Değerli öğretmen yazar Nagihan Yılmaz ile söyleşi
Author: Gülsen Çakmak
Published:
Last Modified:
Merhaba Değerli Edebiyat Severler, Bilgi bir ışıktır ve öğretmenler bu ışığı yayan meşalelerdir. Hem öğretmenlik hayatında, hem de yazmış olduğu kitaplarla çocukların kalplerine dokunan, bilgi ışığını yayarak öğrenim hayatlarına katkı sunan, kıymetli öğretmen yazar Nagihan Yılmaz ile birlikteyiz
Öncelikle sizi tanıya bilir miyiz? Nagihan Yılmaz kimdir?
Merhaba ben iki çocuk annesi, 23 yıldır Milli Eğitim’de öğretmenlik yapan ve aynı zamanda 13 adet çocuk kitapları yayınlamış bir yazarım. Çanakkale’de yaşıyorum. Gençlerimizi, çocuklarımızı yetiştirmeye gönül vermiş bir kişiyim.
Bildiğim kadarıyla kitaplarınız kaşifler ve mucitlerin buluş hikayeleri ile ilgili. Bizlere kitaplarınızın içeriğinden bahseder misiniz?
Evet Kırmızı Ada Yayınevinden çıkan kitaplarım, insanlık tarihinin seyrini değiştiren çok önemli icatlar ve keşiflerle ilgili. Mesela Benjamin Franklin hangi süreçleri yaşayarak elektriği keşfetti, ampulü bulan Edison hangi gereksinimden yola çıkarak ve nasıl bulmuş ampulü veya suyun kaldırma kuvvetini Arşimet nasıl fark etmiş, uzaya ilk çıktığında Yuri Gagarin Dünya’yı uzaktan nasıl görmüş kaç dakika kalmış orada. Amerika aslında tesadüfen mi keşfedildi, Kristof Kolomb Amerika’yı gördüğü zaman neresi sandı. Bunlar gibi büyük buluş ve icatların hikâyelerini araştırıp kaleme döktüm.

Bu konuda çocuk kitapları, başka başka yayınevlerinde de yayınlandı ama sizin kaleme aldığınız bu serinin diğer kitaplardan farkı nedir, bize anlatır mısınız?
Haklısınız elbette raflarda bu konuya yakın çok kitap görebilirsiniz. Ama benim kaleme aldığım kitaplar okul öncesi ve ilkokul çağı için yazılmış kitaplar. Özellikle okul öncesi çağındaki çocuklara bu tip konuları aktarmak biraz risk barındırır; zira konu soyut kalır onlarda ki zaten piyasadaki aynı konulu kitaplar ortaokul çocuklarına daha uygundur veya uzun uzun anlatır. Benim yazdığım kitaplar 3,5 yaşından itibaren tüm çocukların anlayabileceği içerikte kitaplardır. Zaten bu kitapları 5 sene önce küçük oğluma araştırıp akşam yatmadan önce anlattığım ve sonrasında da kaleme aldığım kitaplar.
Yazarken zorlandığınız yerler oldu mu?
Olmaz mı oldu tabii. Az öncede belirttiğim gibi buluş hikâyelerini miniklerimize anlatmayı hedeflediğim için konuların onlarda soyut değil somut kalması gerekliydi. O kadar hassas bir nokta ki bu detay çocuk konuyu çok iyi anladığı zaman ilgisini çekeceği için ona kitap okumayı da sevdirecek, araştırma yapmaya da itecek onları. Ama konu soyut kalırsa hem kitap okumaktan soğutur onları hem de merak duygusunu baskılar. Mesela “Suyun kaldırma kuvveti” soyut bir kavramdır, onu miniklerimizin anlayacağı tarzda anlatmaya çalışmak çok önem arz etti. Amerika’nın keşfinde çocuklara “kölelik” kavramını kullanmadan nasıl anlatmalıyım diye çok zorlandım ama başardım.

Son olarak buradan hem yazar hem öğretmen olarak ebeveynlerimize tavsiyeleriniz nelerdir?
Küçük yaş grubu çocukların zihinleri dolu olmadığı için ne verirseniz onu hemen alırlar. O nedenle bol bol okusunlar özellikle uyku öncesi kitap okuma saatleri olsun. Bu etkinlik onlarda hem ruhen hem zihnen çok faydalı etkileri oluyor. Çocuk huzurlu bir ruh haline giriyor, bir de okuma alışkanlığını onların bilinçaltına sokmuş oluyorsunuz. Ama kitap seçerken lütfen onların bilgi seviyesini artıracak, aynı zamanda hayal dünyalarını büyütecek nitelikte olmalarına özen gösterin. Şimdiden ebeveynlerimize ve size teşekkür ediyorum çocuklarımız için önemli konuları konuştuk, gereken hassasiyeti göstereceklerine eminim. İnsan yetiştirmek dünyanın en fedakârlık gerektiren işidir.