“Rogue State”
Author: Teoman Toraman
Published:
Last Modified:
“Rogue State”, türkçesi ile “Haydut Devlet”…
“Haydut devlet” (veya bazen “kanun kaçağı devlet”), bazı uluslararası teorisyenler tarafından dünya barışını tehdit ettiğini düşündükleri devletler için kullanılan bir terimdir… Özetle hak hukuk tanımaz, haydut gibi davranan devlet…
ABD’nin Venezuela’ya göz diktiğini uzun zaman önce yazmıştım ve eleştirmiştim… Bu operasyonun gelebileceğini öngörmek zor değildi, özellikle araştıran ve bilen insanlar için… Asıl üzücü olan bu haydut davranışa karşı sözde Dünya Barışı Konseyi’nin ve diğer tüm ilgili kurumların hak, hukuk adına gereğini yapamaması… Demek ki neymiş; BATI güvenilmezmiş… Buraya geldiniz mi? Gelmelisiniz…
ABD’nin Bu Eylemi Gerçekleştirme Hakkı Var mı, Yasal mı?
ABD’nin 3 Ocak 2026’da Venezuela’da gerçekleştirdiği hava saldırıları ve Nicolas Maduro’nun yakalanması operasyonunu kapsıyor. Konu, hem ABD iç hukuku hem de uluslararası hukuk açısından oldukça tartışmalı ancak özetle haksız. Aşağıda, mevcut bilgilere dayanarak nesnel bir analiz sunacağım. Görüşler partizan değil, gerçeklere dayalıdır.
ABD İç Hukuku Açısından (Domestik Yasallık)
ABD Anayasası ve ilgili yasalar, başkanın askeri eylemlerini sınırlar: Anayasa Madde II: Başkan, ABD Silahlı Kuvvetleri’nin Başkomutanıdır ve “personeli koruma” veya “yakın tehditlere karşı” sınırlı eylemler yapabilir. Trump yönetimi, bu operasyonu Maduro’nun ABD’de uyuşturucu kaçakçılığı ve terör suçlamalarıyla yargılanması için “tutuklama” ve “ABD personeline yönelik tehditleri önleme” olarak gerekçelendirdi. Örneğin, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Senatör Mike Lee’ye bu eylemin Madde II kapsamında olduğunu belirtti.
Benzer şekilde, operasyonun Delta Force tarafından yürütüldüğü ve “ABD personeline yönelik saldırılara karşı” olduğu iddia edildi.
Savaş Yetkileri Çözümü (War Powers Resolution, 1973): Başkan, Kongre’ye 48 saat içinde bildirim yapmalı ve 60 gün içinde (30 gün uzatma ile) eylemi sona erdirmeli veya Kongre’den onay almalıdır. Bu eylemde Kongre’ye önceden danışılmadığı ve savaş ilanı veya askeri güç kullanımı yetkisi (AUMF) olmadığı belirtiliyor. Demokrat Senatör Ruben Gallego gibi eleştirmenler, bunu “yasadışı savaş” olarak nitelendirdi.
Cumhuriyetçi Senatör Mike Lee başlangıçta şüphelerini dile getirdi, ancak Rubio’nun brifinginden sonra Madde II’ye dayalı olarak kabul etti.
Tarihi Örnekler: 1989 Panama işgali (Noriega’nın yakalanması) benzerdi, ancak o dönemde de yasallık tartışıldı. Trump’ın Venezuela’daki eylemleri, daha önce denizdeki “uyuşturucu teknelerine” yönelik saldırılarla başladı ve Kongre’de War Powers’a dayalı karar tasarıları (örneğin S.J.Res. 83 ve 90) tartışıldı, ancak onaylanmadı.
Genel Değerlendirme: Bazı hukukçular ve Kongre üyeleri (örneğin Senatör Brian Schatz), eylemin Kongre onayı olmadan yasadışı olduğunu savunuyor, çünkü ulusal güvenlik tehdidi (örneğin Cartel de los Soles’un terör örgütü olarak tanınması) askeri müdahaleyi otomatik yetki vermez.
Ancak yönetim, bunu “hukuk uygulama operasyonu” olarak görüyor. Kongre’de soruşturmalar devam ediyor ve yasallık tartışmalı.
Uluslararası Hukuk Açısından
Uluslararası hukuk, egemenlik ve güç kullanımını sıkı kurallara bağlar: BM Şartı Madde 2(4): Devletler, başka bir devletin toprak bütünlüğüne karşı güç kullanamaz. Bu eylem, Venezuela’nın egemenliğine müdahale olarak görülüyor ve Meksika, Uruguay, Şili gibi ülkeler tarafından “açık ihlal” olarak kınandı.
AB, “uluslararası hukuka saygı” çağrısı yaptı.
İstisnalar: Madde 51 (Meşru Müdafaa): ABD, Maduro rejiminin “narko-terörizm” (örneğin Tren de Aragua çetesi, ELN/FARC/Hezbollah barındırma) nedeniyle tehdit oluşturduğunu iddia ediyor, ancak bu, önleyici saldırı için yetersiz; gerçek veya yakın tehdit gerektirir.
BM Güvenlik Konseyi Onayı: Yok. Venezuela hükümeti, eylemi “emperyalist saldırı” olarak BM’ye şikayet etti.
Diğer Normlar: Monroe Doktrini’nin “Trump Korolari” gibi kavramlar yönetim tarafından atıfta bulunuldu, ancak bunlar uluslararası hukukta bağlayıcı değil ve eleştiriliyor.
Hukukçular, eylemin “yasadışı müdahale” olduğunu belirtiyor, çünkü tutuklama bahanesiyle hava saldırıları orantısız.
Genel Değerlendirme: Çoğu uluslararası yorumcu, eylemin yasadışı olduğunu söylüyor, çünkü egemenlik ihlali ve güç kullanımı yasağına aykırı.
Ancak ABD, bunu “ulusal güvenlik” ve “suçlu yakalama” olarak savunuyor. Oldukça argümanı zayıf bir konumda olduğunun altını bir kez daha çizelim.
“Hak” Açısından (Ahlaki/Politik Boyut)
“Hak” kavramı yasal olmaktan ziyade subjektif: ABD, Maduro’yu narko-terörizm, insan hakları ihlalleri (örneğin 22.000 infaz, 9 milyon mülteci) ve bölgesel tehditlerle suçluyor.
Muhalifler (örneğin Maria Corina Machado), müdahaleyi destekliyor. Ancak eleştirmenler, bunu emperyalizm olarak görüyor ve Venezuela’nın egemenliğini vurguluyor.
Tarihsel olarak, benzer müdahaleler (örneğin Irak, Libya) uzun vadeli istikrarsızlık yarattı.
Sonuç: ABD iç hukukunda tartışmalı (Madde II’ye karşı War Powers), uluslararası hukukta büyük ölçüde yasadışı görülüyor. Trump yönetimi yasallığını savunurken, Kongre ve uluslararası toplum eleştiriyor. Gelişmeler (örneğin Kongre soruşturmaları, BM toplantıları) durumu değiştirebilir.