İstanbul Üniversitesi’nin avukatları Ekrem İmamoğlu’nu savundu
Author: Haberton
Published:
Last Modified:
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, “Avukatlar İstanbul Üniversitesi’ni savunmaya gelmişler. Vallahi İstanbul Üniversitesi’nin avukatları Ekrem İmamoğlu’nu savundu” dedi.
“EKREM BAŞKAN’I SAVUNDULAR”
Ekrem İmamoğlu’nun diplomasına ilişkin kararın görüşüldüğü Silivri Cezaevindeki duruşmaya katılan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel açıklamalarda bulundu.
Özgür Özel yaptığı açıklamada şöyle konuştu; “Erdoğan’ın diploması tartışma konusu ya. ‘Ekrem’in de diplomasını tartışma konusu yapayım. Nasıl yapayım, öyle yapayım, böyle yapayım.’ Yahu içeride konuşuldu, içeride iki tane sayın avukat var. İstanbul Üniversitesi’ni savunmaya gelmişler. Vallahi Ekrem Başkan’ı savundular ya. Helal olsun, Ekrem Başkan’ı savundular. Şimdi nasıl savunacaklar bu İstanbul Üniversitesi diyorsun ya. İstanbul Üniversitesi’ni savunayım derken, 35 yıl önceki İstanbul Üniversitesi’nde suç bulmaya çalışıp, orayı karaladıkça, 19 yaşındaki masum Ekrem’e ‘Ya kardeşim bu avukatlar doğru söylüyorsa, bu haksızlık yapılır mı bu 18 yaşındaki çocuğa?’ diyorsun. 18 yaşındaki çocuk İstanbul Üniversitesi’nin ilanına bakmış. İstenen bütün belgeleri toplamış. Kibar kibar da dilekçesini yazmış. Özenli, titiz, her zamanki gibi. Hala içeride de öyle. Bazen bizim notlar dağınık, Ekrem Başkan’ın hepsi disiplinli. İstenenden fazla evrakı da koymuş, götürmüş vermiş. Bunlar da ‘Gel’ demişler. Bir sürü dersini de saymayıp, sadece iki dersini sayıp, 22 tane birinci sınıfta ders vermişler. Fark dersi filan oluyor ya. Birinci sınıfı Kıbrıs’ta, ikinci, üçüncü, dördüncü sınıfı burada, 22 fark dersi de vererek, diploma vermişler. O diplomayı onunla bir alan herkes, İstanbul Üniversitesi’nden. Şimdi avukatlar dedi ki, biz diyoruz ki ‘Ya bir tek Ekrem Başkan’ın mı bu?’ ‘28 kişinin daha iptal oldu.’ Onlardan birisi, fakültenin dekanı Galatasaray’da, onun verdiği diplomalar ne olacak? Cevap yok. Şimdi dediler ki ‘Sadece işletme fakültesi değil, üzülerek söylüyorum’ diyor, avukat hanım, başka fakültelerde de olmuş. Eyvah eyvah. Tıp fakültesi olduysa ne olacak? 33 senedir ameliyat yapanlar var. Onları da mı iptal edeceksin? Aldığı apandisti iade mi edecek yani hastaya? Böyle çılgınlık olur mu, delilik olur mu? Bu delilikle meşgulüz sabahtan beri ya. Sabahtan beri devletin üç tane aslan gibi yetiştirdiği hakimi orada, mübaşiri orada, jandarma kardeşim orada. Ben Genel Başkan oradayım, İl Başkanım orada, Büyükşehir Belediye Başkanvekili orada. Bir delilikle meşgulüz ya. Bir deliliği dinliyoruz, orada da iki hani aşağılamak için değil sakın yanlış anlamayın, iki zavallı, zavallı duruma düşersin bu işi savunmaya çalışırken. Orada iki masum ve zavallı avukat, İstanbul Üniversitesi’nin bugünkü yönetimini koruyayım derken eski yönetimine vurdukça vuruyor. Fatih Sultan Mehmet’in kurduğu üniversiteye vuruyorlar ya. 1453’ten beri, Türkiye’nin bir zaman tek hukuk fakültesinin olduğu yere. Olacak iş değil yani.”