Sessiz kalmanın gücü

Author: Mehmet Aras

Published:

Last Modified:

Hayat, gürültüyle dolu bir çağın tam ortasında akıp gidiyor. Herkes konuşuyor, herkes anlatıyor, herkes haklı.

Sosyal medya platformlarında yankılanan sesler, bir şeyler söylemek için yarışan kalabalıklar arasında kendi sesimizi kaybediyoruz. Ama bazen, en güçlü cevap sessizliktir. Sessizlik; zayıflık değil, olgunluğun en yüksek halidir. Bir sözün karşısında sessiz kalabilmek, öfkeyi yutmak, haksızlığa rağmen sakin kalmak—bu, insanın kendini kontrol edebilmesinin göstergesidir. Çünkü sessiz kalmak, her şeyi kabullenmek değildir; bazen sadece enerjini korumaktır. Her tartışmanın kazananı olmak zorunda değilsin. Bazen kazanç, iç huzurunu korumakta gizlidir.

Bir düşün; fırtına ne kadar şiddetli olursa olsun, denizin derinliklerinde hep bir sessizlik vardır. Hayatın fırtınaları da böyledir. Yüzeyde kopan dalgalar seni sarsabilir, ama derinlerinde sessiz kalmayı öğrenirsen hiçbir şey seni batıramaz. İnsan, sessiz kaldığında aslında kendi iç sesini duymaya başlar. Ve o ses, dış dünyanın gürültüsünden çok daha dürüst, çok daha saf bir sestir. Sessizlik, düşünceleri olgunlaştırır. Konuştuğunda savunursun, sessiz kaldığında anlarsın. Dinlediğinde büyürsün, sustuğunda güçlenirsin. Zira bazen bir kelimeyle değil, bir sessizlikle anlatırsın her şeyi.

Toplum bize sürekli “kendini ifade et” der; oysa bazen ifade etmek, konuşmak değil susmaktır. Her suskunluk bir yenilgi değildir. Kimi zaman bir saygı, kimi zaman bir sevgi, kimi zaman da bir “artık yeter” deyişidir. Sessizlik, duvar örmez; aksine bazen o duvarın ardında saklanan gerçek duyguları gösterir. Ve en önemlisi: Sessiz kalmak, karşı tarafa değil, kendine bir iyiliktir. Her şeyi düzeltmek, herkesi ikna etmek, her konuda son sözü söylemek zorunda değilsin. Sessiz kalmak; kontrolü elden bırakmak değil, doğru zamanda konuşmayı bilmek demektir.

Dünyanın bu kadar hızlı döndüğü bir çağda, durmak bir direniştir. Sessiz kalmak ise, içsel bir devrim. Çünkü sessizlikte saklı olan şey, zihninin netliği ve kalbinin dinginliğidir. O yüzden bazen sadece dur. Cevap verme, açıklama yapma, anlatma…Sadece sus, dinle, izle.Ve fark et: Sessiz kaldığında bile hayat devam ediyor. Ama bu kez, senin kontrolünde.

“Bazen en güçlü ses, sessiz kalanın kalbinden yükselir.”