16.7 C
Ankara
19.7 C
İstanbul
22 C
İzmir
Cuma, Haziran 18, 2021
Diğer
    Ana SayfaYazarlarNeden sevgiye muhtacız?

    Neden sevgiye muhtacız?

    Avatar of zilan sapan
    Zilan Sapanhttps://haberton.com/
    Zilan Sapan, 23 yaşında. İstanbul Üniversitesi Gazetecilik son sınıf öğrencisi. Sektörde iş bulmak çok zor olduğu için meslek olarak gazeteciliğe devam edemese de hobi olarak yazmaktan hiç vazgeçmedi.

    Son Dakika Haberleri

    Tanrı yarattığı varlığı o kadar iyi biliyordu ki neye ihtiyacı olduğunu bizden daha iyi biliyor ve o yüzden bize şikayet ettiğimiz şeyleri veriyordu. Neden sevgiye muhtacız?

    Durup düşünsek belki biraz geniş açıdan bakabilsek fark ederdik. Dünyanın en büyük sorunu yalnızlık ve sevgisizliktir. Günümüz hastalıklı toplumun en büyük sebebi sevgisiz insanlardır. İnsanlar kabul etmese de fark etmese de sevgisizlik insan vücudunda, beyninde öyle büyük etkileri var ki inanılmaz. Yaşadığımız her sorunu karakterimizin temel taşlarını yaşadığımız sevgi eksikliği ve yalnızlık belirliyor. Bizi bu kadar acımasız yapan şey bu. Ama belki bilmediğimiz etkileri de vardır bunların.

    Şimdiye kadar insanlığı dibe sürüklediğini mutsuzluğun ve acının sebebi olduğunu düşünüyordum. Aslında hala öyle düşünüyorum ama bu sorunun farklı bir açısını gördüm bugün. Bu sorunun insanlar üzerindeki etkisi iyi mi değil mi onu incelemek istiyorum. Tabii ki herkes iyi değil diyecek. Ben de öyle düşünüyordum. Biraz daha geniş açıdan bakın şimdi. İnsanlığın başarılarını, başarısızlıklarını, çok şey başarmış ve sıradan bir hayat sürmüş insanları düşünün. Bizi tetikleyen şey ne? Çok şey başarmış yeni şeyler çıkarmış insanlar çok mutlu sevgiyle büyümüş insanlar mı yoksa tam tersi mi? Sizce? Bence tam tersi.

    Çünkü insanları tetikleyen şey bu. Ancak sevgisiz büyümüş acı çekmiş bir insan duygularını bir köşeye bırakır ve başka hırsların peşine düşer. Ancak sevgisiz kalmış bir insan kendini ispatlama peşine düşüp başarı için uğraşır. Tanrı’nın yarattığı mükemmel düzen tam da bu işte. Eğer dünyaya acı ve kötülük vermemiş olsaydı mutluluğumuzun bir anlamı olmaz tıpkı ‘Kısa Bir Cehennem Ziyareti’ kitabındaki gibi stabil ve sıkıcı bir cehenneme hapsolmuş olurduk.

    Bunu hepimiz biliyoruz az çok zaten daha önce de söylemiştim. Kötülük diyerek genellemistim. Peki sevgisizlik. Bu öyle bir şey ki çoğu zaman karşıdaki insan kötülüğün resmi olmuyor. Suçlayamıyorsun. Sıradan bir insan sadece. Sevmiyor(ki bu mecburi bir şey değil) ya da sevgisini gösteremiyor(bu da onun kötü olduğunu değil onun da bazı konularda eksik olduğunu gösterir). Yani bu durumda suçlayacak bir insan yok aslında. O klişe sözde ki gibi Tanrı neden bu sevgisizlige engel olmuyor diyemeyiz.

    Bu hepimizin içinde bir eksiklik olduğu için zaten Tanrı katındaki koşulsuz sevgiyi de, bu eksikliğin önemini de bilmiyoruz. Bu durumda şunu sorgulamamız gerekir sadece: Tanrı neden bizi bu kadar sevgiye muhtaç yarattı? Fazlasıyla önem arz eden bir soru bence. Öyle mükemmel öyle ilginç bir denge ki sevgiye muhtaç olmak hem bizi birbirimize bağlıyor bir yandan ki biz insanlar onu bile mahvediyoruz. Hem de sevgisizlik içimizde ki potansiyelimizi ortaya çıkarmak için müthiş ve belki de tek yol.

    Dediğim gibi ancak sevgi eksikliği çeken insanlar kendini ispatlama ve tabii ki kendini gerçekleştirme peşine düşer. Ancak böyleleri bir şeyler başarır ve hem kendisini hem de dünyayı geliştirir. Bizi geliştiren eskiden beri bir şeyleri başarmamızı sağlayan eksik tarafımızı doldurma çabamız. Sevgiyle dolu olan bir insan konfor alanından çıkmaz ve genel olarak hiçbir konuda kendini zorlamaz. Bu da hem onun hem de insanlığın çürümesi anlamına gelir. Tabii insan gibi çeşitli ve sonsuz bir varlık üzerine böyle tek tip ve kesin tespitler kullanmak doğru değil.

    Neden sevgiye muhtacız?
    Neden sevgiye muhtacız?

    Bu söylediğim her insan için geçerli değil. Sevgi eksikliği bazılarında bir başarı hikayesi, bazılarında acımasızlık, bazılarında ise delilik ve onu dibe çeken sonsuz bir acı oluşturur. Kendini geliştirme ve bir şeyler başarma seviyesine ise ancak o bataklıktan çıkmayı başaran insanlar erişebilir. Bu yüzden her insan için genelleme yapmak doğru olmamakla birlikte kendi gözlemlerim ve inandığım şeyler beni bu tespite yöneltti. Elbette bu tespitten sevgi eksikliğinin iyi bir şey olduğunu çıkarmak yanlış olur.

    Hayatın daha doğrusu insanların en büyük acımasızlığıdır bir insanın içindeki tüm duyguları öldürmek, onu en çok ihtiyaç duyduğu şeyden mahrum bırakıp eksik yaşatmak. Ne yazık ki bunu en çok ebeveynlerimiz yapıyor. Onlardan öğreniyoruz değersizligi, acımasızlığı, karşımızdakini eksik hissetirmeyi. Tabii ki bunun için onları eleştirebilir ama acımasızca yargılayamayız.

    Yukarıda da dediğim gibi bu onların bile bile yaptığı bir suç değil. Bazen öğrendikleri bir şey bazen de neye etki ettiklerini farkında olmamak. Çoğu zaman sebep bu aslında farkında olmamak. Çoğumuz karşımızda ki insanlara neler hissettirdiğimizi farkında bile değiliz. Çünkü genel olarak sadece kendi duygularımızla ilgileniyoruz. Sadece kendi duygularımızı, mutluluğumuzu önemsiyor karşımızdakini fark etmiyoruz. Ki bu bencilliğin sebebi de aslında yine zamanında yaşadığımız eksiklik.

    Pusula hep aynı yöne çeviriyor bizi. Hep aynı sorular ve sonuçlar üzerinde dönüp duruyor ama aslında net bir cevap bulamıyoruz. Kimden başladı bu döngü? En başa mi gitmek gerekir? Sonunda yine dünyanın sistemi bu sistem sorunlu gibi sonuçlara mı yönelmeliyiz? Doğru, kim kurdu bu sistemi? Bu acımasızlık kimin eseri? Görünmez bir sistemi ve onu yöneten eli suçlamak yerine sistemin kurucusu asıl suçlulara insanlara göz atmak lazım.

    Şarkıda da dediği gibi ‘sistemi yaratan biziz yaratıklar değil’ Tabii baştaki açıklama sebebiyle yine sorumluluğu üstümüzden atıp ‘Tanrı neden bu sistemi kurdu? Buna izin vermeseydi’ gibi saçma teorilerle suçu üstümüzden atmak tam insanoğluna göre bir şey. Ama üstlerde bir yerleri suçlamaktan vazgeçin artık. Tanrı’nın kötü bir şeye sebep olduğu bize bilerek kötülük yaptığı yok. Sadece bizi sevgiye muhtaç yarattı bu kadar. Ki bu da aslında mükemmel bir şeyken belki bizi birbirimize daha çok bağlayacak bir şeyken biz her şeyde olduğu gibi onun da kötü tarafını bulmayı ve dünyayı o şekilde devam ettirmenin yolunu bulduk.

    Haber Bültenimize Abone Ol

    En son haberler, teklifler ve özel duyurulardan haberdar olmak için.

    Çok Okunan Kategoriler

    Güncel Haberler