16.7 C
Ankara
19.7 C
İstanbul
22 C
İzmir
Cuma, Haziran 18, 2021
Diğer
    Ana SayfaYazarlarKirlenmek…

    Kirlenmek…

    Avatar of hakan agade
    Hakan Agadehttp://hakanagade.com/
    Hakan Agade, 1972 doğumlu, Ekonomi ve Sosyoloji eğitimi aldı. İngilizce ve Latince biliyor, Şu an Yunanca ve Almanca öğreniyor.

    Son Dakika Haberleri

    Tecrübe ile kirlenmek arasındaki ayrımı yapabiliyor muyuz? Kötü tecrübelerin birikimden sonra doğallığımızı, saf bakışımızı, iyi niyetimizi kayıp ediyor muyuz?

    Hayat akıyor. İnsan ölümlü – sonlu bir varlık kocaman evrenin karşısında hem sınırlarla hem zorunluluklarla mücadele etmek durumunda.

    Yaşarken sürekli hem kendiyle hem dünyayla iletişim içinde, tüm bu yaşantılarından eteklerine , ceplerine taşlar topluyor. Olumsuz onlarca olay eteklerimize, ceplerimize doluyor. Zaman ilerliyor biz de hayatın içinde yürümeye devam ederken eteğimizdeki , cebimizdeki olumsuz , bizi rahatsız etmiş taşları referans alarak, önümüze gelen olayları, kişileri bu olumsuz referanslar ile tartıyoruz.

    Cebimizde, eteğimizde biriktirdiklerimize “ tecrübe “ diyoruz. Ancak burada sorulması gereken bir kaç soru var gibi görünüyor. Tecrübe etmek ile kötü referansları alarak içselleştirmek arasında fark var mı? Tecrübe ile kirlenmek arasındaki ayrımı yapabiliyor muyuz? Kötü tecrübelerin birikimden sonra doğallığımızı, saf bakışımızı, iyi niyetimizi kayıp ediyor muyuz?

    Yaşadığımız kötü referanslar üzerinde düşünmek, hatalarımızı ayıklamak, kendi yaptığımız hatalarla, maruz kaldıklarımızı ayrıştırmak, becerebildiklerimiz ile beceremediklerimizi ayırmak, dersler çıkarmak çok önemli. Biten, arkamızda bıraktığımız olayın duygularını yaşamak, yüzleşmek insan olmanın, kendini yenden yeniden tanımlamanın gereği. Ancak bütün bu hesaplaşmalardan sonra, hayatın içinde dönüp devam ettiğimizde zihnimizdeki kötü tecrübelerin kılavuzluğunda olaylara bakış açımızı ayarladığımızda, her önümüze geleni, olumsuz, negatif açıdan bakarak tahlil etmeye başladığımızda; iki şey bizi yanıltabilir. Birincisi olumsuzluklardan kirlendik mi, kirlendiğimizden dolayı kendimizi korumanın ötesinde biz de o olumsuza mı dönüştük, ikincisi bakış açımız iyi niyetli, saf ve olumlu olmaktan çıktı mı? Bu iki sorunun ayrımı çok mühim gibi görünüyor.

    Kirlenmek…
    Kirlenmek…

    Çok eleştirdiğimiz, cebimize, eteğimize koyduğumuz o olumsuz referanslara sahip kişilere dönüşüp dönüşmediğimizi kontrol etmemiz gerekiyor. Şiddete karşı çıkarken, karşı çıkmayı abartıp kendimizin şiddetin bir parçası olarak kontrolsüz tepkiye dönüşmesi gibi.

    Kötü tecrübeleri fazla içselleştirmek, kendimizin de ona dönüşmesi ile sonlanabilir, bunun adına kirlenmek diyebiliriz.

    Olumsuz yaşantıları, olumlu referans noktalarına dönüştürmek istiyorsak, üzerinde düşünürken içselleştirmekten, olumsuzun bir parçası olabilme oyununun dışında kalmamız gerekiyor.

    Olumsuz yaşanmışlıklardan dolayı etkilendiğimiz tüm negatif noktaları  tekrar yaşamamak için kendi kılıcımız haline getirmeye benziyor sanki. Öğrendiğimiz olumsuz, negatif tavırları içselleştirerek yaşantımızda kendimiz adına uygulamakta bir değişiklik bir savunma olamaz mı?

    Yaşadıklarımız üzerinde düşünmek, olayın üzerimizde bıraktığı duyguları serbestçe yaşamak, olandan bitenden eksikleri gedikleri çıkarmak, kendimize olumlu bir yol haritası çizmeye yardımcı olmak için “ olumsuzlukları “ kullanmalıyız. Olumsuzlukları olumluya çevirmek için masaya yatırmalıyız. Onun bir parçası olmak için değil.

    Tuhaf sonuçlar çıkardığımızda olumsuzu fazla içselleştirerek hayatımızın referans noktaları yaparak birden olumsuza dönüşmek, oradan hayata bakmak ve en önemlisi kirlenmek içten bile değil…

    Haber Bültenimize Abone Ol

    En son haberler, teklifler ve özel duyurulardan haberdar olmak için.

    Çok Okunan Kategoriler

    Güncel Haberler