzü olaylarından biri olan Orionid meteor yağmuru için geri sayım başladı. Her yıl Dünya'nın Halley Kuyruklu Yıldızı'ndan kalan parçacıkların arasından geçmesiyle ortaya çıkan meteor yağmuru, 2026 yılında 21 Ekim'i 22 Ekim'e bağlayan gece en yoğun dönemine ulaşacak. Gökyüzünde anlık parlak ışık izleri oluşturan meteorlar, uygun hava koşullarında Türkiye'nin farklı bölgelerinden çıplak gözle izlenebilecek. NASA'nın yayımladığı astronomi verilerine göre Orionid meteor yağmuru, yılın düzenli olarak gözlemlenen gök olayları arasında bulunuyor. Özellikle hızlı hareket eden meteorlarıyla tanınan bu doğa olayı, şehir ışıklarından uzak bölgelerde daha belirgin hale geliyor. Ancak 2026 yılında Ay'ın parlaklığı nedeniyle gözlemlenebilecek meteor sayısının ideal koşullardakinden daha düşük olması bekleniyor. Astronomi meraklılarının merak ettiği konuların başında ise meteor yağmurunun hangi saatte başlayacağı, Türkiye'den görülüp görülmeyeceği ve gözlem için özel bir ekipman gerekip gerekmediği geliyor. Uzman kuruluşların yayımladığı takvimler, bu yılki en yoğun gözlem döneminin 21-22 Ekim tarihleri olduğunu ortaya koyuyor. Orionid meteor yağmuru ne zaman, saat kaçta görülecek? Orionid meteor yağmuru, 2026 yılında 2 Ekim ile 7 Kasım tarihleri arasında etkinliğini sürdürüyor. Ancak meteorların görülme sıklığının artacağı zirve dönemi 21 Ekim Çarşamba gecesi başlayıp 22 Ekim Perşembe sabahına kadar devam edecek. Meteor yağmurlarında en uygun gözlem zamanı genellikle gece yarısından sonraki saatler oluyor. Bunun nedeni, Dünya'nın dönüşü ve meteorların gökyüzündeki görünür çıkış noktasının zaman içinde yükselmesi. Türkiye'de gökyüzünü izlemek isteyenler için özellikle gece yarısından sabahın ilk ışıklarına kadar olan zaman dilimi önem taşıyor. Bununla birlikte meteorların hangi dakika görüleceğine ilişkin kesin bir saat bulunmuyor. Gökyüzünde kısa süreli ışık izleri halinde beliren meteorlar, gözlem süresince farklı aralıklarla ortaya çıkabiliyor. Halley Kuyruklu Yıldızı ile Orionid meteor yağmuru arasındaki bağlantı ne? Orionid meteor yağmurunu özel kılan en önemli özellik, kaynağının astronomi tarihinin en ünlü gök cisimlerinden biri olan Halley Kuyruklu Yıldızı olması. Bilimsel adı 1P/Halley olan kuyruklu yıldız, Güneş çevresindeki bir turunu yaklaşık 76 yılda tamamlıyor. Güneş'e yaklaştığı dönemlerde yüzeyindeki buz ve diğer uçucu maddelerin etkisiyle gaz ve toz açığa çıkıyor. Bu süreçte uzaya yayılan küçük parçacıklar, kuyruklu yıldızın yörüngesi boyunca dağılıyor. Dünya her yıl ekim ayında bu parçacıkların bulunduğu bölgeden geçiyor. Atmosfere büyük hızlarla giren parçacıkların oluşturduğu ışık izleri ise yeryüzünden meteor olarak gözlemleniyor. Bu nedenle Orionid meteor yağmuru, Halley Kuyruklu Yıldızı'nın Dünya yakınından geçmesini beklemeden onun geride bıraktığı izleri görme fırsatı sunuyor. Halley Kuyruklu Yıldızı'nın Dünya'dan yeniden gözlemlenebileceği bir sonraki dönüşünün ise 2061 yılında gerçekleşmesi bekleniyor. Saatte kaç meteor görülebilecek? NASA ve Amerikan Meteor Derneği'nin yayımladığı verilere göre Orionid meteor yağmuru, normal koşullarda en yoğun döneminde saatte yaklaşık 10 ila 20 meteor oluşturabiliyor. Ancak bu sayı, her gözlemcinin mutlaka aynı miktarda meteor göreceği anlamına gelmiyor. Meteorların görünürlüğünü etkileyen faktörler arasında atmosfer koşulları, bulutluluk, yapay aydınlatma, Ay'ın parlaklığı ve gözlem yapılan bölgenin özellikleri bulunuyor. Orionid meteorlarının dikkat çeken özelliklerinden biri de son derece hızlı olmaları. Atmosfere saniyede yaklaşık 66 kilometre hızla giren bu parçacıklar, gökyüzünde anlık parlak izler oluşturabiliyor. Bazı meteorların arkasında bıraktığı ışıklı izler, birkaç saniye boyunca görülebiliyor. 2026 yılında Ay ışığı meteor yağmurunu etkileyecek Bu yılki Orionid meteor yağmurunda gözlem koşullarını etkileyecek önemli bir gökyüzü ayrıntısı bulunuyor. 21 Ekim tarihinde Ay, büyüyen şişkin Ay evresinde olacak. Ankara için hesaplanan verilere göre Ay'ın aydınlık oranı 21 Ekim'de yaklaşık yüzde 78, 22 Ekim'de ise yüzde 86 düzeyine ulaşacak. Bu durum, özellikle gökyüzündeki daha sönük meteorların fark edilmesini zorlaştırabilecek. Parlak meteorlar görülebilse de ideal karanlık gökyüzü koşullarındaki kadar yoğun bir görüntü oluşmayabilecek. Ay ışığının etkisinden uzaklaşmak isteyen gözlemciler için Ay'ın battığı saatlerden sonraki dönem daha avantajlı olabilir. Ankara'da 21 Ekim'i 22 Ekim'e bağlayan gece Ay'ın yaklaşık 02.46'da batması bekleniyor. Dolayısıyla sabaha karşı saatler, bulutsuz bir gökyüzü olması halinde daha elverişli bir gözlem fırsatı sunabilir. Orionid meteor yağmuru Türkiye'den görülebilecek mi? Orionid meteor yağmuru yalnızca belirli bir ülkeden gözlemlenen bir doğa olayı değil. Kuzey ve Güney Yarım Küre'deki pek çok bölgeden izlenebilen meteor yağmuru, Türkiye'den de görülebiliyor. Ancak İstanbul, Ankara, İzmir ve diğer büyükşehirlerin yoğun aydınlatmaya sahip merkezlerinde meteorların fark edilmesi daha zor olabilir. Gözlem için şehir merkezlerinden uzak, mümkün olduğunca karanlık ve ufuk görüşü açık alanların tercih edilmesi öneriliyor. Bulutlu hava, sis ve yağış gibi meteorolojik koşullar da görünürlüğü önemli ölçüde azaltabiliyor. Bu nedenle 21-22 Ekim gecesi gözlem yapmak isteyenlerin bulundukları bölgenin güncel hava tahminlerini kontrol etmesi önem taşıyor. Meteor yağmurunu izlemek için teleskop gerekiyor mu? Orionid meteor yağmurunu izlemek için teleskop, dürbün ya da özel bir astronomi ekipmanına ihtiyaç bulunmuyor. Meteorların geniş bir gökyüzü alanında belirmesi nedeniyle çıplak gözle yapılan gözlemler daha avantajlı olabiliyor. Meteorlar, adını aldıkları Orion yani Avcı Takımyıldızı çevresindeki bir noktadan yayılıyormuş gibi görünse de gökyüzünün farklı bölgelerinde ortaya çıkabiliyor. Gözlemcilerin gözlerini karanlığa alıştırmak için bir süre telefon ve diğer parlak ekranlardan uzak durması, mümkün olduğunca geniş bir gökyüzü alanını takip etmesi öneriliyor. Meteorların belirli bir takvimde en yoğun döneme ulaşması, gökyüzünde kesintisiz bir ışık gösterisi yaşanacağı anlamına gelmiyor. Bazen birkaç dakika boyunca meteor görülmezken kısa aralıklarla birden fazla meteorun belirmesi mümkün olabiliyor. Orionid meteor yağmuru neden her yıl gerçekleşiyor? Meteor yağmurlarının her yıl benzer tarihlerde ortaya çıkmasının nedeni, Dünya'nın Güneş çevresindeki hareketi sırasında uzaydaki belirli parçacık akıntılarından tekrar tekrar geçmesi. Halley Kuyruklu Yıldızı'nın geçmiş geçişlerinde bıraktığı parçacıklar da bu doğal döngünün bir parçasını oluşturuyor. Orionidlerin yanı sıra mayıs ayında gözlemlenen Eta Aquarid meteor yağmuru da Halley Kuyruklu Yıldızı'ndan kalan parçacıklarla ilişkili. Böylece aynı kuyruklu yıldızın bıraktığı izler, yılın iki farklı döneminde gökyüzü olaylarına neden oluyor. 21-22 Ekim gecesi zirveye ulaşacak Orionid meteor yağmuru, gökyüzüne merak duyanlar için teleskop gerektirmeyen bir gözlem fırsatı sunacak. Ancak bu yıl Ay ışığının güçlü olması nedeniyle meteorların en net şekilde izlenebilmesi için karanlık alanların ve uygun saatlerin seçilmesi daha da önem kazanacak.
Özel Haber

21 Ekim gecesi gökyüzünde görsel şölen! Halley Kuyruklu Yıldızı’ndan gelen meteor yağmuru başlıyor

15 Ekim 2026
Alışveriş fişini kaybedenler dikkat! İade hakkınız bitmiyor, paranızı geri alabilirsiniz
Özel Haber

Alışveriş fişini kaybedenler dikkat! İade hakkınız bitmiyor, paranızı geri alabilirsiniz

14 Ekim 2026
Sonraki Haber
Sosyal medya hesabınız çalındıysa ne yapmalısınız? İlk dakikalarda bu adımlara dikkat

Sosyal medya hesabınız çalındıysa ne yapmalısınız? İlk dakikalarda bu adımlara dikkat

En Güncel Haberler

Komşusunun evinde fenalaşıp hayatını kaybetti
Yerel Haberler

Komşusunun evinde fenalaşıp hayatını kaybetti

17 Ekim 2026
Traktör ile kamyonet çarpıştı; 1 ölü, 1 yaralı
Yerel Haberler

Traktör ile kamyonet çarpıştı; 1 ölü, 1 yaralı

17 Ekim 2026
Zalgiris Kaunas - Anadolu Efes : 70-85
Spor Haberleri

Zalgiris Kaunas – Anadolu Efes : 70-85

17 Ekim 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

AFAD: 60 bin 395 personel ve 8 bin 927 araç görev yapıyor

17 Ekim 2026
Yaşam

Ankara’da sağanak etkili oldu

17 Ekim 2026
Yaşam

İçişleri Bakanlığı’ndan ‘sağanak’ ve ‘fırtına’ uyarısı

17 Ekim 2026
Yaşam

YÖK Başkanı Erol Özvar’dan üniversitelere ‘Terörsüz Türkiye’ çağrısı

16 Ekim 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Ordu’da yolcu minibüsü kamyonla çarpıştı: 1 ölü 23 yaralı

Ordu’da yolcu minibüsü kamyonla çarpıştı: 1 ölü 23 yaralı

- Haberton
17 Ekim 2026

Ordu’nun Fatsa ilçesinde yolcu minibüsü ile kamyonun çarpışması sonucu meydana gelen kazada 1 kişi öldü, 18’i öğrenci 23 kişi yaralandı....

Türkiye’de şehirlerin gizli sakinleri: Beton binaların arasında yaban hayatı nasıl varlığını sürdürüyor?

Markette aldığınız her ürün güvenli mi? Gıda etiketlerinde gözden kaçan 10 kritik ayrıntı!

Zayıflama iğneleri sanıldığı kadar masum mu? Uzmanları endişelendiren yan etkiler ve bırakınca yaşananlar!

Türkiye’de dondurulmuş gıda sektörü büyüyor: Soğuk zincir ve lojistikte yeni dönem

Güncel Haber

Komşusunun evinde fenalaşıp hayatını kaybetti

Komşusunun evinde fenalaşıp hayatını kaybetti

17 Ekim 2026
AFAD: 60 bin 395 personel ve 8 bin 927 araç görev yapıyor

AFAD: 60 bin 395 personel ve 8 bin 927 araç görev yapıyor

17 Ekim 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton