Galatasaray’ın şanlı gecesi

Author: Ömer Kırlı

Published:

Last Modified:

​Galatasaray’ın şanlı gecesi… Dün gece, İstanbul’da sadece bir futbol maçı oynanmıyordu; tarih bir kez daha tekerrür ediyordu.

Galatasaray sahaya çıktığında, forması sadece kumaştan ibaret değildi; üzerinde şanlı bir geçmişin ve bitmek bilmeyen bir onurun ağırlığı vardı. Rakip kim olursa olsun, hele ki o rakip İngiliz ise, bu takımın kimyası bambaşka çalışıyor, adeta damarlarında coşan asil kan, onları durdurulamaz kılıyordu. Sanki “Hoş geldiniz, burası Cehennem!” sloganı, bir tehditten çok, bir kader ilanıydı.

​Maç öncesi fısıltılar, eleştiriler vardı: “Fark yerler,” diyorlardı. Bilmiyorlardı ki, bu takım İngiliz gördüğünde, imkânsızı başarmak için motive olan bir ruha sahipti. Liverpool gibi, kalitesi tartışılmaz, dünyanın en iyilerinden biri kabul edilen bir devi Ali Sami Yen Spor Kompleksi Rams Park‘ta ağırlıyordu. Başka bir takım için korkutucu olabilecek bu durum, Galatasaray için sadece bir meydan okumaydı.

​Mücadele başladı. Baştan sona bir baş başa çarpışmaydı. O Barış’ın ilk dakikalardaki kaçan o yüzde yüzlük pozisyonu… Ah, içimizi yakan o an! Ama o kaçan gol, bir kırılma değil, aksine bir hırs fitili oldu. Ardından gelen o an! 16. dakikada, Barış’ın fişek gibi deyişinizi tasdikleyen o inanılmaz deparı, o kararlılığı… Pozisyon penaltıya döndü. Topun başına Osimhen geçti ve soğukkanlılıkla topu ağlara gönderdi. Gol! O an, sadece bir sayı tabelaya yazılmadı, Avrupa Fatihi ruhu yeniden zirveye çıktı.

Rams Park’ın tribünleri… O muhteşem taraftar, bir volkan gibi patladı. Onlar sadece seyirci değildi; onlar 12. oyuncu, onlar o gece Liverpool’a o sahayı dar eden koruyucu meleklerdi. Her tezahürat bir ok, her alkış bir kalkan oldu. “Cehenneme hoş geldiniz” tabiri, o gece somutlaştı ve o dev stadyum, tarih yazılan bir kale oldu.

​Galatasaray, sadece üç puan almadı. Şampiyonlar Ligi’nde iddiasını tüm futbolseverlere gösterdi. Avrupa’ya, asıl gücünü, o bitmeyen savaşçı ruhunu, Sarı Kırmızı bayrağın asla yere inmeyeceğini bir kez daha hatırlattı.

​Bu galibiyet, sadece bir maç sonucu değil; Türk futbolunun onurudur. Ne mutlu o anları o mukaddes Rams Park atmosferinde yaşayanlara! O duygu, tarifsiz bir gururdur!