Iğdır’ın güneşiyle ısınmak
Author: Ramazan Suçek
Published:
Last Modified:
Değerli Canlar, bugün rotayı Ankara’dan alıp Türkiye’nin en doğusuna, güneşin ilk doğduğu o mert topraklara çeviriyoruz.
Eğer hayatınızda bir Iğdırlı kadın varsa, bilin ki profesyonel hayatınızdaki tüm kriz yönetim eğitimlerini çöpe atabilirsiniz. Çünkü o kadının bir bakışı, sanırsın en karmaşık algoritmayı saniyede çözer, adamı liyakatiyle hizaya getirir! 🤣
Aras Nehri Gibi Coşkulu, Ağrı Dağı Gibi Dik!
Bir Iğdırlı kadını sevmek, her sabah “stratejik bir uyanış” yaşamaktır. O kadın, sofraya o meşhur Iğdır kayısısını koyduğunda aslında sana şunu demek istiyordur: “Can, hayat tatlıdır ama çekirdeği serttir, dürüst olacaksın!” Onun sevgisi Aras Nehri gibidir; bir bakarsın süt liman, bir bakarsın öyle bir coşar ki kiralık arabanın freni bile seni durdurmaya yetmez! 🤣
Mutfakta Profesyonellik: “Taş Köfte” Diplomasisi
Iğdırlı kadının mutfağı, sanırsın bir operasyon merkezidir. O “Taş Köfte”yi hazırlarken gösterdiği özen, sanırsın okyanus ötesi savunma sanayii hassasiyetidir. O köftenin kıvamı kaçarsa, senin profesyonelliğin de sorgulanır! 🤣 Ama o sofraya oturduğunda, o dürüst lezzeti aldığında anlarsın ki; Iğdırlı kadını sevmek, aslında hayatın en lezzetli “liyakat” nişanesini göğsüne takmaktır.
Gözü Pek, Sözü Harbi!
Iğdırlı kadın, Ankara’nın o gri siyasetine, dolambaçlı yollarına gelmez. Sözü nettir, duruşu harbidir. Eğer bir hata yaptıysan, sana o meşhur “Iğdır bakışını” bir atar; sanırsın navigasyon cihazın bozulmuş, rotanı şaşırmışsın! 🤣 Ama o dürüstlüğün altında öyle bir merhamet, öyle bir “can” dostluğu vardır ki; dünyanın tüm hazinelerini önüne serseler, o bir bardak kaçak çayın yanındaki samimiyetini hiçbir şeye değişmezsin.
Iğdırlı kadını sevmek; sadece bir gönül işi değil, bir hayat duruşudur. Güneşin ilk doğduğu yerin insanını sevmek, her güne umutla ve liyakatle başlamaktır. O kadın senin hayatındaysa, kiralık arabayla hangi yola girersen gir, sonun hep huzura ve o harbi sevgiye çıkar.