Sucu geliyor sucu

Author: Metin İmer

Published:

Last Modified:

Sucu geliyor sucu! Kafama nedense takıldı. Onca para vereceğine al bir arıtma cihazı hem suyu arıt hem dingin olmayan kirli ruhunu.

Sarıldım telefona, Varan:1 İlk karşıma çıkan nezle sesli telefondaki gizemli kıza Water Life arıtma cihazını sordum. “İngiliz ürünü mü?”

Cevap : “Hayır beyefendi, % 100 yerli ürün,” dedi. “Peki bu yabancı dil hayranlığı neden? “Sustu, karanlığı bekledi ve gece baykuşu öttü. İkinci gün, hava yağışlı/ Dış gün / Çay ocağı. Baba ocağı değil. Ajanstan çıkmış, az sonra eski dostla tesadüfen karşılaştığımız Alsancak / Kıbrıs Şehitleri Caddesinde çay ocağındayım.. “Abi sen bu arıtmayı alacak mısın almayacak mısın?” “Almayacağım!” “Canın cehenneme.” “Senin de.” Ömer mavi gözleriyle şaşkın bana bakıyor ben de 90’yılların Ömer’de verdiği hasar kaydına.

Neyse ki kaporta sağlam. Şanzımanda azıcık sorun var. Arada “zart, zurt!” ötüyor. Telefon sohbetin arasında çaldı. Arayan 2. arıtmacı. Direkt daldı. “Metin abi nasılsın?” “Hayırdır, nerden tanışıyoruz?” “Ben Selim. Agua Lifı Arıtmadan.” “Buyur kısa kes.” “Abi çelik kasa, 6 filtreden oluşuyor, ücretsiz montaj….””Fiyatı?” “Magnezyum, potasyum Sülfat, Hidro Klorür ve Alkali içerir…””Fiyatı?” “Abi sabret anlatıyorum özelliklerini.” “Yerli misin?” Evet abi nerden anladın?” “Ben anlarım. Fiyatı?” “Abi karta 9 taksit ayda 177 TL. Toplam 1593 TL.” “Kalsın. “Ömer boşalan bardağa çay koyuyor, bir yandan anlatıyor. Eski sendikacılardan Ömer.

Sucu geliyor sucu
Sucu geliyor sucu

“Zırrrrrr!” telefon. “Metin İmer Bey’le mi görüşüyorum?” “Evet buyurun?” “Nasılsınız efendim? diyen gayet diksiyonu düzgün bir genç kız sesi. Acaba sesi kadar kendisi de güzel midir? “Size ürünümüzü kısaca tanıtacağım vaktiniz var mıdır? “Salladım. “Şu an çekimdeyim mola verdik. Kısa olursa evet.” “Aaa! Ne güzel. Oyuncu musunuz Metin Bey?” “Evet. Hem oyuncu, hem tiyatro yönetmeni. Eh birazcık da yazarlık ekleyebiliriz buna.” “Ay, harika! Hayallerimde hep oyunculuk vardı. Şu güzel tesadüfe bakın. Aman yarabbi ne şanslı günündeyim.” “Bayan abartmayın o kadar. Sıradan bir oyuncu ve yönetmenim o kadar.””Hım! Bir de mütevazi?” “Ne derseniz deyin.” “Sizinle tanışmak isterim.”

O sırada orta boylu kapkara tenli, başında kirli kasketiyle bir Suriye’li genç, kucağında iki yaşında bir çocukla içeri girdi, elini cebine attı bozuk iki lira çıkardı Ömer’e verdi. Ömer almadı çayı verdi. Suriyeli karşı kaldırıma geçti bakıştık. “Şu çocukları alet etmiyorlar mı sinir oluyorum Ömer.” “Ben de.””E Metin Abi çekimler nasıl gidiyor?” Eyvah! Arıtıcı kızı telefonda unuttuk. “Fiyatını söyle çekime giriyorum yönetmen tepemden bakıyor.” Yalan değil Ömer ayakta, boynunda fular. Yarım top sakal. Tam bir yönetmen tipi var adamda. Bende de çaycı. Yanlışlıkla bir müşteri gelse benden çay isteyecek, ondan değil.

“Metin bey ürünlerimiz beş adet. Yerimiz de Şirinyer’de gel bir çayımızı iç hem tanışırız. Alman önemli değil.” Kadın veya kız bana fena taktı. “Tamam ismini söyle işim bitince firmanıza uğrarım ürünlere bakarım.” “İşin ne zaman biter?” “Dört gün.” “Geleceksin ama?” “Evet ama fiyat?” “1500 TL. İle 2000 TL. arası. Geleceksin ama söz mü?” “Duruma bakarım görüşürüz,” deyip telefonu kapadım. Çok beklersin. Paramı sokakta bulmadım. Ömer de kıs kıs gülüyordu. “Güleceğine şu çayı tazele diye azarladım Ömer’i.