Yorgunlar rıhtımında bir gemiyiz

Author: Betül Fırat

Published:

Last Modified:

İnsan insanın kurdudur derler de kimin nasıl yorduğunu söylemezler. Herkes açık aramak için bakıyor diğer göze. Herkes herkesi yoruyor neticede.

Biri sizi anlamadığında yoruluyorsunuz, biri sizi yanlış anladığında yoruluyorsunuz. Bazen de hiç anlamaya çalışmamaları da yorar insanı.

İnsanlar birbirine bunu neden yapıyor derken bile kalbinizin yorulduğunu hissediyorsunuz. Nedendir bu hınç ve sitem, diyor insan. Hırslanmaların sonu gelmiyor ve de yoruyor…

Bir haklılık yarışı ki sormayın… Kimse doğru olmak istemiyor, herkes haklı olmanın peşinde, ölümüne. Her şeyini feda edecek insanlar dolaşmıyor mu aramızda, sırf haklısın denildiğini duymak için; haklılık yarışını savaşa çevirmiyorlar mı? Her zaman haklı olan güruhtan bahsetmeye bile gerek yok.

Herkesin kendi derdinde olması gerekirken, bir bakıyorsunuz birbirlerinin derdine düşmüşler. Kimin gökyüzü daha mavi diye birbirlerinin tepesinden bakıyorlar. Kimsenin derdi olmamış halbuki gökyüzünün rengi. Haliyle yoruyor insanlar…

Bir diğerinin elindeki kozu öğrenme derdine düşmüş kimileri de. Biri diğerinin kuyusunu kazmış mesela. Saf dostluk mu kalmış, ara ki bulasın şimdi. Samimiyetsizlikler içinde boğulmuşuz. Vurgun yemiş bütün iyi niyetlerimiz… yorulmuşuz.

İnsanlar en enler yarışına girmiş. “En büyük benim.”, “En iyisi benim.” diye ama “En beteri benim!” diyen olmamış. Herkes kendisini yarattığı karakterin arkasına saklar olmuş. Siz de niyet fallarına kalmışsınız, kimin ne olduğunu görebilmek için… yorulmuşsunuz.

Nihayetinde müneccim de değil kimse. Kimse kimsenin kalbinden, aklından geçeni okuyamaz sonuçta. Bir yerden sonra da umursamaz olmuşsunuz, kandırılsanız da “Amannn…” demişsiniz yorgunluğunuzdan. Kimse kimseye kendi benliği ile gelmemiş… yormuş.

Gidenlerden hiçbir şey öğrenilmemiş, gelenlere hiçbir yol gösterilmemiş. İnsanlık kaybedildiği yerde kalmış, yormuş insanları.

Hakkaniyet arayan da kalmamış, kimse kimsenin derdini de bilmezmiş gibi davranmış. Bir eğri bir doğru ile denge kalmamış kimsede. Yorgunluklarda kaybolmuşsunuz.

Eğri oturup doğruyu da söylemeyen kalmayınca, “Nereye gidiyor insanlık?” diye soran da olamamış. Dünyanın canına yeten kaoslarda yitmişiz… hayli yorulmuş bünyemiz.

Haddini aşanlar da bilememiş kendini. Hakkını arayan da bulamayan da hatta bulan da aynı kefeye konmuş, birbirinden ayıramamışız… yormuşuz…

Eninde sonunda yorgun argın bir yere varamamışız. Ne yolun sonu görünmüş ne biz ulaşabilmişiz. Kendimizi ararken sonunda bulmuşuz, dingin bir denizde solmuşuz:

Yorgunlar rıhtımında bir gemiyiz…