23.5 C
Ankara
25.5 C
İstanbul
29.7 C
İzmir
Salı, Temmuz 27, 2021
Diğer
    Ana SayfaYazarlarKendine Uzaklaşmak…

    Kendine Uzaklaşmak…

    Avatar of hakan agade
    Hakan Agadehttp://hakanagade.com/
    Hakan Agade, 1972 doğumlu, Ekonomi ve Sosyoloji eğitimi aldı. İngilizce ve Latince biliyor, Şu an Yunanca ve Almanca öğreniyor.

    Son Dakika Haberleri

    Çağımızın yeni getirileri olan en önemli iki gelişme;  teknoloji ve ulaşım hayatımızdaki her şeyi dönüştürdü , iyi – kötü , doğru – yanlış demek olanaksız.

    Zaman akışı içinde sonuçları değil süreci takip edebiliyoruz o da sadece insan yaşamıyla sınırlı olarak. Sonuçları 50 yıl içinde çıkacaktır.

    Bu süreç içinde ve yaşamımızla sınırlı da olsa dönemsel popüler olan ( eskiden moda denirdi ) yeni yeni ve geçici akımlar oluşuyor , bu tip yenilikler , değişiklikler oluşmalıdır da.

    Ancak ; son zamanlarda doğduğun topraklardan, sokaklarından , kültüründen , annenden , babandan , aileden uzak görünmek , tüm olanları ve kişileri suçlamak sonra bunları tedavi ediyorum masallarıyla kendini kandırarak güçsüz , zayıf kişiliğine aslı olmayan nedenler bulmak son derece popüler.

    Geçmiş alışkanlıklardan , geleneksel içindeki  olumlu , olumsuz  yanları ayırmak , gelişme , dönüşme , daha ileriye gitme anlamında çok faydalı.

    Ancak ; özellikle anne baba suçlaması ve nefreti üzerinden “ özgün “ olmak ve “ kitle toplamak “ adına ilginç görüşler , yazılar yazılmaya başlandı. Toplum tarafından prim aldığı , reklam kumpanyaları ile iyice köpürtülünce de yaygınlaştığı , kopyaları türediği , bu yönde düşünceler , yazılar , kitaplar , sosyal medya patlamaları oluşturdu , oluşturmaya da devam ediyor. Prim yaptığı görülünce de ortalık yıkılıyor. Farklı düşünceler , farklı fikirler , her türlü farklılık renktir , güzelliktir , herkes düşündüğünü serbestçe açıklamalıdır. Ancak ; yüzbinler olarak anne babalara haklı haksız , ulu orta bu kadar sert , yıpratıcı kelimler kullanıp , geçmişin her şeyini lanetlemenin bir düşünce açıklama olduğu düşünülemez.

    Kendine uzaklaşmak…
    Kendine Uzaklaşmak…

    Elbette her şey belli bir süre popüler olup sonradan etkisi kayboluyor ve yenileri oluşuyor. Fakat insani değerlerin altına bu tip popüler ve özgün olmak adına arkası önü düşünülmeden yapılarak verilen hasarlar onarılması zor , hatta geri dönüşü imkansız kalıcı etkiler bırakıyor

    Güne oynamak güzeldir , ancak konunun hassasiyeti ile ilintilidir bu durum.

    Kendini anla , içine dön , sınırlarımızı belirleyelim , öz şefkat , özgüven ve öz ile başlayan bir çok popüler kelime son yıllarda hayatımıza girmeye başladı. Anneler , babalar , geçmiş , gelenek her şey dışlanıyor , suçlanıyor. Pandemi ‘nin bizleri eve tıkmasıyla birlikte eğitimler , seanslar , reklamlar , yazılar havalarda uçuşuyor.

    Anneler ve  babalara , geleneksel değerlere , eskiye ait ne varsa lanetlemek , suçlamak tribünleri doldurmaya başladı.

    Çıkarlarını , dünya nimetlerini en iyi şekilde kullanıp , paranın aracılık ettiği her şeyi almaya çalışırken , şekilsel , görsel bir sürü takıntının ve ihtirasın peşinde koşarken ama ve bunları yaparken ” ben, kendimim ” diyerek ,  aksaklıklar , anomaliler ortaya çıktığında geriye dönüp geçmişi , aileyi , mahalleyi ve çocukluğundaki her şeyi suçlamak sağlıklı bir çözüm sunmasa gerekir.

    Elbette olumsuzlukları ayrıştırmak , olayları , olguları anlamak , çözümlemek için üzerinde düşünmek , kabullenmek , içimizdeki öfkeleri azaltmak harika gelişmeler. Ancak bunları özgünlük adına , tribünleri dolduruyor adına , Tibet’in dağlarında insanlardan tamamen uzak yaşayan kimi eski inançları ve bilgelikleri alt yapısı olmadan bu özgünlüklerin içine katarak yeni ekoller yaratmak görüntüde geçici bir heves gibi görünse de değerlere verdiği zarar inanılmaz boyutlara varacaktır zaman içinde.

    Ahlak , ihtiras , çıkarcılık gibi kavramlar öğrenilmez vardır ya da yoktur. Edep , adap , nezaket öğrenilir. Birinin nazik olması da ahlaksız olmadığı anlamına gelmez.

    Bir sürü kendi içinde düşünme ve davranış sorunları varken , içe yürü , dışa çık , kendini anla gibi adı güzel olan ama kendi olmayan hayatlarda ,gerçekçi olmayan fantazileri yazıp , çizip henüz olmadan , olgunlaşmadan bir de öğretmeye cüret etmek çok bilinçli görünmüyor.

    Altı çizilecek çok önemli nokta ;  sağlıklı zihin , sağlıklı beden , yeterli bilgi – eğitim , muhakeme yetenekleri gelişmeden , beceremediğimizin farkına varıp “ uzman “ kişilerden destek almadan , yani sağlıklı düşünebilme ,  karar verme yetilerini  elde etmeden  altyapılarımız sağlıklı ve düzgün olmadan bu tip altı boşaltılmış kavramları hayatımızın mottosu yapmak , fayda yerine uzun vade de çok büyük tahribatlar yapacaktır. Bu sadece kendimize değil , etrafımızdakileri de yangının içine çekecektir.

    Kendine uzaklaşmak… çağımızın yeni getirileri olan en önemli iki gelişme; teknoloji ve ulaşım hayatımızdaki her şeyi dönüştürdü , iyi – kötü , doğru - yanlış demek olanaksız.
    Kendine Uzaklaşmak… Çağımızın yeni getirileri olan en önemli iki gelişme;  teknoloji ve ulaşım hayatımızdaki her şeyi dönüştürdü , iyi – kötü , doğru – yanlış demek olanaksız.

    Ruhsal ve bedensel sağlıklı ve belli bir bilgi yetkinliğine gelmeden ; anlayamayız , algılayamayız , değerlendiremeyiz , ayrıştıramayız , çözümleyemeyiz. Üstelik altı boş bu kavramlar sağlıksız bir ruhsal ve bedensel duruma sahip biri için uzun vade de son derece tahrip edici olabilecektir.

    Kendimiz geliştirmek için , bol okumak , araştırmak , eğitim eksiklerimizi tamamlamak , bilgiyi muhakeme edebilir , ayrıştırabilir hale gelmek için çok çalışmak ve emek gerekiyor.

    Kendimize yakınlaşmak adına , kendimizden giderek uzaklaşıp , içimizi altyapısı olmayan mottoların masallarına bırakmayalım.

    Kitaplar , sevdiklerimiz , ailelerimiz , çocukluğumuz , her şeye rağmen geçmişimiz , çocukken oynadığımız sokaklar , oyuncaklar ve en önemlisi ” değerlerimiz ” en önemli dostumuz olsun…

    Haber Bültenimize Abone Ol

    En son haberler, teklifler ve özel duyurulardan haberdar olmak için.

    Çok Okunan Kategoriler

    Güncel Haberler