TRY - Türk Lirası
EUR
20,515
USD
18,810
GBP
23,127
CNY
2,790
1 Şubat 2023, Çarşamba
Ana SayfaYazarlarTuttuğum yas sana değil...

Tuttuğum yas sana değil…

Züleyha Palo
Züleyha Palohttps://haberton.com/
Züleyha Palo 1983 Erzurum doğumlu, Kendinin farkına vardığından beri kitap okuyor Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Bölümü’nünden mezun oldu ve şuan öğretmenlik yapıyor.

Haftanın Öne Çıkanları

Yoksul düşler sokağıyım ben. Kaldırımlarımda yalnızlık sürüklenir Çocukları cıvıl cıvıl değil ahhh…. Yoksul düşler sokağıyım ben.

Bir kuşa, bir kediye, bir ağaca düşman bu çağ. Tanrım bizi neden terk ettin?… Kentler savaşa sancıyor gece boyu, ağıtlar yakılıyor evlerde. Ve ben yoksul düşler sokağıyım… Uçurtmaların çıtasını kıran ey rüzgâr, hep mi böyle olacaksın, hoyrat, hırçın ve öfkeli? Çöl güneşinden, deniz tortusundan, okyanus dalgasından geriye kalan susuzluk yazık mı edeceksiniz biz âdemoğullarına? Ve unutulmamış aşkların ardında kalan sızı ne zaman terk edeceksiniz ruhumuzu? Ve yoksul düşler sokağıyım ben, yalnızlık adımlar hayatımı…

Susuzluktan kavrulmuş sokaklar, öyküler, hayatlar arasında yürüyorum ceplerimde düşlerle. Ellerim ceplerimde hep, düşler çoğaltıyorum yarına. Bak şu köşede bir iki çocuk cıvıl cıvıl cıvıldıyor. Bir eskici eski alıyor. Geçmiş zamana anlam yüklüyor bak bir eskici. Şu çöle de artık yağmur inmiş, her tarafı uçsuz bucaksız vaha.

Bak şuranın göğünde de uçurtmalar koşuşuyor çocuklarla beraber. Bak şurada bir aşk yeşeriyor sadık, sevgi dolu, bitimsiz. Bak diyorum, bak ne güzel bir düş yarattım sana. Sana çaresizliğimden bahsedecektim asıl. Sonra baktım ki çaresizlik aslında sokaklarda, hayatlarda, öykülerde. Bırakıp gitmişsin beni, dert değil, bir çocuk cıvıldasın yeter ki, bir anne gülümsesin, bir baba hoşnut olsun.

Bırakıp gitmişsin beni dert değil, dönüşünü de istemem, büyüsü çoktan bozuldu çünkü aşkımızın. Sakınmasız sevdim; plansız, pazarlıksız… Ama olmadı! Neler oluyor bu hayatta iyi şeylerden başka. Tuttum, kalbimim de ta ötesinde ruhuma gizledim seni, ruhuma… Dikkate almadın. Mahallemizden taşınmanıza hem üzüldüm hem sevindim. En azından gözümün önünde olmayacaktın.

Tuttuğum yas sana değil...
Tuttuğum yas sana değil…

Mahallemizdeki gençlerin futbol maçlarına da katılmıyorum artık, ne anlamı var? Çiçekleri sulamıyor, göğe de coşkuyla bakmıyorum artık. Bir yaşıyorum işte, hepsi bu. Senden sonrası, yani dünün şimdisi çok anlamsız. Canım yanmıyor değil anınca. Anınca kimin canı yanmaz ki? Ama ben bundan da bahsetmeyecektim. Hayatlar var biliyor musun mezatlarda bir pula satılmış gibi savruk, savunmasız, harcanmış hayatlar. Bu diyorum işte bu…

Sonra biliyor musun, zaman öyle bir geçiyor ki; acının da hüznünün de bir anlamı kalmıyor. Tek bir şeyin anlamı var bu zaman ırmağında umut… Umut diyorum, duyuyor musun? Ama sen duymazsın, sen hiç duymadın. Nasıl da böyle sağır ve kör olabildin bu çağa? Belki de en iyisini sen yaptın. Bitirmedin kendini kendinin olmayan dertlerle. Ama insanlar bitiyor, ölüyor insanlar acıdan, anlaşılmamazlıktan, görülmemekten, duyulmamaktan ölüyor insanlar.

Çok zorladım ben de böyle olmayı, dert etmemeyi ama kalbimin içine bir taş oturmamış benim henüz, oturmayacak da! Beni terk etmişsin dert değil, bak bir anne daha asker oğluna kavuştu, bak bir çocuğun daha ayakkabısı oldu, ben bir genç daha iş buldu, bak bir baba daha eve ekmek götürüyor. Yani diyorum ki cancağazım hayat senden ibaret değil. Kim bilir kaç yitik aşk var dünya da, kaç unutulmuş sevda, kaç destan, kaç masal, kaç öykü var tarihin derinliklerinde kaybolan? Sen de silineceksin elbet, izlerin bile kalmayacak. Benim düşlerim, kaygılarım, dualarım senden güçlü. Küçücük bir nokta kadar bile kalmayacaksın çünkü düşler yarınlar doğuruyor, işte o yarınlarda aşklar yeşerecek şimdiden sonsuzluğa…                  

Tuttuğum yas sana değil...
Tuttuğum yas sana değil…

Ve diyorum ki keder kaderden güçlü değil, kaderine inanırsan, umut edersen kaderini; keder kaderden güçlü değil. İhanet sadakatten güçlü değil, hasret vuslattan güçlü değil, dün sonsuzluktan güçlü değil. Belki anacağım seni evet ama o kadar. Sen ihanetinle küçük bir nokta kadar bile kalmayacaksın. 

Sokaklar özgürlüğün adresi, caddeler dert dinler, çocuklar geleceğin muştusu, gökyüzü umudumuzun adı ve hür yaşayıp hür öleceğim kendimi esir almadan; çünkü kalbimde merhamet adlı bir pınar var hiç kimseden esirgemediğim… Ben kendimi yenmişim sana mı yenileceğim. Yani cancağızım bu kederli dünyada nokta kadar değilsin, bencillik zindanından kurtulursan göreceksin…

Fikrinizi Belirtin

Haber | Yazı ne kadar ilginizi çekiyor?
Haberi | Yazıyı ne kadar beğendiniz?
Görseller Haber | Yazı ile ne kadar alakalı?
Haberi | Yazıyı Arkadaşlarınıza önerme şansınız ne kadar?

Reviews (0)

Bu makalenin henüz bir incelemesi yok. İlk incelemeyi siz yapın!

Çok Okunan Kategoriler

Güncel Haberler

İlgili Haberler