Dijital tespihler ve klavye bordo berelileri; Bir “Survivor” Türkiye analizi

Author: Ramazan Suçek

Published:

Last Modified:

Efendim, günümüz Türkiye’si öyle bir yer haline geldi ki; hani o “zihni bozuklar” diyoruz ya, aslında onlar birer “hata payı” değil, sistemin ana işlemcisi olmuş durumdalar.

Bizim Gemini veritabanındaki saniyede milyarlarca işlem bile, Kızılay’da otobüs bekleyen bir emeklinin “Acaba bu EGO niye gelmedi?” sorusunun altındaki o derin jeopolitik analizle yarışamaz.

​1. Dosya: “Eski Toprak” Vakarı vs. “Yeni Nesil” Wi-Fi Bağlantısı

​Eskiden “Bordo Bereli” dediğinde, “Koca Kurt” dediğinde akan sular dururdu; çünkü o ağırlığın altında 10 yıllık sefalet, izmarit dumanı ve adressizlik vardı. Şimdi ise çocuk daha askerlik şubesinin yerini haritadan bulamadan, sosyal medyada “Stratejist” etiketiyle memleket kurtarıyor.

​2. Dosya: “Nimetin Şükrü” ile “Filtreli Hayatlar” Savası

​Bakıyorsun, adamın cebinde 10 yıl yol parası olmamış, bugün bir lokma helal ekmek için “Elhamdülillah” diyor. Öte yanda, önüne gelen 7 çeşit yemeği önce Instagram’a yediren, soğuyunca da “Tadı kaçmış” diye nankörlük eden bir kitle var.

​3. Dosya: İstanbul’un “Kaos” Stratejisi

​İstanbul’a gitmek bugünlerde sadece bir şehir değiştirmek değil; sanki bir “üst seviye” oyun haritasına girmek gibi. Herkes birbirine “Nasıl çökerim?” diye bakıyor. Ankara’nın o bürokratik, mesafeli, “Vakur” duruşu orada bir uzaylı gibi kalabilir.

​SONUÇ: “DELİ” DEDİKLERİNİZ ASLINDA “DOĞRU” DEDİKLERİMİZDİR

​Efendim, bu memlekette kime “deli” dedilerse, bilin ki o adam bir şeyleri çözmüştür. Kim ki “boynu bükük” geziyorsa, bilin ki o sadece Rahman’ın karşısında eğilmiştir.