Karşı koyma ve korkma

Author: Ela Danış

Published:

Last Modified:

Bir şeyin doğrusunu bilmek zorunda değiliz. Ama araştırmak ve doğru söyleneni yapmak, uygulamak, öğrenmek ve öğretmek zorundayız. Size öğretilenlere hayır demeyin, isyan ve inkar etmeyin, karşı koymayın ve korkmayın.

Küçükken annemin aldığı tüm abur cuburları ve meyveleri yerdim. Aldığı çileği dolaba koyup bugün bunu sakın yeme dediğinde gece dolabı gizlice açar ve birer birer çilekleri yemeye başlardım.

Sabah kalktığımda annem çilekleri sen mi yedin derdi ve ben inkar ederdim. Korkardım. Ablam vardı ve oda yemiş olabilir düşüncesiyle inkar ederdim. Bana yalan söyleme yemişsin işte derdi ve ben nasıl anladı diye düşünürken, üstüme dökülen çilek suyunun farkında bile değildim.

Kuralların en güzel yanı onları ihlal etmek için en güzel yöntemler bulmak diye düşünürdüm. En fazla ağzımın ortasına gelecek bir tokat olsa bile.

Karşı koyma ve korkma
Karşı koyma ve korkma

Çoğunlukla iş yerlerinde kaybolan aletlerin veya kırılan parçaların hesabı sorulur. Muhakkak ki biri kırmış veya kaybetmiştir. Sorulduğunda kimse ses çıkarmaz ve susmayı tercih ederler. Peki Niçin susuyorsun? Patrondan mı korkuyorsun?  Ben kırdım yada ben yaptım desen ne olacak? Seni işten mi kovacak, yada arkadaşlarının önünde utanacak mısın? Ben bu durumda hep ele başı olurdum ve asla korkmazdım teşvik edici bir davranıştan ötesi yoktu benim için.

Okullarda öğrenciler arasında dolaşan kopya kağıtları, düşük alınan notlar, kaybolan silgi ve kalemler hatta paralar. Ne olmuş aldıysan veya kaybettiysen? Değişen dünyayı öğrenmek önemli öyle yada böyle.

Bazı insanlarda da şunu keşfediyorum bilmediği işleri bilen birine sorduklarında ve doğru cevabı aldıklarında yine de kendi kafasında kurduğu yanlış işleri yapmaya devam ediyor. Yapılan işlemi bilmeden araç ve gereçlerine hakim olmadan sadece para verip yaptıracağı tedaviyi bir bilene sorup sonrada yanlış tedavi uygulatması ne acı. Sizin ona doğruyu öğretmek için kendinizi parçalarken hala kendi bildiğini okumaları çok daha acı.  

Doğduğunuzda temizlik yapmayı, yemek yapmayı, mesleğinizi, sevmeyi hatta aşık olmayı, dans etmeyi bilmiyorsunuz. Doğuştan kazanılan yetenekler bunlar değil çünkü ve hangi dalı seçersek seçelim dünyayı güzelleştirebiliriz. Karşı koymadan, korkmadan, inkar etmeden, öğrenerek, dinleyerek.

Yanlış uygulamalar yaparak öğrenmek gizli saklı iş çevirmekten iyidir. Birşeyler kayboldu, yanlış yaptınız, bilmeyerek kırdınız, döktünüz hatta benim gibi tüm çilekleri yediyseniz bile korkmayın. Böylece daha güvenli ve iyi bir geleceğe sahip olabileceksiniz.