18.2 C
Ankara
21.8 C
İstanbul
26 C
İzmir
Perşembe, Haziran 24, 2021
Diğer
    Ana SayfaYazarlarGeçmiş - şimdi - gelecek…

    Geçmiş – şimdi – gelecek…

    Avatar of hakan agade
    Hakan Agadehttp://hakanagade.com/
    Hakan Agade, 1972 doğumlu, Ekonomi ve Sosyoloji eğitimi aldı. İngilizce ve Latince biliyor, Şu an Yunanca ve Almanca öğreniyor.

    Son Dakika Haberleri

    Geçmiş ile bağların, bağlantıların kopartılması Aydınlanma ile mi, Rönesans ile mi yoksa Roma İmparatorluğunun çöküşüyle mi başladı? Geçmiş – şimdi – gelecek…

    Nietzsche ; “ Anlamsızlık yaklaşıyor “ demişti…

    Geçmiş ile bağların , bağlantıların kopartılması Aydınlanma ile mi , Rönesans ile mi yoksa Roma İmparatorluğunun çöküşüyle mi başladı ? Yani gelenek ve gelecek bağlarımızın kopması 21. Yüzyıl insanını nereye getirdi ?

    Felsefenin uğraştığı ana konu bütünlük problemi yüzyıllardır. “ Tümel “ , “ Kavram “ üzerinden yürümesi tekillerin bir bütünlük altına toplanma mücadelesidir. Zihnin işleme kuralları ile doğanın işleme kuralları arasında bir çözümleme, anlamlandırma ister.

    Modern çağın feodal’den kopuşu , postmodern’in modern’den kopuşu ile yeni bir anlayışlar dizgesi gündemimize geldi.

    Mevcut çağımızın ;  geçmişi ve geleceği şimdiden kopartma arzusu, şimdide kalma isteği, geçmiş ile geleceği yabancılaştırma, dil oyunlarının arkasına gizlenmeyle desteklemiş görünüyor. Mantık Bilimi’nin mugalata ve safsata olarak nitelediği durum yeni oyun alanı haline gelmiş gibi.

    Belirsizlik , parçalanma , şimdide kalma , dil üzerinden yürüme , Ben’in derinliğinin yitimi gibi peş peşe sıralayabileceğimiz bugünkü toplumun yaşadığı hissiyat ; derin bir BOŞ’luk algısını yaratıyor. Felsefe bu boşluk hissiyatını ;  bütünlüğe , çözümlemeye  anlamaya yönelik tavrını sürdürüyor.

    Karnavallaşma gibi yeni bir terim gelişmiş durumda. Belirsizlik , parçalanma , kurallılığın bozumu , Ben’in yitimi , dilin aşırıya götürülerek özgünlük adı altına gizlenmesi , şimdinin altın kural olarak ortaya koyduğu “ her şey gider “ sloganı altında toplanarak bu terime ulaşılıyor.

    Hakikatin bilgisine yolculuk yerine gerçeklikten giderek uzaklaşan,  dil esneklikleri, dil kurmacaları ile anlamlandırma revaçta. Çünkü belirsizlik , parçalama ile birlikte yürüyor. Düşünsel seviyede bu belirsizlik ve parçalanma , şimdi de kalma , geçmiş ile geleceğin bağlarını tümden kopararak , “ umudu “ şimdiye bağlama ise  Ben’in yitimine sürüklüyor çağın insanını.

    Bilinç kendi başına bir şey değildir, var olanların bilincidir diyor sartre. Felsefe anlamlandırma , çözümleme ihtiyacını karşılayarak bilincin kendi üzerine katlanmasını (refleksiyon), kendine dışardan bakmasını sağlayarak , boşluk hissini ortadan kaldıracak önemli, çok önemli bir araç görevi görmektedir.
    Bilinç kendi başına bir şey değildir, var olanların bilincidir diyor Sartre. Felsefe anlamlandırma , çözümleme ihtiyacını karşılayarak bilincin kendi üzerine katlanmasını (refleksiyon), kendine dışardan bakmasını sağlayarak , boşluk hissini ortadan kaldıracak önemli, çok önemli bir araç görevi görmektedir.

    Yeni bir gelenek anlayışı benimseme isteği anlamın içimizdeki hassas yerini oynatıyor her geçen gün. Değerler ile şimdi çatışmasını yarattığınızda , anlamlar yerinden oynar.

    Bilinç kendi başına bir şey değildir, var olanların bilincidir diyor Sartre. Felsefe anlamlandırma , çözümleme ihtiyacını karşılayarak bilincin kendi üzerine katlanmasını (refleksiyon), kendine dışardan bakmasını sağlayarak , boşluk hissini ortadan kaldıracak önemli, çok önemli bir araç görevi görmektedir.

    Geçmişin anlamlarını değerlerini ayıklamadan koparmak, geleceği “ her şey gider “ sloganı altında umutlarımızdan vazgeçmek ve şimdiye her şeyi sıkıştırmaya çalışmak, bilincin sürecini, serüvenini, anlam ihtiyacını ortadan kaldırmaya zorlar. Bu zorlama Ben’in yitimi ve boşluk hissiyatının ana nedeni olur önümüze çıkar…

    Haber Bültenimize Abone Ol

    En son haberler, teklifler ve özel duyurulardan haberdar olmak için.

    Çok Okunan Kategoriler

    Güncel Haberler