13.2 C
Ankara
11.5 C
İstanbul
12.6 C
İzmir
Salı, Nisan 20, 2021
Diğer
    Ana SayfaYazarlarEski normalden yeni normale: Sinema

    Eski normalden yeni normale: Sinema

    Doğan vatansever
    Doğan Vatanseverhttps://haberton.com/
    7 Mayıs 1991 yılında İstanbul Kadıköy’de doğdu. Ortaöğretimimi İstanbul’da bitirdi. Selçuk Üniversitesi Radyo Tv Sinema bölümü mezunu. Anadolu Üniversitesi’nde yüksek lisans yaparken yurtdışına yerleşti. Yerel gazete ve dergilerde sinema ve sanat üzerine yazılar yazdı. Sanata ve sinemaya dair deneme ve makaleler yazmaya devam ediyor. Haberton'da sizlerle birlikte...

    Okunmalı

    Lumière’lerin sinematografından günümüze 7. sanat sinema, birçok değişikliğe uğradı. Eski normalden yeni normale: Sinema!

    İlk dönemlerde alt sınıflara gösteri amacıyla sergilenen sinema “tek nikellik eğlence” olarak adlandırılmaktaydı.

    Öyle ki üst sınıflara seslenebilmesi biraz zaman alacaktı. Nitekim bir süre sonra, daha farklı sınıflara seslenen sinema George Melies’in “Ay’a Seyahat” filmiyle birlikte kurmaca konuları da beyazperdeye aktardı.

    SİNEMA 1897’DE BÜYÜK DARBE ALDI

    Henüz yeni emekleme aşamasında olan sinema, 4 Mayıs 1897 yılındaki acı haberle büyük bir darbe aldı. Lumière projektörünün ısınması ve ardından sinema filmindeki nitrit maddesinin kendiliğinden yanar hale gelmesi, Paris’teki Bazar de la Charité ‘de büyük bir yangına sebep oldu. Yangında tam 129 kişi yaşamını yitirdi. Bu durum soylu sınıfın yeniden sinemaya uzaklaşmasında rol oynadı. Böylece sinema yeniden yara almış oldu.

    Diğer sanatlardan daha fazla yararlanmaya başlayan sinema teknolojik gelişmelerden de faydalanarak bir süre sonra seyirciyi yine çekmeyi başardı. 1902 yılında sinema filmlerinin renklendirilmesi başladı, 1927 “The Jazz Singer” filmiyle de ses sinema pelikülüne işlendi. Sinema adeta evrim geçirmiş, yepyeni bir hale bürünmüştü. 60’lı yıllara kadar gelişen sinema televizyonun ve ardından video oynatıcıların evlere girmesiyle en büyük darbesini almış oldu. Sinema belki en büyük engel olarak görülen televizyona da uyum sağladı ve bir anlamda kendisini orada gösterme imkanı da buldu.

    Eski normalden yeni normale: sinema
    Eski normalden yeni normale: Sinema

    90’lı yıllar, internetin yaygınlaşması, video oynatıcı teknolojisinin gelişimi sinema salonlarına olan ilgiyi azaltsa da sinema 2000’lerle gösterdi ki internet, sinemanın kendisini göstermesi için çok uygun bir ortamdı.

    Pandeminin hemen öncesine bakacak olursak sinema salonlarının seyirci açısından çokça tercih edilir olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Sinema internetin de gelişimiyle dijital platformlar üzerinden de seyirciye ulaşmaya başladı.

    SİNEMA SALONLARININ EN SESSİZ DÖNEMİ

    3D sinemanın yaygınlaşması, sinema salonlarının teknolojiye ayak uydurması, sinema eserlerine harcanan milyarlar… Derken “COVID-19” ile tanıştık. Olanlar oldu, sinema salonları kapatıldı, birçok sinema salonu iflasını açıklamak zorunda kaldı. Film festivalleri salgından dolayı online olarak gerçekleşmeye başladı, bazıları tamamen iptal edildi. Tarih boyunca sinema salonlarının en sessiz dönemini yaşıyor olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bu noktada sinemanın internet ve televizyon üzerinden yaşadığı evrim, onun bu kanallar üzerinden seyirciye ulaşmasına neden oldu.

    Elbette bu günleri de geride bırakacağız ve ayakta kalabilen sinema salonları yine açılacak ve bizler o beklediğimiz filmleri yeniden kendi ritüeliyle birlikte izleyebileceğiz. Festivaller yeniden düzenlenecek ve bizler yeniden o heyecanları yaşamaya devam edeceğiz. Fakat sinema pandemiyle birlikte yeniden evrimleşip hangi noktaya gelecek, bunu zaman gösterecek.

    Çok Okunan Kategoriler

    Güncel Haberler