Sen yoktun anne
Author: Emine Güler
Published:
Last Modified:
Bir söz vardır; ” Zor günümü kendim atlattıysam, kahkahalarımı da kendim atarım” Hayatın tam ortasından yazıyorum bugün ya da ben ortasında olduğumu sanıyorumdur. Neydi sen bir plan yaparsın hayat sana bambaşka bir plan yapar.
Öyleyse kısa kısa planlar yapalım anda kalalım. Yoksa anılar kalıyor hep bizde…
“Anne nedir? “diye basit bir soru sorsam. Herkes bambaşka cevaplar aslında. Kimisine göre sevgi, şevkat. Kimisine göre ise kin, nefret. Belki de en çok özlem. Bilemem ama bana sorarsanız insan aynada annesini görür. Doğar doğmaz gözümüzün içine bakar ve o göz bebeklerimizin içine yerleşiverir sonsuza dek. Cennet anaların ayağının altındadır denir, çünkü annesi ile sağlıklı büyüyüp, yetişen, gelişen insanlar dünyada cenneti yaşarlar.
Anneden sağlıklı ayrışamamış insanlar, bu dünyada cehennemde gibidir. Çünkü annenin doyuramadığını dünya doyuramaz. İster zengin olsun ister fakir dış dünyada kurdukları ilişkilere güvenemezleri. Güven en temelinden kırılmıştır bir kere.
Olmayacak insanlardan tekrar tekrar sevgi arayışlarımızda kök aileden alamadığımız sevgi damlasıdır belki de.
Bardağımdaki çay gibi yudum yudum içtim seni.
İçimde bir tomurcuk gibi
Küçük küçük ektim seni
Oysa ki sen yoktun yanımda
Tomurcuk oldun sen sol yanımda
Düşündüm de ben
Bu hayatın en başından ve sonuna,
Elimden tutsaydın beni
Düşmezdim uçurumlardan çığ gibi
Öyle çok beklemişim sevmeyi ve sevilmeyi
Öyle çok özlemişim ki böylesine bir duyguyu
Öyle benimsemişim ki yalnızlığı, değersizliği
Benliğime kattığım tüm kötülüklere bir aşk ile yıkanır temizlenir sanki sandım.
Şimdi saçlarımı okşamadığın ellerini rüzgar öpüyor.