Sidikli mi yoksa südüklü mü?
Author: Ela Danış
Published:
Last Modified:
Sidikli mi yoksa südüklü mü? Sabah güneşi çişliye, akşam güneşi güzele vururmuş, peki siz güzel misiniz yoksa çişli misiniz?
Kaç yaşınıza kadar altınıza işediniz? Kaç yaşına kadar dayak yediniz. Kaç kere poponuz ısırıldı yada büyüğünüz tarafından kaç kere “bir daha altına işersen seni camdan aşağı atarım” diye tehdit edildiniz. Korktunuz. Muşambalar mı sarıldı altınıza yoksa bezler mi bağlandı. Sırf altınıza işiyorsunuz diye komşularınıza arkadaşlarınıza rezil oldunuz mu? Kaç kere gururunuz kırıldı, ağladınız. Südüklü diye arkınızdan bağıran oldu mu? Bardak bardak hangi otları içtiniz hangi doktorlara gösterildiniz? Kaç kere işediğiniz pijamaları yıkamadan okula gidemediniz? Yatağınızdan saçınız çekilerek beddua ile kaç kere uyandınız?
Benim ailem bana böyle hiç davranmadı diyorsanız çok şanslı olmalı ve annenize sımsıkı sarsılmalısınız.
Hala altına kaçıran çocuklar burda mı öyleyse bu hikayem tam size göre.. Rüyanızda ayakkabınızın içine yada koltuğunuzun üstüne işediğinizi görürken sabah ne hikmetse yatağınızı ıslatmış olarak kalktığınızı görünce neler hissettiğinizi anlıyorum.
Korkarak uyuyorsunuz su dahi içmek istemiyorsunuz ve uyandığınızda “of ben ne zaman işemeyi bırakacağım” dediğinizi duyuyorum. Size okuyunca mutlu olacağınız bir hikaye anlatmak istiyorum. Bu benim hikayem ve hatırlayınca çok gülüyorum.
İlk okula gidiyorum 1. Sınıf çok utangaç bir çocuktum ve herkesin bana bakması benimle ilgilenmesi beni rahatsız ederdi. Teneffüste çıkmayıp derste sıkışan çocuklardan bir tanesi de bendim. Çok sıkışmıştım ama öğretmenden izin almak için utanıyordum kızar diye düşünüyordum. Yavaş yavaş altıma işemeye başladım. Her yer çiş oldu. Arkadaşlarım şaşkınlık içinde bana bakıyorlardı. Yerimden kıpırdamıyor ağlamaklı bir halde eteğimi çekiştiriyordum.

Tabiki gülenler var gülmek ne kelime kahkaha içinde bağıran anıran çocuklar vardı ve beni parmakla gösterip gülmekten yere yatan bir çocuk vardı. (Suratını hala hatırlıyorum) Utanarak ve koşarak eve gittim üstümü değiştirdim. Ertesi gün okula gitmek istemiyordum ama mecburdum. Bahanem yoktu ve aileme söylemezdim. Bir kaç gün dalga konusu oldum parmakla gösterip sidikli diyorlardı. Hele o çocuk sürekli dalga geçiyordu. Aynı sınıftaydık ve beni rezil ediyordu.
Aman tanrım o da ne bir kaç ders sonra benimle alay eden çocuğun sınıfta altına bok yaptığını gördük. Ortalık çok pis kokuyordu. O ise ağlayarak altını peçete ile kapatmaya çalışıyordu. Ben yine sadece çiş yapmıştım o ise resmen altına sıçmıştı ve gülme komsuna gelir başına atasözünü o an anlamıştım. Ben onun gibi onunla dalga geçmedim hatta ona yârdim edip peçete uzattım ama içten içe gülmüyor değildim. Ve ertesi gün gelip benden özür dilemişti.
Siz altına işemenin hayat kurtardığını Altına işeyen bir kız çocuğunun sırf altı ıslak diye tacizden kurtulduğunu biliyor musunuz. Ve sırf arkadaşını kurtarmak için okul müdüründen dayak yese de altına işemiş bir çocuk olduğunu…
Ağlanacak üzülecek korkulacak bir şey olmadığını bir gün mutlaka o işemenin kesilecek olduğunu bilmenizi isterim. Kendinize güvenin kendinizi sevin ve kaç yaşına gelmiş olursanız olun altınıza işemek size mutluluk versin.
Ve Anneler babalar önce araştırın mutlaka uzmana başvurun. Çocuklarınızı altına işiyor diye dışlamayın dövmeyin rezil etmeyin. Anneyken annecik olmayın. Altına işemek hormonel, mesane ve birçok hastalığın basında gelse de GENETİK olduğunu ve %77 anne ve babadan geçtiğini unutmayın.