TRY - Türk Lirası
EUR
19,329
USD
18,637
GBP
22,411
CNY
2,598
29 Kasım 2022, Salı
Ana SayfaYazarlarKaan Geziyor ile Konya...

Kaan Geziyor ile Konya…

Kaan Emin Eriş
Kaan Emin Erişhttps://haberton.com/
Kaan Emin Eriş, 02.12.1999 İstanbul doğumlu. Aslen Bursa Orhangazili. Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Yerel Yönetimler Lisans Bölümü mezunu. Nişantaşı Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Siyaset Bilimi Ve Uluslararası İlişkiler Yüksek Lisans öğrencisi. Girişimcilik ve turizm üzerine birçok çalışma gerçekleştirdi. Futbolla ilgileniyor. Bir buçuk yıl bir spor kulübünde yöneticilik yaptı. Sivil toplum ve sosyal sorumluluk faaliyetlerine Genç Kızılay'da dört buçuk yıl çeşitli kademelerinde devam etti. Gezmeyi ve yeni yerler keşfetmeyi ; keşfettiği güzel yerleri çevresindeki insanlara aktarmayı çok seviyor. Ticari olarak, bir eğitim danışmanlık şirketinin genel müdür yardımcılığını yapmakta. Aynı zamanda Modanın Mimarı adında birde online butiği mevcut.

Haftanın Öne Çıkanları

Kaan Geziyor ile Konya… Sevgili dostlar, Türkiye’mizin güzel şehirlerini gezmeye devam ediyorum. Gezdiğim yerleri sizler ile paylaşmaya kalemin yettiğince devam edeceğim.

Sizlere bugün plakası 42 olan İç Anadolu Bölgesinde bulunan ülkemizin en büyük yüzölçümüne sahip olan Mevlana ve mesnevi şehri Konya’yı anlatacağım.

Öncelikle Konya’ya deniz hariç tüm ulaşım yollarını kullanarak ulaşabilirsiniz. Bünyesinde iki tane tren garı, bir büyük otogar ve de bir havalimanı bulundurmakta. İstediğiniz yollardan istediğiniz şehirden kolaylıkla ulaşım sağlayabileceğiniz bir şehir burası.

Ben bugün yolculuğumu İstanbul’dan Ankara Ekspresi ile Ankara’ya yaptım. Ankara’da garda indikten sonra hemen hemen bir buçuk saat aralıkla ile kalkan TCDD Yüksek Hızlı Tren seferleri ile Konya’ya ulaştım.

Tren seferlerine TCDD’nin internet sayfası ve telefon uygulaması üzerinden ulaşabilirsiniz.

Ankara- Konya arası yaklaşık 1 saat 50 dakika sürmekte. Yazımın başında Konya’da iki tane gar olduğunu söylemiştim. Bilet alırken yeni yapılan Selçuklu YHT Garını veya Konya merkezde bulunan Konya Garını tercih edebilirsiniz.

Konya merkezi gezmek isteyenler için bilet alırken Konya Gar olarak almaları şehrin içini gezmelerini ve zaman yönetimlerini doğru kullanmada yardımcı olacaktır.

Konya’da bir yerden bir yere şehir içinde ulaşım sağlamak için tramvay otobüs ve minibüsler var.

Size tavsiyem siz genellikle dolmuş minibüsleri tercih etmeniz. Hem gideceğiniz yere daha hızlı gidiyorsunuz. Aynı zamanda dolmuş kullandığınızda şehrin ulaşım kartını çıkarmaya gerek kalmıyor. Minibüs ücretleri genellikle sabit durumda .

Bir kişi 6 Türk Lirası. Konya kart almak isterseniz de çok kolay satın alabileceğiniz yerler mevcut. Öğrenci kartı alabilmek için Konya’da öğrenci olmak gereklidir. Konya İç Anadolu’da çok büyük bir yüzölçümüne sahip olduğu için kentte binalar ve yollar çok geniş ve rahat şekilde planlanmış. Ben Ankara’dan YHT ile geldiğim için sizlerin de böyle bir yolculuk operasyonu yapacağınızı varsayarak anlatmaya başlıyorum.

Kaan Geziyor ile Konya...
Kaan Geziyor ile Konya…

Ankara Garı’ndan saat 09.15’te çıkan bir tren yaklaşık saat 10.50’de Selçuklu YHT Garı’na ulaşıyor. Siz dilerseniz YHT Garı’nda inebilirsiniz veya trenden inmeyip 10 dakika daha fazla yolculuk yapıp tarihi Konya Garı’na inebilirsiniz.

Konya Selçuklu YHT merkeze ortalama uzaklıkta bir istasyon. Trenden indikten sonra merkeze ulaşmanın yolları çok zor değil. Dilerseniz taksiye binebilirsiniz. Taksiciler oldukça güler yüzlü, ve müşterisine yardımcı olmaya hevesli insanlar.

Ben gardan indikten sonra taksiye bindim. Taksici çok güler yüzlü şekilde Konya’da neler yapabileceğimizi anlattı. Tabi taksi biraz tuzlu olur diyenler varsa da garın hemen karşısından belirli dakika aralıklar ile merkeze minibüsler geçmekte. Dilerseniz o minibüslere gelerek de şehir merkezine yaklaşık 15-20 dakika içerisinde ulaşabilirsiniz.

Konya’da taksi fiyatları Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi standart. Minibüs ise kişi başı 6 Türk Lirası.

Konya’da gezebileceğiniz o kadar çok doğal, coğrafi ve tarihi güzellik var ki gezmeye bir gün çok zor yetecek.

İlk olarak Selçuklu ’da YHT Garı’nda iniyorsanız taksi veya minibüs ile gideceğiniz Sille adında çok güzel bir eski yerleşim şehri var. Bu şehir tarihin eski çağlarına da ev sahipliği yapan bir köydür.

Kaan Geziyor ile Konya... Sevgili dostlar, Türkiye’mizin güzel şehirlerini gezmeye devam ediyorum. Gezdiğim yerleri sizler ile paylaşmaya kalemin yettiğince devam edeceğim.
Kaan Geziyor ile Konya… Sevgili dostlar, Türkiye’mizin güzel şehirlerini gezmeye devam ediyorum. Gezdiğim yerleri sizler ile paylaşmaya kalemin yettiğince devam edeceğim.

Bu köye taksi 100 Türk Lirası tutuyor. Aynı zamanda Merkezden minibüste geliyor.

Köyün Neolitik Dönemde  oluştuğuna dair rivayetler varmış.  Konya’yı Bizans’ın elinden alan Selçuklular, merkezde yaşayan Bizans halkını yaşamaları için Sille’ye yerleştirmişler.

Sille, Frigyalılar’dan bugüne birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır.

Bizans döneminden itibaren de Konya’nın önemli bir yerleşim yeri ve Erken Hristiyanlık devrinin ilk merkezlerinden, İstanbul-Kudüs arasındaki hac yolunun önemli bir merkez konumundadır.

Sille’de ilk olarak Sille Müzesi’ne gidebilirsiniz. Hemen Sille’nin girişinde sağ tarafta yer alan bu müzede Sille ile alakalı kültürel ve sanatsal nesneler bulunmakta. Sille’nin tarihte nasıl şekillendiği ve öneminin neler olduğunu anlatan birçok öge var bu müzede. Sille’nin etnografik yaşantısını ve örflerini de bu müzede rahatlıkla görebilirsiniz. Müze iki katlı çok güzel ahşap bir konaktan oluşan bir müze. Giriş ücretsiz.

Müzeden sonra Sille Göletinden dökülen suların oluşturduğu çayın yanından geçerken kültürel tarihi Osmanlı ve Selçuklu Dönemi evlerini görmek ile birlikte çok özel bir çarşı göreceksiniz. Sille’nin taş köprüleri oldukça meşhur. Aynı Osmanlı Dönemi’nde nasıl Balkanlar’da yapılmış taş köprüler işte Sille’de buna benzer birçok ufak köprü var.

Çay kenarında serpme kahvaltı etmenizi tavsiye ederim. Masada çok çeşit kahvaltı çıkarıyorlar kişi başı 60 Türk Lirası maaliyeti.  Sille’de köyün içerisinde yürürken dağlara baktığımda bana bir Kapadokya bir Amasya havası veriyor. Dağların içerisindeki irili küçüklü mağaralar ve obruklar gerçekten bir doğa harikası. Bu mağaralara güvenlik nedeniyle tırmanış ve giriş yasak.

Sille’de aynı zamanda çok önemli bir de kilise vardır. Hz. İsa’nın doğumundan 327 sene sonra Bizans İmparatoru Konstantinos’un annesi Helena, hac için Kudüs’e giderken Sille’ye uğramış, buradaki ilk Hıristiyanlık çağlarına ait oyma mabetleri görmüş, Hıristiyanlara Sille’de bir mabet yaptırmaya karar vermiştir ve hemen Sille’nin güzel bir konumunda şuan ziyarete açık olan çok özel bir mabet yaptırmıştır.

Ortodoksların yaşantısında orgun yeri yoktur. Kilisenin içerisinde bugün bir org sergilenmektedir.  Sille’de Müslümanlar ve Hristiyanlar barış ve kardeşlikle yaşadıkları için, kültürel olarak da birbirilerinden de etkilenmektedir. Mübadele zamanında köydeki Hristiyanlar göç etmiştir. Bu göç sırasında Hristiyanlara ait olan bu org bir Türk bir aileye verilmiştir. Yıllar sonra bu aile bu orgu kiliseye bağışlamıştır. Giriş kiliseye ücretsizdir.

Sille enfes manzarası ile sizleri emin olun büyüleyecektir. Farklı ve sağlam topografyası sizi hem zorlayacak hem de merak etmenizi sağlayacaktır. Köyü gezmeye devam ettiğiniz de kafanızı kaldırdığınızda hemen tepede bir ev görmekteyiz. Merak ettiğimizde ufak bir patika yol aştıktan sonra buranın bir müze olduğunu uzaktan gördük. Burası da Sille’nin en önemli müzelerinden biri olan Zaman Müzesiydi. Bu müzede Güneş, Ay vb. takvim çeşitlerine ait bilgilerin örneklerin yer aldığı bir çok eser vardı. Aynı zamanda tarihte kullanışmış takvimlerin de örnekleri bu müzede sergilenmektedir. Bu müzeye de giriş ücretsiz.

Sille’ye veda ederken tekrardan çarşının içinden geçeceksiniz. Mutlaka köye ait yapılmış tarhana, erişte vb. ürünlerden satın almanızı tavsiye ediyorum.

Sille’den şehir merkezine doğru geçmek için otobüs durağına geçiyoruz. Konya kartımız olmadığı için Karatay Belediyesi’ne giden mavi şapkalı minibüse biniyoruz.

Konya’da yüz ölçümü çok geniş olduğu için yollar, sokaklar ve caddeler çok geniş oldukça ferah.

Yaklaşık 30 dakikalık minibüs yolculuğumuzdan sonra Karatay Belediyesi durağında iniyoruz. 10 dakikalık yürüme yolu sonrasında Mevlana Müzesi’ne varıyoruz. Mevlana Müzesi Konya’nın hemen merkezinde yer alan bir müze. Mevlana  Müzesi, eskiden Mevlâna’nın dergâhı olan yapı bütünün de 1926 yılından beri faaliyet gösteren müzedir.

Yeşil Kubbe yani Mevlana’nın türbesi dört kalın sütun üzerinde oluşturulmuştur.  Mevlana Müzesi Konya’nın en kalabalık yeri bence. Çünkü her milletten insan bu müzeyi ziyaret etmek için Konya’ya geliyor. Müze içerisinde aynı zamanda birçok türbe de var. Mevlevilik ile alakalı da birçok doküman ve anekdota türbe külliyesi içerisindeki odalarda ulaşabilirsiniz.

Mevlana Müzesi’ni gezdikten sonra artık karnınız acıkacağını düşünüyorum. Şimdi yemek zamanı.

Konya’nın Dünyaca ünlü yemeği Konya etli ekmeği…

Sizler için denedim. Hemen Mevlana Müzesi’nin karşısında bir yer var ünlü bir yer. Etli ekmek pide ve lahmacuna benziyor aslında ama daha düz ve açık versiyonu diyebiliriz.  Tadı oldukça güzeldi. Salata ve ikramlar masaya geliyor. Etli ekmek Konya’da en fazla tüketilen yemeklerin en başında. Hemen hemen her noktada etli ekmek yapan restoranlar var. Yemeğimizi yedikten sonra hesabı istedik.

Hesaba gelince de, bir etli ekmek, bir içecek 75 Türk Lirası tuttu. Yani turistlik bir ortam olduğu için bence oldukça normal bir durum.

Yemek yedikten sonra çok yakında olan müzelerden biri olan Konya Panorama Müzesi’ne ziyaret edebilirsiniz. Müze 19.yüzyılda Konya şehrinin sosyal yaşantısını ve Mevleviliği çok doğal bir şekilde çeşitli resimler ve sanatsal figürlerle anlatıyor. Müze bahçesinde birçok tarihi eserin minyatürlerine de rastlayacaksınız.

Mevlana’nın hayatının kronolojik resimler ile anlatımı da müze içerisinde yer almaktadır. Panorama kısmına çıktığınızda gerçekten sanki o dönemlerde yaşamış hissiyatı veriyorsa size mekan. Detaylı şekilde gezmek isterseniz yaklaşık 45 dakika ayırmalısınız. Bu müzeye giriş öğrenci için 2,5 Türk Lirasıdır.

Konya’da başka gezilecek o kadar güzel ve kaliteli yerler var ki bir günlüğüne gelen bir insan için bütün yerleri gezmek nerdeyse imkansız.

Çanakkale Harbi Cephesi, 1915 yılı sonrası Konya’nın durumu, İstiklâl Harbi hazırlığı, harp ve savaşın kazanılmasından sonraki Konya ve köy hayatını anlatan bir kompozisyon ile düzenlenen İstiklâl Harbi Şehitliği, Mevlâna Müzesi ile Mevlâna Kültür Merkezi’nin arasında Üçler Mezarlığı’na bitişik olarak inşaa edilmiş. Mutlaka görmeniz gereken yerlerin başında gelmektedir.

Konya’dan ayrılmanın vakti geldi. Ayrılmadan Konya’dan sevdiklerimize neler götüreceğiz onun hazırlıklarını yapalım. Konya’nın en meşhur ikramlıklarının başında Mevlana şekeri gelmektedir. Sevdiklerinize paket şeklinde satılan Mevlana şekerlerinden alabilirsiniz.  10 Türk Lirası’na satılan paketlerden alabilirsiniz. Dolap süsleri ve anahtarlıklarda en fazla tercih edilen hediyeliklerden. Mevlana ve Konya ünlü yerlerini temsil eden süsler ve heykellerde alabilirsiniz. Onlarında fiyatları 20 Türk Lirası ile 50 Türk Lirası arasında değişmektedir.

Meram çiçeği kolonyasını almanızı tavsiye ederim. Meram çiçeği kolonyası gerçekten kokusu ile oldukça güzel sizleri büyülüyor. Kolonyanın fiyatı da 25 Türk Lirasıdır. Konya’ya gidecekseniz mutlaka önceden operasyon planınızı yapıp biletlerinizi erkenden almalısınız.

Fikrinizi Belirtin

Reviews (0)

Bu makalenin henüz bir incelemesi yok. İlk incelemeyi siz yapın!

Çok Okunan Kategoriler

Güncel Haberler

İlgili Haberler