Zamanın miracı mizacını tanı, yaşamının yöneticisi ol
Author: Ayşe Gül Keskin Çetin
Published:
Last Modified:
Merhabalar, selamlar kıymetli okurlarım. Bugün sizlerle hem zaman yönetimi hem de stres yönetimi üzerine, danışmanlık çalışmalarımda ve bireysel dönüşüm seanslarımda en çok rastladığım iki temel meseleyi konuşmak istiyorum…
Çünkü insan, yaşam yolculuğunda kendi iç Miraç ilmine açılmak istiyorsa önce zamanı tanımayı, sonra da zihinsel ve duygusal yüklerini hafifletmeyi öğrenmek zorunda. İletişimden ilişkilere, kişisel gelişimden kendini keşfetme süreçlerine kadar her alan, zamanın kalitesinden ve stresin düzeyinden doğrudan etkileniyor.
Hepimiz biliyoruz ki günümüz dünyasında zaman hızla akıyor ama biz çoğu zaman aynı hızda akamıyoruz. Yapılacaklar çoğalıyor, kararlar yoğunlaşıyor, beklentiler artıyor. Bu yoğunluğun ortasında “Ben neredeyim?” sorusu giderek daha derinden yankılanıyor. İşte tam da burada zaman yönetimi, mekanik bir takvim düzeni olmaktan çıkıyor; kişinin kendi hayatına yön verebilme yeteneğine dönüşüyor.
Zaman yönetimi, aslında farkındalık yönetimidir. Hangi saatte ne yaptığından çok, içindeki hangi sesle hareket ettiğini bilmektir. Bir danışanım şöyle demişti: “Günüm dolu geçiyor ama hiçbir şey bitmiyor.” Bu, sadece bir yoğunluk tanımı değil; aynı zamanda yaşamın merkezinden uzaklaşmanın sessiz bir işaretidir. Kişi kendini tanımadığı, kendi önceliklerini bilmediği, mizacına göre bir plan oluşturmadığı zaman zaman onu yönetir. Oysa mizaç ilmi bize şunu öğretir: Her insanın ritmi, algısı ve kapasitesi farklıdır. Zamanı etkili kullanmak, kendini keşfetmekle başlar.
Mizacınıza uygun bir yaşam düzeni kurduğunuzda zaman üzerinizde baskı oluşturmaktan çıkar; siz ona yön vermeye başlarsınız. Toprak mizacı düzeni sever, su mizacı akışla ilerler, hava mizacı çeşitlilikten beslenir, ateş mizacı ise hareketle güçlenir. Zaman yönetimini bir disiplin değil, kendini tanıma yolculuğunun pratik bir sonucu olarak gördüğünüzde yaşam daha kolay akar.
Gelelim stres yönetimine…
Stres, çağımızın görünmez ama en yaygın misafirlerinden biri. Çoğu insan stresini “hayatın bir parçası” sanıyor; oysa kontrol edilmeyen stres, ilişkinin dilinden nefesin ritmine, iletişim kalitesinden bedensel dirence kadar pek çok alanı zedeliyor. Bir danışmanlık görüşmesinde en çok karşılaştığım cümlelerden biri şudur: “Biliyorum, düşünmemem gerekiyor ama elimde değil.” İşte bu, zihnin otomatik programlarının devreye girdiğini gösterir.
Stres yönetimi, baskıyı yok etmek değildir; baskının içindeki mesajı anlamaktır. Çünkü her stres, içinizde bir yerde tıkanmış bir enerjinin habercisidir. Bu enerji açığa çıkarılıp dönüştürüldüğünde kişi hem kendi iç huzuruna yaklaşır hem de iletişim ve ilişkilerinde daha berrak bir dil kullanmaya başlar. Zihin rahatlayınca kelimeler de niyetler de hafifler.
Nefes çalışmaları, mizaç odaklı farkındalık egzersizleri, duygu regülasyon teknikleri gibi yöntemler, stresin yükünü azaltmak için son derece etkili araçlardır. Nefes, insanın iç Miraç kapılarından biridir; doğru nefes, doğru farkındalık demektir. Bir anlığına sadece nefesinizi izlemek bile stresin yükünü birkaç adım geri çeker.
Zaman yönetimi ile stres yönetimini birbirinden ayırmak mümkün görünse de aslında onlar kardeş gibidir. Zamanı yönetemeyen streslenir; stresli olan zamanı yönetemez. Bu nedenle her iki alan da birlikte ele alınmalıdır. Kendi danışmanlık çalışmalarımda en çok önem verdiğim şey, kişinin önce kendini keşfetmesi, sonra da yaşamını kendi mizacı doğrultusunda şekillendirmesidir. Çünkü kendini tanıyan insan hem zamanını hem duygularını hem de ilişkilerini daha bilinçli şekilde yönetebilir.
İletişimdeki kırılmalar, ilişkilerdeki anlaşmazlıklar, aile içindeki gerginlikler, iş hayatındaki verimsizlik… Bunların çok büyük bir kısmı ya zamanın yanlış kullanılmasından ya da stresin birikmesinden beslenir. Oysa biz insan olarak dengede yaşamaya yaratıldık. Miraç ilmi de tam olarak bunu öğretir: “Yukarı çıkmak isteyen, önce içindeki ağırlıkları indirmeli.”
Eğer siz de kendinizi geliştirmek, yaşamınızı daha düzenli ve daha huzurlu hale getirmek, mizacınızı keşfederek daha bilinçli adımlar atmak istiyorsanız; zaman ve stres yönetimini birer araç değil, dönüşüm kapısı olarak görmeye başlamalısınız. Kendine karşı sevgi, yaşama karşı saygı, zamana karşı farkındalık… Bu üçlü birleştiğinde insan hem huzuru hem verimliliği aynı anda yakalayabilir.
Unutmayın; zaman bir düşman değil, doğru konuşulduğunda sizinle iş birliği yapan bir rehberdir. Stres ise tamamen yok edilecek bir gölge değil, dönüştürüldüğünde sizi güçlendiren bir öğretmendir. Kendinizi keşfetme yolculuğunuzda her adım, sizi içsel aydınlanmaya biraz daha yaklaştırır.
Sevgi ile, kıymet bilenlerle kalın.