Sosyal medya uğruna canını hiçe sayanlar
Author: Mehmet Ali Özkan
Published:
Last Modified:
Son yıllarda sosyal medya çılgınlığı, akıl almaz bir noktaya ulaştı. İzmir’de bir şahıs, yalnızca birkaç saniyelik bir video uğruna, hareket halindeki metroya son anda atladı.
Bu olay, yalnızca bireysel bir cesaret gösterisi gibi görülemez; aksine, hem kendi hayatını hem de diğer yolcuların güvenliğini tehlikeye atan sorumsuz bir hareket olarak değerlendirilmelidir.
Toplu taşıma araçları, belirli kurallar ve güvenlik önlemleri çerçevesinde işler. Metro kapıları kapanırken yapılan en ufak bir dikkatsizlik bile, ciddi kazalara yol açabilir. Ancak ne yazık ki, bazı kişiler bu tür hayati tehlikeleri hiçe sayarak, yalnızca birkaç ‘beğeni’ ve ‘takipçi’ uğruna hayatlarını tehlikeye atmayı göze alabiliyor.
Bu olayın en çarpıcı yanı ise, toplumun giderek artan bu akıl dışı risklere karşı duyarsızlaşmasıdır. Bu tür görüntüler sosyal medyada hızla yayılıyor ve ne yazık ki, bazı gençler arasında bir ‘meydan okuma’ unsuru haline geliyor. Bu yüzden, yalnızca olayın faili değil, aynı zamanda bu tür sorumsuz davranışları teşvik eden ve normalleştiren sosyal medya kültürü de sorgulanmalıdır.
Yetkililerin, bu tür davranışlara karşı daha sıkı tedbirler alması ve caydırıcı cezalar uygulaması şarttır. Ayrıca, ebeveynler ve eğitimciler, gençleri sosyal medya uğruna hayatlarını tehlikeye atmaktan koruyacak bilinçlendirme çalışmaları yapmalıdır. Birkaç saniyelik şöhret uğruna canını riske atmak, ne cesaret ne de kahramanlıktır; yalnızca akıl dışı bir sorumsuzluktur.
Toplum olarak bu tür olaylara göz yummamalı, aksine caydırıcı önlemlerle bu çılgınlığın önüne geçmeliyiz. Çünkü gerçek başarı, hayatı pahasına ‘izlenme’ almak değil, akıllıca yaşamak ve başkalarına örnek olmaktır.