Gelmeyene ve gelemeyene..

Author: Hamit Keçecioğlu

Published:

Last Modified:

Gözlerim kırık ve eski bir pencereden seni arıyor, toz yüklü duvarlar içinde ve cızırtılı bir radyodan gelen şarkılar eşliğinde.

Yan odadan gelen çocuk sesleri kalbimdeki yalnızlığı uyandırıyor.

Ellerim titriyor gözlerim hafiften yaşarıyor 

Dengbejin yanık sesi yaramı sızlatıyor.

Pencereden seni özlemle beklerken  karşıdan babam geliyor 

Sağ elinde bir poşet ve poşetin içinde en sevdiğim çikolata 

Üzerinde eskimiş ve yıpranmış bir ceket 

Gömleği her bayram giydiği ve en sevdiği gömlek 

Ve pantolonu ütüsüz ve de paçaları kirli.

Yüzünde bizim için duyduğu endişe var 

En çok da bana duyduğu acı var 

Çikolatamı bana veriyor ve de doyasıya sarılıyor 

Onun bana hiç sarılamadığını ve elimi hiç tutmadığını bilmeden 

Sonra başımı okşuyor ve penceredeki sarı tarakla saçlarımı tarıyor 

Karşımızda annemin çeyizinden kalma kare bir ayna 

Sevgi ve merhametle tarıyor saçlarımı bir sağa bir de sola 

Gelmeyecek biliyorum ve kahroluyorum 

Hem biliyorum mezarından çıkıp gelemeyeceğini 

Ama olsun ben baba evinde seni her sabah pencerede bekleyeceğim 

Sen gelmesen de babam geliyor 

Ve babam sensizliğinde bana ilaç gibi geliyor 

Sen rahat uyu iki gözüm babam saçlarımı tarasın bende yatarım birazdan onun dizlerinde 

Belki ağlarım ama üzülme ne de olsa 

O siler göz yaşlarımı bana hediye ettiğin mendilinle…