15.9 C
Ankara
18.5 C
İstanbul
22 C
İzmir
24 Eylül 2021, Cuma
Diğer
    Ana SayfaYazarlarHudutlarımız namus değilse!

    Hudutlarımız namus değilse!

    Avatar of mir murat demir
    Mir Murat Demirhttps://haberton.com
    1966 yılın da Elazığ da dünyaya geldi, hayatının çocukluk ve gençlik yıllarını bu şehir de tamamladı. Bir süre İstanbul merkezli Elazığ da perakende satış şubeleri olan TEMO Elektronik Tic. San. Ltd. Şti’ de yedek parça ticareti yaptı. Sonra ki yıllarda Ankara da kısa bir süre bulunduktan sonra Bursa otomotiv yan sanayi fabrikaların da yöneticilik ve üretim planlama müdürlüğü yaptı. 2008 yılında emekli oldu. Sosyal ve politik hayata müdahil olma hali devam etmektedir.

    Haftanın Öne Çıkanları

    Türkiye Cumhuriyeti sınırları ile hudutları ile vardır, devletimiz bu sınırların neresinden ve hangi şartlar yerine getirilerek geçme hakkı vermişse, açık ve alenidir.

    Ülkelerin coğrafi olarak sınırları vardır ve bu sınırlara hudut denir. İnsanların da, her birimizin de sınırları, hudutları vardır, evimizin kapısı vardır, işyerimizin kapısı vardır, tarlamızın, arazimizin sınırları çitleri vardır, sınırları hudutlarıdır. Hudutlardan geçilmez mi? Elbette geçilir, izin verdiğimiz zamanlarda ve izin verdiklerimiz ise geçebilir. Sınırı, hudutlarımızı geçmeleri için şartlar, kurallarda koymuş olabiliriz, şartları yerine getiren, kurallara uyan geçer. Hayatımızda ki hassasiyetlerimizden biridir ki namusumuz diye lanse eder diğerlerinin sınırlarını, hudutlarını namus kabul ederiz. Öyle ya, kimsenin evine ilgisiz alakasız, bilgilendirmeden, izin almadan şapadanak girebilir miyiz?

    Türkiye Cumhuriyeti sınırları ile hudutları ile vardır, devletimiz bu sınırların neresinden ve hangi şartlar yerine getirilerek geçme hakkı vermişse, açık ve alenidir. Sorgusuz sualsiz, keyfince bu sınırları geçmek, Türk milletinin “Hudutlarımız Namusumuzdur” algısıyla oynamak, hafife almak, umursamamak manasını içerir ki, etikte değildir yasal da değildir. Hudutları geçmenin hudut sahibi ülkenin getirdiği şartlara uyarak, kurallara riayet ederek mümkündür.

    Bizler Türkiye Cumhuriyeti‘nin yurttaşları olarak başka bir ülkeye girmek istediğimizde nasıl o ülkenin bildiriminde ki kurallara uyup pasaport ve vize işlemlerini yerine getiriyorsak, samimi ve dost olan ülkelere dahi vize yoksa pasaportumuzla giriyorsak, pasaporta dahi gerek görmeyen ülkelere de kimliğimizi ibraz ederek ve kayıtlara geçerek giriyoruz.

    Ülkemize gelen tüm konuk, misafir, turist, mülteciler içinde aynı ve benzeri uygulamaları yapmak, önemli gerekliliğimiz değil mi? Argo tabirle “yolgeçen hanı” değil ülkemiz. Savaş olsun barış olsun, ilgisiz alakasız, bilgilendirmeden, elini kolunu sallayarak, izin alma gereği görmeden, belge ibraz etmeden, giriş ve çıkışlarda kullanılan kapılarımız var, kapıları tercih etmeksizin hudutlarımızın istediği yerinden şapadanak ülkemize girmek, Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve Türk halkına hakarettir.

    Neden bu hiddetimiz, neden bu tolerans dışı değerlendirmemiz, neden inisiyatif kullanma ihtiyacı hissetmiyoruz? İstisnai bir hayati durum olsa, alakalı kişi sayısı üçle beşle sınırlı olsa, olur ya, tüm bürokratik belge ve kontrol işlemlerini an olsun askıya alır, geçişlerini sağlar ve akabinde gerekli kontrol ve kayıtları oluştururuz. Yaşadığımız durumda tam bir aykırılık mevcut, gelenlerin kim, kimler olduğu bilgisinden dahi uzağız.

    Yaşayacağımız günlerde ne gibi illegal olayların müdahili olacaklar, ihtimali dahi endişe verici. Geldikleri ülkeler de silah ve uyuşturucu trafiği işler vaziyette, Orta Doğu’nun teröre bakan yüzünden paylarını almış insanlar olmadıklarını söylemek zor. İnsani düşünelim, varsayalım ki illegal bir eğilimleri yok, sığınma, savaş ortamından sıyrılma, kaçma durumundalar.

    Hudutlarımız namus değilse!
    Hudutlarımız namus değilse!

    Bu sayılarından dahi bihaber olduğumuz insanlar nerede nasıl barınacaklar, ne yiyecek ne içecekler, nasıl hijyen içinde yaşayacaklar, sağlık ve güvenlik sorunları belirgin ve planlı mı? Yazdıklarım ve sizlerin aklına gelebilecek çok soru cevapsızken, lalettayin şekilde hudutlarımızdan geçmek pespayelik değil mi? Milli şuur ve iradeyle bu hassasiyetini haykırmak, bu laubaliliğin olmaması için pankart açmak sesini yükseltmekte her yurttaşımızın asli görevi değil mi?

    Hangimiz bilgimiz dışında, kontrolümüz dışında kendi hudutlarımızın, evimizin sınırlarını yolgeçen hanı gibi kullandırırız. Samimi olalım, kendi gerçeklerimizi kendimizden saklamayalım. Akrabamız olan, kan bağımız olan kişiler için dahi sınırlarımız ve kurallarımız var.

    Evimizi açıp misafir edeceksek kaç kişi hangi zaman diliminde gelecek, kimler gelecek sorar biliriz. Ön bilgi sahibi olmamızla birlikte gelenlerde soyut manada hangi haklarda olduğunu kendi hudutlarını bilir, bilerek yaşar, misafirimiz olur. Disiplinli bir hayat yaşanmaya değer mutluluğa aday bir hayattır. Keşmekeş, düzensiz, plansız, kuralsız bir hayat ise değil insanı, hayvanların hayatlarında dahi görülmez, bilinmez.

    Haber Bültenimize Abone Ol

    En son haberler, teklifler ve özel duyurulardan haberdar olmak için.

    Çok Okunan Kategoriler

    Güncel Haberler

    İlgili Haberler