Datça’daki geleneklerimiz

Author: Ömer Kırlı

Published:

Last Modified:

Datça… Tek yürek atan, kadim ruhunu saklayan Betçe ile birleşen diyar. Bu topraklar sadece iklimiyle değil, her köşesinde yaşayan, nefes alan geleneği ve kültürüyle de kendine hayran bırakır.

Gelenek ve kültür, bu güzel coğrafyanın her bir köşesinde yaşıyor ve yaşatılıyor. İşte ben de size, bu kültürel mirasın en görkemli, en içten yansıması olan Datça/Betçe düğün geleneklerinden bahsedeceğim. Öyle bir atmosfer ki, sadece bir “düğün” değil; adeta bir “varoluş manifestosu,” bir “dayanışma destanı”!

​”Dayanışmanın İlk Ateşi”

​Datça/Betçe bölgesinde bir evde düğün hazırlıkları başladığında, biliniz ki o düğün, sadece o ailenin değil, tüm yörenin düğünüdür. Hazırlıklar, eğlenceden, davul zurnadan çok önce başlar. İlk sahne: Gençlerin odun mesaisi! Köyün delikanlıları odun yapmak için toplanır, bir nevi düğün yemekleri için hazırlık yaparlar. Bu, bir dayanışmanın meyvesidir. “Biz biriz, beraberiz” sözünün odun ateşinde tüten dumanıdır.

​Düğün yemekleri genelde imece usulü yapılır. Koca koca kazanlarda köyün ileri gelen kadınları yemekleri yapar. Burada da o sağlam kadın dayanışmasını bizlere sunarlar. O kazanlar kurulduğunda, bereketin mimarları sahnede demektir. ​Ve tabii ki ortacılar! Köyün gençleri, omuzlarında heybelerle dolaşır.

Heybelerin içerisinde alkol veyahut kola-gazoz dağıtırlar, bunun yanında yemek ikramında bulunurlar. Öyle güzel bir atmosfer ortaya çıkar ki, görenler hayran kalırlar. Buna bir örnek: Ankara’dan bir misafirim gelmişti. Belen Köy’de, halamın oğlu Ersen Kocabaş’ın düğününde bu beraberliğe ve dayanışmaya hayran kalmıştı.

​”Mutfakta Bir Kültür Ziyafeti”

​Datça/Betçe düğün mutfağı, başlı başına bir zenginliktir. Sadece mideler değil, ruhlar da doyar. Menüde ne mi var? Elbette baş tacı etli yahni ya da tavuk yahnisi.Sonra, erişte makarna gibi haşlanır; sarımsaklı süzme yoğurt ile tereyağında pul biber kızartılıp üstüne dökülür: Tatar Yanında, ferahlatıcı yoğurtlama ve düğün sofralarının vazgeçilmezi, o lezzetli güç gösterisi: Keşkek.Bu zengin mutfak, kültürel mirasın tabağa yansımasıdır. Patlıcan musakka, şehriye veyahut arpacık çorbası (Kızlan tarafında), cacık, salata…

​Bir de eskiden düğünlerde, kadın büyüklerimiz kendilerine has çalgılarla birlikte düğün eğlencesinde başrol oynarlardı. Saklı kalmış maniler, türküler söylenerek, bir nevi kültürümüzü temsil ederek gayet güzel bir ortam meydana getirirlerdi. Kaptan Aslan Atilla’nın düğününde de bu saygıdeğer büyüklerimiz bulunmuştur; kendisi bana bizzat bunu seve seve anlatmıştır.

“​Bir Kültürel Miras, Bir Ahde Vefa Destanı ​Datça düğünleri”

Onlar sadece iki kişiyi evlendirmekten ibaret değil. Onlar, paylaşmanın, dayanışmanın ve geleneğe sahip çıkmanın ta kendisi.

​Bilin ki, o kazanlarda pişen yemek, o heybelerde taşınan ikramlar, Eski Datça ve Eski Betçe insanlarından kalan kültürel mirasın ta kendisidir. Bu miras her düğünde gözler önündedir.

​Anadolu toprağının insanı ahde vefalıdır, bilirim. Bu derin sadakatin, geçmişe duyulan bu saygının Datça topraklarında böyle coşkuyla yaşatılıyor olması, inanın beni son derece mutlu etmektedir.

​Masal nedir? Nasıl hayata geçirilir? Bunu görmek istiyorsanız, Datça/Betçe’deki düğünlere bakabilirsiniz.
​Ne mutlu bize ki, böylesi yürek ısıtan bir kültüre sahibiz!

(Fotoğraflar için Özgür Çetin ağabeye teşekkür ederim.)